| ŞİİRLİ
CUMA HUTBESİ... Diyanet İşleri Başkanlığı,
tüm camilerde okutacağı yarınki cuma hutbesinde Cahit Sıtkı
Tarancının ünlü 'Otuz Beş Yaş Şiiri'ne yer
verecek. (Bugün, 14:34) |
|
Genellikle bir ayet ya da hadisle bitirilen cuma hutbesi, bu kez Türk
Edebiyatının ünlü şairlerinden Tarancının
dilerden düşmeyen Otuz Beş Yaş Şiirinin son mısralarıyla
sona erecek.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz, hutbede şiire yer vermenin dini açıdan sakıncası olmadığını belirtti. "Ölüm Gerçeği" adlı cuma hutbesinde ölümün insan için en büyük ibret olduğuna vurgu yapılacak. Hutbede, "Ölüm meleği herhangi bir yerde ve beklemediğimiz bir anda sizi selamlayabilir, tıpkı çok sevdiklerimizi selamladığı gibi" ifadelerinden sonra İmam Otuz Beş Yaş Şiirinin şu son mısralarını okuyacak: "Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanamadın olacak / Kim bilir nerede, nasıl, kaç yaşında? / Bir namazlık saltanatın olacak / Taht misali o musalla taşında." MİLLİYET (13 şubat 2003 tarihli Haber X'ten alınmıştır. Haberde belirtilmemektedir ama, USA'nın Irak halkına yönelik saldırısına katılacak genç erleri, astsubayları, subayları, bunların ailelerini ve Türkiye halklarını bu haksız savaşa hazırlamak, ölümün önemsizliğini göstermek için sözkonusu şiirin Cuma hutbesinde okutulduğu anlaşılmaktadır. Bu emri verenler kendi çocuklarını da aynı savaşa yollamaktamıdırlar acaba? Ölüm gerçekten bukadat önemsiz ve anlamsızmıdır, yoksa Türk askerlerinin bir diğer Müslüman halka karşı USA'nın safında savaşarak Pentagon ve petrol tekelleri için ölmelerimi önemsiz ve anlamsızdır? Tarancı'nın şiirinin okunması emri, halkın İslami duygularını sömürerek iktidar koltuğuna oturmuş olanlar tarafından verilmektedir. İsimleri duyulmuş önemli din adamları ise, Müslüman bir halka karşı savaşan Türk askerlerinin şehit olmayacağını söyleyerek bu haksız savaşa karşı çıkmaktadırlar. Halk, bugün yoksul Müslüman Irak halkına en modern silahlarla saldıranlar, yarın neden bize de saldırmasınlar ve neden çocuklarımızı bu cinayete ortak edelim?, diye sormayacakmıdır. -Yusuf Küpeli) http://www.simbad.sida.nu/ |
Prof. Dr. Yusuf Kardaviden cuma hutbesi:
ABD işgaline karşı çıkmak farzı ayındır
HAMİD HALİLOĞULLARI
Kardavi Hoca hutbesinde Arap liderlerine seslenerek ABD'nin Irak'a karşı açacağı savaşta Amerika'nın yanında yer alacak olurlarsa "Tarih size lanet edecek, halklarınız da yüzlerinize tükürecek, bundan sakının" dedi ve bütün Müslüman halkları ve milletleri bu savaşa karşı durmaya çağırdı.
Katar'ın başşehri Devha'da Ömer b. Hattab Camii'nde Cuma günü (7 Mart 2003) verdiği hutbede Yusuf Kardavi Hoca, Irak'a karşı ABD ile yapılacak her türlü işbirliğini kınadı, Irak'a karşı yapılacak bu uğursuz savaşta ABD'ye yardım için Arap ve Müslüman ülkelerin havaalanlarının, limanlarının, topraklarının kullandırılmasının caiz olmadığına fetva verdi.
Kardavi, işgalcilere karşı çıkmanın Müslümanlar üzerine farzı ayın olduğunu bildirdi ve "Bir müslüman ülkeyi düşman işgal edince, o ülke halkının hepsinin seferberlik ilan ederek düşmanı kovması lazımdır, bu kadın-erkek herkes üzerine düşen bir farzı ayındır" dedi. Kardavi sözlerine : "Eğer o ülke halkı düşmanı kendi başına çıkarabiliyorsa ne âla; eğer onların gücü yetmiyorsa, o takdirde bu farzı ayın hükmünü tatbik, komşusu olan Müslüman komşularının üzerine düşer" şeklinde devam etti.
Kardavi sözlerine şöyle devam etti: "Herhangi bir Müslüman ülkeye yapılan hücumda düşmana yardımda bulunan bir devlet de suçludur, günahkârdır. Çünkü İmam İbnu Mâce'nin Ebû Hureyre radıyallahu anh'den naklettiği hadis-i şerifte Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem buyurur ki: (Bir Müslümanın öldürülmesine yarım kelime ve sözle yardım eden kişi, Allah'ın huzuruna, alnında "Allah'ın rahmetinden ümitsizdir" yazısı yazılı olduğu halde çıkar)"
Kardavi hutbede ABD'nin bu savaş ile Irak'ın petrolüne el koymayı, Irak'ın silah varlığını ve iyi yetişmiş bulunan ilmi kadroları ve insan gücünü yok etmeyi, aynı zamanda bölgede İsrail ve Siyonizm için tehlike sayılan Arap ve Müslüman güçleri silmeyi hedeflediğini kaydetti.
Prof. Dr. Yusuf Kardavi Hoca hutbesinde: "Irak'a karşı yapılacak savaşı bütün dünyada milyonlarca insan miting yaparak protesto etmekte. Biz Arapların ve Müslümanların en başta "SAVAŞA HAYIR!" demesi gerekir. Amerikan halkına saygımız var, genellikle iyi bir halktır. Ama ABD yönetimi öyle değil. ABD yönetimi Müslüman halklara karşı saldırı ve düşmanlığı benimsemiş bulunmakta" dedi.
ABD kuvvetlerinin kendi topraklarında konuşlanması ile ilgili tezkereyi reddeden Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni takdir ve tebrik eden Kardavi Hoca, "ABD'nin vaadettiği milyarlarca dolardan mahrum kalmayı göze alan TBMM, gerçekten Müslümana yakışan bir tavır ortaya koydu" dedi. Halbuki Arap yöneticiler tam tersi bir tavır gösterdiler, ABD'nin yanında yer aldılar ve ona bedava kolaylıklar sundular, topraklarını,havaalanlarını, limanlarını açtılar; böylece İslam'ı ve kendi halklarını yalnız, yardımsız bıraktılar. Ayrıca savaşın faturasını da ABD bunlara ödetecek.
Şu anda Katar'daki üslerde 7 bin ABD askeri, Kuveyt'te 111 bin ABD askeri ve 28 bin İngiliz askeri, Bahreyn'de 5 binlik ABD deniz gücü, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 1200 kişilik ABD deniz gücü, Uman Sultanlığı'nda 3 bin ABD askeri, Suudi Arabistan'da 7 bin kişilik hava gücü bulunmakta.
(10 mart 2003 tarihli Milli Gazete'den) http://www.simbad.sida.nu/