DOĞU ANADOLU'NUN TÜRKLÜĞÜ


OKURLARLA SOHBET - MEKTUPLAR

OKURLARLA SOHBET - 29

Bir okurumuz çeşitli gazetelerden derlediği yazıları göndermiş... Biliyorsunuz, Başbakan Erdoğan'ın "Kürt Açılımı" Hasan Cemal adlı gazetecinin Kandil Dağı'na gidip, PKK'lılarla görüşmesi ve "onlar da barış istiyor" mesajlı bir dizi yazı yayınlaması, satılmış medyanın hep bir ağzından bu terâneyi dile getirmesi ile başlamıştı. Konu "Kürt Açılımı"... Önce yazıyı, sonra bizim AÇIKLAMALAR'ımızı okuyun.

-- T. C. , 28.8.2009

Toprak reformu yapılmayınca ya terörist, ya terörist oldular

HüÜSEYİN KANCO yiğit adamdı. Kontrol ettiği toprakları İBRAHİM PAŞA bağışlamıştı ona... Aslında BERHO AĞA. Sultan ABDÜLHAMİD’DEN aldığı “paşa” ünvanıyla kurmuştu Hamidiye alaylarını... “Gazeteci” ayaklarıyla bölgeyi karış karış gezen ve etnik dini haritayı çıkaran İngiliz Ajanı Mark Sykes, onunla çadırında görüşmüştü...

HÜSEYİN KANCO kürttü. Devlete sadıktı. MUSTAFA KEMAL’i o kadar çok severdi ki, kızının adını “TÜRKİYE” koydu. Kızını kendi gibi yiğit birine vermek istedi HÜSEYİN KANCO... Bir oduncu vardı, gariban ama, bilekli, HACI SİNAN... Çağırdı HÜSEYİN KANCO “Bak” dedi, “malımı mülkümü sana bırakacağım, tek şartım var, damadım olacaksın!”

Evlendi HACI SİNAN ile TÜRKİYE... 1934... Soyadı Kanunu çıktı. HACI SİNAN devletine bağlılığını kanıtlamak için “TÜRK” soyadını aldı. SİNAN TÜRK oldu. Eşi de TÜRKİYE TÜRK. Sinan bir evlilik daha yaptı. İkinci eşinden Ahmet doğdu. (DTP eşbaşkanı AHMET TÜRK) Türkiye üzerine kuma getirilmesini kabullenemedi. Kaçtı, NECMİOĞLU aşiretine sığındı. HACI SİNAN ile TÜRKİYE’nin büyük oğlu, gitti DERİK’e öz anasını vurup öldürdü. “Törerist” oldu yani.. Herşey bir düğünle başlamış...Cenazeyle bitmişti!

Sene 2009... MARDİN, aşiret, düğün, cenaze... Demem o ki, “oradaki TÜRKİYE”yi kavrayabilmek için “gelin TÜRKİYE”nin neden öldürüldüğünü unutmayacaksın. ATATÜRK’ün hayali toprak reformunu gerçekleştirmezsen, bin yıl bile geçse aynı kapıya çıkarsın: Ya terörizm, ya törerizm.
* Yılmaz Özdil / Hürriyet

AÇIKLAMALAR:

1980'li yıllarda gazetelerde bir KANCO ŞATOSU edebiyatı yapılırdı. Şimdi tescilli PKK partisi DTP'nin eş başkanı AHMET TÜRK, o tarihlerde aşiretiyle birlikte bu şatoda PKK'lılara karşı koyardı!.. Sonra ne olduysa, TÜRK DEVLETİ'nden yana SİNAN TÜRK'ün oğlu AHMET KÜRT, bölücü oluverdi!.. Hem de yanına eşbaşkan diye Ermeni EMİNE AYNA'yı alarak!..

Mektuptaki yazılara devam ediyoruz:

Derebeylerinin Cumhuriyet’le hesaplaşması

Aşiret sisteminin katı kuralları, böyle akıldışı görünen facialar yaratır. Doğu Anadolu’da bu sistemin temelini atan YAVUZ SULTAN SELİM’dir...

Osmanlı İmparatorluğu’nda diğer bütün bölgelerinde toprağın sahibi devlet idi. Yavuz Sultan Selim; bu bölgedeki Kürt ağalarını o civardaki ve İran’daki Kızılbaş Türkler'e karşı kullanmak için onlara ‘beylik’ rütbesi verdi. Bunlar; bulundukları bölgenin topraklarının sahibi oldular ve miras olarak da çocuklarına aktarabildiler. Bunun sonucunda da Doğu-Güneydoğu Anadolu; genel yönetimin ve toprak düzeninin dışına çıktı. Ağaların astığı astık kestiği kestik bir sistem doğdu.

Bu sistemin ideolojik boyutunu da şeyhlik düzeni oluşturdu. Ağalar kılıçla, şeyhler din ile köylüleri ve göçebeleri yüzyıllar boyunca bastırıp sömürdüler. Zaman içinde hem mollalığı hem ağalığı eline geçiren aileler ortaya çıktı. Böylece kılıcı dinle birleştirmiş oldular. Barzan isimli basit bir köyden çıkan Barzani ailesi böyle kuvvetlenmiştir. Mesut Barzani’nin babası Mustafa, mollalık unvanı ile bölgenin egemeni haline gelmiştir.

2. ABDÜLHAMİD; beylik düzenini kuvvetlendiren Hamidiye Alayları’nı kurdurdu. Böylece; günümüze kadar uzanan baskıcı, kıyıcı, insafsız bir derebeylik düzeni oluştu.

Cumhuriyet kurucuları, bölgedeki feodal sisteme karşı savaşmanın gereğini anlamışlardı. 1925 yılında ŞEYH SAİT isyan ederek; feodal düzene dokunacak olan cumhuriyetle hesaplaşmaya çalışmıştı. Peşinden AĞRI isyanları patlak verdi. 1937-38 DERSİM olayları da feodalların cumhuriyete kafa tutmasının sonucudur.

Cumhuriyet rejimi; feodalizmle hesaplaşmanın zor olduğunu görünce o sistemle anlaşma yoluna gitti. Özellikle çok partili sisteme geçişle birlikte eski aşiret reisleri ve şeyhler Millet Meclisi’ne girerek ülkenin kaderine yön vermeye başladılar. OSMANLI DEVLETİ’nin yaptığını; TÜRKİYE CUMHURİYETİ de yapmış oldu. PKK da aynı ortam tarafından üretildi.
* Rıza Zelyut / Güneş

AÇIKLAMALAR:

Rıza Zelyut pek çok yönden yanılıyor. YAVUZ SULTAN SELİM'in Kürtler ile İDRİS-İ BİTLİSÎ aracılığıyla anlaşması, ÇALDIRAN SAVAŞI'ndan öncedir. YAVUZ SELİM çoğu dağlık bölgede yaşayan Kürt aşiretleri ile uğraşmak istememişti, ve onları kolayca devlet yanına çekmişti. YAVUZ SELİM'in rakibi güçlü İRAN TÜRK SAFEVÎ DEVLETİ idi, yoksa Kızılbaş Türkler değil!.. Sonradan bölge ile ilgilenilmemesi hatadır, ama bu hata YAVUZ'un değil, KANUNÎ SULTAN SÜLEYMAN ve ondan sonrakilerindir.

2. ABDÜLHAMİD, bölgede çıkan Ermeni isyanlarını ve kargaşayı Kürt Alayları sayesinde bir nebze önleyebilmiştir. Onun da yaptığı başıbozuk Kürtler'den bir kısmını Devlet yanına çekmekti... Hata, İsmet Paşa'nın Batı yanlısı bir politikaya dönmesi ve gene Doğu ile ilgilenilmemesidir. Nitekim TÜRKİYE Batı yanlısı kaldığı sürece 2. Dünya Savaşı sırasında bile Kürt isyanı çıkmamış, Kürtçü-bölücü olaylar ve Ermeni suikastleri 1973'de Kuzey Kıbrıs'ın fethinden sonra başlamıştır. 1939-1974 arası sâkindir.

Devam edelim:

Hasan Cemal ne zaman bir PKK’lı ile konuşup “barış mesajı” getirse, ülkede terör biraz daha tırmanıyor

İkinci şeyhülmuharririn Hasan Cemal hayatında ilk kez olay yerinden bildirmedi. Oysa biz onu hep olayların en sıcak olduğu bölgelerde görmeye alışıktık. Hatta bir defasında siyasi krizin yaşandığı bir Avrupa ülkesine gidip halkla mülakat bile yapmıştı. Söz konusu olan halk, bir kafede oturmakta olan güzel kadınlardan ibaretti ama olsun, kendimizi biraz zorlayarak güzel kadınları da sıradan vatandaş sayabiliriz.

Hasan Cemal fantastik bir zamanlama hatası yapmayıp Kandil Dağı yerine Mardin’e gitseydi mutlaka töre cinayetlerinin sosyolojisi üzerine epik yazılar yazardı.

Uğruna cinayetler işleniyor, insanlar boğazlanıyor. Töre denilince insanlar canavarlaşabiliyor. Normalde insan olanlar töreyi hatırlayınca hırtlaşıyor. Tabii Hasan’ın çıkmış olduğu dağdan inip can yakan hırtlar da var işin içinde. İki numaralı şeyhülmuharririn periyodik, düzenli olarak terör örgütü liderleriyle görüşüp onlardan barış sözleri getirmeyi adet haline getirmiş durumda.

O onlarla her görüştükten ve barış konuşmaları yaptıktan sonra terör biraz daha tırmanıyor.

İlliyet bağı nedir, bunu da pek bilemiyorum ama mutlaka bir bağ olmalı diye düşünüyorum..

İki numara, eskiden Bekaa Vadisi’nde Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Sonra olanları hepimiz biliyoruz. Şimdi de yazdığına göre Murat Karayılan ‘Artık kan dökülsün istemiyoruz’ demiş. Mülakatı ben yapıyor olsaydım ’Eee, istemiyorsanız o zaman kan dökmeyin’der ve dağdan iniverirdim!

Ateşkes ilan etmiş PKK’nın fiilen lideri olan kişi son olarak 10 askerimizin şehit olduğu olayla da ilgili olarak "Merkezî planlanan bir şey değil bu. Yerel düzeyde alınmış bir karar bu. Biz de üzgünüz," demiş.

Dünyanın bu bölgesinde hiçbir olumlu konuda adem-i merkezileşme sağlanamasa da, sadece terörün adem-i merkezileştiğini de anlamış olduk. İki numaranın absürd mülakatı başka hiçbir işe yaramasa da sadece bu müjdeli haberi bize vermiş olduğundan dolayı Hasan’a hepimiz müteşekkir olmalıyız bence...
* Serdar Turgut / Akşam

AÇIKLAMALAR:

Cemal Paşa'nın torunu olduğu söylenen Hasan Cemal'in böyle damdan düşer gibi Kandil Dağı'na inip Murat Karayılan adlı teröristle konuşması, ve bunun bir "açılım" başlatması, hiç hayra aülâmet değil! Hele Karayılan'ı "barışı başlatan kişi" gibi göstermesi, kabul edilemez!

Ortada bir savaş yok!.. Bir tarafta kendi iddialarına göre 5-6.000 silahlı kişi, diğer tarafta 700.000 kişilik TÜRK ordusu!.. Böyle savaş mı olur? Kaldı ki, 6.000 kişi bile olsalar, bizim 60.000 korucu onları tükürükle boğar!..

İşin aslı şudur: Ben 250-300 kişiden fazlasını bir arada görmedim. Hem de Roj TV'de!.. Eğer öyle 1.000-1.500, hele 5-6.000 kişilik bir terörist grubu aynı anda ve bir arada dağda ise, bir gün toplanıp hep birlikte bir hatıra fotoğrafı çektirsinler de, biz de inansak!..

"Savaş" 30 yıldır sürüyormuş!.. Rusya'nın, Amerika'nın, Avrupa'nın, hatta Suriye'nin desteğini alan eşkiya, elbette dağda 30 yıl gezer. Bunda şaşacak bir şey yok!.. Çakırcalı Mehmet Efe, hiç bir dış desteği olmadığı halde, 15-20 kızan ile 15 yıl İzmir-Aydın dağlarında gezmişti!.. Eşkiyalık zor bir şey değil ki! Bir silah buldu mu, asker-polisle açıktan çarpışmadı mı, yol kesmeyle pusu kurmayla işi götürdü mü, Koçero bile tek başına meşhur olur, nitekim olmuştu!.. Buna "savaş" demek mümkün mü?

Savaş yoksa, zaten barış vardır!.. Eksik olan huzurdur!.. Zaten bu heriflerin hareket noktası olan "peace" kelimesi, hem "barış", hem de "huzur" anlamına gelir. Amerikalılar'ın mezarlarında "Rest in Peace" yazar, bu "huzur içinde yat" demektir!.. Huzuru bozan da hem dağdaki teröristler, hem de şehirdeki eşkiyadır. Kapkaççılar, hırsızlar, uyuşturucu satanlar, ırz düşmanları, çoluk-çocuk kaçıranlar, kadınları kızları tâciz edenler, yollarda kaza yapıp can yakanlar, sarhoş olup nâra atanlar, rastgele silah çeken magandalar!..

Halkın gözünü arasıra şehit olan 8-10 askerimizin kaybı ile korkutmaya çalışan, "savaş" var gösterip "barış" isteyen bu salaklar görmüyorlar mı bu millet bir Ramazan bayramında 96 ölü, 540 yaralı verdi!..(2009) Trafik "savaş"ı daha büyük!.. Önce yollarda "barış" gerek!.. Öyleyse savaşı-barışı bırakıp ülkeye huzur getirelim!.. Huzur da ancak açları doyurmak, çıplakları giydirmek, açıkta olanları barındırmak, hastaları sağaltmak, insanları eğitmekle olur!.. O zaman suç işleyenler azalır, vazgeçmeyen de şiddetle cezalandırılır!.. Ne Murat Karayılan'la, ne de Hasan Cemal'le, ne Cengiz Çandar'la, ne Mehmet Ali Birand'la, ne de Erdoğan-Gül ile barış-huzur olmaz!.. (Birisi daha var, ama aşağıda!)

Devam edelim:

“Hasan Cemal başarılı”

Sado-Mazohist itirafçıdan, bombacı itirafçıya destek

Sado-mazohist eğilimleri, cinsellikte vahşeti, aile içi ilişkiyi, cinayetin cazibesini savunan Ahmet Altan, eli kanlı katillerin terör kamplarını komşu kapısı yapan itirafçı Hasan Cemal’e övgü yağdırdı. Cemal’in “çok başarılı bir gazeteciliğe imza attığını” yazan, bir haftada 12 evladımızı şehit eden PKK’lıları “barışçı” ilan eden Altan, daha önce Nelson Mandela’ya benzettiği Öcalan’ın da konuşulması gereken “akil kişi” olduğunu ima etti.

Primat’ı bile isyan ettirdi

Karayılan, ‘Silahlar sussun’ diyor ama aynı gün düğmeye basılmışçasına Diyarbakır Lice’de ve Hakkâri Şemdinli’de yapılan saldırıları, 10 askerin şehit düşmesini "Maalesef oldu, biz de üzgünüz," diye geçiştiriyor.

Bu saldırılar sonrası kendi örgütünün yayımladığı intikam bildirisini de unutuyor. Sonra da, "silahlar sussun" diyor. Susturun o zaman!

Bazıları, "Türk ordusu çekilsin, operasyonlar dursun," diyor. Pardon ama, nereden çekilecek ki ordu? Dağda silahlı adamlar dolaşırken operasyonlar neden dursun ki?

"Silahlar sussun," deniyor. Kim konuşturuyor silahları? Kendi örgüt organlarına o anlaşılmaz kelimelerle dolu ve inanılmaz uzunlukta demeçlerde Hasan Cemal’e söylediklerini neden söylemiyor? Neden orada ‘silahlar sussun’ demiyor. Susturun, sussun!
* İsmet Berkan / Radikal

AÇIKLAMALAR:

İsmet Berkant çok doğru teşhis etmiş Ahmet Altan'ın hastalığını... Bu herif bir on yıl kadar önce, "İnsan canı çekerse anasıyla, kızkardeşiyle de sevişmeli," diye makale yazmıştı!.. Sonra da "Ben iki kadın memesine vatan satarım," diye öğünmüştü. Sattığı kesin de, terörist , bölücü Kürtler'i, Ermeniler'i, hatta Rumlar'ı TÜRKLER'e tercih etmesine ne demeli?.. Haa, bir de "Atakürt" diye bir yazı yazmış, "ATATÜRK kürt olsaydı, bu ülkenin adı Kürdiye olurdu," demişti!.. Yani kaleminden lâğım suyu damlayan herifin tekidir.

ATATÜRK, kürt olsaydı da bu ülke TÜRKİYE olarak kalırdı! Zaten 1000 yıldır bu topraklar TÜRKİYE diye anılır! Adını ATATÜRK vermedi ki! Kimse de değiştiremez!..

Devam ediyoruz:

Ezber bozamamanın dayanılmaz pişkinliği

CIA bağlantılı çalışanları olan küçük bir gazete dün Mardin’deki katliamla ilgili "Terör: 45 Ölü" başlığını kullanmış. İçine hemen JİTEM’i de katmış gazete, kendince olaylardan bir şekilde askeri de sorumlu tutmaya çalışıyor. Masa başında kafalarından uydurarak attıkları bu manşet gazete piyasaya çıktıktan birkaç saat sonra ellerinde patladı.

Bu Türk Basını’nda bir alışkanlığa dönüşmedi mi artık? Her büyük olayın ardından ortada hiçbir şey yokken gazeteciler kendi kendilerine atıp tutuyorlar: ‘Bu olayın altında başka bir şey var’, ‘Bu bir örgüt işi’, ‘Askerle ilgisi var’ ya da ‘Ergenekon yapmıştır’ gibi akılları sıra ezberbozan açıklamalar yapıyorlar. Sonra bunların hiçbirinin olmadığı ortaya çıkıyor; işi pişkinliğe vuruyorlar. Ekran yüzleri bu sözde ‘ezberbozan’ açıklamaları söyleyenleri ekranda ağırlıyor, konuşturdukça konuşuyor. Nedeni çok basit: Atıp tutanlar bilgisiz, onları ekrana çıkartıp konuşan onlardan daha da bilgisiz. Hiçbiri habere, ayrıntıya hâkim değil. Derinlemesine bir birikimleri, donanımları yok. Her şey kulaktan duyma, üçüncü beşinci ağızlardan onlara aktarılanlardan ibaret.

Bu adamlar belli bir şablon belirlemiştir, dünyaya o şablon çerçevesinden bakar, ‘uysa da uymasa da’ olayları eğip bükerek o şablona oturtmaya çalışıyorlar. Saç modeliyle habercilikten daha çok ilgilenen Mirgün Cabas gibi cahiller de onların palavlarını ağzı açık dinler... Yazık...
* Oray Eğin / Akşam

AÇIKLAMALAR:

Efendim, gençler bilmez, Hitler'in Nazi imparatorluğu'nun bir Propoganda Bakanı vardı: Göbbels!.. Yani propoganda, bakanlık olacak kadar önemli bir silah ve eğitimdir. Neyin propogandasını sürekli yaparsan, onu zihinlere kazımış, öğretmiş olursun. Böylece elinde toptan-tüfekten daha güçlü bir silah geçmiş olur!

Bu silahı kürt bölücüler, Ermeniler, Rumlar ve Yahudiler Batılı ağababalarının desteği ile çok iyi kullanıyorlar. Değil, Mardin'deki kürdün kürdü öldürmesi olayını, Sivas olaylarını bile kullanıyorlar. Sivas'ta 33 kişi yakılmış!.. Bir defa yakılan otel... Ölenlerin hemen hepsi dumandan boğularak öldü. Büyük acımızdır. Bizim de yüreğimiz yandı. Ardından da Başbağlar köyünde sözümona Sivas'ın intikamı için 29 köylü öldürüldü, bir daha yüreğimiz yandı. Ama dikkat edin, Sivas "katliam"ından söz edenler, hiç Başbağlar Katliamı'nı dile getirmezler! "Madımak otelini müze yapalım," diyenler, hiç "Başbağlar'a bir şehit anıtı dikelim," demezler!.. Çünkü amaç şiddeti, terörü lânetlemek değil; kürtçülük-alevicilik propogandası yapmak!

Propoganda için neler kullanılmadı ki?..Sözümona kayıp çocukları, kocaları için toplanan Cumartesi Anneleri... İlgi tükenince hemen kaybolurlar, tıpkı dağa çıkmış yakınları gibi... Ölüm çukurları da öyle...Kıyamet koparıldı "insanlar öldürüldü, asit çukurlarına atıldı," diye... Gösterdikleri yerler kazıldı, bir-iki hayvan kemiğinden başka bir şey çıkmadı, o da bitti. Şimdi de Ceylan çıktı. Havan topuyla parçalanmışmış!.. (2009) Yapılan incelemede PKK'lıların merada unuttuğu bombaya dokunmasıyla parçalandığı ortaya çıktı. Zaten havan mermisini bina üstüne düşürmek bile çok zordur, bırakın insan hedefine tam isabet yapmasını!.. Hepsi propoganda!

Önemli olan ne, biliyor musunuz?.. TÜRKİYE'yi idare edenler gibi, bürokrasi kademeleri gibi, medya da hep TÜRK OLMAYANLAR ile, yani DÖNME YAHUDİLER, ERMENİLER, RUMLAR, BÖLÜCÜ KÜRTLER ve AHMET ALTAN GİBİ BENLİĞİNİ YİTİRMİŞ "türkler" tarafından idare ediliyor!.. Doğru haber bulmak zor!

***

-- R.A. , 4.9.2009

Merhabalar,

Öncelikle hazırladığınız bu bilgi dolu sayfalar için elinize, kolunuza ve aklınıza sağlık der, bizimle paylaşıp aydınlattığınız için teşekkür ederim.

Benim adım R. Soyadım A. Ankara da yaşıyorum ama aslen Erzurumluyuz ve baba tarafım şıhbızın kürdü imiş.Gerek kitapçılarda gerek internette yaptığım araştırmalarla şıhbızın Kürtleriyle ilgili daha doğrusu türkmenlikleriye ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadım (www.sihbizin.com dışında, oda daha çok haymana Kürtleri ile ilgili bilgi veriyor) .Bana Şıh(Şeyh)bızın Kürtleriyle ilgili bilgi iletebilirmisiniz veya kaynak gösterebilirmisiniz.

Saygılarımla,

CEVAP:

Bu konuda hiç bir bilgim yok.Ama Yusuf Halaçoğlu'nun yakında çıkacak olan 41.297 aşireti kapsayan kitabında bulabilirsiniz.

***

-- "Postacı" mahlâslı bir okurumuz da, bizim çeşitli sayfalarda belirttiğimiz hususları bir yazı olarak özet halinde derlemiş ve pek çok kişiye göndermiş. Bu arada bize de yollamış. Kendisine gayreti için teşekkür ederiz.

***

-- T.C. , 14.9.2009
Işte bu kadar !

http://aksam.com.tr/2009/09/14/haber/pazar/369/tum_dunya_aslinda_turk.html

CEVAP:

Bu sayfada bir Amerikalı bütün dünyanın TÜRK olduğunu öne sürüyor. Enteresan birisi, enteresan şeyler yazmış.

***

Sürekli okurumuz T.C., Fatih Altaylı'nın "Türk Geni Haritası" üzerine yazısına bir cevap yazıp göndermiş. Yorumsuz olarak yayınlıyoruz:

-- T.C. , 14.9.2009

Yanılmıyorsam bu Üniversite Türkiyenin Gen haritasını yapmıştı, değil mi Fatih Bey? Siz de bu araştırmalara göre, Türkiye de Türk yok diyordunuz.. ve büyük bir saflıkla (tabirimi caiz görün ama baska bir terim aradım bulamadım durumunuzu özetliyecek) Türkiye'deki Türk oranının yüzde 3 olduğunu söylediniz (yani Orta Asya geni). Madem Tarih bilginiz yetersiz bari bir yardım alsaydınız (Murat Bardakçı dışında mümkünse! Adam söylüyor sıkıştığında tarihçi değilim diye). Hadi diğer değineceğim konulari bilmiyebilirsiniz ama hiç değilse Kafkasya, iran (yani Horasan) ve Balkanların Anadoluya son gelişimizden önce Türk yuvası olduğunu bilmemek tam bir Cehalet örneği!!!!

Neyse şu Gen Haritasına bir göz atalım bari:

1. J yani Orta Dogu, Güney Avrupa (Balkanlar) ve Kuzey Afrika Geni (Allah Aşkına ne zamandan beri Balkan ismi Güney Avrupa diye veriliyor? Bu deyimi ilk Avrupa Birliği, Balkanların ismi Türkçe olduğu için, oraya Balkan dememek adına çıkarmadı mı? Dünya da Balkanlara AB ve ABD dışında kim böyle hitap ediyor? Bu bile bu araştırmanın ne kadar yanlı olduğunu göstermiyor mu? Ayrıca Balkan ismini Kafkasyadan Balkanlara göçen Türkler getirmistir.. ve ilk o isim Türklerin Ana Yurtlarından Kafkasyada geçmistir ve bugün hâlen daha Kafkasyada Balkan dağları vardır.

Balkanlar Istanbul Fethinden 300 sene kadar önce zaten türkleşmemiş miydi? Oradaki Kıpcak, Uz, Gagavuz ve Peçenek varlıklarını ne çabuk unuttunuz? ve Onlardan önce Avar Türklerini ve Atilla ve Hunları? Macaristan bugün halen kendini Turan saymıyor mu? Ya Kumanların Kurduğu Kumanya (Romanya) ve Ogurların soyu Bulgarlar peki? Bugün Hırvatların kökeninin bile Avar Türkü olan Kuprat Handan (Kurat yani Kurt Han demek) geldiğini Boşnak bir tarihçi ile beraber önemli Balkanologlarımızdan Osman Karatay Kitaplarında ve konferanslarında belgelemiştir.. birgün davet edinde sorun o zaman...

Devam edelim..

Kuzey Afrika Geni:

Siz Berberilerin acaba kim olduğunu, nereden geldiğini hiç araştırdınız mı? Berberiler Hazar Türklerinin bir koludur. En büyük Berberi Kahramanı da Ziyad (Zeyad)oğlu Tarık (Tavarik)bey dir ve fethettiği Endülüs`ün başkentinin ismide Kurtoba'dır, yani Kurt nesli demektir. Tarık Beyin Mağripden geldiği şehrin ismi de Tanca'dır. Bu isimler öz ve öz Türkçedir. Almanyada bir sürü Berberi arkadaşım var ve neredeyse tamamının gözleri çekiktir.. neden onların genleri ile Kafkasya ve Türkistandaki Türklerin genlerini karşılaştırmıyorlar? Tarık bin Ziyad olayı elimdeki Atatürkün zamanındaki Ortaokul Tarih kitaplarında da detaylı geçmektedir. (Geçen günkü bir yazınızda Nutuk'un Kürtçe yazılmasını önermişsiniz, bende ondan önce Atatürkün teşvik ettiği o muazzam Tarih kitaplarının basılmasını öneriyorum.)

Kuzey Afrikada yine Yavuz S. Selim kimlerle savaştı? Memlüklerle değil mi? Kimdi onlar peki? Arap arşivlerince "Ed Devlet it Türkiyya", yani Büyük Türk Devleti. Ayrıca Mısırda bulunan bir sürü hiyerografiler ile Orta Asya ve Türkistandaki Hiyerografiller birbirleriyle örtüşmekteler.

Hatırlayınız Firavunların gömülme olayını bunların diğer Türk büyüklerinin gömülme merasimleri ve bir nevi Kurgan geleneği değil midir?

Mumyalama olayına ne demeli peki? Sünni Müslüman olan Osmanlı Padişahları bile mumyalanmadılar mı? Bunu sizin Programınızda Murat Bardakçı da söylemedi mi? ve siz de ona peki bu islama aykırı değil mi diye sorduğunuzda, oda size bunun bir Orta Asyadan gelme bir Türk geleneği demedi mi? Urumçi`deki Türk Piramidlerine ve mumyalarına ne diyeceksiniz? Türkistan`daki o mumyalar Mısır`dakinden çok daha ileri ve ameliyat izleri var, at kılıyla dikiş izleri, Amerikalı uzman doktorlar bunun dünyadaki ilk ameliyat olduğunu söylüyorlar. Urumçi`de ki Piramidler, Mısırdakinlerden hem 2 kat daha yüksek, hemde 2ooo sene daha eski. Ayrıca neredeyse tüm batılı bilim adamları Ilk 3 Firavun un Asya`dan geldiklerini kabul ederler, iyide Asya`dan Türklerin dışında kim geldi tarih boyunca?

Orta Doğu Geni:

Türklerin kurduğu Eyyubiler Devleti (Eğer Halen daha Selahaddin Eyyubi`nin Türklüğünü bilmeyen cahil birisi varsa kaynak göndermeye hazırım) Gerçi halkın çoğu Arap ama yönetici kısmı Türktü. Tulunoğulları yine o bölgede kurulan bir Türk devletidir. ve Selçukluların o bölgedeki hakimiyetini de unutmamak lazım. Bugün halen daha Suriyede bir Türk nüfusu var mı yok mu? Doğu Perincek`in bundan birkaç sene evvelki Suriye ziyaretinde Suriye Genel Kurmay başkanı`nın soyadının "Türkmen" olduğunu söylemişti.

Irak: yine Türklerin asırlarca hüküm sürdüğü ve Alp Arslan ve Melikşahların Türk Devletleri oralarda kurulmadı mı?M usul, Kerkük, Felluce ve kısa süre öncelerine kadar Erbil Türkmen şehirleri değil miydi?

İran: Şah Rıza Pehlevi öncesine kadar asırlarca Türk hakimiyetinde değil miydi? ve bugün bile Iranın yüzde 60'ı Türktür. (Kaynaklar 1. trt 1'de iran`lı bir bakan söylemistir. 2. Yine Ortadoğu uzmanlarından Stratejisyen Yavuz Yıldız Gökalp ve Giresun Üniversitesi Tarih bölümü başkanı Prof. Aygün Attar hanım söylemiştir (kendiside Azeri Türküdür). Zaten İranın önemli bölümü Azerbeycan`dan ingilizlerce alınıp İran`a verilmemiş midir?

Hem hemen hemen tüm Alp Erenler, Erenler diyarı Horasan`dan gelmemiş midir? Hakiki Selçuklu mirası bugün zaten İran`da yaşamaktadır.

2. R yani Avrupa Geni yüzde 24:

Etrüsklerin Türk olduğunu nedense kabullenmek istemiyorsunuz!! bakın işinize gelen Gen raporlarını veriyorsunuz da, Toscana Üniversitesinin yapmış olduğu gen araştırma raporuna niye değinmiyorsunuz? Bu rapordan haberiniz mi yok? O zaman nasıl bir gazetecisiniz? yada haberiniz olduda önemsemediniz mi? O zaman durum tam "özürün kabahatden de büyük" bir durum söz konusu!!! z(hani sizin devamlı tekrarladığınız bir söz varya "biz Türkler uygarlık falan kurmamışız, biz buyuz işte" diye.. ondan bu Türk Uygarlığı sözünden nem kapıyor olabilir misiniz?

Neyse biz rapora gelelim; Rapor Toscana Üniversitesinde, Ferrara ve Stanford Üniversitesince de desteklenen ve Ferara Üniversitesi Biyoloji Bölümü Profosörü Guido Barbujani başkanlığındaki bir araştırma sonucu açıklanmıştır. Ve bu yapılan Gen araştırmasında Etrüsk mezarlarındaki iskeletlerden alınan DNA örnekleri tüm Avrupa ile karşılaştırılmış ve sonuc: yüzde 97 Türk çıkmıştır. Sonucu her ne kadar sizi üzmüş olsada, en azından gazeteci ilkelerine sadık kalarak bunu bir akşam TV'den söylerseniz, ee bir zahmet!!!!

Hem Allah Aşkına Etrüsk yazıtlarının neredeyse tümünü Kazım Mirşan okumadı mı? Floransa Üniversitesinin en yüksek Etrüskloğu Prf. Giovannangelo Camporeale ile tartışmasından sonra ikna etmedi mi ve Italyan Profosörde Etrüsklerin Türk olduıunu kabul etmedi mi?

Eee daha ne olsun, ne olmalı ki sizler bu komplekslerinizden arınıp bunları dile getirebileseniz?

Troya yani Turova (Türkobası demektir) Manfred Korfmann'in Troya'daki savaşan gruplar arasında Turci'lerin bulunduğunu belirtmemiş midir?

Hector`un un soyundan Turcus önderliğinde o katliamdan kurtulanlar Doguya,ihtimalen Kafkasyaya doğru ilerlediğini, diğer katliamdan kurtulan Truvalıların da Italyaya göçerek Roma Imparatorluğunun temelini atmışlardır. Yine Sezar`ın da bu Anadolu`dan göçen Truvalılardan olduğu ve Sezar isminin manasının; çok güçlü sezgi sahibi manasınanda (yani sezer) olduğu bilakis Roma kaynaklarında da geçtiği Cevizkabuğu programında da işlenmiştir.

3. E yani Afrika ve Güney Avrupa geni yüzde 11.4 (bu zaten verilmedi mi yani Kuzey Afrika ve Güney Avrupa yani Balkan geni)

4. G yani Kafkasya Geni (yani buna değinmeye bile lüzum görmüyorum çünkü Türklerin en büyük 2. yurdudur, Kafkasya; Hazar Imparatorluğu, Büyük Altınordu Devleti, Deşt-i Kıpçak Devleti, yine Bulgarlar, Avarlar, Kumanlar, Magyarlar hepside Kafkasyadan göçmüstür Balkanlara, ve Oğuz boylarida Anadoluya direk Azerbeycandan göçmüşlerdir.. yine Tatarlar, Alanlar, Yakutlar, Başkurtlar, Kırgızlar, Kazaklar; Türkmenler ve Özbekler de hepsi bugün bile vatanları Kafkasyada yaşamaktadırlar. Bunlara Çerkezleri, İnguşları ve Çeçenleride katmak istiyorum, Çünkü efsane Çeçen lideri Şehid Cevhar Dudayev`in, Özerk Çeç enistan Cumhurbaşkanıyken Türkiyedeki Türk Kurultayına gönderdiği Çeçen ve İnguş temsilcileri, o Kurultay da "Biz Hepimiz, Büyük Türk Milletinin Bir Ferdiyiz" demişlerdir. Bilmem başka söze gerek var mi?

5. I yani Kuzey ve Doğu Avrupa geni yüzde 5.2: <p

Batı ve Doğu Gotlarının efsanevi iki Lideri vardır.. isimlerine lütfen dikkat ediniz; Atanerik ve Ermanerik. Atan er ik ve Erman er ik. p>Ik: Ahlak ve moral değerlerini temsil eder Proto Türkçe`de.

ETIK: ahlaklı olmak demektir.. bunu Fransızca veya Latinceye Etrüskler sokmuş olmalılar.

Et; etmek,olmak fiili. ve ik; ahlak yani ahlaklı olmak demektir ve düpedüz hem Proto Türkce hemde günümüz Türkçesi`nde bir manası vardır.

Eski zamanlarda bu Ik fiili sadece Kralların isminin sonunda görüyoruz, işte Ermanerik, Atanerik ve Alarik vs. de oldugu gibi. Bunuda en iyi temsil edebilecek kişilerin Krallar, Hanlar, Hakanlar ve en iyi temsil edebilecek makamında (yaptırım gücünden dolayı) Krallik ve Hakanlık olabileceğine göre.. bu ünvan Krallara verilmeyecektide kimlere verilecekti?

6. N yani Sibirya ve Finlandiya geni; yüzde 3.9:

Öncelikle Sibir isminin Türkçeden yani Sabir`den geldiğini söyleyelim ve halen daha bu isim Kafkas Türklerinde (yogunluk Azerbaycan olmak üzere) erkek cocuklarina verilir, örneğin Sabir Mirza veya Sabir Rüstemhanlı gibi. Biz Anadolu Türkleri bunu baska telafuz ederiz Sabri gibi (sabiri-Sabri) kızlara da Sabire ismi verilir. Finlandiya`ya değinmeye hic gerek yok sanırım, zira hem kendileri hemde Batı onları Türk sayar. En büyük şehirlerinden birisinin adı Turku`dur, manalarından biride Türkü demektir.Ayrıca ilk Turancılığın başladığı yerdir Finlandiya. 1800lü yilların sonlarına doğru Pan Slavizm ve Pan Germanizm`e karşı Pan Turanizm bir nefsi müdafaa olarak gelişmistir. En ateşli, en önde gelen savunucularından ve fikir babalarından Prof. Mathias Alexander Castren`dir. Onun çabaları sonucu Macaristan`a Pal Teleki önderliğinde (eski Macar başbakanlarındandı) ve sonraları Slovenya ve Lehistan`a (Polonya`ya) sıçramıştır. Prf. Castren'in sürekli Kafkasya ziyaretleri sonucu bu Turancılık ateşinin bir anda oralardada yandığını görüyüruz. Işte Prof. Castren`in yaktığı ateşin Ismail Gaspiralı`larla, Yusuf Akçura`larla, Mehmet Emin Resülzade`lerle ve Mustafa Çokay`larla devam ettiğini ve oradan Türkiye`ye sıçradığını görüyoruz. Şimdi siz kalkıp da bunlarla Türklerin genlerini farklıymış gibi verirseniz bunun adına ne denir? Macar soylusu ve Başbakanı Pal Teleki`nin sözünü vereyim "Bizi 200 milyonluk Slav`lıkla tehdit edip, slavlaşmamızı istiyorlar, bizde onların karşısına, Finlandiya`dan, Macarista`a, Kafkasya`dan Anadolu`ya, Japonya`ya kadar Turani aramalı, bulmalı ve 200 milyonluk Slavların karşısına 500 milyonluk Turanla dikilmeliyiz". Pal Teleki ayrıca 1. Dünya Savaşında ve Kurtuluş Savaşında Türkiye`yi desteklemistir. Atatürk`ün Balkan Paktı`nı boşuna kurmadığını umarım anlarsınız!!!!

Bugün İsveç`in efsanevi kult lideri Odin`in de Türk olduğunu bilakis İsveç`li bazı tarihçiler de Kitaplarında söylemişlerdir. (İsim ve kaynak isterseniz gönderirim; sadece istiyorum demeniz yeterli).

7. C, Q, O yani Orta Asya Geni yüzde 3:

Buna deginmeye gerek var mı; Türklerin en büyük Ana Yurdu....

8. L yani Hindistan geni yüzde 4.2:

9. K yani Pakistan geni yüzde 2.5:

(bu resmen bilimsel bir devrim :-) Pakistan geni diye bir gen aynen güney Avrupa geni diye bir gen mi olur be yahu?)

Timur Han`ın egemen olduğu coğrafya nereleridir beyefendi? Hindistan ve şimdiki Pakistan değil midir? Timur`un ordusundaki Türk ve Hintlilerin antlaşması için kullandıkları bir dil vardı; ismi: Ordu. Pakistanın resmi Dili ne peki; Urdu yani Ordu (manasıda aynıdır).

Timur Ankara Savaşında Yıldırım Beyazıt`a karşı galip gelmedi mi? Dolayısıyla bu Coğrafyaya Hindistan ve şimdiki Pakistan genini açıklaya biliyor mu acaba?

Bu açıklamalar ışığında, bende diyorum ki, bu gen raporu, Türkiye`nin farklı genlerden oluştuğunu değil, o saydıkları değişik Coğrafyalardaki Türk Genini gösterir!!!

Son olarak söylemek istediğim bu Gen araştırmasını yapanlar önce kendi genlerini bir araştırsınlar bakalım, eğer öz be öz Türk Dölü çıkmazlarsa namerdim. (Cengizhan`ın geninden birisi Amerika`dan bir mühendis çıkmadı mı sonuçta)

Fritz Neumark`ında dediği gibi "Eğer Tarihten Türkü çıkartırsanız, Geriye Hiç Bir şey Kalmaz"...

"Ey birbirine diş bileyen insan yığınları, Türk dediğiniz, Bir ırkın değil, bütün Adamların iInsanların) birliğidir." M.Kemal Atatürk.

Biz Türkler insanlığın Varoluşundan beri varız, eğer Türk ismi insanlık ve Dünya Tarihinden silinecekse, bilin ki O zaman Kainatta; insanlıkta olmayacaktır.!!!!!

Aşağıda aynı Üniversitenin yapmış olduğu bir araştırma var; yani "Türkiye`de Türk geni yok" diye rapor veren Stanford Üniversitesi diyor ki, "Mayalarla Yakutlar akraba".)

Yakut Türkleri ile Mayalar akraba

Araştırmacılar, yeni DNA çalışmalarında Sibirya’daki Yakut Türkleri’yle yerli Amerikalılar arasında yakın akrabalık bulunduğunu ortaya koydu. İşte şaşırtan genetik benzerlik:

Stanford Üniversitesi’nden Richard M. Myers başkanlığındaki ekibin, Science dergisinde yayımlanan çalışmasında, 51 halktan 938 kişinin genetik ayrıntıları incelenerek, insanların nasıl benzer ya da farklı olduğunun kanıtı ortaya kondu. Çalışmada ortaya çıkan bulgulardan biri de Sibirya’da yaşayan Yakut Türkleri’yle Meksika, Orta Amerika, Kolombiya ve Brezilya’da yerli halklar arasında bulunan genetik benzerlikler oldu. Yakutlar ile Amerika’da akrabalıkları bulunan yerli halklara Orta Amerika’da Mayalar, Brezilya’da Surui ve Karitianalar dahil.

Araştırmacılar, Yakut Türkleri’yle, deniz seviyesinin daha alçak olduğu dönemde kara köprüsü üzerinden Sibirya’dan geçtiklerine inanılan yerli Amerikalılar arasında yakın akrabalık bulduklarını belirttiler. Bulguların, insanların Amerika’ya muhtemelen 12 bin ila 30 bin yıl önce var olan kara köprüsüyle Bering Boğazı’nı geçerek Sibirya’dan göçtüğü teorisine uygun olduğuna işaret ediliyor. Daha önceki araştırmada, Yakutlar’la Amerikalılar arasında genetik bağlantının ortaya konulduğu, ancak yeni bulgularda daha derin genetik bağlantı ortaya çıktığı belirtiliyor

***

-- E.H.M. , 16.9.2009

Değerli Hocam,

Websitemiz güncellenmiştir. Lütfen Ziyaret ediniz. http://www.turansam.org

Hayırlı Ramazanlar. Mübarek Kadir Gecemiz da Kutlu olsun, hayırlara vesile olsun.Saygılarımla,

CEVAP:

Teşekkür ederiz. Geç te olsa, biz de sizin geçmiş bayramlarınızı, bütün kutsal günlerinizi bir kere daha kutlarız.

***

-- T.C., 29.9.2009
Subject: "Kâzım Mirşan" sana Facebook'tan mesaj gönderdi...

Ö. O. G.li, Kâzım Mirşan üyelerine bir mesaj gönderdi.

Konu: HALUK TARCAN : TÜRK DEVLETLERİ PARÇALANMAZLAR… 2

Gelelim ülkemize:

Batının amacı, Türkiye’de Türk olmadığının ispatı ve sonra “Türkiye Türklere bırakılmaz” sloganı ile gerçekleri saptırma propagandasına girişmektir. Adı Peter Andrews olan bir Amerikalı 1992’de yayımladığı Bilimsel olduğu vehmedilen, "Türkiyede Etnik Guruplar" adlı kitabında böl ve parçala sistemiyle -ona hayâl et ve saçmala sistemi de diyebiliriz- 47 etni icat etmiştir.

Almanyadan değerli arkadaşım A. K.’nin gönderdiği bu şahâne bilgileri aşağıda sunuyorum.

Türkler : Sünnî
Türkler : Alevî
Türkler : Sünnî Yörük
Türkler : Alevî Yörük
Türkmenler : Sünnî
6a- Türkmenler: Alevî
6b- Tahtacılar : Alevî
6c- Abdallar :Alevî
7- Azerî Türkleri : Şîi
8- Azerî Türkleri : Karapapak
Uygurlar
10- Kırgızlar
--
17- Bulgaristan’dan gelen Müslüman(!) göçmenler
18- Balkan ülkelerinden gelen Müslüman(!) göçmenler
21- Estonlar, sayıları; 8 ailede 40-50 kişi/Birkaç düzine;
-
22- Kürtler : Sünnî
23- Kürtler : Alevî
24- Kürtler : Yezîdi
-
27 – Ossetler, sayıları 8953 kişi.
28 - Ermeniler; burada birçok veride değişik sayılar verilmiş , ortalama olarak 80 bin
-
33 - Polonezler; toplam sayı 501
-
37- 1965 ve 1975 sayımlarına göre Kars’ta 21 ve Ardahan’da 25 kişi olan Almanlar. (tarihte eşi görülmemiş bir etni???)-
38- Araplar : Sünnî
39- Araplar : Nusayrî
40- Araplar : Hristiyan
---

İşte bu ancak Tanzimat aşağılık duygusuyla, Batıdan geleni tartışmasız kabul eden ya da dışa bağlı olanların içlerine sindirebilecekleri bir tablo…Üzülerek söyleyelim ki, sayısı pek çok entelimiz tarafından alkışlanmış ve üst makamlara, büyük bilimsel değeri olan bir sınıflandırma olarak ARZEDİLMİŞ ve bundan da Anadolu’nun bir Mozayik olduğu, Türklerin bu topraklarda Tanrının lûtfu ile bulundukları ve ancak ALT KİMLİK ve ÜST KİMLİK kavramlarının kabûlünün Türkiye Cumhuriyetinin BEKA’sını oluşturabileceği ve en âdil deyimin TÜRKİYELİ olacağı kabul edilmiştir(?!!).

Fakat aynı kişinin, P.A.Andrews’un, bu kere, merkezi Amerika’da olan “Ethnologue data forum, Languages of the World” için hazırlamış olduğu raporu şöyledir: (T.Yılmaz- A.Kekevi)

Türkiye’de etnik dağılımlar :

Türk % 86.21 http://www.facebook.com/l/102d0 ; 60.852.000

Diğer %13,79 ... 9.653.000
Kürtler % 8.36 ... 5.852.000
Zazalar % 0.53 ... 371.000
Çerkezler % 2.14 ... 1.520.000
Araplar % 1,63 ... 1.141.000
Lâzlar % 0.02 ... 14.000
Diğer(Ermeni, Rum vb…) % 1.00 ... 700.000
………………………………………………………………………………
Toplam % 13.79 .... 9.653.000

Diğer diye toplananlar, Çerkezler, Kürtler, Lâzlar, Zazalar kökenlerinde Ön-Türk kültürü olan halklardır. Gerçekten “Diğer” olanlar, Araplardır.

Bu yutturmadan 6 yıl sonra 1998’de Ali Tayyar Önder Türkiye’nin etnik yapısı adlı araştırmasında, hem Andrews’u çürütmüş hem de bambaşka bir sayısal sonuca varmıştır… Fakat, entellerimiz hiç Ali Tayyar’ı okurlar mı!…Onlar ülkelerini aşağılayacaklar ve böylece bakın biz entelektüeller, ne kadar tarafsızız, gereğinde ülkemizin aleyhinde de konuşuyoruz diyecekler… Ve DE Batı’nın, - görünüşte- alkışını alacaklar .. Ama, Batılı içinden, “eksik olmasın bu alçaklar” diyecektir…Entellerimiz başarılarından dört köşe olurlarken…

Günümüzde alçakça yapılan son propaganda şudur: Anadolu çok karışmıştır, diyerek Türk nüfus, bu karışıklık içinde kaybolmuştur fikri işlenmektedir… Arka arkaya yaşanan olaylarla iyice yorulmuş, kendinden bezmiş olan halkımız bu saptırmalar karşısında, şaşırıp kalmış ve söylenenleri kabul etmiştir…Edilmesi için çalışanlar da var!...hem de sırıtarak. Evet, Anadolu çok karışmıştır…Ama bu karışıklık oranı nedir, ondan söz eden yok, onu yukarıdaki tablo’dan biz inceleyelim:

Çerkezler 1.5 milyon…60 milyon’a karşı… Çerkezler kimdir. Kafkaslardan gelmişlerdir. Etnik adları UB-IQ’tır…Ön-Türkçe’dir, anlamı : Yüce algılanan

Genel nüfusa göre oranları %2.14
Araplar : 1milyon 100bin… 60 milyon’ a karşı… Sünnî Arap, Şîi Arap, Katolik Arap.. oran: %1.63…
Zazalar, 371bin… oran %0.53… Bunların içinde, 8 milyon gösterilen ve Kürt denen nüfus kısa sürede bu sayını üstüne çıkmağa başlamıştır. Bu, Kürt nüfusu çoğaltıp, Türk ve öteki nüfusu azınlık hâle getirip Türkleri Anadolu’da boğmak için planlanmış dıştan güdümlü bir politikadır… Görüldüğü gibi

60 milyona Karşı 10 milyon…Karışık denen Anadolu’da durum hiç karışık değildir. Sadece kafalar karıştırılmak istenmiştir.., Vicdanları karışık olanlar tarafından…

Batı’yı, Karışık kavramı açısından inceleyelim :

Akdeniz Sahil ülkelerinin hepsi denizlerden gelenlerle karışıktırlar.. Geçmişin sömürgeci ülkeleri, İspanya, Portekiz, Fransa, İngiltere, Hollanda, Belçika Yalnız Avrupa’da karışmakla kalmamış, Afrika ve Hindistan ve güney Doğu Asya’dan gelenlerle kanları da karışmıştır… VE DE, AB’yi oluşturan bu devletler, Anadolu ve Türkler dendiğinde, harekete geçmeyen vicdanları ile Ülkemizi “karışık” bir ülke diye vasıflandırmakta tereddüt etmemişlerdir...

Tam bir köşe başı olan Balkanlar karma karışıktır…Makedonya… Makedonya’nın sözlük anlamı “türlü çeşitli, karışık demektir!..

Bir öteki sömürgeci devlet olan Almanya’ya bakalım :, Nazi Almanya’sı döneminde üstün ırk iddiasında bulunan Hitler, Almanya’da saf kan Alman bulamamıştı, Bunun için de çare olarak, (SS) subaylarını çiftleştirmek gereğinde kalmıştı…

Gelelim ,ulusal devlet olan Almanya’nın etnik durumuna. Aydoğan Kekevi, Andrews’un sistemini Almanlara uygulayarak aşağıdaki sayıları elde etmiştir: (Yukarıdaki tüm bilgiler için bakınız "Peter Alford Andrews : Türkiye'de Etnik Gruplar, Tüm Zamanlar Yayıncılık)

13 etni : AB’den gelenler
21 etni : öteki ülkeler (Afrikalı, Çinli, Rus, Portekizli, İspanyol, vb…)
1 etni: istatisliklerde adı geçmeyen Türkiye'den ve artı ülkelerden gelen Kürtler,

1 etni : Almanlarin kendileri, etti mi (Bavyeralı, Prusyalı, vb… diye ayırmadan…)
toplam = 36

Şimdi buna Almanya'nin resmen "ulusal azınlık" olarak tanıdığını söyledigi,

Denler,
Sorben,
Friesen
Sintiler ve
Roman'ları da ekliyoruz
36 +5 = etti mi 41 (maşallah)

Yani 80 milyonluk Almanya'da en azından 41 başka başka ülkelerden gelen, sayıları 1.000'in üzerinde ayrı etnik kökenli ALMANYA YURTTAŞI yaşamaktadır.

Şimdi bu 41'i, ülkemizi 48’e bölen Amerikalı Andrews yöntemi uyarınca inançları doğrultusunda da ayırıyoruz ve bunu yaparken sayın Andrews’un yaptığı gibi ufak büyük demeden ayırmıyor, burada da sadece yoğunlukta olduğunu düsündüklerimizi göz önüne alıyoruz.

Örneğin sayıları binlerle onbinlerle ölçülebilecek olan Budistleri,
Serbest Kiliseyi,
Ateistleri,
Yehova Şahitlerini, vb. etnik topluluk olarak saymıyor,
cinsel tercihleri ile başkalığı simgelemelerine rağmen, eşcinselleri de mozayiğimize katmıyoruz... (Tabii isteyen çarpma bölme işlemlerini yukarıda saydıklarımı da ekleyerek yapabilir.)
Müslümanları sadece ;
Sunni, Şii, Alevi diye üçe ayırdıkları gibi;
Hıristiyanları da ;
Katolik, Protestan, Ortodoks diye yine üçe ayırıyoruz ve, her inançta en az 3 ayrı dinsel aidiyet koluyla yetindiğimizden ortalama olarak 3 sayısını alıyor ve 41' ile çarpıyoruz:

3 çarpı 41, eşittir 123 ; yazı ile YÜZ YIRMI ÜÇ..

CEVAP:

Bu konuda bizim daha önce uzun bir yazıda, Ali Tayyar Önder'in çok önemli tesbitlerini yayınlamıştık. Özellikle politikacı ve bilim adamı geçinenlerin bilir-bilmez kullandıkları "mozaik" kavramının uluslararası hukukta ne anlama geldiğini belirtmiştik. Bir ülkede "mozaik"ten söz edilmesi için azınlık ve diğer unsurların % 34 olması gerekmektedir. Hiç bir yerli-yabancı raporda TÜRKİYE'de bu oranda "etnik unsur" yer almaz!.. TÜRKİYE MOZAİK FALAN DEĞİLDİR!..

***

-- T.C. , 29.9.2009
Subject: "Kâzım Mirşan" sana Facebook'tan mesaj gönderdi...

Ö. O. G., Kâzım Mirşan üyelerine bir mesaj gönderdi.

Konu: HALUK TARCAN : TÜRK DEVLETLERİ PARÇALANMAZLAR… 3

Buna bir de, bir kaç yıl öncesine kadar sayıları 25.000 olan ve son yıllarda 100.000'e vardığı söylenen Musevîleri de ekliyoruz, etti mi YÜZ YIRMI DÖRT (124) etni? Evet, işte Mozaik meraklısı 80 milyonluk Almanya'nın mozaik görünümü de böyle…Yani, "Andrews hesaplaması"na göre Türkiye'nin iki buçuk katı, sayın Ali Tayyar ÖNDER'in hesabınca da neredeyse 5 katı... Sonuç :Amanya’da ALMAN yok.. ALMANYALI var.(*)

Tarihteki en büyük dört yol ağzı olan güney Doğu’yu inceleyelim. Bunun için de, Adana’dan Urmiye gölüne bir çizgi çekelim, altı, Kuzey Mezopotamya olmaktadır. Bu çizgide ilk görünenler 10 binlerde , Orta Asya’dan gelen Ön-Türklerdir. Fransız araştırmacılar tarafından bulunan Sırlı taş yazıtı, tarihi Fransa- Lyon Termo-lüminisans laboratuarı tarafından tarihi 9700 / 8300 diye saptanmıştır ; Tanrı katına alınmayı yazar.. 6.000’ler…Hakkâri’nin güneyinde Irak’ta Şanidar mağarası kültürü. Prof.Ali Sevin ‘in bulduğu 6 dikilitaş’ın eşleri Orta Asya’da bulunur. 2200, Doğu Anadolu’da TURKİ krallığı (prof.E. Memiş) 2000, Asur Yıllıklarında TURUKKU adı vardır, Bu, Asur’da Türkçe konuşulmakta olduğunu göstermektedir (Prof. Abdülhalûk Çay)

Asur’un ön-Türkçe adı AT-UB UÇUĞ’dur (Kâzım Mirşan).

URMİYE gölü… adı URUM’ dan gelir, Ön-Türkçede Bayındır demektir

Nizip, esas adı Nizip Er-RUM’dur. Bu adlar, İstanbulda Bizans‘tan çok önce kurulmuş ilk Ön-Türk devleti OY-URUM ATIN’dan kalan adlardır. Mezopotamya’ya son gelen Türkler İSKİT’lerdir (K. Mirşan)

LûT gölüne yerleşmiş, Hristiyanlığın kökeninde bulunan doktrinlerin sahibi ESENLER.

Aynı çizgi üzerindeki devletleri sıralayalım

Hurriler
Asur’lar
Mİtanni’ler.. esas adlarıyla MAİTANNİ’ler. (prof.E. Akurgal)… Kral adları AİTA, ATA Kelimelerini içerirler, M(AİTA)nni, Bar(ATA)MA vb.. kelimelerin içerirler. Burada yaşan bazı aşiretler METİNAN adını taşırlar ve biz Orta Asya’dan geldik derler. (K. Kadri Sevengil)

Orta Asya’dan gelmiş olan ELÂM’ler.

Çuvaşların akrabası SÜMERLER… Çivi yazısı, Ön-Türk’çe Mirşan tarafından okunmuştur,

Araştırmacı dostumuz Ünal Mutlu, İngiliz kaynaklarında Sümer dilinde bugün anlayacağımız çok sayıda Türkçe kelime bulmuştur.

Tarihsel durumu bu olan Kuzey Mezopotamya’da yaşayan etniler, yaklaşıl olarak :
Sünnî, Şîi ve Katolik Araplar... Araplardan kendilerini ayıran
Süryâniler
Ortodoks, Katolik Ermeniler
Anadolu Türkleri
Türkmenler
2’si bizde 3’ü Suriye’de yerleşmiş olan BARAK aşiretleri…
Kürt adı altında toplanan fakat değişik lehçelerle ayrılmış sanırım 6’ya ayrılmış olan halk
Acemler
Musevîler…ve de
Kalde , Elâm, Asur, Sümer’den oluşan büyük bir Mezopotamya tarihi ve karma kültürü…Bu tarihin ısrarla okutulduğu Lise öğrenimi ... Buna karşın bir kalem darbesiyle Güney Anadolu’yu parçalayan bir çavuş ve susan resmî tarihçilerimiz…Nereye gidiyoruz?...Neden gidiyoruz ya da götürülüyoruz?

Neden dur demiyoruz?

Halûk Tarcan (CNRS) Bilimsel Araştırmacı (araştırmacı yazar değil)

Kaynak : Evrensel Uygarlıkların Köken Kültürü – Kökenindeki Ön-Türk–kültürünü bilmeyen Avrupa Birliği / Halûk Tarcan….

Kitaplar tarafımdan sağlanır: tarcanhaluk@gmail.com

CEVAP:

T.C.'nin peşpeşe gönderdiği üç yazısını sıkılmayacağınızı umarak yayınladık. Sonuncusu HALUK TARCAN'ın tesbitlerini ihtiva ediyor.

***

-- F.E. , 29.9.2009

tek hafi degiştirerek gutiyi oğuz yaptnya yuh tek harfle AT ET OLUR TEK ETEK OLUR tabiki hayatta sen cemşid ş.gonaltay a.kaşgarlı gibi salak tarihçi bulamam faşizm tedavisi olmayan bir hastalıktır bak insana nasl salakca şeyler düşündürtüyor aranızda salaklar konfedarasyonu kurun

CEVAP:

Okuması yazması kıt ve kendini Kürt sanan birinin gönderdiği mektup.

Şu "faşist" lâfına da bayılıyorum! Beğenmediği ve kendisini eleştiren her kişiyi "faşist" diye damgalamak 1960'lardan beri moda!.. Ama kelimeyi kullananlara sorsanız, "Faşist kimlere denir? Tanımı, tarifi nedir?" Bilmezler!.. Kaldı ki, kendi "faşist" anlayışlarına uygun en büyük faşistler Kürt bölücülerdir. Çünkü onlar acımadan kendilerine katılmayan Kürtler'i dahi öldürmekten kaçınmazlar. Kürtçülük güderler ama TÜRKLER'in ülkesi TÜRK-İYE'de yaşayanların "TÜRK'ÜM" demesine bile tahammül edemezler. Sonra da kalkar, "Bizim kimliğimizi tanıyın," derler!

Ulan, önce sen TÜRK kimliğini tanı! Bak, dünyanın dörtte biri TÜRK diyarı!.. Bir Amerikalı kalkmış "DÜNYA TÜRK'TÜR" diye site açmış!. "TÜRKLER'LE HİNDİSTAN'I VE MEKSİKA'YI BİRBİRİNE HANGİ ESRARENGİZ BAĞ BAĞLIYOR?" diye kitap yazmış!.. 1000 yıl önce kopup geldiğimiz diyarlardan, 6000 kilometre ötelerden, Kazakistan Bakanı Muhtar-Kul Muhammed TÜRKLER BİRLEŞİRSE HARİTA BÖYLE OLUR," demiş!..

Sen en az 1000 yıldır bizimle bir arada yaşadığın halde, daha ne "ayrıyım, gayrıyım" diye konuşuyorsun?..

***

-- E. İ. , 5.10.2009
Subject:Türklük hakında....

Öncelikle selamlar;

Türk tarih araştırması hakkında yazınızı eski masonlar konusundaki yazınız gibi zevkle okuyorum... Tabi katıldığım konularda oluyor katılmadığımda.

Şartlı bir anlayış yapısına sahipmişsiniz gibi geliyor,sonucu mu görmek istiyorsunuz yoksa sonuçtan sonuç mu çıkarmak istiyorsunuz inanın kuşkuluyum.

Bırakın Türklerin başlangıç safhasını, Osmanlının kuruluşunda bile uzlaşılamamışken nasıl Kürtler şudur budur denilebilir. Yazı kaynakların hangisinde somut veri var ki? Türklüğü bile, orhun anıtları olmasa kaynak yok diyecektik.

Şinasi Tekinde çok büyük bir Türkiyatçıdır. Eşi Gönül hanımın TekeTek programında,aynı sizin yaptıgınız gibi kelime benzerliklerinden soy saptama işine daldığı ama eşine danışınca bu işlerin boş işler olduğunu ibretle anlattı. Bir Dildeki benzerlikten çok ayrılıkların o dilin akrabalığını güçlendirdiğinden bahsetti.

Elimizdeki neredeyse olmayan belgelerle ciltler dolusu kitap yazılması ferçekten ilginç....

saygılarla...

CEVAP:

Değerli kardeşim, Tarih eldeki belgelerin yorumlanmasından ibarettir. TÜRKİYE 1980'lere kadar hep Batılılar'ın tarih yorumları ile geçirdi günlerini... Bugün dahi sadece Batılılar'ın bulgu ve belge yorumları ile TÜRKLER'e tarih yazmak isteyenler var. Atatürk son yüz yılın adamı olmasına rağmen ne kadar farklı değerlendirildiğini görüyorsunuz. Demek ki "somut veri" eldeki bulgu ve belgedir, ama tarih bir yorumdan ibarettir. Batılılar, Ruslar, Çinliler ve Amerikalılar tarihi kendilerine göre yorumlar, meselâ "Afrika'yı kolonileştirerek medeniyet götürdüklerini" iddia edebilirler de, biz mi kendi yorumumuzu dile getiremeyiz?.. Olur mu böyle şey?..

Biz, Kâzım Mirşan'a dayanarak 40.000 yıllık bulguları, kurganları, mezar taşlarını, tamgaları, yazıtları çözümler, yorumlarız; başkaları da yapabiliyorlarsa bizim değerlendirmemizi çürütsünler!.. Çürütemezlerse, niye bizden susmamız bekleniyor ki???

***

-- S. A. , 5.10.2009
Subject:bilgi

eski uygarlıkları araştırıken rastladım isminize. ön türk alfabesi var mıdır. bu yazıları anlayabilmekiçin nereden başlamak gerekir. internet ortamında çokça kaynak yok. nereden başlamamk gerekli.

şimdiden teşekürler .

CEVAP:

Ön-Türk alfabesi yok, mânâ yüklü resimler, semboller, tamgalar var. Sembolik resimler sonradan tamgalara, onlar da harflere dönüşmüş, ortaya ORHUN ALFABESİ çıkmış. Kâzım Mirşan'ın kitaplarını okursanız bu konuda daha fazla bilgi edinirsiniz.

***

·  DİĞER BÖLÜMLER : OKURLARLA SOHBET - MEKTUPLAR , OKURLARLA SOHBET - MEKTUPLAR / 30 , TÜRKLER'İN TARİHİ - MURAD ADJİ , BATI ANADOLU'NUN TÜRKLÜĞÜ , DÜNYA MEDENİYETİNDE TÜRKLERİN PAYI , TÜRKLERLE İLGİLİ LİNKLER , GİRİŞ