Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
ABD'nin bir bildiği mi var? 06-03-2003 Radikal http://www.simbad.sida.nu/

ABD'liler, 'tezkere çıkacak gibi' savaşa hazırlanıyor: Ev ve depo aranıyor, liman ve havaalanı kiralanıyor, köprüler yapılıyor, asker ve malzeme nakli için demiryolları ve karayolları yetkilileriyle pazalıklar yapılıyor
Yabancı ülkelere asker gönderme ve yabancı asker konuşlandırma tezkeresi 1 Mart'ta TBMM'den döndü. Ancak ABD'nin Türkiye'deki savaş hazırlıklarında azalma olmadı.
İskenderun Limanı'ndan sonra Gaziantep Havaalanı'nın kiralanması için de Türk yetkililerle anlaşmaya varan ABD, sevkiyat yollarının onarımı için de görüşmeler yapıyor. Mersin Limanı'nda malzeme sevkıyatı aralıksız sürüyor. ABD'nin İncirlik, Mersin, Diyarbakır, Batman ve Mardin'deki modernizasyon faaliyetleri tezkere öncesindeki kadar yoğun. Türk Silahlı Kuvvetleri'yse dün Kuzey Irak'a doğru son üç ayın en büyük askeri konvoyuyla hareket etti.

(Radikal gazetesinin haberi kısaltılarak alınmıştır. Genelkurmay başkanı Orgeneral Özkök'ün konuşması ile bu haberin sözleri uyum içindedir. Pentagon ile birlikte ordunun üst kademelerinin Meclis'in tezkereyi ret kararını hiçe saydığı akla gelmektedir. -Y. Küpeli)

Masrafımız çok vazgeçemeyiz!

İkinci tezkerenin onaylanması için lobi yapan ABD’liler, AKP’lilere "Türkiye’de 300 milyon dolar harcadık, bunu bırakamayız" dedi...

     HABER MERKEZİ

     Türkiye’de Amerikan askerlerinin konuşlanmasına ilişkin izin için lobi yapan ABD’li diplomatlar, milletvekillerine "hükümet tarafından ikinci bir tezkerenin gönderileceği bilgisini" aldıklarını söyledi. NTV’nin verdiği habere göre, tezkere için milletvekilleriyle birebir temasa geçen ABD’li diplomatlar, özellikle retçi milletvekilleriyle öğle yemeklerinde buluştu.

KUZEY CEPHESİ ÖNEMLİ
     ABD’nin kuzey cephesini kaybetmek istemediğini, bu nedenle yeni tezkere çıkmasa da hava sahası kullanılarak Kuzey Irak’a havadan inme planının yürürlüğe sokulacağını dile getiren ABD’li diplomatlar milletvekillerine "Biz Türkiye’de 300 milyon dolar civarında para harcadık. Bunu bırakamayız" dediler.
     
     YENİ MÜZAKERE OLMAZ
     ABD’liler, askerlerinin Irak’a girdiklerinde biyolojik - kimyasal silahlara karşı özel elbiseler giyeceğini, ne var ki bu elbiselerin ancak kış şartlarında kullanılabildiğini, sıcak havalar için uygun olmadığını söyleyerek, Irak’a harekâtın Mart ayı sonuna kadar yapılmak istendiğini ortaya koydular. ABD’li diplomatların milletvekillerine verdikleri bilgiye göre, Türkiye ile ABD arasında yeni müzakere yapılmayacak, önceki mutabakatlar geçerli olacak. Bu nedenle ikinci tezkerede köklü bir değişiklik olmayacak.
     
     PEARSON’DAN ÖZEL DAVET
     ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson da, 11 Mart Salı günü bazı milletvekillerini ve bazı sivil toplum örgütü üyelerini yemeğe davet etti. Eşli davette Türk müziği dinletisi de olacak. Bu yemeğin de ABD’nin milletvekillerini ikna amacına yönelik olduğu vurgulandı.
     
     

500 araç daha Irak sınırında
     Türkiye’nin dört bir yanından gelen askeri araç ve teçhizatın toplandığı Şanlıurfa’dan sınıra bugüne kadarki en büyük sevkiyat yapıldı. Irak sınırındaki birliklere takviye olarak gönderilen 500 araçlık askeri konvoyun uzunluğu 4 kilometreyi buldu. 300 TIR ve 200 civarında kamyon ve küçük aracın bulunduğu konvoyda ağır makineli tüfekler dikkat çekti. 2. Ordu Komutanlığı emrine gönderilen ve Şanlıurfa 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda bekletilen askeri araçlar dün sabah 05.00’te hareket etti. 11.30’da Silopi’ye varan konvoy, Silopi - Habur arasındaki Hac Konaklama Tesisleri ve yanındaki araziye konuşlandı. n DHA (08.03.2003, Milliyet)

Kofi Annan ABD'yi uyardı

Kofi Annan, ABD'nin Irak'a karşı BM'nin izni olmadan hareket etmesinin meşru sayılmayacağını ve bu durumda ABD'nin BM tüzügüne aykırı hareket etmiş olacağı uyarısında bulundu.

ABD'yi Irak konusunda tek başına hareket etmemesi için uyaran BM Genel Sekreteri Kofi Annan, BM kararı olmaksızın girişilecek herhangi bir hareketin BM'nin birliğini zayıflatacağını söyledi. (Hürriyet, 10.03.2003)

ABD İskenderun'a yığınağı arttırıyor
Askeri üs ve limanlarda yenileştirme izni kapsamında, ABD'nin 20 bin tonluk Ro-Ro gemisi "Antares" önceki akşam yeniden İskenderun Limanı'na gelerek, askeri araç, ambulans, rampalar, paletli iş makinaları, konteyner ve diğer malzemeler indirdi. Bu arada, İncirlik Üssü'nden de dün sabah ABD askerlerini taşıyan 3 otobüs ile askeri malzemeleri taşıyan 3 TIR İskenderun'a doğru yola çıktı. Öte yandan, ABD Adana İkinci Konsolosu Bennett Lowenthal da, İskenderun'a gelerek, Kaymakam Ünal Erdoğan, Belediye Başkanı Mete Aslan ile Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Şahin ile basına kapalı görüşmeler yaptı. (08.03.2003, Yeni Şafak)

50 TIR’lık konvoy Mardin’e ulaştı

KIZILTEPE - ABD’nin muhtemel Irak operasyonunda kullanacağı 250 araçlık askeri mühimmat yüklü konvoydan sonra önceki akşamda 50 tırdan oluşan askeri konvoy Mardin Organize Sanayi Bölgesi’inde kurulan Amerikan askeri karargahına ulaştı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’inde reddedilen “Türkiye topraklarında yabancı asker bulundurma ve yurt dışına asker gönderme yetki tezkeresi”nin reddedilemesine ve yeni bir tezkerenin çıkmamasına rağmen ABD, İskenderun Limanı’na bir yandan askeri yığınaklarını sürdürürken diğer yandan da Güney Doğu Anadolu Bölgesi’ne askeri sevkiyatı bütün hızıyla devam ediyor. Bu kapsamda önceki gün 250 araçlık askeri mühimmat yüklü konvoydan sonra dün akşamda 50 tırdan oluşan askeri konvoy Mardin Organize Sanayi Bölgesi’inde kurulan Amerikan askeri karargahına ulaştı.

Önceki gün sabah saatlerinde İskenderun Limanı’ndan hareket eden 50 tırdan oluşan ABD askeri mühimmat konvoyu önceki gece saat 23.00 sıralarında Mardin Organize Sanayi Bölgesi’inde bir un fabrikasında oluşturulan Amerikan askeri üssüne ulaştı. Türk firmalarından kiralanan 50 araçlık tır konvoyunda, zırhlı taşıyıcılar, ambulanslar, yakıt tankları, iş makinaları, konteyner, iki tırlık askeri mühimmat ve ABD askerleri için yemek kumanyaları yer alıyor. Un fabrikasında bulunan ABD’li askerler ve Türk askerleri tarafından araçlardan indirilerek üsde bulunan ambarlara taşındı.

Bu arada ABD’nin stratejik üst bölgesi olarak belirlediği Mardin Organize Sanayi Bölgesi’inde ve Kızıltepe yakınlarında bulunan bazı fabrikalar ve arazilerde çevre düzenlemesi ve tadilat çalışmalarının gece saatlerine kadar devam ettiği gözlendi. ABD tarafından kiralanan un fabrikasında başlayan tadilat ve onarım çalışması ve çevre düzenlemelerinin büyük bır hızla devam etmesi bölgeye yeni sevkiyatların habercisi olarak değerlendirildi. Bir haftadır un fabrikasına yapılan askeri sevkiyatların ardından bölgede geniş güvenlik tedbirleri alındı. Fabrika çevresi tel örgülerle çevrilirken, Türk askerleri de fabrika etrafında nöbet tutarak bölgeden görüntü almak isteyen basın mensuplarını fabrikaya yaklaştırmıyor.

ABD’nin askeri karargahı haline gelen Mardin Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan un fabrikasında görevli üst düzey ABD’li askerler Mardin ve çevresinde bulunan çok sayıda arazide yer tespiti yaparak çeşitli incelemelerde bulundu.

 

İncirlik’te sevkiyat hazırlığı

ADANA - Askeri üs ve limanlarda gerekli yenileştirme, geliştirme, inşaat ve tevsi çalışmaları ile yerinde hazırlık faaliyetleri kapsamında sevkiyat için çok sayıda TIR ve otobüs İncirlik Üssü’ne giriş yaptı. Adana’nın merkez Yüreğir İlçesi’nde bulunan İncirlik Üssü dün sabah saatlerinden itibaren sıra dışı bir hareketlilik yaşadı. Sabah erken saatlerde üs içine 10 civarında boş otobüs giriş yaptı. Otobüslerin dün gece uçaklarla üsse gelen askerleri alıp Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne götürmesi bekleniyor. Asker sevkinde kullanılan otobüslerden başka İncirlik Üssü’ne sabah saatlerinden itibaren çok sayıda TIR’ın da giriş yaptığı görüldü. Bazıları dorseli olan ve içeri boş olarak giren 50 kadar TIR’ın, üs içinden araç-gereç ve malzeme alıp yine aynı bölgeye gideceği öğrenildi.

Bu arada, TIR sürücülerinin ne götürdüklerini bilmedikleri de ortaya çıktı. Araç sürücüleri, Mersin’den geldiklerini, ancak İncirlik Üssü’nden alacakları yükü bilmediklerini söyledi. TIR şoförleri, kendilerinin kiralayan firma tarafından sadece Güneydoğu’ya gidecekleri konusunda bilgi sahibi edildiklerini ancak hangi noktaya yük indireceklerini bilmediklerini kaydetti. TIR’lar için tonaj ve hacimlerine göre 800 milyon ile 1 milyar 500 milyon lira arasında kira ödendiği öğrenildi. (10.03.2003, Milli Gazete)

 

"Sohbet Odası"nda Derya Sazak'ın konuğu, TBMM Başkanı, AKP Manisa Milletvekili Bülent Arınç

ABD sevkiyatının sürmesi hoş değil
"İskenderun Limanı’ndan sevkiyatın, tezkere geçmeyince durdurulduğu söylendi. Şimdi yeniden başlamış. De facto (fiili) bir durum var"

     DERYA SAZAK
SOHBET ODASI               (Milliyet, kısaltma, 9 mart 2003)

Kapatın öyleyse o Meclis’i!

08 Mart 2003 Cumartesi, Can Dündar

     Mart yağmurları, tatsız bir kışın pisliğini süpürüp baharın yolunu açıyor.
     Lakin ne bahar yazısı geliyor içimden, ne derbi tantanası, ne Kadınlar Günü kutlaması...
     İçimde terk edilmişlere özgü bir güz hüznü, ihanet görmüşlere has bir öfke var.
     Kendimi o Laz fıkrasındaki Temel gibi hissediyorum:
     Hani trafiğin ters yönden aktığı İngiltere’de arabasıyla sağ şeritte giderken polisin anonsunu duymuş:
     "Dikkat, otoyolda bir araç ters yönde ilerliyor."
     Temel, üzerine gelen arabalara bakıp söylenmiş:
     "Ne biru uşağum, ne biru... Hepisu... hepisu..."
     ***
     Savaş yazılarını okudukça, "Biz mi ters yöndeyiz" diye kuşkulanıyorum bazen...
     Oysa dünyaya bakınca anlıyorum ki, ters olan bu ülkenin düzeni... Almanya, Fransa ve Rusya, BM’nin Irak için yeni karar almasına karşı çıktı.
     İslam Konferansı Irak’a saldırıyı külliyen reddetti.
     Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradei dünkü raporunda ABD’nin BM’ye sunduğu Irak belgelerinin sahte olduğunu, Saddam’ın elinde nükleer silah bulunmadığını açıkladı.
     Türkiye’de ise bunlar yokmuş gibi bir hafta önce reddedilen tezkerenin mürekkebi kurumadan Amerikan sevkıyatı başlıyor.
     Milletvekilinin sokulmadığı İskenderun Limanı ABD’ye açılıyor. Amerikan askeri konvoyu, Meclis’in iradesini çiğneye çiğneye ilerliyor.
     Nerede geçen cumartesi tezkereye "Hayır" diyen Meclis?
     Bir tek mensubu çıkıp "Ben bir hafta önce ‘Bu işte yokum’ dedim. Ne hakla yığınak yapıyorsun" demeyecek mi?
     Sürpriz kararıyla milleti, vekiliyle barıştıran, halka nihayet "işte benim Meclis’im" dedirten parlamento, bu güveni kendi eliyle yıkacak mı?
     ***
     Son iki günde olanlara bakıyorum, inanamıyorum.
     TV’deki sarışın yorumcu "Tezkerenin kabul edilme ve savaş çıkma olasılığının piyasalarca satın alındığını" söylüyor.
     Erdoğan’ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile AKP milletvekili Emin Şirin, Amerikan basınına "Kesenin ağzını açın da anlaşalım" anlamında demeçler vererek Meclis’in kazandığı bütün itibarı sıfırlıyor.
     Meclis’te "Savaşa hayır" diyen CHP milletvekili Mahmut Duyan, Mardin’deki un fabrikasını 3 bin dolara ABD’ye kiralıyor.
     "Tezkere yeniden gelirse Meclis’in saygınlığına gölge düşer" diyen Meclis Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanı’nın açıklamasından sonra demecinin sonunu "düşmez" diye değiştiriyor.
     TBMM, tükürdüğünü yalamanın yolunu yapıyor.
     ABD, onu bile beklemiyor.

     ***
     Peki ne değişti?
     Cumartesiden bu yana ne oldu ki, bu tezkere "halka rağmen" tekrar gelecek?
     Provokasyon olduğu belli bayrak yakma eylemi mi dayatmanın nedeni?
     Askerin bilinen görüşünü açıklamış oluşu mu?
     Geçen haftaki ceberut yaklaşımından vazgeçen Amerikan heyetleri ve karikatürleri mi?
     TBMM bir hafta önce yırtıp attığı tezkereyi bunlarla mı yiyecek?
     "Asker emretti, Meclis çark etti" yorumunu nasıl içine sindirecek?
     "Pardon geçen sefer biz ‘Savaş’ demek istemiştik, yanlışlıkla ağzımızdan ‘Barış’ çıkmış" mı diyecek?
     "Ret" kararına rağmen ABD’nin yığınağı başlatmasına tepki vereceği yerde, üç kuruşa boyun mu eğecek?
     Bu halk "O halde size ne gerek var" derse ne cevap verecek?

     ***
     Bulutlar ardından gülümseyen bahara rağmen, kırık bir güz hüznü var içimde...
     Amerikan konvoyları, Mardin’e doğru, yeni egemenlik alanlarının ve Türkiye’yi de içine alabilecek kanlı bir iç çatışmanın yolunu açıyor.
     Ne bahar umurumda bugün, ne derbi tantanası, ne Kadınlar Günü kutlaması...
     
     can.dundar@e-kolay.net  (Milliyet'ten)

TBMM Başkanı Arınç, ABD'nin İskenderun limanından yaptığı askeri sevkıyatların "tüylerini diken diken ettiğini" belirterek, milletvekillerine, "Meclis'in denetim mekanizmalarını çalıştırın" çağrısında bulundu.

SAMİ GÖKÇE ANKARA
TBMM Başkanı Bülent Arınç, İskenderun limanından yapılan askeri sevkıyatla ilgili görüntülerin kendisini rahatsız ettiğini belirterek, "Tüylerim diken diken oluyor. Meclis bu konuda her türlü denetim mekanizmalarını çalıştırmalıdır" dedi.

Arınç, Plan ve Bütçe Komisyonu'nda TBMM bütçesinin görüşülmesi sırasında yaptığı konuşmada, bazı CHP milletvekillerinin TBMM kararına rağmen İskenderun limanından yapılan sevkıyattan duydukları rahatsızlıkları ifade etmeleri üzerine, ilk tezkere ve sonrasındaki uygulamaların Türk milletinde tereddüt yarattığını belirterek, konuyu Anayasa Profesörü Zafer Gören'e incelettirdiğini, net bir durum olmadığını açıkladı.

Meclis denetimini çalıştırın

Arınç, şunları söyledi: "Bu gelişmeleri gazetelerden ve TV'lerden seyreden her milletvekilinin üzüntü duyması gerekir. Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamalar var 'Birinci tezkere çerçevesinde yapılan sevkıyatlar' diyorlar. Ancak ortaya çıkan görüntüler insanları rahatsız ediyor. Huzursuzluk varsa denetim mekanizmalarını harekete geçirmek lazım. Bu konuda Meclis her türlü denetim mekanizmasını çalıştırmalıdır. Uygulamalar Türk milletinde tereddüt yaratıyor. Biz asker çıkarmaya, araç-gereç transit geçişine, izin verdik mi vermedik mi? Bu durum ortada. Bu beni rencide ediyor. TV'lerden izlediğim görüntüler beni fevkalade rahatsız ediyor, tüylerim diken diken oluyor. Eğer endişeleriniz varsa, denetim mekanizması çalıştırılmalı. Bunu ben değil siz yapacaksınız. Bu soru olur, gensoru olur... Konu mutlaka Meclis tarafından incelenip denetlenmelidir. Bu denetimi yapmak, hem Meclis'i hem de hükümeti güçlendirecektir. Ben Sayın Abdullah Gül'e de söyledim: Meclis'in güçlü olması hükümeti de güçlendirir.'' (09.03.2003, Yeni Şafak)

Antep’e askeri yığınak

İskenderun’dan çıkan ABD konvoyları Gaziantep’e 25 kilometre uzaklıktaki Oğuzeli sivil havaalanında konuşlandı

     AHMET KAYA, UFUK AKTUĞ, MEHMET TAŞÇIOĞLU Hatay, Gaziantep

     ABD’nin İskenderun Limanı’na gemilerle getirdiği askeri araç ve malzemelerin sevkiyatı devam ederken, modernizasyon çerçevesinde inceleme gerçekleştirilen Gaziantep Havaalanı’na ilk askeri yığınak yapıldı. İskenderun limanının D kapısından önceki gün 43 araçlık bir konvoy çıkarken, dün de 29 TIR’dan oluşan bir başka konvoy Gaziantep’e gitti.
     Saat 05.00’te limandan ayrılan ve yaklaşık 40 Hummer cipin bulunduğu askeri araç ve malzemeleri taşıyan konvoy, jandarma eskortu eşliğinde, Gaziantep’e 25 kilometre uzaklıktaki Oğuzeli yakınlarında bulunan sivil havaalanına geçti. (10.03.2003, Milliyet)

İşte askeri mutabakat:
İstanbul'a ağır bombardıman uçakları geliyor

Sır gibi saklanan askeri anlaşmaya göre Türkiye'den 23 bin ABD askeri Irak'a girecek Mardin savaşın harekat merkezi olacak İstanbul'da bombardıman uçakları konuşlanacak

Meclis'ten çıkacak ikinci tezkereyi bekleyen ABD ile Türkiye arasındaki gizlenen askeri mutabakatın ayrıntıları ortaya çıktı. Büyükelçi Deniz Bölükbaşı ile ABD'li Büyükelçi Mariso Lino arasında imzalanan anlaşmaya göre, 23 bin Amerikan askeri Türkiye'den Irak'a girecek. Harekat merkezi Mardin olacak. 42 bin Türk askeri Kuzey Irak'ta konuşlanacak.

İkinci tezkerenin onaylanmasıyla yürürlüğe girecek gizlenen askeri anlaşma şöyle:

40 bin 977 ABD askeri İskenderun - Mardin arasında belirlenen noktalarda konuşlanacak. 23 bin muharip ABD askeri, Silopi üzerinden Irak'a geçecek.

Batman'da ABD'nin arama kurtarma ve muharip uçakları konuşlanacak. Diyarbakır'da özel kuvvetler için askeri uçaklar, Gaziantep'te personel taşıyıcı uçaklar, İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı'nda bombardıman uçakları, Çorlu ve Afyon'daki askeri üslerde de tanker ve ağır nakliye uçakları konuşlandırılacak. Uçakların hareketleri TSK'nın bilgisi ve koordinasyonu altında olacak.

ABD, Mersin Taşucu Limanı'nı harekat boyunca mühimmat, İskenderun Limanı ise araç ve teçhizat nakliyesinde kullanacak.

Mardin, Nusaybin ve Kızlıtepe, harekat boyunca ABD'nin lojistik amaçlı ikmal bakım merkezi olacak. Kızıltepe'de daimi 390, Nusaybin'de 3 bin 988 ABD personeli görev yapacak.

Harekat Alanı Destek Bölgesi olarak belirlenen merkezde, bir ABD'li Tümgeneral görev yapacak. Türk Genelkurmay'ına harekat boyunca yapılacak bütün askeri faaliyetlerle ilgili bilgi verecek. Koordinasyonu Türk Tümgeneral sağlayacak

243 uçak 17 helikopter

İstanbul'da 28 uçak ve 2 bin 336 personel, Çorlu'da 18 uçak, bin 287 personel, Afyon'da 20 uçak, 188 personel, İncirlik'te 131 uçak, 6 bin 713 personel, Diyarbakır'da 12 uçak, 11 helikopter ve 3 bin 655 personel, Batman'da 34 uçak, 6 helikopter ve 2 bin 224 personel, Gaziantep Oğuzeli Havaalanı'nda 668 daimi personel görev yapacak.

Taşucu Limanı'nda 301, Mersin'de 206, İskenderun'da 2 bin 950 ABD'li görev yapacak.

Harekatın Kuzey Cephesi'ndeki Taktik Toplama Bölgesi ise Nusaybin'in doğusu olarak belirlendi. Toplam 2 bin 377 ABD'li asker konuşlanacak.

Cizre'de 485 daimi ABD askeri bulunacak. Bunlar lojistik ve çevre koruma amaçlı görev yapacak.

Şanlıurfa ve Gaziantep'te ABD birlikleri için Konvoy Destek Merkezleri oluşturulacak. Daimi 400 - 455 personel konuşlandırılacak.

Gaziantep'teki Oğuzeli Havaalanı çevresi 'bekletme alanı' olarak belirlendi. Daimi olarak 668 ABD'li görev yapacak. Ancak Irak'a geçecek 8 bin ABD askeri, Irak'a geçmeden önce iki gün konaklayacak. İkmal yapan muharip ABD askerleri Silopi'den Irak'ın kuzeyine geçecek.

Tren yolu nakliyat için Mersin Yenice Tren İstasyonu'nda daimi 30 ABD askeri görev yapacak.

8 tugayımız girecek

TSK'nın bölgedeki asker sayısı ilk başta 32 bin olacak. Ancak daha sonra bu sayı

42 bine çıkarılacak. Bölgede Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı'na bağlı 8 tugay, Korgeneral Erdal Ceylanoğlu'nun komutasında görev yapacak. Ancak harekatın ana komutası İkinci Ordu Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri tarafından yürütülecek. Bu arada, dağlara 'No Turkey' diye yazan KDP peşmergelerinin Kuzey Irak'ta Türk askerini taciz ettiği öğrenildi.

Hakan ATİS / Akşam (10.03.2003, Net Haber)

Kürşat Bumın'den kısaltma: ...Ama aynı Le Monde'da Genelkurmay Başkanı'nın son açıklaması üzerine, Türkiye'de Genelkurmay'ın 62.000 Amerikan askerinin Türkiye'de "konuşlanması" için açıkca tavır aldığını duyuran Nicole Pope imzalı çok açık bir haber de var. Bizim medyada olduğu gibi meseleyi saptırmaya, söz konusu açıklamayı sanki "barış için" bir çabaymış gibi göstermeye niyetlenmeyen açık bir haber.

...Ne kadar şaşırtıcı, ne kadar "tutarsız" bir ülkede yaşadığımızın farkında mısınız? Dün üç eksik olduğu için Meclis'ten geçemeyen tezkere, yarın üç-beş fazlasıyla yine aynı Meclis'ten "olur" alacak. Türkiye'de Anayasa yazıcıları öyle bir anayasa yazmışlar ki, en önemsiz Anayasa maddesinin değiştirilmesi için şu kadar çoğunluk aranırken, "savaş kararı" gibi önemli bir karar için oturuma katılanların salt çoğunluğu kafi görülmüş. 550 üyeden oluşan bir Meclis'in aslında "savaş kararı" demek olan bir kararı en ideal durumda 276 milletvekilinin oyuyla alabilmesi nerede görülmüş? Bilmem aranızda "Ama tezkerenin reddedilmesi de aynı usule tabiydi ve kimse itiraz etmedi?" diyen var mı? Ama tezkerenin reddi ve kabulü, yani savaşa girmek ve girmemek aynı şey değil ki... Söz konusu olan bir "yasa tasarısı"nın kabulü veya reddi değil ki... Sırasında bir milletin vekillerinin yarısından bir azı savaşa hayır diyecek, ama diğer yarısının kararı "milli irade"nin tartışmasız bir tezahürü olarak kabul edilip, millet savaş düzenine girecek...

İktidar böyle bir sorumluluk üstlenmeye "YÖK" hakkında altına girmeyi düşündüğü sorumluluktan daha mı az önem atfediyor?

Türkiye Meclis'ten "tezkere"yi geçirmeyerek ne denli büyük bir iş yaptığının farkında değil herhalde... Belli ki, "Derin Türkiye"nin çocuklarını cepheye sürmeye pek hevesli olan "Yüzeysel Türkiye" temsilcilerinin kışkırtmasıyla gündeme oturtulan "yakılan bayrak" meselesi ile geçen gün The Times'da yer alan desende yer alan Türk bayrağının Türkiye açısından ne ifade ettiklerini iyi tartamıyor.... Bir tarafta büyük ihtimalle bir takım karagözlüklü Amarikalıların kışkırtması sonucu yaşanan ve dünyada pek çok benzeri olan sıradan bir göstericik; diğer tarafta genç bir adamın elinde Türk bayrağıyla ABD ve İngiliz tanklarının önüne dikilmesi... Ayrıca unutmayın ki, söz konusu desen, bir zamanlar Çin'de totaliter rejimin tanklarının önüne dikilen gencin dünyayı ayağa kaldıran o ünlü fotoğrafından hareketle çizilmiş... Elinizi vicdanınıza koyun ve cevap verin: "Türk bayrağı"nın dış dünyada bugüne kadar bu derece onurlu bir mücadelenin sembolü halinde çizildiğine hiç şahit oldunuz mu? Ne gezer....

kbumin@yenisafak.com (08.03.2003, Yeni Şafak)

Sevkıyat tam gaz (10.03.2003, Hürriyet)
 

ABD bir yandan BM´de karar çıkartmaya uğraşıyor öte yandan da Türk topraklarına malzeme yığınağına aralıksız devam ediyor. İskenderun ve Mersin limanlarından çıkan malzeme yüklü tırlar bugün de Mardin yönüne hareket etti.

TBMM'nin verdiği izin çerçevesinde, askeri üs ve limanlarda gerekli yenileştirme, geliştirme, inşaat ve tevsi ile yerinde hazırlık faaliyetleri kapsamında İskenderun Limanı ile İncirlik Üssü'nden askeri araç ve malzeme gönderdi.

BİR GEMİ DAHA BOŞALTMA İŞLEMİNİ TAMAMLADI

İskenderun Limanı'na önceki gece yanaşan Ro-Ro gemisi ''Rokıa Delmas''tan boşaltılan askeriaraç ve malzemelerin yüklendiği TIR'lar, iki ayrı konvoy halinde çıkışyaptı. Her iki konvoyun da liman sahasından çıkışları, ilk kez, yeni düzenlenen, asfalt dökülüp genişletilen (D) Kapısı'ndan gerçekleştirildi. 

Adana'nın merkez Yüreğir İlçesi'ne bağlı İncirlik Beldesi'ndeki Üs'te de hareketlilik yaşanıyor. Üs'ten, 4 otobüsle ABD askerleri ile askeri malzeme, jeneratör, paletli iş makinaları ve binek otomobili yüklü TIR'ların oluşturduğu konvoy çıkış yaptı. Arka kapıdan

40 Bin Coni geliyor Coniler sadece Mardin Kızıltepe'de değil, Nusaybin, Diyarbakır Dicle, Şırnak Oyalı, Gaziantep merkez ve Oğuzeli, Şanlıurfa merkez ile Birecik ve Viranşehir ilçelerinde de konuşlanacak. Mutabakat uyarınca, Amerikalılar'ın Türkiye'de inşaa ettiği her şey Türkiye'nin malı olacak.

11.03.2003, Star

ABD ile hükümet arasında günlerdir süren mutabakat muhtırası konusunda bütün detaylar belirlendi. Buna göre, Türk toprakları içinde oluşturulacak kara üssü sadece Mardin Kızıltepe'de değil, toplam 9 yerleşim biriminde olacak. Bunlar Mardin Kızıltepe, Nusaybin, Diyarbakır Dicle, Şırnak Oyalı, Gaziantep merkez ve Oğuzeli, Şanlıurfa merkez ile Birecik ve Viranşehir. Söz konusu üslerde 40 bin ABD askeri konuşlanacak. Yerinde hazırlık timleri bu yerlerde gerekli kiralama ve satın alma işlemlerini tamamladı. ABD ordusu adına inşa ve tesis edilen tüm taşınmaz mallar Türkiye'nin malı olacak. Türkiye, gerekli gördüğü hallerde nedenini açıklamaksızın ABD personelini ülkeyi terke davet edebileceği gibi sınırdışı da edebilecek. ABD askerleri, belirlenen üs bölgeleri dışında silahlı ya da üniformayla dolaşamayacak. Amerikalılar'ın kiralama faaliyetlerinde son durum şöyleydi:

ŞANLIURFA: Bir grup Amerikalı, Gaziantep karayolu üzerindeki Evren Sanayi Sitesi'nde boş bulunan 50 dükkanı, tamir ve bakım atölyesi olarak kullanmak üzere günlüğü 30 dolardan kiraladı.

MARDİN: Amerikan askerleri dün, kısa süre önce inşaatı tamamlanan Nusaybin'deki sanayi sitesinde incelemede bulundular. 6 üniformalı subay 2 saat süren inceleme sonunda telefonla komutanlarına bilgi verdi. 120 dönüm üzerine kurulu sanayi sitesinde, her biri 90 metrekare olan 154 işyeri var. Siteyi beğenen ve kiralamak isteyen Amerikalılar'ın dükkan başına aylık 1500 dolar, yanında bulunan 500 dönümlük arazinin dönümüne ise 5 milyar lira kira ücreti önerdikleri öğrenildi. Amerikalılar'ın Nusaybin'deki Çukobirlik binasının 16 ambarını da gezdikleri ve burayı kiralamak için aylık 30 bin dolar önerdikleri belirtildi. Çukobirlik ise 60 bin dolar istedi.

GAZİANTEP: Havaalanına en yakın köy olan Sazgın Köyü'nün 800 dönüm arazisi, dönümü aylık 400 dolardan Amerikalılar tarafından kiralandı. Havaalanı ek binasında, inşaat, çadırkent kurulması ve sevkiyat için büro oluşturan Amerikalılar, ek pist inşaatı ve diğer işlerde çalıştırmak için günlüğü 10 milyondan 40 işçi tuttu. İşçilerin bir başka beldeden getirilmesi Sazgın Köyü sakinlerini kızdırdı.

İNCİRLİK: Adana İncirlik Üssü'nden son günlerin en büyük sevkiyatı gerçekleştirildi. Önceki gece boyunca yüklenen TIR ve kamyonlar, jandarma eskortu ve tam teçhizatlı 4 otobüs dolusu Amerikan askeri eşliğinde dün sabah üsten çıktı. TIR ve kamyonlarda, dev aydınlatma projektörleri, dozerler, greyderler, konteynerler ve çeşitli şirketlerden kiralanan sivil araçların olduğu görüldü. Otobüslerdeki Amerikan askerlerinin silahlı ve kasklı olduğu dikkat çekti. İncirlik'ten çıkan konvoy Mardin Kızıltepe ve Nusaybin'de konuşlanacak.

BATMAN: Havaalanındaki 400 Amerikalı için, basket potası, file ve forma alınacak. Spor malzemesi satan mağazalarla görüşüldü.