Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
‘İş güvencesi’ idi, ‘işveren güvencesi’ oldu

Milliyet
17 Mart 2003 Pazartesi
Güngör Uras

     Bu ülkede neye "güven"ilir ki? İşçiler için cumartesi sabahı "İş Güvencesi" Yasası yürürlüğe girdi. Çiçeği burnunda Başbakanımız, "işverenlerin" baskısına dayanamadı. Meclis’teki partililerine emir verdi... "Hooooppppp..." pazartesi sabahı baktık ki, "iş güvencesi" olmuş "işveren güvencesi"...
     Kriz nedeniyle işverenlerin bir bölümü "zorunlukötan, bir bölümü "fırsat bu fırsat" diyerek, çok sayıda işçi çıkarmıştı. Derken, l5 Mart tarihinde yürürlüğe girecek "İş Güvencesi" Yasası’nın işçi çıkarmayı "zorlaştıracağı" endişesi ile l5 Mart’tan önce çok sayıda "işçi" işinden oldu...
     Cumartesi günü yasanın yürürlüğe girmesi ile "işlerini kaybetme korkusu ile yaşayan işçiler" biraz rahatlayacak idi ki... çiçeği burnunda Başbakanımız bu rahatı işçilere çok gördü... İşçilerini istediği gibi çıkarabilmeleri için işverenlere 30 Haziran’a kadar süre tanıdı... Bakalım 30 Haziran tarihine kadar bizim işçi kesiminden "kimler gide... kimler kala?.."
     
     İşveren baskısıyla dize geldi
     Çiçeği burnunda Başbakanımızın, "ilk icraat"ında, "işveren" baskısı karşısında "dize gelmesi", işverenlerden yana cephe alması yanlış olmuştur... Ama bu cephe alış ve "İş Güvencesi" Yasası’nı "öteleme" operasyonu, mevcut yapıda TBMM’nin kanun yapma konusundaki "çarpık durumu" da ortaya koymuştur.
     Görülüyor ki, birisi veya birileri çiçeği burnunda Başbakanımızı ikna eder ise ("Kandırır ise" demek kırıcı olur!), çiçeği burnunda Başbakanımız, cumartesi yürürlükte olan bir kanunu "partililerine emir vererek", TBMM’den pazartesiye kadar geçirilecek bir başka kanun ile yok edebilme gücüne sahip... Partili milletvekillerinin "öbür kanun neden kötü, bu kanunu neden kabul ediyoruz?" diyerek sual sorma hakkı ve gücü yok... Demek ki, mevcut yapıda Sayın Tayyip Erdoğan sadece "icra" gücünün değil, aynı zamanda "yasama" (kanun yapma) gücünün de tek hakimi... (Ne denilebilir ki? İş çevrelerimiz TBMM’de tek parti özlemi ile yaşamıyor mu idi?.. Buyurunuz tek parti hakimiyetinin ötesinde tek adam hakimiyetine... Bugün "iş güvencesi"ni tartışıyoruz... Bırakınız iş güvencesini, bizde "yasa güvencesi" yok oluyor. Esas tehlike burada... Ama ne yapacağız ki? "Çelebi böyle olur, bizde demokrasi dediğin!..")
     
     İşçi kesimi sesini duyuramadı
     İşveren çevrelerimiz "İş Güvencesi" Yasası’nı bir "felaket yasası" olarak kabul etti. Ve bu yasaya karşı savaş açtı. İşçi kesimi ise sesini duyuramadı... Neyin ne olduğu anlaşılamadı. 2002 Ağustos ayında TBMM’den geçen "İş Güvencesi" Yasası, kıdem tazminatını ödeyerek, işçiyi istediği zaman işten çıkarma hakkına sahip olan işverene sınırlamalar getirdi. Yasaya göre 10 veya daha fazla işçi çalıştıran işveren, işçisini "geçerli bir neden" olmadan işten atamayacak. İşçi işten çıkarıldığında karşı dava açabilecek. İşveren işçiyi haklı bir nedenle işten çıkardığını ispat edemez ise işçiye iş vermek zorunda kalacak...
     Büyüme, refah, huzur denilen şeyler yatırımın, üretimin ve istihdamın artmasına bağlıdır. Yatırımı, üretimi ve istihdamı artırabilmek için ise işverenin "kar" etmesi şarttır. Bizim üretim yapımız "maalesef" ucuz işçiliğe dayalı bir üretim yapısıdır. Bizim ihracatımız "ucuz emek ihracatına" dayalıdır... Bu nedenle üretimde çalışanların büyük bölümü "asgari ücretle" çalışır. Bu nedenle işveren "kıdemöden korkar. Bu nedenle işyerlerinde hızlı bir işçi giriş - çıkışı vardır... Ama işçi de "insan"... Ve işçinin hiçbir pazarlık gücü yok. Çünkü ülkede milyonlarca işsiz var. Çalışma şartlarına ve ücrete aldırmadan bir iş kapmak için insanlar kuyrukta bekliyor... İşte bu nedenle işçiye güvence sağlayacak, işçi - işveren arasındaki dengeyi koruyacak yasalara ihtiyaç var. İşte bu nedenle başbakanların ve milletvekillerinin sadece işverenin veya öbür yana geçerek, sadece işçinin yanında yer almaması gerekir.
     
     guras@milliyet.com.tr          http://www.simbad.sida.nu/ 

BOŞ YERE PEKÇOK EMEKÇİ İŞTEN ÇIKARTILDI.. İş Güvencesi Yasası'nın 30 Haziran'a ertelenmesi teklifi Komisyon'dan geçti.
(15 Mart 2003, 17:45) Haber X'ten alındı

Sendikalar öfkeli, işverenler memnun


HÜRRİYET (Saffet KORKMAZ)-Hükümet, geceyarısı operasyonuyla İş Güvencesi'ni erteleyip, İş Yasası Tasarısı'nı askıya almaya karar verdi. Başbakan'dan onay alan AKP'liler dün Meclis'te teklif verip, İş Güvencesi'nin yürürlük tarihini Erdoğan'ın deyimiyle ‘ötelemek’’ için düğmeye bastı. İş Güvencesi'nin 30 Haziran'a ertelenmesi teklifi Komisyon'dan geçti.
AKP'nin iş yasalarını erteletme girişimi başarıya ulaştı. İşçilere iş güvencesi getiren yasanın yürürlük tarihini 30 Haziran 2003 tarihine ertelenmesini öngören yasa teklifi, TBMM Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda kabul edildi. 15 Mart'ta yürürlüğe girmek üzere 9 Ağustos'ta kabul edilerek Resmi Gazete'de yayınlanan İş Güvencesi Yasası'nın 30 Haziran'a ertelenmesine gerekçe olarak AKP'liler, ‘‘İş Yasası'nın eşzamanlı olarak yürürlüğe girememesini’’ gösterdi.
İŞÇİLERDEN UYARI: Hükümetin, iş güvencesini erteleme girişiminden haberdar olan işçi kesimi, önceki gece Başbakan Tayyip Erdoğan ile biraraya geldi. İşçi temsilcileri, erteleme kararına tepki göstererek, ‘‘Eğer İş Kanunu'nu askıya alır, İş Güvencesi'nin yürürlük tarihini ertelerseniz, bu çok daha büyük olaylara neden olur’’ uyarısında bulundu.
ERDOĞAN ERTELEME YANLISI: Erdoğan ise ‘‘İş Güvencesi'nin yürürlüğe girmesi pskikolojik rahatsızlık ve baskı yarattı. Kriz ve savaş ortamında işveren kesimi bundan çok rahatsız. Bu konuda rahatlatıcı bir karar almamız lazım’’ diyerek, ertelemeden yana tavrını korudu.
ANLAŞMA YOK: Uzlaşmasız toplantının ardından işçi ve işveren temsilcileri bu kez, Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu ile dün sabah saatlerine kadar süren bir toplantı yaptı. AKP ve işverenler, iş güvencesinin ertelenmesine, iş yasası tasarısının da askıya alınmasına onay verdiler. İşçi temsilcileri ise karşı tavrını sürdürdü.
ÜÇLÜ TEKLİF: AKP, dün sabah Genel Kurul'un toplanmasına kısa bir süre kala düğmeye bastı. Grup yöneticilerinin talimatıyla üç AKP milletvekili, TBMM Başkanlığı'na dün yürürlüğe giren İş Güvencesi Yasası'nın üç ay süreyle ertelenmesi için yasa teklifi verdi. AKP'li İsmail Katmerci, Edip Uğur ve Ahmet Uzer'in yasa önerisi, CHP'lilerin tepkisine neden oldu.
DANIŞMA KURULU KRİZİ: AKP Grup yönetimi, yasa teklifinin, 48 saat bekletilmeden komisyon ve Genel Kurul'da görüşülmesi için Danışma Kurulu'nu toplantıya çağırdı. Toplantıya Başkanlık etmesi için CHP'li Başkanvekili Yılmaz Ateş arandı. Ateş'e ulaşılamadı, CHP'liler de toplantıya katılmadı. AKP'nin ilk girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.
GERGİNLİK YAŞANDI: Karşılıklı gerginliğin ardından Danışma Kurulu'nun toplanması sağlandı. Uzlaşma sağlanamayınca AKP, erteleme önerisinin 48 saat geçmeden komisyonda ele alınması önerisini Genel Kurul'a taşıdı. AKP ve CHP'li konuşmacılar, zaman zaman hakarete varan karşılıklı suçlamalarda bulundular. Bu suçlamalar, sinirlerin gerilmesine, zaman zaman vekillerin birbirlerinin üzerlerine yürümelerine neden oldu.
ERDOĞAN'IN İLK İCRAATI: AKP'nin önerisi iktidar milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi. Erteleme önerisi, bugün de Genel Kurul'da ele alınacak. Erdoğan'ın Başbakan sıfatıyla dün ilk kez Genel Kurul'a geldi. Erdoğan'ın Genel Kurul'da ilk icraatı, iş güvencesi yasasının üç ay ertelenmesine kapı açmak oldu.
Türk-İş: Erteleme anlaşması yapmadık
AKP Grup Başkanvekili Faruk Çelik'in TBMM Genel Kurulu'nda ertelemeler konusunda işçi sendikalarıyla anlaştıklarını söylemesi üzerine Türk-iş bir açıklama yaparak bunu yalanladı. Türk-iş Genel Başkanı Salih Kılıç Hükümetle İş Güvencesi Yasası'nın ertelenmesi konusunda herhangi bir anlaşma yapmadıklarını bildirdi. Bu konunun defalarca tartışıldığını ancak bir uzlaşmaya varılamadığını belirten Kılıç, ‘‘Bizim İş Yasası ve İş Güvencesi Yasası ile ilgili muhataplarımız hükümet ve AKP adına Sayın Başbakan Erdoğan ve Sayın Murat Başesgioğlu'dur’’ dedi.
TOBB: AKP bizi çok mutlu etti
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, İş Güvencesi Yasası ile İş Yasası'nın birlikte yürürlüğe girmesi gerektiğini herkesin bilmesine rağmen, şu ana kadar CHP'nin sergilediği olumsuz tavrın kendilerine üzmeye devam ettiğini söyledi.
Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda düzenlenen TOBB Ticaret Odaları Konseyi Toplantısı'nda konuşan Hisarcıklıoğlu, ‘‘Sorumlu muhalefet anlaşıyı bunu gerektirmez’’ diyerek, şöyle konuştu:
‘‘Bugün 5 milyon işsiz insana nasıl iş bulacağımız çabasında olmamız gerekirken, biz işbarışını tehlikeye sokacak, sadece iktidara gol atmak hevesiyle yapılan muhalefeti kabul etmiyoruz, Artık hep beraber muhalefeti, iktidarı ve sivil toplum örgütüyle bir zihinsel devrim geçirmek zorundayız. Akli selimin galip gelmesini diliyor ve herkesi doğruların yanında olmaya çağırıyorum. İş Güvencesi Yasası'nın ertelenmesi için 59. Hükümet'in gösterdiği tavrı kutluyorum.’’
İş dünyası olarak İş Güvencesi Yasası'na karşı olmadıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, sadece yasa çıkarılırken herkesin hakkının gözetilmesi ve küçük işletmelerin büyümesinin önünde engel oluşturulmamasından yana olduklarını sözlerine ekledi.
CHP: İş Yasası’nı çıkaramazsınız
CHP TBMM Grup Başkanvekili Oğuz Oyan, ‘‘AK Parti, İş Yasası'nı çıkaramaz, geri çekmek zorundalar’’ dedi. Meclis Genel Kurulu'nda iki günde yalnızca 13 maddenin kabul edildiğine dikkat çeken Oyan, şöyle konuştu: ‘‘Kabul edilen maddeler arasında işçi aleyhine çok kötü maddeler car, engelleyemedik ancak geciktirdik. AKP Grubu İş Yasası, İş Güvencesi ve Tazminat Fonu ile ilgili tasarıları birlikte ele almak istiyor. Bu nedenle de İş Güvencesi Yasası'nın yürürlük tarihini 3 ay ertelemek istiyor. Bize 'taraflar arasında uzlaşma var' dediler. Ama, böyle bir uzlaşma olmadığı anlaşılıyor. Tasarı, işverene daha yakın duran bir tasarı. İş Güvencesi'ni erteletmek istiyorlarsa bunu bir hafta önce yapsalardı. Ama, bu sorunları onlar yarattı onlar temizlesin biz yardımcı olmayacağız.’’

İş Güvencesi yasası yarın uygulamada. Yasa neler getiriyor...

       İşçi ve işveren arasında yoğun tartışmalara neden olan ve geçen yıl TBMM tarafından kabul edilen ''İş Güvencesi Yasası'' yarından itibaren uygulamaya başlanacak.
      TBMM tarafından 9 Ağustos 2002 tarihinde kabul edilen 4773 sayılı yasa ile tarım ve orman işçileri 1475 sayılı iş yasası kapsamına alınırken, iş yasası kapsamındaki işçiler ve gazeteciler için iş güvencesi sağlanıyor.
      Yasaya göre, 10 veya daha fazla işçi çalışan işyerlerinde, işveren en az 6 ay kıdemi olan ve belirsiz iş süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş akdinin feshini geçerli bir nedene dayandıracak. İş güvencesi yasası ile 1475 sayılı iş yasasının 13. maddesi uyarınca kıdem tazminatları ödemek suretiyle dilediği zaman işçi çıkarma hakkına sahip olan işverene sınırlamalar getiriliyor.
      Türkiye'nin de imzaladığı Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (İLO) 158 sayılı sözleşmesi dikkate alınarak kabul edilen 4773 sayılı iş güvencesi yasası ile işverene, işten çıkarttığı her işçi için, işçinin yeterliliği, davranışları, işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri gibi nedenlerden kaynaklanan geçerli nedenlere dayandırmayı zorunlu kılıyor.
      İşveren, sendika üyeliği, sendikal faaliyetler, ırk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, din, siyasi görüş, etnik veya sosyal kökenler, kadın işçilerin çalıştırılmalarının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek, hastalık veya kaza nedeniyle öngörülen bekleme süresinde işe geçici olarak devam etmemek gibi nedenlerden ötürü işçinin iş akdini feshedemeyecek.
     
     İŞVERENE İSPAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

      Yasa ile işverene, işçi çıkarmadaki geçerli nedeni ispat etme yükümlülüğü getirilirken, iş sözleşmesinin geçerli bir neden ile feshedilmesi halinde feshin yazılı olması, işten çıkarma nedeninin açık ve kesin biçimde belirtilmesi ve işçinin hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması gerekiyor.
      İş akdinin feshinin işveren tarafından işçinin davranışı ve verimi ile ilgili nedenlere dayandırılarak yapılması halinde ise işçiden savunma alma zorunluluğu olmayacak.
      İşçi, işverenin iş akdini feshetmesini geçerli bir nedene dayandırmadığını öne sürmesi halinde 1 ay içinde iş mahkemesine dava açabilecek ve dava 2 ay içinde sonuçlandırılacak. Mahkeme kararının temyizi halinde ise Yargıtay 1 ay içinde karar verecek. İş Güvencesi Yasası'na göre, mahkeme kararı oluşana kadar işçinin almadığı ücretleri kendisine işveren tarafından ödenecek, ancak ödenecek bu ücretler işçinin 4 aylık ücretini aşmayacak.
      Mahkemenin iş akdinin feshinde geçerli bir neden görmemesi veya işveren tarafından mahkemeye geçerli bir neden gösterilmemesi durumunda, işveren işçiyi 1 ay içinde işe başlatacak. Aksi halde, işveren mahkeme tarafından saptanacak olan ve işçinin 6 ay ile 1 yıl arasındaki ücreti tutarındaki tazminatı işçiye ödeyecek.
     
     TOPLU İŞTEN ÇIKARMA

      Yasaya göre, işveren işyerinde çalıştırdığı 10 veya daha fazla işçiyi ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri nedenler, işletme ve işyeri ile işin gerekleri gibi nedenlerden dolayı işten çıkarmak istemesi halinde, bunu en az 30 gün önceden işyeri sendika temsilcilerine veya işçi temsilcilerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü ile Türkiye İş Kurumu'na bildirecek.
      İşverenin yapacağı bildirimde, iş akdinin fesih nedenleri, işçi sayıları ile fesih işlemlerinin süresi yer alacak. Toplu işten çıkarmada işçi veya sendika temsilcileri toplu çıkarmanın önlenebilmesi veya işten çıkarılacak işçi sayısının azaltılabilmesi için işveren ile görüşme yapabilecek. Toplu işten çıkarmanın iş güvencesi hükümlerini engellemek amacıyla yapılması halinde ise işçi veya sendikaları tarafından dava açılabilecek.
      İşletme tümüyle ve kesin olarak kapatılacaksa, bu durum işveren tarafından 30 gün önceden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü ile Türkiye İş Kurumu'na bildirilecek.       (14/03- 2003 tarihli Milliyet'ten)

 

15 Mart'tan sonra atılan dava açabilir
Sabah                                                                                                                                             1 nisan 3003
 15 Mart ve sonrasında işten çıkarılanlar, 4773 sayılı İş Güvencesi Yasası'na göre 1 ay sonra dava açabilecek


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in İş Güvencesi Yasası'nın yürürlük tarihini 30 Haziran olarak değiştiren 4828 sayılı yasayı, bir kez daha görüşülmek üzere TBMM'ye geri göndermesi, yasayla ilgili tartışmaları tekrar alevlendirdi. Bundan sonraki süreçte Meclis'in yasayı aynen kabul ederek göndermesi durumunda Cumhurbaşkanı'nın veto hakkı bulunmuyor. Cumhurbaşkanı bu kez yasayı onaylayacak ya da Anayasa Mahkemesi'ne götürecek.

YASA YÜRÜRLÜKTE
Meclis ne yönde karar alırsa alsın, yasa geriye dönük işleyemeyeceğinden 15 Mart dahil bu tarihten itibaren işten atılanlar, erteleme kararı Resmi Gazete'de yayınlanıncaya kadar 4773 sayılı İş Güvencesi Yasası'na tabi. Bu durumda 15 Mart'tan itibaren işten atılanlar, eğer geçerli bir nedenle işlerine son verilmediğini düşünüyorlarsa, kıdem ve ihbar tazminatlarını almış olsalar bile işe iade talebiyle, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay içinde İş Mahkemesi'ne dava açabilecek. Dava 2 ay içinde sonuçlandırılacak. Temyizi durumunda Yargıtay 1 ay içinde karar verecek.

İş Hukuku Uzmanı Avukat Hacer Tuna, "15 Mart'tan itibaren işten atılanlar, eğer geçerli bir nedenle işlerine son verilmediğini düşünüyorlarsa, kıdem ve ihbar tazminatlarını almış olsalar bile işe iade talebiyle dava açabilirler. Şu ana kadar İş Güvencesi Yasası'na istinaden açılan bilinen bir dava yok. Erteleme kararı Resmi Gazete'de yayınlanıncaya kadar 4773 Sayalı İş Güvencesi Kanun'u geçerli olacak" diyor.

Naime SERT

http://www.simbad.sida.nu/