Aylık İnternet Dergisi • Yıl:4 • Sayı:36 • Ağustos

 2003
site içinde
 

Tasavvuf ve Dervişlik

  Derviş
  Tasavvuf
  Nefis Terbiyesi
  Dervişliğe Övgü
  Tasavvuf ve Hayat
  Tasavvuf ve Şeriat
  Tasavvuf ve Tarikat
  Tasavvufun Önemi
  İslâm'da Tasavvuf
  Tasavvuf Kur'an ve Sünnete Dayanır
  Tasavvuf ve Tarikatın Hakikati
  Tasavvufî Ahlâk
  Rabıta ve Mürşid
  Tasavvufa Giriş
 

Silsile-i Şerîf


M. Es'ad Coşan Rh.A



M. Nureddin Coşan 


diğerleri...
  TC

 

İlâhiler
Kitaplar
Tesettür
Vecizeler
Makaleler
Tevhid Asrı
Tevhide Gel
E-Mail Servisi
Duvar Kağıtları

Kıyâmet Alâmetleri

Avrupa Birliği'ne Asla  Râzı Değiliz!
Büyüklerimizden Bazıları
 

Fotoğraf Albümleri

M.E.C. Albümü
Cenaze Töreninden Fotoğraflar
Kabirden 
Fotoğraflar
Hicaz Albümü
Kudüs Albümü
İskenderpaşa & M.Z.K. Albümü
Harameyn Albümü
Umre 2000 Albümü
Filistin'de Soykırım
 

LİNKLER

Son Uyarı
Çilehàne
Zikrullah
Tekbir
Ak Radyo
Alperen 2000
İskenderpaşa
Sağduyu Partisi
Gumushkhanewi
Dargah
 

Dervişân

E-Posta


Eski Sayılar

Mail Grubumuza Katılmak için 
e-posta adresiniz:

 
 

BAŞARILARIMIZA HAMDOLSUN!

Elhamdü lillah, dergimizin gelişmesi sevgili okuyucuların teveccühleri ile, fevkâlade memnuniyet vericidir. Bunu Allah'ın sonsuz nimetleri arasında müstesna bir lûtuf ve büyük bir şeref olarak görüyor, hamd ediyor, şükran duyuyoruz.

Allah bizi yolunda, şükründe, zikrinde, hüsn-i ibadetinde daim, din-i mübînine hizmette kaim eylesin! Ancak O'na dayanırız; ancak O'dan yardım dileriz. Amellerin seyyiâtından, nefislerin şerlerinden, her kötünün her türlü kasd ve kötülüğünden O'na sığınırız. O bize kâfidir, hasbüna'llahu ve ni'mel-vekil...  yazı

Prof. Dr. Mahmud Esad COŞAN Rh.A

 

YENİ YILLAR, YENİ İMKANLAR, YENİ UFUKLAR

Bizim Avrupa'ya katılmaya hiç ihtiyacımız yok, Amerika'nın dümen suyu boyunca gitmeğe mecbur değiliz. Zaten onlar her hadisede, dönekliklerini, bizi sevmediklerini, bizim salah ve felahımızı asla istemediklerini açıkça gösteriyor, ahidlerini bozuyor, daima bizi zarara sokuyor, birliğimizi parçalamağa çalışıyorlar. Zavallı yarı aydınlar ve kör batıcılar bunu ne zaman anlayacaklar! Tarih boyunca aldananlar daha ne kadar aldanmağa devam edecekler!  yazı

Prof. Dr. Mahmud Esad COŞAN Rh.A

 

HİZMET ANLAYIŞIMIZ

İlmin, bizim nazarımızda dini bir kudsiyyeti ve hayati bir önemi vardır. Biz ilimle laf olsun diye veya gösteriş için, ya da bir özenti olarak ilgilenmiyoruz. Her şeyden önce ilmi çalışmalar ibadetten madudtur; mesela ilim meclisleri bir çeşit zikir meclisi sayılır.

Rabbimiz bizi gerçeğin tarafını tutmağa, hakkı söylemeğe, doğruluktan ayrılmamağa teşvik buyurmuştur. Kendimizin, ebeveynimizin ve akrabamızın aleyhine de olsa haktan, adaletten ayrılamayız; acı da olsa haktan, adaletten ayrılamayız; acı da olsa hakkı, gerçeği söyleriz; hak, hakikat neredeyse o tarafta yerimizi alırız. yazı

Prof. Dr. Mahmud Esad COŞAN Rh.A

.

M A K A L E L E R

Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN Rh.A Hocamız'ın 
Muhtelif Yerlerde Yayınlanmış Olan Makalelerini İstifadenize Sunuyoruz.

 

OSMANLI DEVLETİ NASIL GELİŞTİ?

Devlet, ihlâslı bir dindarlığa dayanan temel felsefe ve zihniyetle idare edildiği müddetçe yükselmiş ve ilerlemiştir. Hududların çok genişlemesi, haberleşme ve ulaşım imkânlarının azlığı, İslâm âlemindeki diğer devletlerle irtibat ve koordinasyonun sağlanamaması, düşman devletlerin daima müşterek hareketleri, Avrupa'nın coğrafî keşiflerle zenginleşmesi... gibi sebepler hasım devletleri bizden daha kuvvetli ve ileri bir duruma yükseltmiş ve Osmanlıların Avrupa hareketinin duraklamasına yol açmıştı...  yazı

Doç. Dr. M. Esad COŞAN

 

ZARİF BİR DİNÎ HİKÂYE

Edebiyat ve Tasavvuf kitaplarında bu hasbî, ard-düşüncesiz, saf tanrı aşkını anlatan güzel pasajlar bulunmaktadır. 15. yüzyılda yazılmış Türkçe bir eserden alınarak sadeleştirilen aşağıdaki hikâye de aynı konuyu işliyor:

 “Hikâye edilir ki Harun er-Reşid, köle, cariye ve hizmetçilerine her yıl çeşitli hediyeler dağıtırdı. Bir yıl da, yine hepsini bir araya topladı. Çeşitli giysiler, süslemeler, altın ve gümüş eşyayı ortaya getirterek...  yazı

Doç. Dr. M. Esad COŞAN

S İ L S İ L E - İ   Ş E R Î F

 

ŞÂH-I NAKŞIBEND  MUHAMMED  BAHÂEDDİN  HAZRETLERİ

718'de (1318) Buhara yakınlarında daha sonra Kasr-ı Ârifân adını alacak olan Kasr-ı Hindûvân köyünde doğdu.Bahâeddin Hazretleri uzunca boylu, buğday benizli, büyükçe sakallı, güler yüzlüydü. Boynu nur gibi parlar, herkesi istikamete zorlar ve cümlenin irşâdını kollardı. Zâhiren halk, bâtınen Hak ileydi. Müridlerine aid huccet almıştı. Neseben seyyiddi...  yazı

MUHAMMED  BAHÂEDDİN  HAZRETLERİ  VE  HİZMET

Hacegân Hazretleri buyurmuşlar ki: "Bu tarîkın binası, kuruluşu yâni, zamanın iktizasına göre hizmet üzerine kurulmuştur. Ne zaman ki hizmete ihtiyaç vardır; zikir ve murakabeler geriye, başka vakitlere bırakılır, o andaki insanlara olan hizmete bakılır. Hizmet dururken, benim zikrim var diye zikirle meşgul olmak, büyük hatadır." demişler.   yazı

Mehmed Zâhid KOTKU Rh.A