|
|
DOSTTAN DOSTA 8 DEVAMI
801- İlim ve irfânın yolu, red ve inkârı kaldırmaktan geçer.
802- Sevdiğinin kim olduğunu bilebildiysen, yok olasıya sev!
803- Neyi seversen sev, gerçekte sevdiğin TEK'tir!
804- Hakikat, "ÖZDE BİR" olmak; marifet, "GÖZDE BİR"
olmaktır!
805- Aşk öyle bir ateştir ki, son yaktığı kendisi olur!
Onun için aşıklar, tükenene kadar yanarlar!
806- Benlik, yana yana tükenince "Hiç" kalır! "Hiç" oluncada
"Hep"e dönüşür!
807- Fâni, fenâ buldumu, Bâkî kalır.
808- Sen yok olduğunu farkettiğinde geride kalan Bâkî'dir!
809- Fâni yok olduktan sonra Bâkî kalmaz; çünkü fâni,
fânidir! Bâkî, ise Bâkî!
810- "Fâni", "yok olacak" değildir; çünkü zaten "yok"tur!
"Fâni"nin herhangi bir zamanda yok olduktan sonra,
Bâkî'nin Bâkî olacağını sanmak,
Hakikattan gâfletin âlâmetidir!
811- Aşk, gücünü vehimden alır! Vehimle hayatiyetini devam
ettirir!
812- Sevdiğinde, gerçekte sevdiğinin kim olduğunu
biliyor musun?
813- Bir zamanlar sanırdım ki, karşımdaki bazıları beni
sever. Farkettirdi ki, sevilen kendisiymiş!
814- Ne kadar "O"nu sevdiğini iddia edersen et;
sevmediklerinle hep sevdiğinden yüz çevirmedesin!
815- Bilinçsizsen, sevdiğine bir isim takar; sonra da o isim
sanırsın!
816- Kendini izhar ettiğinde, o mahalde; "Vech"ini
gösterdiğinde her yerde ve şeyde "O"nu sevmemek
asla mümkün değildir! Kör değilsen..?
817- Bilirsen kim olduğunu, doyasıya, ölesiye, yokolasıya
sev! Yok oldun mu, ZATen bitti!
818- ZAT'ta esmanın sözü geçmez!
819- Edep, haddini bilmektir!
820- Edep, hakkını vermektir!
821- Kendinden gayri olmayan TEK'in takdiridir kader.
822- Allah'a imân, ancak mutlak kadere imân ile mümkündür!
823- Mutlak kadere imânla Allah'a imân gerçekleşir.
Aksi halde tanrına tapınıyorsundur!
824- A'mâ, takdiri görmeyendir!
825- Sırsız cam şeffaftir; "sır" tutmaz!
826- SIR TUTAMAYANA SIR VERİLMEZ !
827- Sırlan ki, "sır" tutasın!
828- Nur camdan geçer gider; aynadan akseder!
829- "SIR"lanırsan, ayna olur hakikat güneşini aksettirirsin!
830- İmtihan, sana değil; sendendir!
831- İmtihanla kendi potansiyelini görür ve sonuçlarını
yaşarsın!
832- Fitne yani imtihan, senin, ilminle ne derece yaşayabildiğini
farketmen içindir! Sanma ki imtihan, başkalarının seni
mükafatlandırması ya da cezalandırmasıdır!
833- Kör değilsen anla ki; sen kendi kaderini yaşamak üzere
bu fıtratla FÂTIR tarafından yaratılmışsın!
Kesinlikle bil ki, herkes özünden gelen bir biçimde kendi
kaderini yaşar! Kimse kimseye bir zarar veremez!
834- "Çok"tan "TEK"e bakanlar, asla gerçeği
farkedemiyecekler! Körlüğün sebebi de bu bakıştır!
835-Yaratılış sırrına ermek istiyorsan "TEK"ten "çok"u
seyrettirecek olanı bul; ki gözün açılsın!
836- İnsanlığın yolu gerçekleri görebilmek, kabullenebilmek
ve hazmedebilmekten geçer!
837- Kendini aldatmak mı, gerçeği yaşamak mı daha iyidir
sence?
838- Soru sormak düşünce ve muhakemenin sonucudur.
Soru soran toplum insanca yaşamaya başlar!
839- İnsanın şerefi ilmi kadardır!
840- Toplum, huzur ve saâdeti, düşünmek ve soru sormakla
elde eder!
841- İnsan paylaşır; hayvan benim olsun, der!
Yaşam insan ile insansıların mücadelesidir.
842- Hayvan "daha çoğa sahip olmak"tan; "İnsan ise daha
çok "paylaşmak"tan zevk alır!
843- Varlığın TEK'liğini kavramaktan çok daha zor olanı,
sistemi müşahede etmek ve gereğini hakkıyla yerine
getirmektir.
844- Hakikat mecâzdır; mecâz ise hayâl! Gerçeği ise
"Ma'rifetullah"tır.
845- Gaybı Mutlaka ait olan ilim sıfatı, âşikar olduğunda
"Ma'rifetullah" adını alır.
846- Hakikat, kula GÖRE`dir!
847- GÖRE olan her şey ise mecâzdır ve hayâldir!
848- "Marifetullah", Bâki'nin ilminin bilfiil oluşudur!
849- Bâkî, asıl ve orijindir. Fâni ise, göre ve varsayımdır!
850- Göreden, ancak göre doğar.
851- İlme hürmet etmeyen, pahasını ilimden mahrum kalmakla
öder.
852- Allah Bâki, ise fâni nerede?
853- Lâiklik, İslâm Okyanusu yanında bir su birikintisidir.
854- "Göre"si olanın "Hakikat"i olmaz!
855- Kadının hakkını ver, kulu olma!
856- Şükür, nimetin Hakka aidiyetinin dile getirilişidir.
857- Cennette şefaat yoktur!
858- Aşk, Mi`râctır!
859- İkinin Tekliğe yönelişinin adıdır Aşk!
860- Din devleti değil, dindarların devleti!
861- "Daha..."sı olanın özgürlüğü olmaz!
862- Hırs, şeytanın elindeki kementtir!
863- Sessizliğin gücünün farkında mısınız?
864- Düşüncelerinizi dilinizle değil, beyninizle ulaştırmağa
çalışın!
865- Ses yükseldikçe manânın gücü düşer!
866- Gıybet ve dedikodu eden o sırada seytana secde
etmededir!
867- Sana mı geliyorlar; sendekine mi; yanındakine mi?
868- Duvarlar, şartlanmalardır!
869- Allah fiili mutlak mükemmeldir!. Gayrının ki...?
870- Rasûlünü tanıyamadıysan, Kendisini nasıl
tanıyabilirsinki?
871- Sevgi, senden birşeyler götürür; beğeni, sahiplik
duygusu getirir.
872- Ya, "Allah"ı kesrette gör; ya da "Allah" de, kesreti
görme!
873- Mahlûkat çiftleşir, insanlar "Bir"leşir!
874- Acziyeti hissetmenin sonu "fakr", onun da sonu
"hiç"liktir! Sonrasında dilde terennüm eden kendisidir!
875- Cehennemde yanmanın kökeni "benlik kavramı ve ona
dayalı duygular ve kabullerdir!
876- Kusur gören, Allah`ın "Hakiym" ismini inkâr etmededir!
877- Zıddı olan her bir kavram kula, gayrılık anlayışıyla
yaşayana GÖRE`dir. Allah indinde "Zıd" kavramı
geçersizdir..
878- Evrenselliğe açılmanın yolu, kozadan çıkmaktan geçer!
879- Yerel değer yargılarından arınmamış kişi "aydınsı"dır!
880- "Allahuekber"i hakkıyla söylediğinde, indinde Allah`tan
gayrısı kalmaz!
881- Namaz, bilincini sonsuzluğa taşıyan cankurtaran
simididir..
882- Cam, herkesin; pırlanta "Er" kesin elinde...
883- Hoşgörüsü olmayanın hoşgörüden sözetmeye hakkı
yoktur! Ederse, riyâ yapmış olur!
884- Her an huzurda olduğunun farkında huzurunda mısın?
885- İnsan, hayâlleriyle kozasını örer; sükûtu hayâl ile
gerçeği görme şansını elde eder; bunu değerlendirirse de
kozası biraz daha delinmiş olur!
886- İnsan hayâl ettiği sürece yaşarmış. Niceleri vardır ki,
yaşar görünür, ölülerdir; ve niceleri vardır ki,
asırlardır diridir!
887- Her birimiz, birbirimizle de O`nun huzurundayız!
Farkında mıyız?
888- Geri adım atmasını bilmeyenler, ilerleyemezler!
889- Şirk kalktı mı AŞK kalmaz!
890- Aşk, yolcunun en güzel barınağıdır.
891- Sabır, sevmediğine katlanmaktır! Sevdiğine katlanmaz,
razı olursun!
892- Külli irade yokmuş gibi yaşa; iradei cüzün yokmuş gibi
düşün!
893- Yanmanın sebebi, takdir edeni görmemektir!
894- Neyinle farklısın ki, seçilesin!
895- Nankörlük, insansıların en belirgin özelliğidir!
896- Nefsini gören Allah`tan perdelenir!
897- Rastgele söylenen her söz, bilinçli yaşam düzeyinden
içgüdüsel yaşama kayışın ifadesidir.
898- Hoşgörüsü olmayan tanrısına tapınmadadır!
899- "Haliym" isminden mahrum olduğun sürece tahkik ehli
olmaz; taklitle yaşarsın!
900- Edep, Esmânın hakkını vermektir!