|
|
DOSTTAN DOSTA 9 DEVAMI
901- Kaybeden aldatandır; aldatılan değil!
902- Yayın hidayeti (doğruluğu) eğriliğindedir!
903- Huşû, namazın secdesidir!
904- Hilm, yaratanı gördüğü için yaratılmışı hoşgörmektir!
905- Zeki insan, ateist olur; Akıllı insan, "Allah"a imân eder!
"Bühl" ise tanrısıyladır!
906- Sırrını söyleme dostuna, söyler dostuna; Dostunun
dostu vardır, o da söyler dostuna.
907- Soru sormayan beyin için, "Allah"a giden yol kapalıdır!
908- Sorgulamayan beynin mekâni ağıldır.
909- Gerçek Huviyetini bilirseniz kesinlikle kimseyi
suçlayamazsınız!
910- Çözemediğin düşünsel sorununun yanında mutlaka
"GÖRE" vardır!
911- "GÖRE"n varsa, "Tâhir" olamazsın!
912- Şirk, "Göre" kalktığında biter; "Hiçlik" başlar!
913- Uyanan insanın "Namaz" hâlinin adıdır "Teheccüd"!
914- Tasavvuf temeli olmayan Kur'ân tefsiri, ruhsuz cesed
gibidir!
915- "Abdest" şirk oluşturan düşüncelerden arınmaktır!
916- Allah'ın sistemi gereği, dün bugünde varolduğu gibi,
yarın da bugünde gizlidir!
917- Karşındaki insanı dünü ile değil; O anki hâli ile görüp
sevebilmektir marifet!
918- İsim, müsemma değildir; İsim ile içeriğin birbirinden
apayrı şeyler olduğunu farket!
919- Tasavvuf, Kur'ânı anlama ilmidir!
920- Avâm, sûrete ve olayların o andaki görünüşüne göre
hüküm verendir!
921- Baktığın kişinin sîretini görüyorsan havassın.
922- Verilmiş nimeti değerlendirmek, fazlasını getirir!
923- Erkek hikmetle, kadın kudretle yaratılmıştır!
924- Kişiyi konuşturan karşısındakinin kemâlidir.
925- Bir başkasına kızan, gerçekte kendi basîretsizliğine
kızmaktadır!
926- Hayatın, hayâl desteği; Sükûtu hayâl ise gerçeğidir!
927- Karşılaştığın sükûtu hayâller, Allah sistem ve düzeninin
gerçekleridir! Sistemi ögrenmeyişinin faturasıdır!
928- Hayâllerle ördüğün kozanın dışındaki gerçekleri
araştırmazsan, bil ki yarın seni pek çok sükûtu hayâl
beklemekte!
929- Nankörlüğü kime yaptığının idrâkında olmayanlar bir gün
bunu pek acı bir şekilde öğreneceklerdir; ki artık telâfisi
de mümkün olmayacaktır!
930- Tüm cehenneminin ateşini söndürecek olan tek şey
takdire rızadır!
931- İsyan etme; hikmetini görmeyi bekle!
932- Aptallar arasında en az aptal olan, akıllı demek değildir!
Aptallar arasında en az aptal olan, akıllı kabul
edilse bile!
933- Cahiller arasında cehaleti en az olan; Alim kabul edilse
bile! Ârif değildir bana göre.
934- Taklitçiler arasında taklidi enaz olan, hakikati biliyor
sanılsa da muhakkik değildir!
935- Tahkiki imânı olmayan müslüman; Erkek elbisesi giymiş
kadın gibidir.
936- Liyâkattan, bahseden müşriktir.
937- Tenzihte haddin aşılması şirk; Teşbihte haddin aşılması
KÜFÜRDÜR!
938- İnsan düşünce boyutunda yaşayan varlıktır. Hayvan ise
üç boyutlu dünyada yaşıyan varlıktır.
939- Tanrı yokmuş gibi düşün, varmış gibi yaşa; Asla
"Allah"tan gafil olma.
940- Beyin düşünerek öğrenir ruhsa defalarca tatbik ederek
öğrenir!
941- Nüzül; Bâtından zâhire çıkıştır. Uruç; Zâhirden bâtına
geçiştir.
942- Akıl durursa beden hareket eder, zekâ çalışır!
943- Akıl derin tefekküre yöneldiğinde, beden zaruretsiz
eylemlerden uzaklaşır.
944- Göz odur ki, insanı hidâyete erdire!
945- İnsanı dalâlete sürükliyen gözün kullanıcısı İblis'tir!
946- Bir insan ihtiyacını karşılayacak çok hayvan bulabilir;
ama bir insanın, düşüncelerini paylaşacağı bir insana
ihtiyacı vardır.
947- Allahın ahlâkıyla ahlâklanmak fevkalâde zordur; bundan
da daha zor olanı, beşerin arasında gereklerine uyarak
yaşayabilmektir.
948- Olan şey değil, algıladığın şey önemlidir.
949- Rızık, senin yaradılış amacına göre, sana takdir
edilenlerdir.
950- Sana takdir edilen kadarıyla, değerlendirebilirsin.
951- Dünyadan ayrıldığın anda yaradılış amacına
ulaşmışsındır.
952- İslâm dinini anlayıp kabul eden, idrak eden kişi
muhakkiktir. Anlamadan, kabul ettiğini iddia eden ise
mukallit!
953- İslâm dini Allah'ın yaratmış olduğu sistem ve düzendir.
954- "Baldaki şifaya inanıyorum demek", balı yiyorum demek
değildir! Balı yiyen, şifâsına erer. Ya kavanozu yalayan?
955- İmân fiille bütünlenir; Fiille bütünleşmemiş imân, imân
değildir, lâftır-lakırtıdır! Leyleğinki gibi!
956- Ahmağa nasihat gereksizdir! Anlamadığını
anlamayandan kaç!
957- Nasihat akıllı içindir.
958- İkân, ihlas "OKU" makla başlar.
959- Zaman kafası çalışana yetmez; Kafası çalışmayana
geçmek bilmez.
960- Büyük sükûtu hayâller, gerçekçi olmayan hayâllerle
gelir.
961- İhlâs "OKU" madan, "Allah" adıyla işaret olunanı
bulamazsın!
962- İhlas Arifibillahın aynasıdır. Ârifibillah orada hakikatini
seyreder.
963- Aptal insan, değiştiremiyeceği anın sıkıntıları içinde
boğulur; Akıllı adamda, değiştiremiyeceği sıkıntılı
anı keyife dönüştürür.
964- İkan; gördüğünün gereğini yaşamaktır, imândan sonra
gelir. İman görmediğine inanmaktır.
965- İnsanlara; Hayâllerinde yarattıkları değerlere tapınmak;
"Allah"a kulluk etmek zorunda olduklarını farketmek ve
itiraf etmekten çok çok daha kolay geliyor. Sonucu çok acı
olsa bile!
966- Teslimin yolu Allahı bilmekten geçer.
967- "Ene", cehennem için yaratılmıştır.
968- Allaha imân ve teslimiyet dışında hiçbir şey cehennem
ateşini söndüremez.
969- Cehennem için, insansı; Cennet için de insan
yaratılmıştır!
970- Enfüsi cehennemin odunu şartlanmalar ve tabiatındır.
971- Yarattığın tanrına tapınmaktan kurtulup Allah'a imân
etmedikçe cehennemin içinden ve dışından, seni kuşatıp
yakmakta devam edecektir.
972- Cehennemde insan kalmayacaktır!
973- Şikayet benliktendir. Gafletin sonucudur.
974- Dedikodu için yaratıldıysan, meskeninde cehennemdir.
975- Allah ahlâkıyla ahlâklandıysan, kâinatı da "Allah" gibi
değerlendir.
976- Nankörler yaratılmasaydı şükredenlerin değeri olmazdı.
977- "ALLAH" ismiyle işâret edilen...!?
978- "O" Basarla değil basiyretle görülür; Çünki Basîr odur.
979- Seyyahatten amaç Allah'ın ahlakını öğrenmektir!
980- Tefekkürsüz bakan göz insan gözü değildir.
981- Ardından konuşanı araştır, acaba hangi çıkarı
zedelenmiş?
982- Maddî yada manevî çıkarı için yanında olan, o menfaati
kesildiği anda karşında olacak ve seni arkandan vurmaya
çalışacaktır. Buna hazır ol.
983 Allaha yönelmene sebep olan şeylerin pek çoğu benliğine
şer gibi gelirse de, erersen anlarsınki onlar hep hayırdır.
984- Kıyamette ana-baba evlattan, koca karısından
kaçacaksa. Kur'âna göre; Cennette herkes aynı yaşta
olacaksa; Dünya yaşamı gerçekte yalnızca saniyeyle
tanımlanırsa, bundan ne çıkar?
985- Her ne ki üzerinde düşünebiliyorsun, o yaradılmıştır.
986- Eski kozalılar, dünya merkezli düşünüyorlardı evreni;
Şimdikiler de insan merkezli düşünüyorlar!
987- Müslümanlar, tek tanrıya inanıyorlardı. Onlara, "ALLAH"
adıyla işaret edileni anlatmaya çalıştım. Anlattıklarımla,
"tanrı"larını "update" ettiler!
988- Seyri afâki küfrü kaldırır, seyri enfüsî şirki kaldırır; bu
ikisini tamamlamayan şirkle küfür arasında bocalar durur.
989- Bizim nazarımızda, cennetlik olan bühl ehli, kaybedilmiş
cehennem ehli gibidir.
990- Beşeri zaafların kemalât olduğunu farkedemiyenin
ilimden mahrumiyeti mukadderdir.
991- Bühl'ün korkusu dünyayı kaçırmak; Ârifin korkusu
irfanını sınırlamaktır.
992- Bühl kaybettiklerinin farkında olmayandır.
993- Ârifin irfânı kaybettiklerinide farkettirir, telâfisi içinde
çalışma yaptırır.
994- "Allah" ın zikriyle bilinç tatmin olur.
995- Ahmağa zulmetmek istemiyorsan, onlara irfândan
sözetme!
996- Zâlim nefsinin hakikatini bilmeyendir.
997- Zâlime yardımcı olan zulmüne ortak olur.
998- Zâlime yardımcı olmak; kişinin "Allah" tan perdelenmesi
için yeterli olan günahtır.
999- Zikir "Allah" ın kulunu seyri; Fikirse kulun "Allah"a
bakışıdır!
1000- Taklidin tahkike dönmesi, taklidin kullanılmasıyla
mümkün değildir.
1001- Eleştirenlerden misin; yoksa üretenlerden mi?
1002- Afâki seyr, enfüsî seyre basamak olsun içindir!
1003- Özünde bulamadıkça, gâfilsin!
1004- Yaratılmışları, yaratan gibi değerlendiremiyorsan;
henüz kendini tanımadiığına hüküm verebilirsin!
1005- "Allah", insanın nimetlerinden mahrum kalmasını
dilemişse, onun üzerine gurur elbisesini giydirir!
1006- Akan çeşmeyi bırakıp gidenin, susuzluktan yakınması
kendini aldatmaktan başka birşey değildir.
1007- Ulaşacağın cennet, aklına yön vereninki kadardır!
Bu eşin de olabilir, bir ârif de! Kılavuzun kim ise,
sonucunu yaşayacaksın!
AHMET HULUSİDEN SÖZLER (DOSTUN SESLENİŞİ)