...İkinci tezkereyi bir kez daha ülke gündemine sokmak için kullanılan son gerekçe ekonomi Borsa düşmüş, dolar fırlamış, faiz oranları yükselmiş "Battık" çığlıkları bu sebeple yükseliyor. Peki, biz savaşa girmiyoruz diye ekonomik değerler altüst oluyor, "Savaş da savaş" diye bağıran George W. Bush'un memleketinde durum nasıl? Orada, borsa sevinçten uçuyor, faiz oranları mahcubiyetten sokağa mı çıkamıyor? Ne gezer Savaş ihtimali yüzünden, ABD ekonomisi, son yılların en ciddi krizlerinden birini yaşıyor
Ekonomiyi bahane ederek savaştan yana karar alınırsa, dünyanın dört bir köşesinde nefretle karşılanan bir gelişmeye 'para' mukabili dahil olan tek ülke haline geleceğiz. Amerika'da kimse "Savaş çıkacak, Irak petrollerine el koyacağız" lâfını etmiyor; aklından bu fikir hiç çıkmayanlar bile İngiltere'de, Tony Blair, Musul-Kerkük petrolleri konusundaki gizli mutabakatı fâş etse, belki fiyakasını sürdürecek Ama hayır, Bush da Blair de, paraya 'elin kiri' gözüyle bakıyormuş görüntüsü vermeye devam ediyorlar Parayı 'savaş sebebi' sayan herhalde bir tek biz varız
Burada, birileri, geçen yıl bu zamanlarda, hem de ülkemize kadar gelip "Sizin en önemli ihraç malzemeniz ordunuz" diyen 'para sihirbazı' George Soros'u hatırlatmasın. Hatırlatmasın, çünkü ben dahil bir çoğumuzun Paul Wolfowitz'in başını çektiği lobi üyeleri gibi düşünmesini bekleyeceğimiz Soros bile, Irak'a savaşa şiddetle karşı çıkıyor. Aklı başındaki herkes gibi Soros'un karşı çıkışı, "Para her şeydir" ölçüsünü benimsemiş bizdeki birilerine ders olmalı Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma ihtimali de var bu işte
Geçen gün, bütün dünyaya ulaşan CNN'de savaş hazırlıklarıyla ilgili bir programı izlerken kulaklarımla duydum: Başkan Bush'un çaresizliğini anlatan savaş yanlısı bir yorumcu, "En yakın müttefikimiz Türkiye'yi bile yanına çekemedi bizim başkan" dedi ve ekledi: "Tam 26 milyar dolarlık yardımı reddetti Türkiye " Bu cümleden sonra, aynı yorumcu, "O 26 milyar dolarlık paket rüşvetti" demeyi de ihmal etmedi
Bizde 'Simyacı' adlı romanıyla tanınan Brezilyalı yazar Paulo Coelho, dünyayı savaşa sürükleyen ekibin lideri Bush'a nazire olarak yazdığı teşekkür mektubunun başlarında, birkaç kez ziyaret ettiği ülkemizi de unutmamış Şu cümleyle teşekkür ediyor Bush'a Coelho: "Türk halkının ve parlamentosunun 26 milyar dolar için bile satılık olmadığını herkese gösterdiğiniz için teşekkür ederim."
Süreç, Coelho'yu utancından yerin dibine geçmeyi isteyecek hale getirdi. Türkiye, ekonomik dengeler savaş rüzgârları sebebiyle sarsıldığı, ABD'nin yapabileceği yardımlar gelmezse durum daha kötüye gideceği endişesiyle savaşa sürükleniyor Hem de, "Rızkı veren Allah değil mi?" sorusu eşliğinde nüfus kontrolüne karşı çıkan bir başbakan döneminde Her ağızlarını açışta paradan söz edenlere "Ayıp değil mi?" diye sormayı bile zorlaştıran bir hava estiriliyor ülkede
Oysa, önceki gün, adı Rachel Corrie olan 23 yaşında Amerikalı bir genç kız, ezilmesinler diye önüne geçtiği çocukları koruyayım derken, bir İsrail buldozeri altında kaldı. Kızın üzerinden iki kez geçti buldozer, âdeta öldürdüğünden emin olmak için Rachel'in orada bulunması için bir sebebi yoktu. Ancak, insanlar, bazen başkalarının dertleriyle de dertlenirler
Rachel, Filistin'e gelir gelmez ailesine göndermeye başladığı mektupların ilkinde şunları yazmış: "Buraya gelmeden iki gün önce sekiz yaşındaki bir çocuk bir İsrail tankından açılan ateşle öldürülmüş. Çocuklar ismini 'Ali' diye kulağıma fısıldadılar Çok az bildiğim Arapçamı kullanmama da yardımcı oluyor çocuklar. 'Keyf Şaron?' ve 'Keyf Bush?' diye soruyorlar Ben, 'Şaron mecnun' ve 'Bush mecnun' deyince de gülüyorlar Düşüncem tam da o cevabımdaki gibi değil; zaten bazı yetişkinler 'Bush çılgın değil' diye beni düzeltiyorlar. Bush işadamı. Bugün 'Bush bir âlet' demeyi öğrendim. Neyse. Burada sekiz yaşında çocuklar 'global güç yapısı'nın nasıl çalıştığını, birkaç yıl öncesine kadarki benden daha iyi biliyorlar "
Sahi, savaşa yuvarlanıyor muyuz?
Melih Aşık, Patlıcan + İmaj da gitti... + Vatikan (kisaltma, Milliyet, 19/03-2003)
ABDnin dostluğu da pazara kadar değil
mezara kadar!
Çanakkale geçilmez... Mardin geçilir...
Akif Kökçe