DÜŞÜNCE
Yıllar var ben onu hiç unutmadım
O beni sorar mı hatırlar mı ki?
Büsbütün silinip  gitti mi adım?
Gönlünün vefası bu kadar mı ki?
Döktüğü yaşları kurutmuş mudur?
Kendini aldatıp avutmuş mudur?
Vaadini tutmuş mu unutmuş mudur?
Şimdi başkasına meyli var mı ki?
Bilsem uzaklarda kimler ağlıyor
Kimlerin kalbini aşkı dağlıyor?
Acep kederli mi yas mı bağlıyor?
Yoksa eskisinden bahtiyar mı ki?
                                           Orhan Seyfi Orhon

GELDİĞİN GÜNÜN  HATIRASI
Sana nasıl anlatılır
Sensiz  hayatın boşluğu,
Bir zindanın ağır ağır
Çöker üzerime loşluğu.
Dünya her mihnete bedel
Sen olduğun için güzel
Hayat, hayal, ümit, emel
Senden alıyor hoşluğu.
Arıyorum seni uzak
Bir şehirde sallanarak
Hala geldiğin günün bak
Üzerimde sarhoşluğu.
                                         Orhan Seyfi Orhon

 

VEDA
Hani o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın?
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüne bu türlü bakmayacaktın?

Hani ey gözlerim bu son vedada,
Yolunu kaybeden yolcunun dağda
Birini çağırmak için imdada
Yaktığı ateşi yakmayacaktın?

Gelse de en acı sözler dilime
Uçacak sanırdım birkaç kelime...
Bir alev halinde düştün elime
Hani ey gözyaşım akmayacaktın?
                                     Orhan Seyfi Orhon

DİYORLAR
Ölürsem yazıktır sana kanmadan
Kollarım boynunda halkalanmadan
Bir günüm geçmiyor seni anmadan
Derdine katlandım hiç usanmadan

Diyorlar: Kül olmaz ateş yanmadan
Denizler durulmaz dalgalanmadan!

Saadet benziyor boş bir seraba,
Düşüyor her seven gönül azaba,
Gelmiyor çekilen dertler hesaba,
Diyorum: Sebep ne bu ıstaraba?

Diyorlar: Kül olmaz ateş yanmadan
Denizler durulmaz dalgalanmadan!
                                       Orhan Seyfi Orhon


TEREDDÜD
Sarahaten, acaba, söylesem darılmaz mı?
Darılmak adeti, bilmem ki çapkının naz mı?
Desem ki: 'Ben, seni...' ,yok, dinlemez ki, hiddet eder!
Niçin? Bu sözde ne var? Sanki hiddet etse ne der?
Desem ki: 'Ben, seni pek...' Ya kızar, konuşmazsa?
Derim: 'Bu çektiğim insaf edin, eğer azsa...'
Desem ki: 'Ben, seni pek çok...' hayır, kızar bilirim,
Tereddütüm acaba hiddetinden az mı elim?
Desem ki: 'Ben, seni pek çok...' Sakın gücenme emi,
Sakın gücenme, eğer anladınsa sevdiğimi...
                                  Orhan Seyfi Orhon

KIŞ GECELERİNDE
Bütün şehir nihayetsiz bir nur içinde...
Kış mehtabı daha parlak, daha lekesiz ,
Ne buluttan bir eser var, ne bir küçük iz...
Gülümsüyor gibi sema sürur içinde.
Şu saatte kesilmemiş henüz gözyaşım,
Penceremin kenarına dayalı başım,
En küçük bir teselliden; ümitten uzak,
Hep o eski günlerimi hatırlayarak,
Ben, sabahı bekliyorum fütur içinde.

Bütün şehir nihayetsiz bir nur içinde...
Karşı evler bir saadet  yuvası yine,
Ayın beyaz  ışıkları  dolmuş  içine...
Şimdi çiftler uyuyorlar  bu nur içinde.
Şu saattesade bir ben tek başımayım.
Ben, ya Rabbi, bu uzlette nasıl yaşayım?
Düşünmeden ayrılığın nihayetini,
Hissettiğim dakikada ihanetini
Seni nasıl terketmişim gurur içinde.

Bütün şehir nihayetsiz bir nur içinde...
Yıldızlardan görünmüyor semada eser.
Salmış uzak alemlere gizli akisler,
Birer katre ziya gibi billur içinde.
Artık dinse başımdaki şu zehirli sam,
Şu saatte gözlerimi biraz kapasam,
Düşünecek değil miyim seni yarın da?
Söyle kimi görüyorsun rüyalarında?
Eminim ki uyuyorsun huzur içinde!..
                               Orhan Seyfi Orhon



 
Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!