Amerika'nın Ortadoğu ve Asya'daki gerçek amaçlarını ortaya çıkaran dehşet bir mektup kamuoyuna yansıdı. Filipinler Devlet Başkanı Gloria Macapagal Arroyo'nun ABD Başkanı George Bush'a gönderdiği gizli resmi mektup, Kuveyt'te yayımlanan el-Muctema dergisince ele geçirildi. Amerika'nın Afganistan ve Irak'a saldırıları dahil, 11 Eylül sonrası başlattığı küresel savaşın aslında İslam dünyasına yönelik bir savaş olduğunu ortaya koyan bu mektup, oynanan büyük oyunu gözler önüne seriyor. Mektup, Hıristiyan dünyasının, Asya başta olmak üzere Ortadoğu'daki hedeflerini bir Hıristiyan Devlet Başkanı'nın eliyle tüm yönleriyle meydana çıkarıyor. Komünizmin çöküşünden sonra Hıristiyan dünyası için asıl hedefin İslam olduğu iddia edilen mektupta, Arroyo, Selamet Haşimi liderliğindeki Moro İslami Kurtuluş Cephesi'nin tasfiyesinin bölgedeki İslami dirilişi tamamen yok edeceğini belirtiyor. Arroyo, Müslüman Mindano Özerk Bölgesi'nin bazı yetkililerinin ve Ebu Seyyaf grubununun, ABD ve Filipin istihbaratının bir ürünü olduğunu ortaya koyuyor. Mektupta ayrıca, Asya'daki Hıristiyan gruplara yönelik ABD yardımlarına geniş yer veriliyor. Arroyo, Doğu Timor'da kurulan Hıristiyan devletin ABD'nin yardımlarıyla gerçekleştiğini ve bundan sonraki amaçlarının Hıristiyanların azınlıkta bile olsalar yeni devletler kurmak olduğunu ifade ediyor. ABD'nin hedefleri arasında Maluku (Baharat) adalarının da olduğu belirten Arroyo, Asya ve Pasifik ülkelerinin sosyal ve ekonomik kalkınması için kurulan COMMONWEALTH örgütünün İslam aleyhine kurulduğunu ve bölgedeki Hıristiyan devlet ve gruplara büyük yardımlar yaptığını açıklıyor.
Zengin kaynaklar ve İslam tehdidi
İşte mektuptan bazı satırlar: "Aziz Dostum. Dünya'nın en büyük lideri ile yazışmak benim için büyük şeref. Hükümetimize şartsız sunduğunuz yardımlar ve el-Kaide olarak bilinen terörist islami harekete karşı dünya çapında "terörizmle savaş" adı altında gösterdiğiniz güçlü siyasi iradenizden dolayı sizi kutlarım. 'Dünyanın bölgelere ayırılıp yeniden yapılanması ve terörizmle savaş' adlı programınıza baktım ve gerçekten her devlet tarafından desteklenmesi gereken bir program olduğunu gördüm. Filipinler her zaman siyasi ve askeri olarak ABD'nin yardımlarına ihtiyaç duymuştur. Böylece, Filipinler devleti olarak programınızı destekliyoruz. Bu sebeple, Afganistan'daki operasyonunuzu destekledik. Stratejik öneme sahip ülkelerde askeri üsler kurmanıza da desteklerimiz sürüyor. Bu çabalarınızın ekonominizi düzelteceğini düşünüyorum. Büyük çoğunluğu Asya'daki ve Kara Afrika'daki üçüncü dünya ülkelerinde oluşan bu stratejik ülkeler, henüz işlenmemiş zengin doğal kaynaklara sahip. Kazakistan, Afganistan, Tacikistan ve diğer stratejik ülkelerde kurduğunuz üsler dünyadaki askeri ve ekonomik gücü elinize geçirecektir. Bu, aynı zamanda Asya ve Pasifik ülkelerinin üyesi bulunduğu COMMONWEALTH örgütünü çok güçlendirecektir. Hükümet olarak bunu çok iyi idrak ediyoruz ki, Orta Asya'daki, Ortadoğu'daki ve Hazar Denizi böglesinde bulunan Müslüman ülkeler, dünyadaki petrol ve doğal gaz rezervlerinin büyük çoğunluğunu elinde bulunduruyor. Afganistan'ı ele geçirmeniz doğalgaz boru hatlarının en kısa yoldan size ulaşmasını sağlamak olduğunu da biliyoruz.
Hedef: Türkiye ve İslam ülkeleri
Sayın Başkan. Stratejik bölgelerde askeri üsler kurmanız dünyadaki tüm İslami hareketleri harekete geçirecek ve bir çok demokratik rejimleri tehdit edecektir. Sovyetler Birliği'nin çöküşünün ardından İslam artık komünizmin yerine demokratik ülkeleri tehdit eden bir düşman haline gelmiştir. Meclisimizin Manila'daki Amerikan büyük elçiliğinden aldığı istihbarat da bu dinin dünya çapında ne kadar hızlı yayıldığını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor. İslami hareketlerin güçlendiğine dair verilen bu bilgilerde, Endonezya, Hindistan, Bangladeş, Pakistan, Mısır, Türkiye ve Sovyetler Birliğin'den ayrılıp bağımsızlığını kazanan ülkeler üzerinde özellikle duruluyor. Güney Asya'daki İslami grupların büyümesi de Müslüman ülkeler için büyük tehdit oluşturuyor. Özellikle Endonezya, Malezya, Buruney ve Burma ülkeleri için. Vatikan'ın Asya-Pasifik'teki merkezi olan Filipinler de aynı zamanda Küresel İslami hareketlerin tehdidi altındadır.
"Gelin ve İslami hareketleri bitirin"
Endonezya'da Hıristiyanların çoğunlukta bulunduğu, Doğu
Timor, bölgedeki Hıristiyan ülkeler ve gruplarla dayanışma içindeyiz.
Ancak Amerika'nın Asya ülkeleri üzerinde hakimiyeti tam yerleşmedikçe
ittifakımız zayıflayabilir. Onun için, ABD'nin Güneydoğu
Asya'da üsleri bulunmalıdır. Hükümetimiz Moro Ulusal Kurtuluş
Cephesi'nden iki yetkili ile sıkı ilişkiler içindedir. Mindanao
Özerk Bölgesi (ARMM)'in yetkilileri arasında da 15 yetkili arkadaşımız
bulunmaktadır. Bu sayede Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi'ni bölmeyi başardık.
Ebu Seyyaf grubu ve Filipinler'deki silahlı Komünist grup, Amerikan ve
Filipin istihbaratlarının başarılı çalışmaları
sayesinde oluşturuldu. MİLF'e yönelik ortak saldırılarımızda
devam etmektedir. Moro İslami Kurtuluş Cephesi ile yaptığım
anlaşmalar bir taktik icabıydı bunun sayesinde epey zaman kazandık."
(11.03.2003, Yeni Şafak)
|
Erdoğanın ikinci tezkere sinyali ABDyi umutlandırdı |
|
AK Parti lideri Erdoğan, Iraktaki gelişmelere seyirci kalınmayacak. diyerek ABDye mesaj gönderdi. Başbakan Gülle sürpriz bir görüşme yapan ABDnin Ankara Büyükelçisi Pearson ise, Her zaman bir umudumuz var. dedi. AK Parti lideri Tayyip Erdoğan, hükümet tezkeresiin yeniden Meclise geleceği sinyalini verirken, Türkiyenin, komşusundaki gelişmelere seyirci kalamayacağını söyledi. Başbakan Abdullah Güle sürpriz bir ziyarette bulunarak nabız yoklayan ABDnin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson da, ikinci tezkere umudunu koruduklarını vurguladı. Gül, görüşmeden sonra İslam Konferansı Örgütünün Irak Zirvesine katılmak üzere Katara gitti. Muhtemel ikinci tezkereye tepkisini dile getiren CHP lideri Deniz Baykal ise, Meclisin yazboz tahtası olmadığını kaydetti. İkinci tezkere için Washingtondan elinin güçlendirilmesini isteyen AK Parti hükümeti ile ABD yetkilileri arasındaki değerlendirmeler sürüyor. Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan AK Parti lideri Erdoğan, tezkereye hayır diyenleri anlayışla karşıladığını belirterek, Meseleye bütün yönleriyle bakamazsak, halkın bize yüklediği sorumluluğu ve görevi yerine getiremeyiz. Yüz yüze olduğumuz sorun basit bir evet veya hayırla çözülemez. Türkiye, Norveç değildir. sözleriyle tezkerenin yenileneceği işaretini verdi. Türkiyenin Kuzey Iraktaki gelişmelere seyirci kalmayacağını açıklayan Erdoğan, ABD yönetimini de Türkiyenin bölgeye dönük hassasiyetlerini anlamaya çağırdı. Erdoğan, Türkiyenin, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da ABD ile ilişkilerinin devam edeceğine dikkat çekti. Erdoğan, Kimi çevreler mevcut durumdan yararlanarak tehlikeli bir oyun oynamaktadır. Kimse Türkiyenin iyi niyetini istismar etmesin. Türkiye, her zamanki gibi Türkmen'iyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Keldani'siyle, Süryani'siyle ve diğer tüm unsurlarıyla bütün Irak halkının esenliğini önemsemektedir. şeklinde konuştu. TBMMnin reddettiği tezkere konusunda halkın tepkisini ve milletvekillerinin hassasiyetini anlayışla karşıladığını söyleyen Erdoğan, Türkiyenin Iraktaki gelişmelerden doğrudan etkileneceğini ve gelişmelere uzak kalmamamak için nasıl davranılacağının önümüzdeki günlerde belirleneceğini aktardı. Erdoğan, Kuzey Iraktaki gelişmelerin Kıbrıs görüşmelerini olumsuz noktaya sevk etmemesi gerektiğini de ifade ederek, Kıbrısta oldu bittilere boyun eğmeyeceğiz. dedi. Dün Başbakan Güle sürpriz bir ziyarette bulunan ABD Büyükelçisi Pearson da, Önümüzdeki günlere ilişkin bilgi aldım. Bunları yetkililerimize ileteceğim. dedi. Kuzey Irakta Türkiyenin çıkarlarının korunması, TürkiyeABD ekonomik işbirliğinin önemi konularının ele alındığı GülPearson görüşmesini Başbakanlık kaynakları nabız yoklama olarak nitelerken, ABD tarafına tezkerenin TBMMde reddedilmesinin gerekçeleri hakkında bilgi verildiğini belirttiler. Görüşmede ayrıca ABD tarafına, tezkerenin reddedilmesinde hükümetin elinin yeteri kadar güçlendirilmediği hatırlatıldı. ABD askerinin Türkiye üzerinden Kuzey Iraka geçişi ve belli sayıda ABD askerinin Türk topraklarında konuşlanmasına ilişkin ikinci bir tezkerenin TBMMye sevki konusunda umutlu olduklarını belirten Pearson, Her zaman bir umudumuz var. Türkiye ile yakın işbirliği içerisinde çalışıyoruz. şeklinde konuştu. Salih Boztaş - Emine Dolmacı / Ankara 05.03.2003 (Zaman) |
ABD Ankara Büyükelçisi Robert Pearson, AKP Genel Merkezinde, Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile 3.5 saat süren bir görüşme yaptı. Devlet Bakanı Ali Babacan ile Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ın da katıldığı görüşmenin ardından bir açıklama yapan Pearson'ın, çok neşeli olduğu gözlenirken, "Çok iyi bir toplantı oldu" dedi. Erdoğan'ın bazı soruları bulunduğunu, görüşmede "bazı yanlış anlamalara açıklık getirdiğini" söyleyen Pearson, "Onları, ABD'ye bildireceğim" dedi.
AKP Genel Merkezi'ne herhangi bir müzakere için gelmediğini ifade eden Pearson, "Buraya herhangi bir müzakere için gelmedim. Sadece hükümet ile müzakere yapıyoruz. Ve gelecekteki herhangi bir hareket için de Başkan'dan herhangi bir şey istemedim" diye konuştu.
GAYRETLERİMİZ DEVAM EDECEK
Pearson, görüşmede çok açık ve net bir anlayış ortaya koyduğunu söylerken, Türk tarafına kendilerine verdiği zaman için teşekkür etti. Pearson, "Ve bu iyi bir ortam yarattı.
Gayretlerimiz devam edecek umarım bunun sonunda bir anlaşmaya varırız" diye konuştu.
Pearson, bir gazetecinin "Yanlış anlamaları düzeltmek için mi burada geldiniz? Yanlış anlamalar çok muydu?" sorusu üzerine, gülerek "Sadece detaylara girmek gerekiyor. Bazı dokümanlarda bir sürü detaylar var. Herhangi bir şeyi tartışmak için değil, detayları açıklığa kavuşturduk" karşılığını verdi.
"Müzakerelerin yarınını etkileyecek yanlış
anlaşılmalar var mı?" sorusu üzerine Pearson, "Birinci
tezkereyle ilgili herhangi bir referansta zaten bulunmadım, kimse de
bununmadı. Üç konu var bunlarla ilgili detaylara girdik" dedi.
KAYNAK: Anadolu Ajansı (10.03.2003, Net Haber)
Dış basına göre Erdoğanın seçilmesi en çok Washingtonu sevindirdi
Bushun umudu Erdoğan
WASHINGTON/ ABDnin önde gelen gazetelerinden New York Times, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğanın milletvekilliğine seçilmesinin, muhtemel Irak savaşı sırasında Amerikan askerlerinin Türkiyeyi bir üs olarak kullanmasına izin verecek tezkerinin yeniden düşünülmesinde yeni bir aşama olduğunu yazdı.
Gazetenin Dexter Filkins imzasıyla verdiği haberde, Türk lider seçildi ve ABD umutları canlandı başlığı kullanıldı. AKP için İslami temellere dayanan siyasi parti ifadesini kullanan gazete, Erdoğanın zaferinin zaten beklendiğini ifade etti.
Amerikalı diplomatların tezkereyi yeniden düşünmesi için Türk hükümetine baskı yapmaya devam ettiğini yazan gazete, Erdoğanın da tezkerenin yeniden TBMMye getilmesini isteyebileceğinin işaretlerini verdiği yazdı.
Gazeteye açıklamada bulunan Erdoğana yakın kaynaklar ise, Erdoğanın tezkereyi yakında yeniden Meclise getirmeye istekli olduğunu söyledi. Gazete, askeri harekat ihtimali büyürken Erdoğanın tezkereyi yeterince çabuk Meclise getirip getiremeyeceğinin belirsiz olduğu yorumunu yaptı.
Washington Post gazetesinde Philip P. Pan imzasıyla yer alan haberde ise, AKP lideri, ABD askerlerinin konuşlanması için şartlar ileri sürdü başlığı kullanıldı. Gazete, Erdoğanın seçim zaferinin ardından yaptığı açıklamalarda, ABD askerlerinin Türkiyede konuşlanması için Washingtondan Türkiyeye Irak konusunda daha güçlü güvenceler vermesini istediğini yazdı.
Erdoğanın ayrıca ABDden gelen baskıya rağmen tezkerenin TBMMye yeniden getirilmesi konusunda aceleci davranmadığının işaretlerini verdiğini yazan gazete, tank ve ekipman taşıyan ABD gemilerinin Türk limanlarında beklemeyi sürdürdüğü ve ABD yetkililerin Türkiye seçeneğinden vazgeçmek ve gemileri Kuveytte göndermekle tehdit ettiğini ifade etti.
Gazete ayrıca Erdoğana yakın bir kaynağın ifadelerine yer verdi. Gazeteye göre yetkili, Bush yönetiminin Türkiyenin endişelerine yanıt konusunda çok hızlı davranmaması halinde tezkerenin TBMMde ikinci kez oylanmasının 19 Marta kadar ertelenebileeceğini söyledi. Gazete, bu tarihin Irakın silahsızlanması için ABDnin verdiği tarihin iki sonrasına denk geldiğine dikkat çekti.
Gazete, Erdoğanın Bush yönetiminden daha fazla güvence istediği iki konunun, Iraktaki Türkmenlerin konumu ile Irakın geleceğinde Türkiyenin rolü olduğuna dikkat çekti.
Başbakan Abdullah Gül için Erdoğanın müttefiği ifadesini kullanan gazete, Gülin kısa süre içinde istifa ederek Erdoğana başbakanlık yolunu açmasının beklendiğini ifade etti. Gazete ayrıca, Erdoğanın tezkereye karşı çıkan bakanları kabineden temizlemesinin beklendiğini yazdı.
İtalyan medyası
La Repubblicada yayımlanan haberde ise Ilımlı İslami parti Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, milletvekili seçildi ve Erdoğanın partisinin basına geçmesini engelleyen bir durum kalmadı. Şimdiye kadar Abdullah Güle emanet edilmiş görevi devralacak. Şimdi Washingtonun tüm ümidi Erdoğanın milletvekillerini ikna edebilmesi denildi.
Corriere della Sera gazetesi de Erdoğanın 1997 yılında Siirtte bir miting sırasında okuduğu şiir yüzünden 1 yıl hapis ve politik haklarının alınması cezasına çarptırılmış olduğunu hatırlattı ve, Erdoğanın Siirtten milletvekili seçilerek Meclise girmesi çok anlamlı yorumunu yaptı.
Erdoğanın 5 yıldır politik haklarını geri almak için mücadele verdiğini belirten gazete, Erdoğan, Türk Amerikan sorunları nedeniyle zaferinin tadını çıkaramadı diyerek Erdoğanın Amerika Başkonsolosu Pearsonla yaptığı olağanüstü görüşmeye değindi. Gazetede, Toplantı sonrası konsolosun yüzündeki tuhaf gülümseme Türiye ve Amerika arasında hala soğuk rüzgarlar estiğinin bir işareti olabilir denildi. (iha) (11.03.2003, Mıllı Gazete)
ABD, Meclise sunulacak ikinci tezkerenin değişmemesi durumunda
Güneydoğudaki askeri hazırlıklarını sürdürecek.
Meclisten geçen modernizasyonla ilgili tezkerenin mutabakatına göre
ABD, kara birliklerini Güneydoğuda oluşturulacak 9 üste
konuşlandıracak. Lojistik ve destek üssü olarak hizmet verecek
tesislere 40 bin Amerikan askerinin yerleştirilmesi planlanırken,
hazırlıkları sürdürülen üsler şu noktalarda kurulacak:
Gaziantep: Merkez ve Oğuzeli
Şanlıurfa: Birecik ve Viranşehir
Mardin: Kızıltepe, Dicle, Nusaybin ve Oyalı
Diyarbakır
MARDİN LOJİSTİK ÜSSÜ
Tezkerenin TBMMden çıkması durumunda
62 bin askerini Türkiyeye getirecek olan ABD, Mardine ana lojistik üssü
kurma çalışmalarını sürdürüyor. Nusaybin,
Kızıltepe, Dicle ve Oyalı bölgelerinde kurulacak askeri
tesislerden Kuzey Iraktaki muharip birliklere ikmal ve bakım hizmetleri
verilecek. 40 bin ABD askerini barındıracak tesislere ilişkin
kiralama ve satın alma işlemleri ise sürdürülüyor.
MERSİNE MÜHİMMAT
ABD, Mersin Taşucu Limanına
mühimmat, İskenderun Limanına ise araç ve teçhizat indirecek.
Gaziantep Havaalanından personel sevkıyatı yapacak olan ABD,
Sabiha Gökçen, Çorlu ve Afyon havaalanlarına ise ağır nakliye
uçaklarını indirecek. Diyarbakır, Batman ve İncirlik
üslerine ise Bağdata yönelik harekâta aktif olarak katılacak
savaş uçakları konuşlanacak. ABD, Şanlıurfaya hava
araçları için yakıt ikmal noktası kuracak. (Milliyet)
İşte ABDnin üsleri (11.03.01, Hürriyet) Mutabakat muhtırasına göre Mardin ve Gaziantep kent merkezleri dışında, Dicle (Diyarbakır), Oyalı (Şırnak), Nusaybin (Mardin), Oğuzeli (Gaziantep), Şanlıurfa merkez ile Birecik ve Viranşehir ilçelerinde ABD kara üsleri kuracak. Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde de daha çok deniz yoluyla gelen Amerikan askerleri için savaş alanına yakın ayrı bir mücavir bölge kurulması planlanıyor. 2. tezkerenin Meclis'ten çıkması halinde ise ABD'li muharip askerler ile savaş uçakları Malatya Erhaç, Diyarbakır, Batman ve İncirlik hava
üslerinde konuşlanacak. 
Savaşa karşı barış konvoyu
İSTANBUL/ İstanbulun Anadolu yakasında toplanarak konvoy halinde şehri turlayan ve AKP İl Başkanlığı binası önünde hükümeti protesto eden savaş karşıtları, barış güvercinlerini gökyüzüne saldı.
Saadet Partisi (SP) ve Milli Gençlik Vakfı üyelerinin oluşturduğu yaklaşık 40 araçlık konvoy, bir süre Anadolu yakasında dolaştıktan sonra, Okmeydanında bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) İstanbul İl Başkanlığı binası önüne geldi. Bina önünde, ABDnin muhtemel Irak operasyonunu protesto eden göstericiler, sık sık slogan attı. Pankartlar açan grup adına açıklama yapan Milli Gençlik Vakfı üyesi Hasan Taşçı, hükümete seslenerek, AKPyi, Irakın yanında olmaya çağırdı. Taşçı, hükümetin izlediği politikayı eleştirdiği açıklamasında, tüm dünyayı savaşa karşı olmaya davet etti. Çocukların da yer aldığı eylemin sonunda, muhtemel operasyona karşı barış güvercinleri gökyüzüne salındı. Güvenlik önlemlerinin alındığı gösteri, olaysız sona erdi. (İHA) (10.03.2003, Milli Gazete)
...Erbakan, ABD askerlerinin bölgeye yerleşmesine imkân sağlayacak tezkerenin reddedildiğini hatırlatarak, bu harekatın uzun vadeli sonucunda Türkiyenin parçalanması gayesinin yattığını vurguladı.
Demokrasilerde milletin kararına rağmen yine de biz bildiğimizi yaparız anlayışının yanlış olduğunu kaydeden Erbakan, asker bulundurma ve gönderme tezkeresinin Meclise tekrar getirilmemesi gerektiğini yineledi.
D-8 ülkelerine Rusya, Çin, Meksika, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin de katılmasıyla Türkiyenin kalkınmakta olan ve nüfusu toplam 5 milyarı bulan ülkelerin lideri olabileceğine işaret eden Erbakan, bu ülkelerin kendi aralarında işbirliği yapabileceği gibi, ekonomik bağımsızlığı da sağlayabileceğini ifade etti. Erbakan, Gelişmiş ülkelerin sömürüsüne karşılık huzur, barış ve sükun dünyada bu şekilde sağlanabilir. dedi.
Kalkınmakta olan ülkelerin birliğinden oluşan D-8lere bu savaş ortamında büyük görev düştüğünü ifade eden Erbakan, ABD savaştan başka hiçbir şey bilmez. Çünkü o İsrailin güvenliğini sağlamak için elinden geleni yapıyor. ABDye dur demek için bir müeyyide gerekiyor. Bu da ABD mallarını boykot etmek şeklinde gerçekleştirilebilir. 5 milyar insanın tarihi, kültürü ve coğrafyası ile Türkiye lideri olabilir. ABDye karşı durmak görevi Türkiyeye düşüyor. Çünkü bu görev kuvveti üstün tutan değil, hakkı üstün tutacak bir zihniyetin görevidir. Şeklinde konuştu. (10.03.2003, Milli Gazete)
|
|||
|
|
|||