LETOON (İng. Letoum)
Kaş-Fethiye yolu takip edildiğinde, Xanthos'u geçtikten 4
km sonra güneye ayrılan yoldan Letoon'a ulaşılır.
Letoon'un Lykia şehir devletlerinin, kültür
merkezi olduğu düşünülmektedir. O dönemlerde milli
festivaller burada yapılırdı ve papazları da federasyonda en
yüksek mevkiye sahipti.
Letoon'a adı, efsanelerden gelir. Tanrılar kralı Zeus, Leto'ya
aşık olur ve birlikteliklerinden, Leto ikiz çocuklarına
hamile kalır. Zeus'un kıskanç karısından korkan Leto kaçar
ve Delos'a gelir. Burada çocukları Apollon ve Artemis'i doğurur.
Hera'dan daha çok uzaklaşabilmek için Lykia'ya, Anadolu kıyılarına
kaçkaç. Yolda karşılaştığı kurtlar ona Xanthos Nehri'ne
kadar kılavuzluk eder. Leto minnettarlık içinde nehri Apollon'a
adar ve o zamana kadar "Termilles" adıyla bilinen yere
Yunanca kurt anlamına gelen, "lykos" sözcüğünden türetilmiş
olan "Lykia" adını verir.
Başka bir efsaneye göre de Xanthos nehri Leto'nun acılarını
ve susuzluğunu gidermek için ortaya çıkar.
Leto kültü Güney Anadolu'nun batı kıyılarında çok yaygındır.
Halikarnas Balıkçısı'na göre Yunan tanrılarının çoğu
Anadolu kökenlidir. Leto'nun Kibele ile olan benzerliği;
Halikarnas, Knidos, Frigya, Karia ve KiLykia'da farklı Leto kültlerinin
bulunması Leto'nun da Anadolu kökenli bir tanrıça olabileceğini
düşündürür. Zaten, Homeros'un şiirlerinde de Leto'dan fazla
bahsedilmez; sadece Hera'nın rakibelerinden birisi olarak geçer.
1962 yılında başlayan kazılar sonucunda yanyana üç mabet
gün ışığına çıkarılmıştır. Bunlardan ilki İon düzeninde,
6x11 sütun sayılı, 30m x 15m boyutlarında olan ve mimari süslemelerinden
MÖ 150-100 yıllarında Leto için inşa edildiği düşünüşen
bir mabettir. Doğusunda Dor düzeninde 11x6 sütun sayılı, 27m
x 15m boyutlarında başka bir mabet daha vardır. Kazılar esnasında
Artemis'i temsil eden yayı, okkılıfını ve Apollon'u temsil
eden liri resmeden, Hellenistik tazda yapılmış bir mozaik de
bulunmuştur. İon ve Dor tarzlı tapınakların arasında daha küçük
boyutlarda (18m x 8m) ve harika olarak nitelendirilebilecek duvar
işçiliğiyle inşa edilmiş bir tapınak daha vardır.
Tapınakların güneyinde, MS 7. yy'da terkedilmiş olan,
bazilika şeklinde bir kilise ve bir de manastır bulunmuştur.
Kilisenin batısında anıtsal nitelikte olan Nymphaeum,
havuzla ayrılan iki binadan oluşur. Hellenistik zamana
tarihlenen doğudaki kompleks paralel iki duvar tarafından çevrelenir.
Batıdaki binanın yüzünde kubbeli bir oyuk vardır. Havuz yarım
daire şeklindeki sütunlu giriş tarafından çevrelenmiştir.
12m x 10m boyutlarındaki dikdötgen oda sütunlu girişe iki
odayla bağlanır. "Hadrianus"a ithaf edilen heykel
duvardaki oyukların merkezinde bulunmaktadır.
Letoon'un kuzeyinde Grek planlı, Hellenistik döneme ait olan
tiyatro bulunur. Sahne kısmı ayakta olmayan tiyatronun 'cavea'sı
iyi korunmuştur. Doğu ve batıdaki kapılar Dorik frizlerle süslenmiştir.
Tiyatronun merkez kısmı tepeye oturtulmuştur. 'Cavea' bir
diyazoma ile iki bölüme ayrılmıştır. Tiyatro büyük ölçüde
Patara tiyatrosunu hatırlatmaktadır.
Letoon'da yeri ve şekli henüz tespit edilemeyen stoanın ve
stadyumun bulunması, buranın yalnızca bir kült merkezi olmadığını,
aynı zamanda yaşayan bir şehir olduğunu ispatlaması açısından
önemlidir.
Kazılar sırasında tapınak kalıntılarının arasında
Lykia tarihine ışık tutabilecek ve yazısının çözümüne
yardımcı olabilecek nitelikte yazıtlar bulunmuştur. Bu yazıtlardan
en önemlisi Büyük İskender'in (Yunanca Alexandros, İngilizce
Alexander) Letoon'a ziyaretini anlatandır. Aram, Yunan ve Lykia
dillerinde yazılmış olan ve Kaunos'un mitolojik kurucusu
"Basileus"u anlatan yazıt, Lykia yazısına ışık
tutabilecek nitelikte bir arkeolojik keşiftir.
Şehirde MS 8 yy'dan sonrasına ait kalıntı izi görülmez.
Arap akınlarının başlaması ve Hristiyanlığın putperest
yapılarına karşı acımasız olan tutumu yüzünden şehrin
terk edildiği düşünülmektedir.