Hamza... kardeşim!..
Can Dündar,
18 Mart 2003 Salı Milliyet
Hamza 12 yaşında...
Bağdatın merkezinde bir apartman
dairesinde yaşıyor.
Futbolu seviyor.
En büyük hayali, Saddamla tanışıp
ona doğum gününü anlatmak...
17 Ocak 1991 gecesi doğmuş Hamza...
ABDnin Irakı bombaladığı gece...
Babası Kuveyt sınırında
askermiş, annesiyse evde yalnız...
Saat 02de evlerinin yakınında
bombalar patlayınca sancılanmış annesi... Komşuları
sarmalayıp sığınağa indirmiş, sabaha kadar dişini
sıkmasını söylemiş.
Sabah gittikleri hastanede daha Hamzanın göbek
bağı kesilmeden bombardıman başlamış yeniden;
herkes sığınağa kaçmış. Hamza, ocak ayazında,
elektrik ve kaloriferin yanmadığı, camları kırık
bir hastane odasında çırılçıplak kalmış.
Ömrünün ilk 3 gününü 300 kişiyle bir sığınakta
sürekli ağlayarak geçirmiş. O günlerde erken doğum yapan çoğu
annenin oksijensizlikten bebeğini kaybettiğini, kendisinin mucize
eseri yaşadığını sonradan öğrenmiş.
Ambargo yüzünden yeterince beslenemeden, ilaçsız
büyümüş Hamza da, yaşıtları gibi... Ama dersleri iyi...
Okulda 8 yıllık İran Savaşını okumuşlar,
ama henüz son Körfez Savaşına gelmemişler.
Bugün olup bitenlere dair tek bildiği,
"düşman Amerika"nın onların toprağını
ve petrolünü istediği... Doğduğu gün patlayan savaşın
daha ağırının yaklaştığını duyuyor,
ama Guardian muhabirine "Savaş çıkacağını sanmıyorum"
diyor, "Bunlar sadece söylenti..."
***
Siz hep ekranda, bir yandan yığınak
yaparken bir yandan "Bizi geciktirdiniz" diye fırça çeken
Amerikalıları ve "Amerikalıları kızdırdık"
diye dövünen yorumcuları görüyorsunuz.
Yanı başınızdaki Hamzayı
tanımıyorsunuz.
"3 kuruş uğruna", "düşman"ıyla
işbirliği yaptığınız için kızıyor mu,
bilmiyorsunuz.
Okyanus ötesindekilere bir şey ifade etmez
belki; ama asırlarca birlikte yaşadık biz Hamzagillerle...
Sadabatta, Bağdat Paktında birlik
olduk.
Kuzey Irak, Bağdatın denetiminden çıkıncaya
dek dalaşmadık birbirimizle...
Irak, Türkiyenin çevresindekilerden en az
sorunlusu olageldi.
Suriyeyi düşünün, Sovyetleri...
Yunanistanı... Bulgaristanı... İranı...
Irak, savaşı düşüneceğiniz
son komşunuzdur.
***
Türk tarih kitapları, Arapların Türkiyeyi
arkadan hançerlediğini yazar ya; şimdi tarih dersinde ihanet öyküleri
dinleme sırası Hamza ve kuşağında...
Hayatta kalırsa, tarih öğretmeni ona asırlık
komşusunun "çok borçlandığı için",
"ABDyi kızdırmamak için", "6 milyar dolar için"
"düşmanöla işbirliği yaptığını
anlatacak.
"Komşuda yangın varken sessiz
kalamayız" diyen Türk başbakanının meramının,
bir kova suyla koşup gelmek değil, yangına körükle gitmek olduğunu
söyleyecek.
Bu kirli savaşta rol almazsak "Bush bizi
affeder mi" bilmem, ama alırsak, hiç kuşkunuz olmasın ki,
Hamza ömür boyu affetmeyecek.
***
Sevgili Hamza!,,,
Artık bombaların sizin oralara düşmesine
saatler var.
12 yıl önce seni dünyaya getiren savaş,
belki bu kez ölümün ülkesine götürecek.
Hayatta kalabilirsen, buralarda sadece ülken
paylaşılırken ganimetten pay kapmak, cinayete ortak olmak
isteyenler değil, seni düşünenler ve acını hissedenler de
olduğunu bilmeni isterim.
Bizi affet!
Kolay gelsin kardeşim!
can.dundar@e-kolay.net
http://www.simbad.sida.nu/