Barış Konferansının sonuç bildirgesi ile ilgili not: 22- 23 şubat 2003 günleri İstanbulda toplanan Uluslararası Barış Konferansı günlük basında küçücük bir haber olabilmiştir ancak. Aynı konferansın sonuç bildirgesi büyük basın organlarının hiçbirinde yayınlanmamıştır. Sözkonusu konferansın ingilizce sonuç bildirgesi, bir arkadaş tarafından e- posta adresime yollanmıştır. Bende ingilizce formüle edilmiş bu istemleri, aslına sadık kalarak türkçeye çevirdim. Daha fazla insanın olaydan haberdar olabilmesi için Simbadın savaşa karşı barış için bölümüne yerleştirdim. Türkçe metnin altına, çevirdiğim ingilizce orjinalini de astım. Artık insanlar, kitle katliamlarının, cinayetlerin, işkencelerin, açlığın, yoksulluğun, faşizmin ve akla gelebilecek tüm kötülüklerin kaynağının emperyalist savaşlar ve gerilim politikları olduğunu daha iyi görüyorlar.
Katılımcılar tarafından çok güzel
formüle edilmiş aşağıdaki duyuruda yeralan konulardan
birinin biraz daha açılıp anlaşılır hale getirilmesi
gerektiği kanısındayım. Bildiride -Kıbrıs ile
ilgili olarak- Türkiyenin veya başka bir devletin adı açıkca
ifade edilmemektedir ama, Annan planı ile tartışılmakta olanın
Türk silahlı güçlerinin adadan çekilmeleri istemi olduğu için,
bildirideki soyut dış müdahale ifadesi ilk olarak Türkiyeyi
akla getirmektedir. Ebette ada halkı Kıbrısın kaderine
ortak iradesi ile karar verebilmelidir ama, bunun önündeki tek engel Türkiye
yönetimi veya Türkiyedeki sağcı, milliyetçi, faşist güçler
değillerdir. Türk silahlı güçlerinin Kıbrıstan çekilmeleri
talebinin tam bir haklılık kazanabilmesi için, adadaki EOKAnın
ve Grek faşist güçlerinde silahsızlandırılıp dağıtılmalarını
istemek gerekmektedir. Grek faşistleri Türk faşistlerinden daha iyi
veya insancıl değillerdir. Tüm bunların ötesinde en önemlisi,
adadaki İngiliz askeri üslerinin, USA hava kuvvetlerinin yerleşmine açık
tüm emperyalist üslerin sökülüp atılmaları gerekmektedir. Basına
yansıdığı ölçüde Annan planında böyle bir formülasyon
yoktur. Henüz devletlerin, silahlı güçlerin varoldukları ve Ortadoğunun
bir silah deposuna döndürüldüğü böyle bir dünyada, Anadoluya bir
karış mesafedeki Kıbrıs öncelikle Türkiye
Cumhuriyetinin ve ayrıca Doğu Akdenizin ve Balkanların güvenliği
açısından hayati önem taşımaktadır. Ada, ucuz bir
Anglo- Amerikan emperyalist saldırı üssü olarak kaldığı
sürece, Kıbrıs halkının dış etkilerden bağınsız
karar verebilmesi olanaksızdır. Tüm bu nedenlerle, herşeyden önce,
özellikle Doğu Akdenizdeki Anglo- Amerikan emperyalist yararlarını
korumak amacıyla kurulmuş tüm askeri saldırı üslerinin
adadan sökülüp atılmaları talebini somut biçimde öne çıkartmak
gerekmektedir. Adayı, -vaktiyle Rusya ile İsveç arasında şiddetli
çekişmelerin konusu olmuş- Baltık Denizindeki Oland (Ċland) gibi
tümüyle silahsızlandırma istemini çözüm taleplerinin başına
oturtmak gerekmektedir. Bunun aksi tüm sözde çözüm çabaları
beraberinde çözümsüzlüğü ve yeni çatışmaları
getirecektir. Umarım birdahaki toplantılarda bu gerçekler dikkate alınır.
İstanbul Uluslararası Barış Konferansının haklı talepleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin savaşa geçit vermemesi, istemiyle sonbulmaktadır. 1 mart 2003 günü konuyu görüşmek üzere toplanan Meclis, Iraka saldırı amacıyla USA ve İngiliz birliklerinin Türkiye topraklarına koşullandırılmalarına ve Türkiyenin Irak ile olan geniş sınırını kullanmalarına izin vermemiştir. Bu, ahlaki olduğu kadar doğru mantıki bir karardır. Partilerinin yönetim kademelerindeki bazı emperyalist işbirlikçilerinin ve CIA imalatı tarikatların baskılarına karşın sözkonusu izni vermeyen saylavları kutlanmak gerekmektedir.
Basına yansıyan haberlerden, emperyalist
saldırı cephesinin Türkiye topraklarını kullanma çabasının
süreceği anlaşılmaktadır. Buna karşı daha büyük
bir moral ve dirençle barış savaşımını sürdürmek
gerekmektedir. Çünkü, Pentagon tarafından küçük çaplı nükleer
silahlarında kullanılacağı savaş, başladığı
yerde kalmayacak, tüm Ortadoğuya, Kafkaslara ve Asya içlerine doğru
yayılacaktır. Bölgenin doğal zenginliklerini sömürdükten
sonra gerisinde bir çöl ve çöplük bırakarak gitmek niyetinde olan
Anglo- Amerikan emperyalizmi, denetimini kurabilmek amacıyla kanlı
korkunç bir etnik çatışmayı körükleyecektir ve bu planını
daha şimdiden yürürlüğe koymuş durumdadır
-Yugoslavyada yaşananlar anımsanmalıdır. Kısacası
savaş, başlamadan durdurulmak zorundadır ve bu büyük insani
eylemde anahtar rol Türkiye halkına, henüz sağduyusunu yitirmemiş
yurtsever saylavlara ve ünüformalı- ünüformasız yöneticilere düşmektedir.
Tüm askeri uzmanların birleştikleri ortak nokta, Türkiye sınırları
kullanılmadan Pentagonun böyle bir saldırıyı kolayca başlatamayacağı
yönündedir.
SAVAŞA KARŞI İSTANBUL
YAKARIŞI
22- 23 Şubat 2003 günü İstanbulda
toplanan Uluslararası Barış Konferansı, kararlarını
tüm dünyaya duyurur.
1.
USAnın Iraka saldırısı diğer emperyalist
politikalarından bağımsız değildir.
USA, Ortadoğudan
başlayarak Asya ve Afrikayı içine alan çok geniş alanda
eksiksiz bir politik hegemonya oluşturup, doğal enerji kaynaklarını
ve yollarını kontrolu altına almayı amaçlamaktadır. Bu
büyük plan için Irak anahtar alan konumundadır.
İsrailin Filistin
halkı üzerindeki ağır baskısı, Kürt toplumu üzerinde
oynana oyunlar ve Kıbrısı yeniden bir savaş arenasına
döndürme planları, sürmekte olan bu savaşın görünmeyen yüzünde
durmaktadırlar.
Kıbrısta ada halkını mutlu edecek kesin çözüm, hiçbir dış müdahale olmadan Kıbrıs halkının ortak bağımsız kararı ile sağlanabilir. Konferansımız Kıbrıs halkının barış mücadelesini destekler.
Kitle imha silahlarına
sahipolduğu bilinen İsrail, Ortadoğu halkları için giderek
artan bir tehdit olmayı sürdürmektedir. Filistin halkının kendi
ülkesinde özgürce yaşamasını olanaksızlaştıran
tüm engeller kaldırılmalıdır.
Iraka saldırıyı durdurmak sadece USAnın dizginsiz hegemonyasını engellemek değil, aynızamanda diğer halklar üzerindeki baskısına ve şiddetine de mani olmaktır. Bölgedeki tüm halkların kendilerini yönetme haklarını savunmak bunun bir parçasıdır.
2.
Şubat ayının 15inde gerçekleşen büyük kitle gösterilerinin
gücü, şavaş cephesinde çatlağa ve duraksamaya neden olmuştur.
Konferansımız, bu eylemlerin yükselmesini ve tüm dünyayı
kapsamasını umar.
3.
Sürekli barışı sağlamak amacındaki insanlığın
kapsamlı bir mücadele vererek emperyalist saldırganlığı
yeryüzünden kaldırmaya istekli olduğunun bilincindeyiz.
4.
Bu savaş durdurulabilir. Saldırı, büyük umut ve cesaret
sahibi insanlar tarafından durdurularak USA yönetimi için bir utanca dönüştürülmelidir.
İnsani ve vicdani nedenlerle insan soyunun gücüne dayanarak bir savaşın daha başlamadan durdurulabileceğine insanlık tarihinde ilk kez tanık olmaktayız. Eğer bu başarılabilirse, insanlık kendi gücüne yeniden kavuşacaktır ve çok önceden yitirilmiş olan daha güzel bir dünyaya gereksinim inancı yeşerebilecektir.
Şüphesiz
bu, Iraklı çocukların ölümlerini engellemek kadar önemlidir ve
gelecek nesiller için en anlamlı miras olacaktır.
Savaş
bu nedenle durdurulmalıdır.
O
(savaş), sadece Irak halkını herhangi bir zarar ve kötülükten
korumak amacıyla değil, aynızamanda insanlığı
kazanmak için durdurulmalıdır.
5. Bu nedenle bizler, olabildiğince yaygın ve güçlü biçimde organize edilmiş eylemler istiyoruz.
Tüm dünya yüzeyinde bir saatlik iş durdurma eylemi, savaş karşıtı duyguları ve istekleri en güçlü biçimde açıklamanın yöntemi olabilecektir.
Bizler, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin savaşa gecit vermemesini talep ediyoruz.
(Ulusal
veya uluslararası barış toplantılarıyla ve toplumsal
haksızlıklara yönelik hertürlü başkaldırıyla igili
haberleri Simbada yollayınız. Bunların Simbadda
yeraldıklarını göreceksiniz. Her türden yazılarınız,
duyurularınızı, haberleriniz ve çevirilerinizle Simbada
katkı yapınız. Yoladıklarınız, kendi adınızla
veya istediğiniz başka bir imzayla basılacaklardır.
Simbadı yayınız. Bu web sayfası tüm barış yanlılarına aittir.)
THE
ISTANBUL APPEAL AGAINST THE WAR
The
International Peace Conference, gathered in Istanbul on February 22-23, 2003,
has decided that the conclusions reached should be made known all around the
world.
1.
The US attack on Iraq is not independent from its other imperialist policies.
The
USA is in pursuit of controlling natural energy resources and transportation
routes, establishing a full political hegemony over a large area beginning from
the Middle East, and including Asia and Africa. Iraq is a key place in this
grand plan.
Israeli
pressure over the people of Palestine, the games played over the Kurdish people,
and the plans for turning Cyprus once again into a war area stand on the unseen
face of this war.
In
Cyprus, a permanent solution that will bring happiness to the peoples of the
island, can only be determined by the common will of the peoples of Cyprus,
independently of all external interventions. Our conference supports the
struggle for peace carried out by the peoples of Cyprus.
Israel,
which is known to have weapons of mass destruction, continues to be a greater
threat for the peoples of the Middle East. All the obstacles before the
Palestinian people to live free in their own land must be removed.Preventing the
attack on Iraq will not only be an obstruction to the unbridled hegemony of the
USA, but it will also impede the repression and violence over other peoples.
Advocating the right to self-determination for all the peoples in the region is
a part of that.
2.
The great mass power of the antiwar demonstrations that took place all over the
world on February 15 has created deep cracks and hesitation in the war front.
Our conference expects these actions to be continued and raised all around the
world.
3.
We are aware that the demands of the peoples of the world for a continuous peace
can be achieved through an overall struggle for complete removal of imperialist
aggression from the face of the earth.
4.
This war can be stopped. The aggression opposed by the peoples with great hope
and courage can be turned into a shame for the US administration.
For
the first time in human history, we see the confidence that the force of human
reason and conscience can stop a war before it has even begun. If this can be
succeeded, humanity will regain the confidence for its own power and the belief
that a better world can be created, feelings that it has lost long ago. There is
no doubt that this is as important as preventing the death of the Iraqi
children, and it will be the most significant heritage for all future
generations.
This
is why this war must be stopped.
It
must be stopped, not only to prevent any harm on the Iraqi people, but also to
win the humanity.
5.
Therefore, we want an action to be organised as widespread and as powerful as
possible.
An
hour-long work stoppage all around the world will be the most powerful
expression of the anti-war feelings and demands.
We demand that the Great National Assembly of Turkey should not give way to the war.
http://www.simbad.sida.nu/