Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
SAVAŞA HAYIR  SAVAŞA HAYIR  SAVAŞA HAYIR  SAVAŞA HAYIR SAVAŞA 

'Savaşa bir milyon kere hayır"

 

19 Mart 2003
Yeni Şafak

 

İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER), ABD'nin Irak'a saldırısına karşı yürüttüğü kampanyalara bir yenisini daha ekledi. ÖNDER'in sitesinde George W. Bush ve Tony Blair'e yazılan bir mektubun, internet kullanıcıları tarafından muhataplarına gönderilmesi isteniyor. ÖNDER Genel Baskan Yardımcısı Yusuf Kara, vatandaşlardan 'www.onder.org.tr' sitesine girerek "Savaşa bir milyon kere hayır" konulu mesajı göndermelerini istedi.

İSTİHBARAT SERVİSİ, İSTANBUL

 HER ZAMAN SAVAŞA GİRMEME TARAFTARIYIM

Kadir Has Üniversitesi'nde ''Bilim ve Siyaset'' konulu konferans veren Prof. Dr. İnönü, Irak sorununa ilişkin bir soru üzerine de İnönü, ''Her zaman savaşa girmeme taraftarıyım. Yeterli gerekçe olmadığını ve zararlı çıkacağımızı düşünüyorum. BM'den karar çıkmadan yurtdışındaki bir olaya müdahale etmenin yanlış olacağı düşüncesindeyim'' dedi. (06/ 03- 2003 tarihli Haber Türk'ten kısaltılarak alınmıştır) 

 

 

http://www.simbad.sida.nu/



Bu savaşta "fakirler" ölüyor

Güngör Uras, Milliyet, 30.03.2003

     Bu savaşın bir özeliği var. ABD’nin fakirleri ile İngiltere’nin fakirleri, Irak’ın fakir halkı ile savaşıyor. Bu savaşta fakirler ölecek. Zenginler fakirlerin savaşını ve ölümünü evlerinde TV ekranlarında izleyecek.
     Bu savaşta kendi askerlerinin kaybı ABD ve İngiltere’de eskisi gibi büyük yankı yaratmayacak. Çünkü Irak’ta savaşan askerler arasında zengin çocukları yok.
     Irak’ta savaşan ABD askerleri "paralı" askerler. ABD’de maddi durumu iyi olmayanlar için askerlik şimdilerde bir meslek... Kimileri için geçici, kimileri için devamlı bir meslek... Okuma imkanı bulamayan, bu nedenle bir işe giremeyenler "paralı asker" oluyor. Okul ücreti bulamayan, para biriktirmek, daha sonra okula devam etmek için "paralı asker" oluyor. Bir iş bulamayan çaresizlikten "paralı asker" oluyor... Paralı askerlerin "gönüllü olarak" bu mesleği seçtikleri ve daha mesleğe girerken "savaşmayı ve ölmeyi" kabul ettikleri, bunun için para aldıkları varsayılıyor.
     
     Okumuş zengin çocuklarıydı
     Bu nedenle Irak’taki insan kayıplarının daha önce Vietnam savaşındakine benzer ölçüde ABD kamuoyunda tepki yaratmayacağı söyleniyor. Çünkü Vietnam savaşında ölen ABD askerlerinin çoğu "celp" yolu ile "mecburi" olarak cepheye gönderilmiş, okumuş gençler, zengin çocukları idi. Aynı şekilde İngiliz askerleri de fakir çocukları... Okuyamadıkları ve başka iş bulamadıkları için "paralı asker" olmuşlar.
     ABD’nin ve İngiltere’nin zenginleri bu "paralı askerler"i giydiriyor, kuşatıyor, dünyanın en pahalı silahlarıyla donatıyor ve Irak çöllerinde Irak’ın fakirlerini öldürmeye yolluyor... Savaşan Iraklılar ise o kadar fakir ki, çoğu, ayağında plastik tokyo terlik veya spor ayakkabı ile savaşıyor. Yetmiş yaşındaki Iraklı ABD’nin en ileri teknolojisi ile havalanan ölüm makinesi helikopteri elindeki çifte ile vurmak zorunda kalıyor. ABD’li ve İngiliz fakirlerin Iraklı fakirleri öldürmesi "başarı" olarak dünya kamuoyuna yansıtılıyor. Ama fakir Iraklıların ABD ve İngiliz fakirleri "esir alması" ile ilgili haberler tepki uyandırıyor.

     
     Öldüreceklerinin esiri oldular
     Savaş ister zenginler, ister fakirler arasında olsun çok kötü bir şey... Savaşa giren "öldüren" yanda olunca ölümün ne acı şey olduğunu unutuyor. "Yenilen" yanda olunca "dehşetini yaşıyor." Esir alınan ABD askerlerinin TV’deki görüntüleri "iç parçalayıcı" idi. Askerler taaa Amerika’dan yola çıkarak Irak’a öldürmek için geldikleri düşmanlarının eline düşmenin şokunu atlatamamıştı...
     Yıllar önce seyrettiğim, 2. Dünya Savaşı’na ait bir film sahnesini hatırladım. Alman güçlerinden kaçmak için Normandi sahilinde toplanan çoğu kadın, çocuk ve yaşlı sivil halk gemi beklerken ufukta bir Alman uçağı görülüyor. Kadınları, çocukları ve yaşlıları tarıyor... Gidiyor, geliyor... Yüzlerce ölü yerde yatarken bir yaşlı kişi elindeki çifte ile insanları makineli tüfek ile taramak için topluluğun üzerine tekrar alçalan uçağa ateş ediyor. Uçak yara alıyor, ateşler uçağı sarınca iki pilotu paraşütle atlıyor... Paraşütlü iki pilot makineli ateşi ile biçmeye çalıştığı topluluğun üzerine inerken yaşlı adam tüfeğini bu defa pilotlara doğrultuyor... Pilotlardan genç olanı "Yapmayın, ateş etmeyin, biz de insanız..." diye yalvarıyor... Savaş işte böyle bir şey...
     

     guras@milliyet.com.tr

Paris, Moskova ve Berlin'den ortak 'Irak' açıklaması.
(15 Mart 2003, 23:47)
"SAVAŞ SON SEÇENEK OLMALI"

Paris - Fransa, Rusya ve Almanya, yaptıkları ortak açıklamada, "Irak'a karşı güç kullanımını bu aşamada hiçbir şeyin haklı çıkarmayacağını" bildirdiler.

Açıklamada, BM'nin Irak'taki silah denetimlerinin işler halde olduğu belirtilerek, bu aşamada silah denetimlerinin durdurulamayacağı ve güç kullanımının, ancak "en son seçenek olarak" düşünülebileceği vurgulandı.

Fransa'nın, BM Güvenlik Konseyi'nin Salı günü bakanlar düzeyinde toplanması yönünde daha önce açıklanan önerisi de, bu açıklamada, üç ülkenin ortak önerisi şeklinde geçti.
23:02 15/03/03
AA (haber X'ten)

Saldırı, çevreye felaket getirecek   Akşam
15 Mart 2003 
 

ABD, Irak'a saldırı için geri sayıma devam ederken BM, savaşların çevre felaketi yarattığına dikkat çekti.

Birleşmiş Millletler Çevre Programı UNEP'in raporunda dünyanın kapısında yine bir savaş ve yine sonrasında yaşanacak bir felaket olduğu belirtildi. Raporda Afganistan, Kosova ve Körfez'de yakın tarihte meydana gelen çatışmalarda kullanılan modern silahların, patlayıcıların tahrip güçleri kadar bileşimindeki maddeler nedeniyle de çevrede ağır sonuçlara yol açtığı bildirildi.

Bin yıl gerek

UNEP çalışmasında ağır bombardıman uçaklarından atılan bombaların etkisiyle bölgede tüm hayvan ve bitki örtüsünün öldüğü, toprağın yeniden işlenebilir hale gelebilmesi için ise en az bin yıl geçmesi gerekeceği vurgulandı. 700 petrol kuyusunun yakıldığı Körfez Savaşı'nı izleyen yıllarda Irak'ın güneyinde ve Kuveyt'te ölüm oranlarının yüzde 10 arttığı belirtildi.

1999 yılında Yugoslavya'daki savaş süresince de NATO'nun Pancevo'da petro-kimya tesislerini bombalamasının ekolojik felakete bir başka örnek oluşturduğu belirtilirken, 'hava akınları sırasında toksinlerin atmosfere yayılması ise içme suyunun dahi kirlenmesini sağlamıştır' denildi.

UNEP, şimdiye kadar dünyanın

dört bir yanında yaşanan savaşlar sonucunda içme suyundan ormanlara, ekilebilir toprağa kadar birçok yaşamsal önemi olan değerin tahrip olduğu ve bunun sonucunda dünyanın büyük felaketler yaşadığını kaydetti.

Kuşlar ölecek

Çevre bilimciler Irak saldırısından göçmen kuşların da nasibini alacaklarını belirtiyorlar. Bilim adamları kuşların kuzeye göç ettiği mart-nisan aylarına rastlayacak ABD saldırısı sırasında milyonlarca kuşun bombalar ve füzeler nedeniyle göçlerini tamamlayamadan öleceği uyarısında bulundular.

Schröder: Rusya, Fransa ve Çin ile ortak karar aldık       15 Mart 2003, Yeni Şafak
Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Irak kriziyle ilgili olarak, "En ufak bir imkan olduğu sürece barış için mücadele etmeliyiz" dedi. Schröder, bugün federal mecliste yaptığı "Barış ve cesaret için değişiklik'' konulu hükümet açıklamasında, Irak krizinin barışçı çözümü için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, "Fransa, Rusya ve Çin ile birlikte, Irak'ın barışçı şekilde silahsızlandırılmasının mümkün olduğuna karar verdik" ifadesini kullandı. Irak'ın silahsızlandırılmasının sağlanması için Almanya'nın ve diğer Avrupa ülkelerinin de daha fazla dayanışma göstermesini isteyen Schröder, "Bunun için de ekonomik ve siyasi açıdan güçlü olmalıyız" dedi.

Amerika ve İngiltere yalnız olduğunu anladı

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Yuri Fedetov, ABD ve İngiltere'nin BM Güvenlik Konseyi'nde Irak konusunda "büyük çoğunluğun" desteğini sağlayamadıklarını anladıklarını söyledi. Fedetov, "Amerikan-İngiliz karar tasarısının oylamasını erteleme kararı alınması, hatta belki de tüm metnin oylamaya sunulmayacak olmasının bunu gösterdiğini söyledi. Fedetov, Rusya'nın Irak hakkında şu anda yeni bir karar almasına gerek olmadığı yönündeki görüşünü de tekrarladı. Fedetov, "İngiliz önerileri, Bağdat'a yönelik savaşı engellemek sorununu çözmüyor" diye konuştu.

İşte ‘tüm bombaların anası

13 mart 2003, Milliyet

ABD tarihindeki en büyük bomba olan 9.5 tonluk MOAB, dün Florida’da denendi

     Eglin Hava Üssü’nün Sözcüsü Karen Roganov tarafından yapılan açıklamada, kısa adı MOAB (Massive Ordnance Air Blast: Büyük Ordonat Hava Bombası) olan 9.5 tonluk bombanın etkisiyle, deneme alanında, atom bombasının mantarına benzer ve çok uzaktan görülen bir bulut çıktığı belirtildi. MOAB kısaltmasından hareketle "Tüm bombaların anası" (Mother Of All Bombs) takma adı verilen MOAB, C - 130 nakliye uçağından hedefine bırakıldı. Denemenin, patlama sesini en aza indirecek hava koşullarının oluşmasının ardından ve üssün sınırları içinde yapıldığı belirtilerek, şok dalgalar ve çökmelerin yine üs sınırları içinde kaldığı kaydedildi. MOAB, Amerikan hava kuvvetlerinin elindeki en güçlü konvansiyonel bomba ve benzeri BLU - 82’den yüzde 40 daha ağır.
     
     BLU-82’Yİ EZDİ
     BLU - 82, Vietnam Savaşı sırasında geliştirilmiş, mayınlı alanların temizlenmesinde ve son olarak Afganistan’da El Kaide liderlerinin saklandığı sanılan mağaraları bombalamakta kullanıldı. Askeri yetkililer, MOAB’ın özellikle psikolojik savaşlarda, düşmana korku ve dehşet yaymak amacıyla kullanılacağını ifade ediyor.