Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
DEJAVU

Sonu beşle biten bir yılda talamus adasına düştü ada rüya gibi mavi ve yeşildi, gözüne eline bastırdı gözünü gördü gözü kapalı. Ateşi çıktı dört renkli papağının ve dili tutuldu terden. Yanardağın ağzından içeri atladı ateşi düştü çünkü kül olmuştu oysa üç renkli papağan ardından ağıt yaktı ah benim portagal rengi tüyüm alamadan gitti gitti de ne oldu? Aaaaa orada bir dört renkli hey bayan bakar mısınız ne hoş dördüncü renginiz en sevdiğim turuncudan tanışabilir miyiz? Önündeki solucanı didikleyip duran dört renkli Ben senin bildiğin dört renkli papağanlardan değilim gaganı topla dedi. Morardı üç renkli böylece iki rengini kaybetti terbiyesizliği sayesinde. Oysa talamus adası hala rüya gibi mavi ve yeşildi. Yaprakların arasından süzüldü yeşil bir bukelamun tabii ki yeşildi çünkü yapraklar yeşildi. Kabak çiçeklerine yöneldi bizimki, kafası sarardı bir anda kuyruğu yeşilken hala, oysa yanıbaşında pembe bir ortanca vardı görmedi.Tam tepesindeki ağacın o koca dalında bir boğa yılanı salınıyordu kibar ve ritmik çatal dili kırmızı ve kıvrak yaklaştı. Sayın sarı kafalı yeşil kuyruklu bukelamuna. Kendinden emin ve kararlıydı ne yapacağını tabii ki biliyordu. Aklına yumurtadan çıktığı gün geldi nasıl da masum ve bebektim karnım acıkmadan birşey yemezdim oysa şimdi içim kin ve nefretle dolu...şimdi şimdiyim. Etki dışardan dedi ki yılan korkuların vücutlaşmış halidir. Hayır değil benim çekmecelerimde ben severim yılanları çünkü onlardan biriyim. Eğer korkularım bedenlenip gelecekse karşıma timsah olup görünecektir gözüme gözüm kapalı bir odada yalnız nereden geldiği belirsiz tıkırtılar içinde. Oysa şimdi rüya gibi mavi ve yeşil bir adadayım şimdi şimdiyim zevk için zavallı bir bukelamunu yeme sevdasında.Ve bunu yapacağım acımasızca yani bu bir imajj meselesi anlıyor musunuz? Sarı kafalı yeşil kuyruklu pembe ortancanın farkında olmayan sayın bukelamun diye söze girdi bayan boğa yılanı. Olmayan tüyleri diken diken ve kendini bayan boğa yılanının koynunda sonra da midesinde buldu. Şaşkındı çünkü burası tıpkı bir cennete benziyordu harikulade tam sevdiği renklerden oluşmuş sade ve kolay uyum sağlanan ve akrabalarıyla dolu oysa ondan başka herkes üzgün görünüyordu. Merak etti sebebini birden şöyle bir söz işitti reklamlar ve o söz sonrası üzerine gelen asit seli ortalık karardı kendi teniyle uzakta gözüne kestirdiği bayanın teni karıştı bunu rüyasında görse inanmazdıysa çok sürmedi ertesi gün artık bir dışkıydı. Yeni hali onu üzmez olmuştu. Bok böceklerinin ayakları arasında yuvarlanıp gitti işte... Oysa ada hala rüya gibi mavi ve yeşildi bayan boğa yılanı nehrin kenarındaki ağaçlardan birinde salınıyordu yine ritmik ve kibar etrafı kokladı dilinin almadığı bir koku duydu beyninde. İçinde tuhaf bir his vardı sanki yolun sonuna gelmiş gibi bir his. Sevmedi bunu ama hayatı gözlerinin önünden akmaya başladı engel olamıyordu. Ortalık hala aşırı sessizdi ve bir çift rengini bilmediği tuhaf göz onu boynundan yakaladı. Tuhaf bir yaratıktı daha önce hiç görmemişti onu buralarda. Kocamandı gözleri garipti burun olduğunu sandığı şey de kocamandı tıpkı tıpkı şempanzelere benziyordu. Birden o korkunç hikayeyi anımsadı çok küçükken yaşlı boğa yılanları anlatırdı efsaneyi. Bunlar orda anlatılan yaratıklardandı ve acımaları yoktu ne kendi cinslerine ne de başkalarına. Ulu yaratıcı diye düşündü bu kadar mı suç işledim beni bir timsahın dişleri yerine bu tuhafın ellerine bıraktın. Belki de hakettim ama ben bayan boğa yılanı bu yaşta bu güzellikle ve yarattığım bu imajjla bu ellere düşeceğime işte aynen böyle kaçarım dedi ve suya atladı. Dört bir yandan timsahlar da suya indiler ve o tuhaf yaratıkta. Timsahlar yaklaştılar yaklaştılar tuhaf yaratık sarıldı bayan boğa yılanına artık burnunun dibindeydiler ve bayan boğa yılanı bir yolculuğa çıktı önce kendini bir cennette buldu gözüne delici bakışlı birini kestirdi az sonra yaklaşan asit seliyle karıştı tenleri. Ertesi gün bataklığın oralarda bir yerdeydi yanıbaşında yine o tuhaf yaratıklardan birini gördü ama diğerinden farklıydı tıpkı kendi gibi hissetti onu. Tenine yapıştı sıcaktı eskiden ne kadar soğukmuşum diye aklından geçirdi. İçine işledi tuhaf yaratığın onun içinde akan sıvıya karıştı tuhaf yaratık boğazına dek bataklıktaydı ama gömülmüyordu sıvıyla beynine ulaştı hikayeyi anlattı ve şimşekler nereden geldiği belirsiz tıkırtılar içinde.