Irak fayı küresel depremi
tetikler mi?
10 Mart 2003 Pazartesi, Osman Ulagay
Geçen gece uykumu feda edip Başkan Bushun
Türkiye saati ile sabaha karşı 3te düzenlediği basın
toplantısını izledim. İlginç sorular yöneltildi George W.
Busha. Iraka karşı açılacak bir savaşın meşruiyeti
ve haklılığı konusunda ne düşündüğü, savaşa
karşı yaygınlaşan tepkileri nasıl değerlendirdiği
soruldu. Başkan Bushun tüm bu sorulara verdiği cevap ise iki cümlede
özetlenebilirdi: "Irakta bizi tehdit eden, Saddam diye kötü bir adam
var; ben gidip, zor kullanarak o adamı devireceğim" diyordu. Kim
ne sorarsa sorsun, bozuk plak gibi bunu tekrarlıyordu ABD Başkanı.
Dünya, hem de 21. yüzyıl dünyası, işte
bu adamın vereceği bir kararla, ne gibi gelişmelere yol açacağını
kimsenin net olarak kestiremediği bir savaşa sürüklenmek üzere. Üstelik
Türkiyenin yanı başında, Irakta patlayacak bu savaş.
Aslında aklı başında herkesin karşı çıkması
lazım bu savaşa ama Başkan Bush ile yardakçısı Tony
Blairin estirdiği rüzgara kapılıp savaşı "kötülerin
iyisi" olarak gören ve "bir an önce çıksa da işimize
baksak" diye düşünenler de var. Bunlara göre Türkiye bu "kaçınılmaz"
savaşta ABDye her türlü olanağı sağlamalı ve savaşın
ganimetlerinden de payını almalı. ABDnin Türkiyeye sağlayacağı
mali destek paketinin, Iraka ilk bombanın atıldığı
anda devreye girecek olması da bu savaş simsarlarının sabırsızlığını
artırıyor.
İYİMSER SENARYO
Başkan Bush ve ekibinin dünyaya sunduğu
savaş senaryosu fevkalade basit ve iyimser bir senaryo. Amerikanın
her yaptığında büyük keramet arayan ve çok boyutlu düşünmeyi
hiç sevmeyen düşünce tembellerinin bu senaryoya dört elle sarılması
ve bunun dışındaki tüm olasılıkları göz ardı
etmesi de bundan. Bu senaryoya göre ABD, savaşı kahredici bir hava
bombardımanı ile başlatacak ve Iraka iki gün içinde üç bin
akıllı bomba yağdıracak. Bu bombardımanın yaratacağı
tahribat ve moral çöküntüsü, Irak ordusunun ve Saddam yandaşlarının
direncini kıracak ve ABD ile koalisyon ortakları kolay bir zafer
kazanacak. Böylece Irak halkı Saddam Hüseyinin mezaliminden
"kurtarılmış" olacak ve "büyük kurtarıcı"
ABDnin gözetiminde Irakta demokrasinin inşasına başlanacak.
"Gel vatandaş gel" diye bağırarak
semt pazarlarında bile satılan ucuz mallara benzeyen bu senaryo, belki
de bu senaryoyu pazarlayanların iddia ettiği gibi, gerçekleşme
olasılığı en yüksek görünen senaryo. Bu nedenle de özel
bir çekiciliği var. "Kötü adam" ölüyor, "bizim çocuklar"
fazla zayiat vermeden zaferi kazanıyor ve Bush ekibinin çok sevdiği
deyimle "dünya daha iyi bir yer" haline geliyor. Eh bu arada "kötü
adam"ın ülkesinde birkaç yüz bin kişi ölürse ölecek, ne
yapalım, "demokrasi" ve "uygarlık" ithal etmenin
de bir bedeli var.
JEOPOLİTİK DEPREM
Bu ucuz senaryoyla yetinmeyip olaya biraz daha
geniş bir çerçeveden bakabilenler için tablo çok daha karmaşık
ve dehşet verici. ABD ile İngiltere, akla gelebilecek her türlü
tehdit ve rüşvet yöntemlerini kullanarak Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyinden savaşın yolunu açacak yeni bir karar çıkartabilirlerse,
savaşa bir anlamda meşruiyet kazandırmış olacaklar.
Ancak eğer bunu başaramazlarsa ve veto yetkisine sahip Fransa, Rusya
ve belki de Çinin vetosuyla karşılaşırlarsa o zaman çok
farklı bir durum ortaya çıkacak. ABD (ve belki de İngilterenin)
buna karşın savaşı başlatmaya karar vermesi dünyanın
jeopolitik dengelerini temelinden sarsacak küresel bir depreme yol açacak.
ABDnin, Birleşmiş Milletler dahil hiçbir uluslararası örgütü
ve kuralı tanımadığı ve askeri gücüne dayanarak kendi
kurallarıyla dünyaya hükmetmeye karar verdiği açık biçimde
kanıtlanmış olacak.
Fransa, Rusya ve Almanya, ABDnin bu yola
girmesini bu noktada durduramadıkları takdirde ipin ucunun kaçacağını
ve ABDnin kendi oyununu onlara empoze edeceğini fark ettikleri için bu
noktada direnmeye ve uluslararası düzeni korumaya çalışıyorlar.
KÜRESEL TEPKİ SELİ
Öte yandan ABDnin savaşa karşı
tepkileri göz ardı ederek Iraka saldırması, bugüne dek
benzeri görülmemiş bir küresel tepki patlamasına ve farklı
eylem biçimlerine yol açabilir. İletişim devriminin küresel
tepkileri koordine etmeyi de kolaylaştırdığı ortamda küreselleşmeye
karşı oluşan tepkilerin ABD hegemonyasına karşı
tepkilerle ve İngiltere, İspanya hatta ABDde, savaşı
destekleyen hükümetlere karşı tepkilerle bütünleşerek yaşamı
felç edecek boyutlar kazanması beklenebilir. ABD, Irakta hızlı
ve kolay bir zaferle bu tepki seli oluşmadan işi bitirebileceğini
düşünüyor ama bu ucuz senaryonun dünyadaki ve ülkemizdeki yandaşları
çok acı sürprizlerle de karşılaşabilirler. Ne de olsa 21.
yüzyılda yaşıyoruz ve her şey o kadar ucuz değil belki
de.
oulagay@milliyet.com.tr
(10 mart 2003 tarihli Milliyet'ten) http://www.simbad.sida.nu/