Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
Hürriyet
10.03.2003
Haksız bir savaş
 

ABD'nin Nobel Barış Ödüllü eski Başkanı Jimmy Carter'a göre Bush Yönetimi Irak'a karşı, modern tarihte görülmemiş bir eyleme girişmek üzere. New York Times'a bir makale yazan Carter, adil savaşın ilkelerine tamamen ters düşen bu eyleme bütün dünyanın karşı olduğunu belirterek şu örneği verdi: ‘‘Türk Hükümeti ABD ile pazarlık yapsa bile demokratik parlamentosu dünya çapındaki endişelere katıldığını ortaya koydu.’’

2002 Nobel Barış Ödülü'nü alan eski ABD Başkanı Jimmy Carter, Irak'a karşı savaşın adil olmayacağını savundu. Carter, New York Times'a yazdığı makalede, ‘‘Uluslararası krizlerle boğuşmuş eski bir başkan ve bir Hıristiyan olarak, haklı savaşın ilkelerini bilirim ve Irak'a karşı açılacak tek yanlı bir savaşın bu ilkelere uymadığını söyleyebilirim’’ diye yazdı.

Carter, makalesinde, ABD politikasının yıllar boyu temel dini prensipler, uluslararası yasalara saygı ve akıllı kararlarla sonuçlanan ittifaklar üzerine kurulu olduğunu belirterek, ‘‘Irak'a savaş açmak konusundaki açık kararlılığımız bu esasların ihlalidir’’ dedi.

Eski başkan şunları yazdı: ‘‘Kendi ulusal güvenliğimiz doğrudan doğruya tehdit edilmeden, dünyadaki halkların ve hükümetlerin ezici çoğunluğunun muhalefetine rağmen ABD, medeni uluslar tarihinde daha önce neredeyse hiç görülmemiş bir askeri ve diplomatik eyleme girişmeye kararlı görülüyor. Adil bir savaşın kriterleri bellidir ve Irak ile olan mevcut kriz bu kriterlere uymamaktadır. Ancak tüm şiddet dışı seçenekler tükendiğinde son çare olarak savaşa başvurulabilir. Irak'la ilgili olarak, savaşın alternatifleri bulunduğu ortadır.’’

Carter, Washington'un Irak'a savaş açma planındaki ahlaki sorumluluğa ilaveten askeri harekata dünyanın tüm dini liderlerinin karşı olduğu gerçeğinin bulunduğunu kaydetti.

ABD'nin 39. başkanı Jimmy Carter, şöyle devam etti: ‘‘BM Güvenlik Konseyi'nin, Irak'ın kitle imha silahlarının yok edilmesini talep eden kararı anlaşılabilir. Ancak, ABD'nin Irak'ta rejim değişikliği ve bölgede Amerikan yanlısı yönetimler kurmak gibi hedefleri var. Belki de etnik olarak bölünmüş ülkeyi 10 yıl işgal edecek. İşte bu hedefler için uluslararası meşruiyet yoktur.’’

TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Rusya, Fransa ve Çin'in Güvenlik Konseyi'nde tasarıyı veto edeceklerini hatırlatan Carter, ‘‘Türk hükümeti, yüksek miktarda para ödülleri ve Kuzey Irak'taki Kürtlerin ve petrolün kontrolünde söz sahibi olma karşılığında ABD'ye yardım etmek için anlaşmış olsa bile, en azından demokratik parlamentosu, dünya çapında ifade edilen endişelere katıldığını ortaya koydu’’ diye yazdı. 

Amerika'ya öfke yağdı

10 Mart 2003

Dünyanın birçok köşesinde sokağa dökülen milyonlarca kişi savaş konusundaki ısrarını sürdüren Amerika'ya öfke yağdırdı. Beyaz Saray önündeki protesto gösterilerinde aralarında 2 bayan yazarın da bulunduğu 25 kadın gözaltına alındı.

ABD'de Beyaz Saray önünde, Irak'a muhtemel ABD saldırısını protesto eden 2'si yazar 25 kadın gözaltına alındı. Gösteriyi düzenleyen CodePink adlı savaş karşıtı grubun sözcüsü Gopal Dayaneni, Amerikalı yazarlar Alice Walker ve Maxine Hong Kingston dahil 23 kişinin, Beyaz Saray önünde savaş karşıtı görüş bildirmekten gözaltına alındığını söyledi.

Polis de Beyaz Saray önünde polis barikatını geçen yaklaşık 25 göstericinin gözaltına alındığını açıkladı. "The Color Purple" (Mor) adlı romanıyla 1983 yılında Pulitzer ödülünü kazanan Alice Walker, gözaltına alınmadan önce CNN'e yaptığı açıklamada, "George Bush, bizi görmezlik ve duymazlıktan gelebilir, ancak eninde sonunda görüp duyacağına inanıyorum" dedi.

Dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi Endonezya'da da, Irak'a muhtemel ABD saldırısına karşı dev bir gösteri yapıldı. Ülkenin ikinci büyük kenti Surabaya'da 1,5 milyondan fazla kişi, barış için askeri tören alanında biraraya geldi. Nahdlatul Ulama (NU) adlı ılımlı grup tarafından düzenlenen ve televizyondan canlı yayınlanan gösteriye Dışişleri Bakanı Hasan Virayuda gibi hükümet yetkilileri de katıldı.

Pakistan'ın kuzeyindeki Ravalpindi kentinde ise, İslami partileri destekleyen binlerce kişi, ABD'nin Irak'a yönelik saldırı planını protesto etti. Çoğunluğu genç erkeklerden oluşan protestocular, "Petrol için savaşa hayır", "Kahrolsun Bush" ve "Müslümanları Öldürmeyin" yazılı pankartlar taşıdı. Hindistan'da da ABD protesto edildi. Hindistan'dati gösterilere 1 milyonun üzerinde kişi katıldı.

Papa: Savaş şeytan gibidir

Bu arada Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 2. Jean Paul, "Savaş, şeytan gibidir. Şeytanı kovun" dedi. Vatikan'daki San Pietro Kilisesi'nde pazar ayinini yöneten Papa, yaptığı konuşmada, "Savaş, şeytan gibidir. Şeytanı kovun. Tüm Hıristiyanlar savaşa karşı olmak zorundadır" mesajını verdi. (Yeni Şafak)

BEKLENEN RAPOR SUNULDU... BM silah denetçilerinin
(7 Mart 2003, 18:17)
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradei, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, Irak'ın elinde nükleer silah bulunmadığını bildirdi.

Blix, BM Güvenlik Konseyi`nin bu akşam başlayan toplantısına sunduğu raporda, Irak`ın silahsızlandığı konusunda kendilerine, belgelere dayanan yeterli kanıt sunmadığını belirterek, Iraklı bilim adamları ile Irak dışında görüşme yapmak istediklerini belirtti.
Blix, şunları söyledi:
``İnceleme yapacağımız yerlere girmekte güçlükle karşılaşmadık. Mülakatlar bilgi edinmek için uygun bir yöntem. Ancak Irak`ın daha fazla bilgi verebileceği kanısındayız ve mülakatların Irak dışında yapılmasından yanayız. Irak, seyyar kitle imha silahları üretim merkezi bulunmadığını öne sürüyor. Ancak bu konuda yeterli kanıt sunmuyor. Irak`ın üretim ve depolama yapılabilecek yeraltı tesisleri konusunda daha fazla bilgi vermesini istiyoruz. Bunların incelenmesi için Irak`taki denetçi sayısını artırmamız gerekiyor. Essamud füzelerinden daha uzun menzile sahip El Fetih füzeleriyle ilgili incelemelerimiz sürüyor. Irak, biyolojik ve kimyasal silahlar konusunda işbirliği yapıyor, bu bağlamda bize şarbon ve gıda zehirlenmesi mikrobu yüklü yeni başlıklar bulduğuna dair bize bilgi verdi.``
Blix, Irak`ın sunduğu bilgilerin değerlendirilmesi için zamana ihtiyaçları olduğunu kaydetti ve ``Bu süre yıllar değil, aylarla ifade edilebilir`` diye konuştu.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradei, BM Güvenlik Konseyi`ne verdiği brifingde, Irak`ın elinde nükleer silah bulunmadığını bildirdi. ``Irak`ın nükleer bomba yapımında kullanılacak santrifüjler üretmesi uzak bir olasılık`` diyen El Baradei, Irak`ın 1990`dan bu yana uranyum ithal etme girişiminde bulunduğuna dair kanıt olmadığını da söyledi.
El Baradei, ayrıca ``Irak`ın nükleer nitelikte sayılabilecek herhangi bir faaliyette bulunduğunu saptamadık. Nükleer tesislerde kullanılan alüminyum tüpler ithal ettiklerine dair de kanıt yok`` diye konuştu.
EL BARADEİ: IRAK`IN URANYUM ALDIĞI İDDİASIYLA SUNULAN BELGELER SAHTE
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Muhammed El Baradei, Irak`ın yurtdışından uranyum aldığına ilişkin kendilerine ABD ve İngiltere tarafından verilen kanıtların sahte olduğunu söyledi.
El Baradei, bu akşam BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, ``Ayrıntılı incelemeler sonucunda IAEA, Nijer ile Irak arasında uranyum alışverişi yapıldığı haberlerine temel teşkil eden bu belgelerin aslında gerçek olmadığı, dolayısıyla bu iddiaların temelsiz olduğu sonucuna vardı`` dedi. BM silah denetçilerinin başkanı Hans Blix, Irak`ın kendilerine belgelere dayanan yeterli kanıt sunmadığını söyledi.
aa (Haber X)
Dananın kuyruğu , Fehmi Koru, Yeni Şafak, 11 Mart 2003
Irak'a açılacak savaş bakımından en kritik haftanın içerisindeyiz; dananın kuyruğu bu hafta sonu herhalde kopacak: Washington Irak'a 17 Mart tarihine kadar ültimatom verdi; aynı süre içerisinde BM Güvenlik Konseyi'nin de bir karara varmasını istiyor. Washington'un Türkiye'den talebi de, 17 Mart'a kadar ikinci tezkerenin TBMM'den geçmesi...

Ancak, Washington'da ipleri elinde tutan 'savaş lobisi'nin sinirlerinin gergin olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Bunun en büyük sebebi, blöfünün TBMM tarafından görülmesi... Ankara'ya birkaç kez mühlet veren Washington, TBMM'nin ikinci tezkereyi geri çevirmesi üzerine, Doğu Akdeniz'de bekleşen gemilerini güneye göndermedi. ABD'nin "Türkiye'siz bir B Planı" olmadığı böylece ortaya çıktı. Oysa, 'savaş lobisi', sanki gerçekmiş gibi, "Tezkere ret edilirse, Kuzey Cephesi olmasa da savaşı başlatacağız" deyip duruyordu.

"Türkiye'nin kararı", 'savaş lobisi' için, suratta şaklayan tokada dönüştü. O gün bugündür birbiri ardına hatalı davranışlar sergiliyor lobi; hiç beklemediği kişi ve çevrelerden tepkiler alıyor...

İşte size güncel örnekler...

Başkan George W. Bush, savaş konusunda kendisi gibi düşünmeyen Avrupa kamuoyunu ikna için, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) bir konuşma yapmak istedi. Beyaz Saray'ın Strasbourg'tan küçük bir ricası oldu: Avrupa parlamenterler, konuşması bittiğinde, Başkan Bush'u ayakta alkışlayacaklardı... Hiçbir ayrıntıyı şansa bırakmayan Beyaz Saray, AP'deki görüntünün, uluslararası ikna faaliyetinde önemli etkisi olacağını düşünüyordu. Avrupa Parlamentosu, Bush'un konuşmasının üyelerince ayakta alkışlanacağı sözünü vermeye yanaşmayınca, Beyaz Saray, Avrupa çıkartması planından vazgeçmek zorunda kaldı.

Amerikan kamuoyu, bizim burada neredeyse dört aydan beri yazıp her fırsatta tekrarladığımız o 'öldürücü gerçeği' şimdilerde öğrendi: Irak'a saldırının, 11 Eylül uğursuz eylemlerinden çok önce, şimdi yönetimde kritik koltuklarda oturan bazıları tarafından iki koldan planlandığını... Fikir babaları arasında Dick Cheney, Donald Rumsfeld, Paul Wolfowitz gibilerinin bulunduğu 'The Project for New American Century' adlı düşünce üretim kuruluşunun, 1992 yılından beri üzerinde çalışıp 2000 yılı eylül ayında yayımladığı bir rapor şimdi elden ele dolaşıyor ABD'de... Douglas Faith ile Richard Perle'ün, danışmanlığını yaptıkları İsrail'in o zamanki başbakanı Benamin Netanahu'ya sundukları rapor da öyle... Bu iki raporda, şimdi Washington'da çok önemli görevler üstlenmiş yazarlar, "Irak'a saldıralım, İsrail'in güvenliğini sağlama bağlayalım" aklını veriyorlar...

Dünyaca ünlü Amerikalı gazeteci Seymour Hersh, bu hafta çıkan New Yorker dergisinde, Başkan Bush'a akıl verenlerin yalnızca gönülden bağlı oldukları İsrail'in güvenliğini garanti altına almakla yetinmediklerini, Irak'a yapılacak saldırıdan kişisel çıkar sağlayacaklarını da yazdı. Hersh'e göre, 'karanlıklar prensi' lâkaplı Perle, 2001 yılı kasım ayında (11 Eylül'den iki ay sonra) güvenlik ve savunma alanlarında çalışan 'Trireme Partners' adlı bir şirkete ortak olmuş. Yazar, Perle'ün şirketinin, 'terör korkusu' yüzünden para kazandığı iddiasında. Bir televizyon programında, ünlü yazarın bu sözleri yüzüne vurulan Perle'ün cevabı mânidar: "O yazar terörist zaten..."

Kendi koydukları mühletin tarihi yaklaştıkça blöfleri bir kez daha görülür endişesine iyice kapılan 'savaş lobisi' üyelerinin sinirleri, görüyorsunuz, iyice bozuluyor...

Lobi en büyük darbelerden birini, Başkan Bush'un babasından aldı. Geçmişte ülkesini BM'de temsil etmiş olan, üstelik 'savaş lobisi'ni oluşturanların üzerinde unutulmaz emekleri bulunan eski ABD başkanı Baba Bush, oğluna, "Sakın tek başına savaşmaya kalkma; kalbini kırdığın Avrupalı ülkelerin gönlünü al" aklını verdi. İngiliz The Times gazetesinin haberine göre, Baba Bush'un sözleri, oğlunda olduğu kadar yanındakiler üzerinde de ('savaş lobisi') paniğe yol açmış...

Esas paniği ise, etrafının iyice boşalmakta olduğunu hisseden İngiliz Başbakanı Tony Blair yaşıyor. Kendisinin başkan olduğu hükümette önemli koltukları işgal eden beş İşçi Partili politikacı, BM kararı olmadan savaşa girildiği taktirde görevlerinden istifa edeceklerini açıkladılar. Zorda olan ve sinirleri bozulan yalnız Başkan Bush değil, Başbakan Blair'in etrafındaki çember de daralıyor...

Görüyorsunuz, dananın kuyruğu koptu kopacak. Yeter ki, Türkiye, direnmeye devam etsin...


 

ABD, denetçilerle kanlı bıçaklı oldu

Blix, Irak’a ait insansız keşif uçağıyla ilgili kanıtları gizlemekle suçlanırken, ABD ve İngiltere’nin sunduğu Bağdat yönetiminin yurtdışından uranyum aldığına ilişkin kanıtların sahte olduğu açıklandı

     DIŞ HABERLER SERVİSİ  (09 Mart 2003 Pazar, Milliyet)

     Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi üyelerini Irak’a karşı güç kullanımının gerekliliğine ikna etmeye çalışan Bush yönetiminin başı şimdi de BM silah denetçileriyle derde girdi. ABD, önceki gün silah denetçilerinin raporlarını açıkladığı kritik oturumun ardından, denetçileri Irak’la ilgili önemli bir kanıtı "gizlemekle" suçladı.
     Silah denetçilerinin şefi Hans Blix’in Irak’ın insansız keşif uçağı bulunduğuna dair bulguları "gizlediğini" ileri süren Amerikalı yetkililer, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed El Baradey’in, ABD ve İngiltere’nin Bağdat’ın nükleer silah edinmeye çalıştığı iddiasını kanıtlamak için sunduğu belgelerin sahte olduğunu açıklamasıyla iyice zor durumda kaldı.
     Denetçilerle ABD’yi karşı karşıya getiren ilk adımı Amerikalı yetkililer attı. ABD’ye göre, denetçiler son denetimlerinde Irak’ın kimyasal ve biyolojik saldırılarda kullanılabilecek nitelikte bir keşif uçağına sahip olduğunu tespit etti, Blix ise oturumda buna değinmedi.
     Blix’in bu uçakla ilgili bilgileri oturumdan sonra dağıttığı 173 sayfalık raporun içine "gömerek" gizlediğini iddia eden Amerikalı yetkililer, Blix’in tarafsızlığına gölge düştüğünü savundular.
     İngiliz The Times gazetesine göre, Blix’in raporunda söz konusu uçağın menzilinin BM tarafından belirlenmiş sınırları aştığı belirtiliyor ve uçakla ilgili daha fazla inceleme yapılması gerektiği vurgulanıyor.
     
     Irak: Artık ambargo kalksın
     Blix’in ardından raporunu açıklayan El Baradey, ABD’nin suçlamalarına Irak’ın yurtdışından uranyum aldığına ilişkin ABD ve İngiltere tarafından sunulan belgelerin sahte olduğunu söyleyerek karşılık verdi. El Baradey, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın, Irak’ın uranyumun zenginleştirilmesinde kullanılan güçlendirilmiş alüminyum tüpleri satın almaya çalıştığı iddialarını da yalanladı. Baradey, "Ayrıntılı incelemeler sonucunda, Nijer ile Irak arasında uranyum alışverişi yapıldığı haberlerine temel teşkil eden belgelerin aslında gerçek olmadığı sonucuna vardık" dedi.
     Bu arada silah denetçilerinin raporlarını sunmalarının ardından Irak, dün silahsızlanma taahhütlerini yerine getirdiğini belirterek, BM Güvenlik Konseyi’nden 12 yıldır süren yaptırımların kaldırılmasını istedi.

Amerika'dan Blix'e: Raporda Saddam'a karşı bir delil yazın
11.03.2003, Sabah

İngiliz basınında dün, Amerika ve İngiltere'nin Hans Blix'i köşeye sıkıştırağı iddiaları yer aldı.

Times gazetesinin haberine göre Amerikalı ve İngiliz yetkililer, Irak'ta "dumanı tüten silah" yani aleyhte delil bulduğu yolunda rapor vermesi için silah denetçisi şefi Hans Blix'e baskı yapacak. Haberde bu iki ülke diplomatlarının, Blix'in Güvenlik Konseyi'nde verdiği 173 sayfalık raporda bu konunun yer aldığını, ancak Blix'in bunu dile getirmediğini öne süreceği ifade edildi.

Ayrıca, Amerika ve İngiltere'nin, bir sonraki BM Güvenlik Konseyi toplantısında kararsız ülkeleri etkileyebilecek tezlere sahip olduğu da belirtildi. Bunlardan biri, Irak'ın sahip olduğu 7.45 metre kanat genişliğine sahip keşif uçağının raporda yer almaması. Hem de Blix'in ve ekibinin uçağın varlığından haberdar olmasına rağmen... Gazeteye göre bunu fırsat bilen Amerika ve İngiltere, kararsız ülkelere baskı yaparak onları da kendi yanlarına çekecek.

ABD dokuz ‘evet’i bulamadı

Fransa’nın ardından Rusya da BM Güvenlik Konseyi’ne sunulan Irak’a karşı savaş kararını veto edeceğini açıkladı

     SEMA EMİROĞLU New York/BM   (11 Mart 2003 Salı, Milliyet)

     BM Güvenlik Konseyi, Irak’a 17 Mart’a kadar ültimatom veren Amerikan -İngiliz - İspanyol karar tasarısını yarın oylamaya hazırlanıyor. ABD ve Fransa, Konsey’in kararsız ülkelerinin oylarını kazanmak için New York’ta ve başkentlerde kıran kırana pazarlık yaparken, Rusya karar tasarısını veto edeceğini açıkladı.
     ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın, karar tasarısının Konsey’den geçmesi için asgari dokuz oyu bulacaklarından umutlu olduğunu söylemesine rağmen, New York Times gazetesine açıklama yapan yönetim yetkilileri, kararsız üyelerin oylarının hâlâ kazanılamadığını söylediler. Oyları ortada olan altı Konsey üyesinden Kamerun, ABD’nin yanına kaymakla birlikte, Fransa Dışişleri Bakanı Dominque de Villepin, Konsey’in üç Afrikalı üyesine jet ziyaret yaparak eski Fransız sömürgesi Kamerun ve Gine ile Angola’yı etkilemeye çalışıyor.
     BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi Rusya’nın Dışişleri Bakanı İgor İvanov, ABD, İngiltere ve İspanya’nın hazırladığı Irak’ta güç kullanılmasına olanak veren BM karar tasarısını veto edeceklerini açıkladı. İvanov, ülkesinin bu kararını yazılı bir açıklama yaparak ilan etti.