Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
Yaşlı, yalnız ve yoksul

 İstanbul'daki 1.200 yaşlı üzerinde yapılan araştırmaya göre yaşlıların yüzde 91'i açlık sınırının altında yaşıyor; kendilerini yalnız ve mutsuz hissediyor

Bir televizyon reklamında izledik onları... Heyecan ve sevinç içinde bayram hazırlığı yapan tonton ihtiyarlardı. Ama kapılarını kimse çalmadı bayram boyunca; çocukları, torunları dahil. Tüm Türkiye hüzünle izledi onları; çünkü o yaşlıların hikayesi gerçek yaşamın ta kendisiydi...

Yaşlılar görmek istemesek de dram yaşıyorlar aslında; yalnızlık, yoksulluk onların dramının ana çizgileri. Yardımlaşma gibi yüksek değerlerin söz konusu olduğu kurban bayramında belki birkaç gün karınları doyacak ama bu durum açlık sınırının altında yaşayan yüzlerce yaşlının sorunlarına çare olmayacak. Onlar birkaç gün sonra yine çözümsüzlüklerin, sıkıntıların üstesinden gelmek için insan üstü çaba sarfedecekler.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan araştırma yaşlıların bir çoğunun açlık sınırının altında yaşadığını ve kendilerini yalnız hissettiklerini ortaya koyuyor. 55 yaşın üzerindeki 1.200 İstanbullu üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, yaşlıların yüzde 91'i açlık sınırının altında. Yaşlıların, yaşadıkları sağlık sorunlarının tedavisi için yeterli paraları da yok. Araştırmaya göre, yaşlıların hayatını en anlamlı kılan şey ise "Sağlıklı olmak ve hayatı kimseye muhtaç olmadan insanca yaşamak..."

YÜZDE 91'İ MAAŞLI
Araştırmada sorulan "Geçiminizi nasıl temin ediyorsunuz?" sorusuna yüzde 91'i, 'belirli bir yerden maaşımız var' cevabını vermiş. Yüzde 69'u Emekli Sandığı, SSK ve Bağ Kur'dan maaş aldıklarını belirtirken, sahip oldukları gelirin kendilerine yetmediğini ifade ediyorlar. Araştırmaya katılan yaşlıların yüzde 28'i aylık ortalama gelirinin 200 milyon liranın altında olduğunu belirtirken, yüzde 24'ü 201-350 milyon, yüzde 30'u 351-600 milyon, yüzde 17'si ise 601 milyon-bir milyar lira arasında olduğunu belirtti. Bu sonuçlara göre, İstanbul'da yaşayan yaşlıların çoğunluğu açlık sınırının altında yaşıyor.

MUTLU DEĞİLLER
Deneklerin yüzde 87.7'si yaşlılık dönemlerinde en çok maddi durumları ve sağlık problemleri nedeniyle zorluk çektiklerini belirtiyor, en fazla özledikleri şey gençlikleri ve sağlıkları. Deneklerin yüzde 65'ine göre hayatı en anlamlı kılan şey, kimseye muhtaç olmadan sağlıklı bir şekilde insanca yaşamak.

Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri de, deneklerin yüzde 71'inin İstanbul'a ekonomik sebeplerle geldiklerini ifade etmeleri. Ancak birçoğu İstanbul'a geldiği için pişman. Çünkü kendilerini büyük şehirde yalnız hissettiklerini söylüyorlar.

BATTANİYEYLE ISINIYORLAR
Nigar Hanım kalp hastası. Anjiyo olmuş. Ama sağlık sorunları bitmemiş. Hamit Bey'de ise nefes darlığı var. Sobalarının bile olmadığı kış soğuğunda, bir battaniyenin altına girerek ısınıyorlar. Maaştan artırıp da bir elektrik sobası alamadıklarından yakınıyorlar. Nigar Hanım, "Elektrik sobamız olsa bile elektrik faturasını nasıl ödeyeceğiz" diyor. En büyük dertleri ise bir banyolarının olmaması. Nigar Hanım, "İnsan en az haftada bir kez banyo yapar. Ama biz 25 günde bir kızıma banyo yapmak ve çamaşırları yıkamak için gidiyoruz. Kızımı rahatsız etmeye de utanıyoruz" diyor.

İnsan sormadan edemiyor; bu yaşlı çift 250 milyon lirayla nasıl yaşar? Ayda 50 milyon lira ev kirası, 10 milyon lira elektrik, 5 milyon lira su, 50 milyon lira alışveriş, 23 milyon lira büyük tüp, 100 milyon lira ilaç parası. Nigar Hanım, bayramlarda kendilerine bir çorap bile alamadıklarını, komşularının eski kıyafetleriyle idare ettiklerini söylüyor.

İnci DÖNDAŞ - İnci DÖNDAŞ

(12 şubat 2003 tarihli Sabah gazetesinden kısaltılarak alınmıştır)

http://www.simbad.sida.nu/