Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Zülfikar Doğan

 
zulfikar.dogan@aksam.com.tr

2003 Bütçesi IMF gölgesi...

Tezkere hikayesini bir kenara bırakalım. Açıklanan önlem paketi, kaynak - tasarruf - gelir paketi nerede ise 2.5 - 3 aydan bu yana hazırlıkları süren bir paketti.

8 Ocak'ta açıklanan ilk kaynak paketi ile ardından 18 - 19 Ocak'ta açıklanan ikinci kaynak paketinin dışında, Başbakan Abdullah Gül'ün pazartesi günü açıkladığı 15.7 katrilyon liralık pakette tek fark, Emlak ve Motorlu Taşıt Vergileri'ne getirilen ve bu yıla mahsus olduğu belirtilen ek vergiler.

Oradan beklenen tutar da topu, topu 1.5 - 1.7 katrilyon lira!

Dolayısıyla en başta doğruyu yazması söylemesi gereken meslekten gazeteciler, ekonomistler, anlı şanlı eski bürokrat unvanlı, Merkez Bankası, Hazine, DPT, Maliye, Bankacı kökenli 'gazeteci - yazar' kimlikli isimler, gerçeği yazsınlar.

ABD ile savaş mutabakatına varılsaydı da, bu paket ve bu bütçe gelecekti, varılmasaydı da. O nedenle 'tezkere geçmedi gördünüz mü gününüzü?' gibisinden haberler, manşetler hem millete, hem gazetecilik ahlakına, hem de künyelerin altında yazan 'Basın meslek ilkelerine uymayı kabul etmiştir' taahhüdüne karşı ayıp. Ama 'ayıpın başına koyarsın bir K olur sana kayıp' derseniz herkesin gözünün içine baka, baka yalan da yazılır, yalan da söylenir.

Medya için böyle de, ülkeyi - ekonomiyi yönetenler için farklı mı?

Hayır.

Hele, hele tezkere geçmedi, faizler yükseldi, bir günlük faiz artışıyla yüzbinlerce işçinin bir aylık ikramiyesi gitti, gibisinden yutturmacalara hiç tevessül etmeyelim. Siyasetçiyi popülizm yaptığı zaman itham edenler, yazıp - çizdikleri haber - köşe ve yorumlarda popülizmin alasını yapıyorlar, bu şekilde.

Mali Milat, Nereden Buldun rafa kalkarken sükut eden ekonomi sayfaları, 10 katrilyonluk vergi alacağı nerede ise bilafaiz 18 aya yayılırken 'vergi barışı, beyaz sayfa' gazını basanlar, üstelik yasalara eklenen madde ile 660 milyarlık faiz geliri olanları bırakın yüzde yarım vergi - stopajı, beyan etmekten bile muaf tutan hükümete 'nerede gelir ve vergi adaleti?' sorusunu soramayanlar, emekliye yapılan 75 milyonluk, 65 yaş emeklisine yapılan 10 milyonluk artışa ise adeta tükürük saçarak 'Popülistlik dizi dizi, IMF hizaya getirir sizi' diye yaygara kopartıp, IMF emir ve talimatına kuzu, kuzu 'baş - göz üstüne' diyen hükümete, 'tezkereyi geçiremedi, millete barış faturası yükledi' diye bindiriyorlar.

Oysa hükümet, kendi programında ve seçimde söz verdiğini değil, mahalli IMF'ciler ve onların Vaşington'daki akıl danelerinin dediğini yaptı. Hem de 'gıdım' şaşmadan. Tarım Bakanı daha tezkere oylanmadan, paket açıklanmadan, üç gün önce 'Çiftçi kardeş, IMF emriyle sana üretme, paran bizden, direkman destek vereceğiz dedik ama, bu yıl 1.4 katrilyon desteği veremeyeceğiz. Havada bulut, doğrudan desteği unut! Tarlan çöl, sen acından öl!' açıklaması yapmadı mı? Siz tezkere cumartesi geçmedi diye, hükümet de 24 saat içinde bu paketi ve bütçeyi mi hazırladı sanıyorsunuz?

Tıpkı 57'nci hükümetin teslimiyeti gibi, maalesef AK Parti hükümeti de 'IMF yolundan şaşmayacağını, masa şefi Juha Bey'e karşı haddini aşmayacağını' gösterdi.

O nedenle TBMM'ye, TBMM iradesine, Barış'a fatura çıkartmak, toplumu da 'Sizi gidi sizi, barış istersiniz ha, alın size barış. İkramiyeniz, maaşınız azalsın, ilaç paralarınız kısıtlansın da görün gününüzü. Savaşa karşı çıktığınıza, ABD'ye avuç açmadığınıza bin pişman olacaksınız' diye manşetten haşlamak çok ayıp. Hem de bunu yazanların, söyleyenlerin Amerikan medyası değil de, Türk medyası olması, bin kere daha ayıp!

2003 Bütçesi dün TBMM'de okundu. Borç, faiz ve maaş ödemek dışında bir anlam ifade etmeyen, son 20 yılın bütçelerinden de bir farkı olmayan bu bütçede sadece faiz ödemelerine 65 katrilyon lira ayrılmış olması bile, asıl meselenin tezkereye 'hayır'dan değil, gerçekte nereden kaynaklandığını gösteriyor. 65 katrilyon faiz ödemesi demek, bu ülkenin devlete borç veren, faiz gelirine vergiden ve servetinin hesabını vermekten kanun eliyle korunan, küçücük bir kesimine, 65 katrilyon gelir transfer etmek demek.

146 katrilyonluk bütçeden 70 milyon ahaliye ise, bir yıl boyunca yatırım, sağlık, eğitim, sosyal güvenlik ve diğer tüm hizmetler için ayrılabilen tutar topu, topu 30 katrilyon!

'Savaşa girelim, ABD'ye yamanalım ' diyen, ABD, savaş ve IMF muhipleri önce içerideki, dışarıdaki servetlerini, memlekete getirseler, asıl Türkiye ihya olmaz mı?

Hükümet kısaca bize 'Kusura bakmayın, IMF'yle bağımı koparamam, Ulusal bir ekonomi programı yapamam. Seçimde söylenenleri unutun gitsin. Kalantorların faizini ödemezsem borç bulamam, sizden ilave vergi alırım, ama daha az maaş ve hizmet veririm, bak başının çaresine' diyor.

Barışın faturası buysa seve, seve!!!
(6 mart 2003 tarihli Akşam gazetesinden alındı) http://www.simbad.sida.nu/