SİTEM
Ay geçti,
yıl döndü unuttu beni
Üstüne
adını yazdığım ağaç
Açtın
dertlerini kanattın beni
Atında
türküler düzdüğüm ağaç
Sendeki yemişler böyle değildi.
Dört yana
haber saldığım kuşlar
Yarı yolda
unuttular haberi
Kırık
kanatlarla döndüler geri
Artlarından
bakıp kaldığım kuşlar
Benim bildiğim kuşlar böyle değildi.
Dilimce
öterdi kuşlar dallarda
Lugatta
geçmezdi senin sözlerin
Su gibi
akardı adın dillerde
Dediğini
anlardım bütün gözlerin
Gözlerde bakışlar böyle değildi.
Soran olmaz
bizi yardan ağyardan
Ne çare
namımız çoktan yitmiştir
Yol üstü
çeşmeler bakar kenardan
Bizi bilen
sular akıp gitmiştir.
Mermerde nakışlar böyle değildi.
Meyveden
kırılan dallar nasılsa
Arzular
içimde öyle kurudu
Bir dalda
bin türlü meyve verirdi
Takvimde
bahardı ne gün bakılsa
Ne deyim bu işler böyle değildi.
Orhan Şaik Gökyay
BU VATAN
KİMİN?
Bu vatan
toprağın kara bağrında
Sıradağlar
gibi duranlarındır.
Bir tarih
boyunca onun uğrunda
Kendini
tarihe verenlerindir.
Tutuşup
kül olan ocaklarından,
Şahlanıp
köpüren ırmaklarından,
Hudutta
gaza bayraklarından
Alnına
ışıklar vuranlarındır.
Ardına
bakmadan yollara düşen
Şimşek
gibi çakan, sel gibi coşan
Huduttan
hududa yol bulup koşan,
Cepheden
cepheyi soranlarındır.
İleri atılıp
sellercesine
Göğsünden
vurulup tam ercesine,
Bir gül
bahçesine girercesine,
Şu kara
toprağa girenlerindir.
Tarihin
dilinden düşmez bu destan,
Nehirler
gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı
yakut olan bu vatan,
Can verme
sırrına erenlerindir.
Gökyay'ım
ne yazsan ziyade değil
Bu sevgi
bir kuru ifade değil,
Sencileyin
hasmı rüyada değil
Topun
namlusundan görenlerindir.
Orhan Şaik Gökyay