YER ALTI ZENGİNLİĞİ
Öğretmen, ilkokul öğrencisine soruyor:
--"Oğlum, toprak altındaki zenginlikleri anlat bakayım."
--"Azicik eşende böcük cihar."
--"derinlere in oğlum derinlere."
--"Biraz daha eşende soğulcan cihar..."
--"İn in..."
--"Biraz daha inersek hezine cihar..."

BİYOL BENE BAHIN
Otobüs Ankara'da mola verince, yaşlı bir dadaş ihtiyaç giderip, otobüse biniyor.
Okuma yazma yok...Zaten okuyup yazmaya da ihtiyaç yok !...
Şöyle bir dikeliyor yukarı doğru ve:
--"Hele bir bahın ki, dadaşlar...
diye bağırıyor.
Ben bu otobusun yolcusu muyam?"

FARZET Kİ...
Erzurum'da biri, ahbabı olan köylü dostuna misafirliğe gidince ev sahibi köylü,
elinden geldiğince ona izzet-i ikramda bulunur.
Yemekten sonra da misafirinin önüne kalbur yerelması koyuyor.
Bu kadar çok ikramdan mahçup olan misafir:
--"Ağa, ne zehmet ettin...Bunlara ne lüzum vardı?"
Ev sahibi, şöyle bir umursamaz tavırla kasınarak, rahatlamaya çalışırken,
misafirine:
--"Ne zehmeti efendi... Farzet ki, müsürlüge tökmüşüm de öküzler yiyir, ha !..

NİYE DURMUŞ?
Erzurumlu bir hanım telaşla koşarak belediye otobüsünü durdurmaya uğraşıyor.
Halk da ıslıklayınca, acı bir frenle durduruyor araba.
"Gardaş, diye bağırıyor kadın. Bu otobus ilçeye gidir mi?.."
Şoförün canı burnunda, çünkü dolu arabayla zar zor durmuş...Kızgınlıkla:
--"Hayır bacı, getmez..."
Kadın:
--"Vii? Devamsiz eleyse niye durdun!.."

GAYNIMGİLE GİDİREM
Trafik lambaları şehre yeni konulmuş. Trafik polisi kırmızı ışıkta geçen teyzeye çıkışıyor:
--"Teyze, teyze dur ! Nereye gidiyorsun?"
Teyze çok kızgın cevap veriyor:
"Vi?..Devamsiz, erimden izin almişam, gaynımgile gidirem, sene ne !...