| KONYA’NIN COĞRAFİ KONUMU
Konya ili
Anadolu Yarımadası’nın ortasında bulunan İç Anadolu
Bölgesi’nin güneyinde, şehrin kendi adıyla anılan Konya
bölümünde yer almaktadır.
İlimiz topraklarının büyük bir bölümü, İç
Anadolu'nun yüksek düzlükleri üzerine rastlar. Güney ve
güneybatı kesimleri Akdeniz bölgesine dahildir. Konya, coğrafi
olarak 36041' ve 39016' kuzey enlemleri ile 31014' ve 34026'
doğu boylamları arasında yer alır. Yüzölçümü 38257 km2 (göller
hariç)'dir. Bu alanı ile Türkiye'nin en büyük yüzölçümüne
sahip olan ilidir. Ortalama yükseltisi 1016 m'dir. İdari
yönden, kuzeyden Ankara, batıdan Isparta, Afyonkarahisar,
Eskişehir, güneyden, İçel, Karaman, Antalya, doğudan, Niğde,
Aksaray illeri ile çevrilidir.
Konya ili, doğal açıdan
kuzeyinde Haymana platosu, kuzeydoğuda Cihanbeyli Platosu ve
Tuz Gölü’ne, batısında Beyşehir Gölü’ne ve Akşehir Gölü’ne,
güneyinde Sultan Dağları’ndan başlayan Karaman ilinin güneyine
kadar devam eden, Toros yayının iç yamaçları önünde bir fay
hattı boyunca oluşmuş volkanik dağlara, doğusunda ise Obruk
platosuna kadar uzanır.
İlin uç noktalarını kuzeyinde
Kulu’nun Köşkler Köyü, batısında Akşehir'in Değirmen Köyü,
güneyinde Taşkent'in Beyreli Köyü, doğusunda ise Halkapınar’ın
Delimahmutlu Köyü uç noktalarını oluşturmaktadır.
Konya
il sınırları içerisinde kalan alan, Türkiye'nin Ana Tektonik
Üniteleri'nden Orta Anadolu Birliği'nin güney kesimi ile Toros
Birliği'nin orta kesiminde kalmaktadır. Toros Birliği farklı
çökelme ortamlarını yansıtan ve geç Kretase Paleosen (ikinci
zaman sonu dördüncü zaman başlangıcı) döneminde gelişen
sıkışma kuvvetleri ile üstüste bindirilmiş kütlelerden meydana
gelmektedir. Konya il sınırları içine giren alanda bunlardan
Bozkır Geyikdağı ve Aladağ kütleleri gözlenmektedir. Gerek
Toros Kuşağı'nda, gerekse Orta Anadolu birliğinde yörede
yüzeyleyen en yaşlı kayaçlar olarak Paleozoik (birinci zaman)
yaşlı kayaç birimleri Bozkır, Hadim, Seydişehir, Akören,
Ahırlı, Beyşehir, Doğanhisar, Kadınhanı yörelerinde ortaya
çıkmaktadır. Genellikle Paleozoik yaşlı birimlerin bir devamı
niteliğinde olan Mesozoik (ikinci zaman) yaşlı kayaçlar ise
yaygın olarak Ereğli, Bozkır, Seydişehir, Ahırlı, Akören,
Altınekin, Kadınhanı, Beyşehir, Akşehir, Ilgın, Doğanhisar
yörelerinde yüzeylemektedir. Mesozoik sonunda kapanan
okyanusun sıkışması ile ortaya çıkan dağ oluşumu evresinde
Toroslarda kütleler meydana gelirken okyanus kabuğu parçaları
olan ofiyolitler bu kütlelerin arasında, özellikle Konya
Meram, Ereğli güneyi, Bozkır güneyi, Karapınar ve Cihanbeyli
civarında gözlenir konuma gelmiştir.
Tersiyer'de
(üçüncü zaman) denizin ve gölsel sedimanların yanısıra yaygın
volkanik faaliyetlerle daha yaşlı birimlerin üzeri
örtülmüştür. Denizel sedimanlar Ereğli ve Çumra civarında
gözlenir. Konya ve çevresi Geç Miyosen (10 milyon yıl)
Pliyosen döneminde blok faylanmalarla çökmeye başlamış daha
sonra bu ortamda bugün de kalıntılarını gördüğümüz (Akgöl ve
Hotamış gölü) büyük bir göl oluşmuştur. Bu göl, karasal ve
gölsel sedimanlar ile doldurularak bugünkü ovalardan Ereğli,
Karapınar, Cihanbeyli, Kulu, Sarayönü, Kadınhanı, Konya merkez
ve çevre ilçeler ile Çumra Ovaları oluşmuştur. Bu dönemde
meydana gelen volkanik faaliyetler ile Karapınar, Çumra,
Akören, Selçuklu kesiminde Takkeli dağ, Acıgöl, Meke Gölü gibi
volkanik yapılar ve tüfler ortaya çıkmıştır. Aynı zaman
aralığında Ilgın civarında meydana gelen bir fay ile bugün
kaplıca olarak kullanılan sıcak su çıkışları meydana
gelmiştir. Bütün bu birimler Kuvaterner yaşlı genç karasal
sedimanlarla örtülmüştür. Özellikle Konya Ovası ve bunun
devamı niteliğindeki Ereğli ve Cihanbeyli Ovaları’nda, çok
kalın alüvyal depolar bulunmaktadır.
Konya ili
sınırları içerisinde Türkiye'nin en büyük alüminyum (boksit)
ve magnezit yataklarının yanısıra, kömür, kil, çimento
hammaddeleri, kurşun-çinko, barit madenleri ile önemli oranda
yer altı suyu rezervleri bulunmaktadır. Alüminyum (boksit)
yatakları Seydişehir ilçesi güneyinde Üst Kretase zaman
aralığında karasal ayrışmalarla meydana gelmiştir. Magnezit
yatakları ise Meram ilçesi sınırları içerisinde olup tek
başına hem Konya'nın hem de dünyanın en büyük rezervli (80
milyon ton) magnezit yatağıdır. Yunak civarında Magnezit ve az
miktarda lüle taşı yatakları bulunmaktadır. Ilgın (Haremi
Kurugöl), Beyşehir ve Seydişehir ilçelerinde Pliyosen yaşlı
toplam 750 milyon ton rezervli linyit kömürü yatakları
bulunmaktadır. Beyşehir, Selçuklu ve Ilgın civarında önemli
miktarlarda kil yatağı vardır. Ayrıca Bozkır'da barit, Hadim
(Kızılgeriş) ve Bozkır'da (Küçüksu) kurşunçinko yatakları
bulunmaktadır. Ayrıca Konya'nın birçok yerinde çimento
hammaddelerinden kil, kalsit, jips, tras, kireçtaşı ve dolomit
gibi hammaddeler bulunmaktadır. Konya ve çevresindeki Çumra,
Ereğli, Cihanbeyli, Akşehir, Yunak ovalarında yaklaşık 20-100
metreler arasında yer altı suyu bulunmakta ve bazı yerlerde bu
su artezyen yapmaktadır.
Konya ilinde en fazla alana
sahip yeryüzü şekli ova ve platolardır. Ovaların tabanlarında
yer alan çukur kısımlarında kapalı havzalar oluşmuştur.
Yükseltiler az yer tutar, genellikle ilin güneyinde
toplanmıştır. Ovalar, platolarla birbirinden ayrılmıştır.
Platolar akarsular tarafından fazla derin parçalanmamıştır.
Açık havza kısımları da vardır.
Dağlar Dağlar İlin kuzey
kısmında yeralan yükseltiler genel olarak doğu-batı
doğrultusunda uzanır. En önemlisi Bozdağlardır. Bozdağlar
üzerinde yer yer tepeler yükselir, bu tepelerin en yükseği
Bozdağlar'ın batısındaki Karadağ Tepe'dir. (1919 m). Bu
tepeler arasında da geçitler yer alır. Konya'nın batısında
yeralan sıra dağlar kuzeyden güneye doğru uzanırlar. En
kuzeyinde Sultan Dağları (2169), Aladağlar (2339), Loras
(2040), Eşenler (1951) yer almaktadır. Bölgenin güney kısmı
Toros dağlarıyla sınırlanmıştır. Bu kuşakta ise Geyik (3130),
Bolkar dağları (3134), Aydos dağları (3240) yer
almaktadır.
Bu alanda volkanik kütlelerin ve arazilerin
önemli bir yeri vardır. Karapınar Ovası'nın güneyinde yer alan
Karacadağ (2025), Konya'nın güney batısındaki Erenler Dağı
(2319) batısında Takkeli Dağ (1400) yer
almaktadır.
Belirtilen volkanik dağların dışında
Karapınar yakınlarında kül konilerine rastlanır. Bunlar genç
volkanik faaliyetler sonucunda oluşturulmuş küçük konilerden
ibarettir. İl sınırları içinde yer alan volkanik dağlar İç
Anadolu Bölgesinin diğer volkanik dağları ile
karşılaştırıldığında yükselti ve alanlarının daha az olduğu
görülür.
Konya'nın ormanları ve su kaynaklarının büyük
bölümü buradaki yükseltilerde yer almaktadır. Bölgenin
güneyindeki kireç taşlarından oluşmuş yükseltilerin bulunduğu
yerlerde mağaralar oluşmuştur. Bunlardan Çamlık mağaralar ve
Seydişehir'de bulunan Tınaztepe mağarası , milli park olmaya
namzet mağaralarımız.
Platoları Yöredeki
Obruk ve Cihanbeyli Platoları ortalama 1000 m. yükseltiye
sahip geniş düzlüklerden oluşurlar. Tuz gölünün batısında
Cihanbeyli platosu, güneyinde ise Obruk platosu yer
alır.
Obruk platosu üzerinde kireç taşı tabakaları
üzerinde gelişmiş karstik şekillerden olan obruklara
rastlandığından bu isim verilmiştir. Bunların en büyüğü
Kızören obruğudur. Konya'nın kuzeydoğusunda yer alan bu obruk
kireç taşlarının çözülmesi ile oluşmuş yaklaşık 300 m. çapında
145 m. derinliğindedir. Obruk içerisine suların dolması ile
aynı ismi alan bir de göl oluşmuştur. Göl tabanından fazla
suları boşalttığından suları tatlıdır. Obruk platosu
yörenin en çukur yeri olan Tuz Gölü ile Konya ve Ereğli
ovalarını birbirinden ayıran bir eşik
görünümündedir.
İlin kuzeyini kaplayan Cihanbeyli
Platosu genel olarak kireçtaşı tabakaları ile kaplıdır. Bu
plato akarsular tarafından az parçalanmış dalgalı bir yüzeye
sahiptir.
Zengin bozkırlarla kaplı olan bu platolar, il
hayvancılığı ve tarımı açısından önemlidir.
Ovalar
İl
sınırları içerisinde ovalar platolardan sonra en fazla alanı
kaplar. Buradaki ovalar, genel olarak buraya yerleşen bir
gölün ortadan kalkması ve göl tabanında alüvyonların
depolanması ile ortaya çıkmıştır. Obruk platosunun kuzeyindeki
en çukur alanda Tuz Gölü yerleşmiş, güneyde ise Hotamış
bataklığı ile İvriz bataklıkları burada oluşan eski göl
kalıntıları olarak yer almıştır. Konya ve Ereğli ovaları
yörenin en geniş ovalarıdır. Bu ovalar Konya ve Ereğli
arasında geniş düzlükler şeklinde uzanırlar. Konya ili bu
ovaların batı ucunda kurulmuştur. Bu dizi içerisinde, Çumra
Ovası ve Karapınar'ın bulunduğu Karapınar ovasında eski Konya
Gölü tabanının kum depoları rüzgar erozyonuna da imkan
vermiştir. Bozdağların kuzeyinde Altınekin, Sarayönü ve
Kadınhanı ovaları bulunur. Ilgın (Çavuşçu) gölü ve Akşehir
gölünün yerleştiği çanakta bir çöküntü hendeğidir. Ilgın ve
Akşehir ovaları, bu çöküntü hendeği içerisinde oluşmuş
ovalardır. Bu ovalar dışında; Beyşehir ovası, Seydişehir
ovası, Doğanhisar ovası ile Yukarı Sakarya ovalarının güney
ucunu oluşturan Yunak ve Akgöl ovalarıdır.
Akarsular
Konya ili
sınırları içerisinde daha çok mevsimlik ve sel rejimli
akarsular yer alır. Buradaki akarsuların boyları kısadır.
Konya ilinin geniş sahaları, kapalı havza olması sebebiyle
akarsular ova tabanlarındaki bataklıklarda kaybolur. Bölgedeki
akarsular kar ve yağmur suları ile beslenirler. Konya'daki
yağış rejimi düzensiz olduğu için bu akarsuların rejimi de
düzensizdir. Bir çoğu, yaz aylarında kururlar; ancak ilkbahar
ve yaz aylarında kısa süreli sağanak yağışlar ile sel
baskınlarına sebep olabilmektedir. Sel baskınları tarım
alanlarında büyük zarara neden olur. Bundan dolayı bölgede
erozyonla mücadele çalışması yapılmaktadır. Bu çalışmalar en
fazla sel gelen dereler üzerine barajlar kurularak
sürdürülmektedir. May ve Apa barajları buna örnektir.
Konya'da akarsuların su toplama havzaları farklı
yönlere akış gösterirler. Bunlardan Yukarı Sakarya Nehri’ne
ulaşan Gökpınar Deresi ile Karadeniz’e, Göksu Nehri'nin kuzey
kolu olan Hadim Çayı, Manavgat Nehri'nin yukarı havzası
çevresindeki dere ve çaylar açık havza niteliğinde olup
sularını Akdenize ulaştırırlar.
Bunlardan Tuz Gölü,
Çavuşçu Gölü, Beyşehir Gölü, Ereğli Ovasındaki Akgöl, Hotamış
Bataklığı çevresindeki yükseltilerden kaynağını alan dereler
ise kapalı havza şeklindeki bu alanlara akış gösterirler.
Bölgenin güneyindeki kapalı havzanın merkezinde Konya
ve Ereğli ovalarında kuraklık nedeniyle göl oluşmaz ve
buradaki yükseltilerden kaynağını alan dereler ovada
kaybolurlar.
Konya'da yer alan en büyük ve en önemli
akarsu Çarşamba Suyu'dur. Kaynağını Bozkır ilçesindeki
yükseltilerden alır. Beyşehir Gölü'nün ayağı ile birleşerek
Çumra Ovası sulama şebekesini oluşturur. Çarşamba Suyu
üzerinde kurulan Apa Barajı hem selleri önlemek hem de Konya
Ovasının bir bölümünde sulama yapmak için kurulmuştur.
Konya ilinde Meram Çayı, Sille Deresi, May Deresi,
İvriz, Bolasan, Çiğil, Doğanhisar İnsuyu, Göksu, Adıyan,
Engilli, Çavuşköy, Karasu Çayları da önemli akarsulardandır.
Şehrin içme ve kullanma suyu olarak kullanılan Hatıp,
Çayırbağı, Mukbil ve Dutlu Suyu ve Hotamış Bataklığı
çevresindeki çeşitli kaynaklarda önemlidir.
Göller
Konya ili
sınırları içerisinde pek çok tabii göl ve bataklık
bulunmaktadır. Bunların kimilerinin suları acı ve tuzlu,
bazılarının da suları tatlıdır. Oluşum yönünden de birbirinden
farklılıklar gösterirler.
Tuz Gölü
Tuz Gölü kapalı havzasının merkezinde Tuz Gölü
oluşmuştur. Ankara, Konya, Aksaray sınırlarının kesiştiği
yerde olup bir kısmı Konya ili sınırları içerisinde yer
almaktadır. Tuz Gölü Türkiye'nin yüzölçüm olarak ikinci büyük
gölüdür. Derinliği 12 m. civarındadır. Yaz mevsiminde
buharlaşmanın etkisi ile alanı oldukça küçülür. Kuruyan
kesimlerde tuz tortulları meydana gelir. Türkiye'nin tuz
ihtiyacının bir kısmı buradan temin edilir. Sulama ve su
ürünleri için kullanılamaz.
Beyşehir
Gölü
Konya ilinin batısında
Konya-Isparta sınırı üzerinde yer almaktadır. Beyşehir Gölü,
yurdumuzun 3. büyük gölüdür. Aynı zamanda en büyük tatlı su
gölüdür. Tektonik-Karstik olaylarla meydana gelmiştir. Aynı
zamanda Türkiye'nin en önemli milli parklarından biridir.
Milli park alanı içerisinde aynı anda su sporları, dağ
sporları ve av sporları yapmak imkanı vardır. Su ürünleri
açısından ekonomik değeri yüksektir. Gölün iki plajı, 22 adası
ve pek çok kayalığı bulunmaktadır. Göl Ornitolojik bakımdan
önemli bir kuş üreme, barınma, beslenme ve konaklama
merkezidir. Bu yönü ile de turizm açısından önem taşımaktadır.
Akşehir Gölü
Konya ilinin kuzey batısında
Konya-Afyonkarahisar il sınırında yer alır. Suyu tatlıdır.
Tektonik olaylarla meydana gelmiştir. Su ürünleri açısından
ekonomik değer gösterir. Sulama suyu olarak kullanılmakta olup
kamış üretimi de yapılmaktadır.
Suğla Gölü
Konya ilinin güneybatısında yer alır. Oluşumu
tektoniktir. Yağışlı yıllarda alanı iyice genişlemekte kurak
yıllarda ise göl kurumakta ve alüvyonlu göl tabanı ortaya
çıkarak, iyi bir tarım alanı oluşturmaktadır. Suları tatlıdır.
Su ürünleri ve sulama açısından önemi büyüktür.
Ilgın (Çavuşçu)
Gölü
Konya ilinin kuzeybatısında yer
alır. Oluşumu tektoniktir. Suları tatlıdır. Su ürünleri
açısından önemlidir. Ayrıca bir ayağı ile Atlantı ovaları
sulanmaktadır.
Ereğli Akgöl
Ereğli ilçesinin batısındadır. Eski göl
tabanıdır. Çok sığ bir özelliğe sahiptir. Tatlı sulara
sahiptir. İvriz deresinden gelen sularla beslenir. Akgöl
sazlıklarında 200'ün üzerinde kuş türü yaşamaktadır. Bu yüzden
tabiatı koruma alanı olarak kabul edilmiştir.
Yunak Akgöl
Yunak ilçesi yakınlarında küçük bir göldür.
Suyu tatlıdır. Çoğu yeri bataklık halindedir. Göl Gökpınar
Deresi ile Sakarya Nehrine boşalmaktadır. Bunların
dışında Konya ilinin karstik sahalarında, karstik şekillerden
olan obrukların sularla dolması ile çok ufak göller meydana
gelmiştir. Bunlar Kızören obruğu, Timraş obruğu, Obruk gölü,
Çiralı gölü, Meyil gölü de vardır. Obruk göllerden bazıları
sulama amaçlı kullanılırken bazı obruk gölleri de turistik
değer taşır.
Volkanik olaylarla da göller meydana
gelmiştir. Volkan konilerinin çevresinde volkanizmanın etkisi
ile daire şeklinde çanaklar oluşmuştur. Bu çanaklara suların
dolması ile küçük maar gölleri meydana gelmiştir. Bunlar
Acıgöl Maarı ve Meke Gölü’dür.
Karapınar ilçesi
sınırları içerisinde bulunan bu krater göllerinin içerisinde
magnezyum sülfat çözeltileri vardır. Bu nedenle suyu çok
acıdır. İçinde canlı yaşamaz. Oluşumdan kaynaklanan özellikler
nedeniyle Meke Gölü etrafındaki volkanik malzeme biriket
yapımı ve benzer amaçlarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir.
Meke Gölü, Kültür Bakanlığı, Konya Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından "1. Doğal Sit Alanı"
ilan edilmiştir.
Yeraltı Suları
Konya
ilinde Çumra, Ereğli, Cihanbeyli, Akşehir, Yunak ovalarında
yaklaşık 20 ila 100 m. arasında zengin yer altı suyu
bulunmaktadır. Bazı yerlerde bu su artezyen yapmaktadır. Bunun
yanında binlerce adi kuyu kazılmıştır. Genellikle tarım amaçlı
olarak pek çok sondaj kuyusu da açılmıştır. Konya çevresinde
genellikle paleozoik mermerler, mesozoik kalkerler, neojen
kalkerleri ve Alüvyonlar su taşıyan formasyonlardır.
|