




Yerli ve yabancı değişik yayın organlarının ortak haberlerine ve ünlü İngiliz gazetesi Guardian’ın aynı gün verdiği habere göre, 15 şubat 2003 günü 600 kentte 10 milyonu aşkın insan Pentagon’un saldırganlığına, Irak halkına yönelik savaş planlarına karşı barış istemiştir. Şimdiye dek görülmemiş yıkıcılıktaki USA savaş makinesinin kuklaları, Irak’ın ve Ortadoğu’nun mazlum halklarına karşı saldırıya hazırlanan Pentagon uşakları, üç- beş kuruş veya hiçbirzaman gerçekleşmeyecek vaatler uğruna ruhlarını Şeytan’a satmış olan köleler, bir kez daha yalnızlıklarını hissetmişlerdir. Gösteriler, halklarına ihanet eden ve yağmalanacak Irak petrollerinden pay alabilmek için USA’nın savaş makinesinin kuyruğuna takılan politikacılar için uyarı niteliğinde olmuştur.
USA yönetiminin ”diktatörlük” ve ”demokrasi” söylemlerinin
temelsiz bahaneler olduklarını, dünyanın en korkunç savaş makinesine
sahibolan USA’nın sadece faşizmi getirebileceğini, USA’nın bölgedeki en
yakın işbirlikçileri olan Suudi Arabistan’ın, Kuveyt’in ve diğer Arap
emirliklerinin Irak’tan defalarca daha antidemokratik rejimlerle yönetildiklerini,
Latin Amerika’dan Asya ve Afrika’ya dek tüm diktatörlüklerin, kanlı
askeri darbelerin gerisinde USA’nın asıl patronlarının, Pentagon’un,
CIA’nın olduğunu artık halklar biliyorlar. Bu bilinçle milyonlarca insan,
petrol uğruna kan dökülmemesi için yürüdü ve barış için haykırdı.
Bunlar, herhangibir savaş başlamadan önce, savaşı engellemek amacıyla yapılan
ilk gösteriler olması bakımından da tarihi önem taşımaktadırlar.
İsveç’in en büyük haber ajansı TT’ye dayanarak ülkenin en büyük sabah gazetesi Dagens Nyheter’in aynı gün yazdıklarına göre, sadece New York’ta -aralarında Güney Afrikalı tanınmış Rahip Desmond Tutu’nun, ünlü sinema yıldızlarının, profösörlerin ve politikacıların olduğu- bir milyon kişi yürüdü. Faşist Berlisconi savaş kışkırtıcılığı yaparken, Roma’da üç milyon civarında insan barış için sokaklardaydı. Londra’da 1.5 milyonu aşkın insan, Bush’un yaveri Blair’e gereken yanıtı verdi. Barcelona’da 1.3 milyon, Berlin’de 500 bini aşkın kişi savaşa karşı yürüdüler. Paris’te 250 bin, Süam’da 250 bin, Atina’da 200 bin, Halep’de 200 bin, Melbourne’de 150 bin, Bask bölgesindeki Bilbao’da 100 bin kişi savaşı protesto gösterilerine katıldılar. TT’ye göre, Sidney’de 150 bin kişi sokaklardaydı. Yeni Zellanda’da, Avustralya’da, Japonya’da, Güney Kore’de yüzbinlerce kişi aynı gün yürüdüler. Nüfusu 4.5 milyon olan Nato üyesi Norveç’te, Dagens Nyheter’in haberine göre 100 bini aşkın insan sokaklardaydı ve 500 bin kişinin yaşadığı Oslo’da 60 bin insan yürüdü. Aynı büyüklükteki gösteriler Finlandiya’da oldu. Bu satırları yazanında katıldığı Stockhom’deki gösteride en az 50 bin kişi yürüdü. Tüm İsveçte ise aynı gün 75 bini aşkın insan savaş karşıtı gösteri yaptı.
Ekonom Güngör Uras’ın 18 şubat tarihinde Milliyet gazetesindeki köşesinde Le Monde’den aktararak yayınladığı araştırma sayılarına göre, Türkiye halkının yüzde 94’ü savaşa karşıdır. USA’nın Irak halkına karşı başlatmak istediği savaşa karşı olanların nüfusa göre yüzdeleri İspanya’da 91, İngiltere’de 90, Norveç’te 90, Yunanistan’da 88, Belçika’da 84, İsviçre’de 83, Macaristan’da 82, Bulgaristan’da 81, Hollanda’da 80, Fransa’da 77, Polonya’da 72, Almanya’da 71, Romanya’da 70, Irlanda’da 68, Portekiz’de 65, Çek Cumhuriyeti’nde 65, İtalya’da 61’dir. Bu yüzdeler, öncelikle Avrupa’nın ve tüm dünyanın barış istediğini gösteren en somut belgelerdir.
İnsanlar, bölgede kullanılmak amacıyla Pentagon
tarafından 1974 yılından beri hazırlanan taktik nükleer silahlarında ateşleneceği
ve tüm Ortadoğu’ya, Asya içlerine dek yayılacak bir savaşı engellemek için
yeniden yürüyeceklerdir.
Yusuf Küpeli
Şubat 2003