|
BAŞLADIM kamyonları
saymaya...
Gemiler dolusu kamyon-cip-zırhlı
araç-rampa-asker geliyor. İşin ilginç yanı; ünlü tezkere
reddedildiği halde neye göre geliyorlar, belli değil.
Devlet kurumlarından açıklayıcı tek bilgi geldi:
O da TBMM Başkanı Arınç'ın tüylerinin pozisyonu.
Televizyonlarda gelen savaş malzemelerini görünce tüylerim
diken diken oluyor diyen Arınç'ın tüyleri dışında
bilgi yok.
Medya elbette yeni bilgi peşinde:
Sayın Başkan acaba tüylerinizin son durumu?..
Diken diken...
Belki TBMM Basın Bürosu arada bir açıklama da
yapabilir:
Sayın Başkan'ın saçları da diken diken
olurken, sağ ayağı da tavuk derisi olmuştur...
*
Zaten ben de kamyonları sayıyorum.
Başka da bilgi yok.
Bu gelen savaş araç-gereçleri, eğer o geçen en ilk
tezkeredeki Liman ve havaalanlarının
modernizasyonu için ise, Mardin'in tesis-mesis olmayan
tarlalarında ne işleri var?..
Elbette köylüler mutlu.
Tarlalarını dolarla ABD'ye kiraya veriyorlar, yeni cep
telefonları aldılar.
Tarım ülkesi Türkiye'nin fırınlarında ABD
buğdayından ekmek pişerken, barış ülkesinin
tarlalarında da ABD zırhlıları.
Ben kaptırdım, Ti-Vi'de gelen ABD kamyonlarını
sayıyorum, muhterem karım itiraz ediyor:
Onlar tezkereci köşe yazarları, onları düşeceksin.
*
Bu ne rezilliktir anlayan yok.
Böyle bir ülke olabilir mi?..
Herkes artık çok iyi biliyor ki bu gelen araç-gereç-zırhlı-silah-rampa
bir yerin modernizasyonu için değil.
Bunun tezkeresi TBMM'de reddedildiğine göre,
nasıl olur tarlalara kadar yer-gök savaş malzemesi ile
dolar?..
Peki...
TBMM'nin izin vermediği şey neydi?..
Eğer Türkiye bir devletse; Meclis kararına, iç-dış
kamuoyuna yapılan açıklamalara, Anayasa'ya rağmen bu
olanlar Yüce Divan'lık suçtur.
Ama diyeceksiniz ki; muhalefet yok, yargı yok, hukuk yok, kim hesap
soracak?..
Kim?..
|