Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Iraklı Bakan Essahaf: ABD, çocuklara yönelik bubi tuzaklı kalemler atıyor..            


Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Essahaf, ABD öncülüğündeki istilacı güçlerin, Irak köylerine bubi tuzaklı kalemler attıklarını söyledi. Essahaf, yaptığı basın toplantısında, ''Bu sizi şaşkınlığa uğratacak. Şimdi de Irak köylerine bomba atmaya başladılar. Bu bubi tuzakları ne, biliyor musunuz? Bunlar kurşun kalemler ve mürekkepli

kalemler. Halkımıza bunlardan kaçınmalarını söyledik ve bunlara el koyduk'' diye konuştu. Iraklı Bakan, Bağdat'a düzenlenen gece bombardımanında 10 kişinin öldüğünü ve 90 kişinin yaralandığını söyledi. Necef'te ABD saldırısını püskürttüklerini belirten Essahaf, Amerikalıların kutsal yerleri bombaladığını, Amerikan askerlerinin Dicle'yi geçtikleri iddiasının doğru olmadığını söyledi.

ABD'nin 'bizim değil' dediği füzenin Teksas yapımı Cruise olduğu ortaya çıktı
Irak'ın başkenti Bağdat'ta Cuma günü bir pazaryerine düşen füzenin seri numarasının, ABD'nin Texas eyaletindeki bir silah fabrikasına ait olduğu kaydedildi. İngiliz Independent gazetesindeki habere göre, pazaryeri civarında oturan kişiler, füzenin yaklaşık 30 santimetre uzunluğundaki

bir parçasını buldular. Parçanın üzerindeki seri numarası, Texas'taki silah fabrikası Raython'a ait. Gazetenin Bağdat muhabiri Robert Fisk, pazaryeri civarında oturan bir Iraklının kendisine füze parçaları gösterdiğini ve parçalardan birinin üzerindeki ''30003-704ASB7492'' numarasını not ettiğini kaydetti. Seri numarasındaki B harfinin tam okunamadığını ve H harfi de olabileceğini belirten Fisk, bu numaradan sonraki numaranın ''MFR 96214 09'' olduğunu kaydetti. Raython silah fabrikasının dünya çapında ''akıllı bomba'' üreten büyük şirketler arasında bulunduğu kaydedilen haberde, bunun Washington ve Londra için sıkıntılı bir durum olduğu belirtildi. Haberde, her iki hükümetin, pazaryerinin, yönünü şaşırmış bir Irak hava savunma füzesi tarafından vurulduğunu iddia ettiği hatırlatılan haberde, patlamada en az 62 Iraklının hayatını kaybettiği kaydedildi. ABD Savunma Bakanlığı'nda bir sözcünün, seri numaraları üzerinden hareket edilemeyeceğini söylediği belirtilen haberde, ''Washington'dan resmi bir kaynağın'' gazeteye, Irak makamlarının, bu füze parçasını özellikle pazaryerinin bulunduğu bölgeye götürmüş olabileceği yorumunu yaptığı bildirildi.
(Net Haber, 2 nisan 2003)

İşte savaşın 6 yalanı

Milliyet, 1 nisan 2003

Neredeyse her müttefik birliğine bir gazeteci "iliştirilmesi", kaçınılmaz olarak "istemdışı dezenformasyona" neden oluyor. Birliklerde erleri bile haber kaynağı olarak kullanan gazeteciler, aldıkları bilgileri sıcağı sıcağına bildirme telaşıyla kamuoyunun yanlış bilgilenmesine neden oluyor. Savaşın başından beri süren bu durum yüzünden medyanın verdiği başlıca 6 yanlış haber şunlar:

     1 BASRA AYAKLANMASI: Basra’daki Şiilerin Saddam’a karşı ayaklanması bekleniyordu. Bu ayaklanma beklentisi, GMTV muhabirinin "Basra’da halk ayaklanması çıktı" haberiyle medyaya yansıdı. Ama ortada böyle bir şey yoktu.

    2 UMM KASR ALINDI: Savaşın başında Umm Kasr’ın alındığını ilan eden muhabirler, bu haberi ilerleyen günlerde birkaç kez daha geçmek zorunda kalacaktı. Çünkü kentte kontrol ancak geçtiğimiz salı sağlanabildi.
     
     3 KİMYASAL SİLAH TESİSİ BULUNDU: Politikacıların ve medyanın merakla beklediği "Kimyasal silah tesisi bulundu" haberini geçen hafta pazar gecesi 3. Piyade Tümeniyle hareket eden İsrail gazetesi Jerusalem Post muhabiri Necef’ten bildirdi. Ancak askeri yetkililer bu haberi ertesi gün yalanladı.
     
     4 İDAMLAR: El Cezire’nin yayımladığı ölü iki İngiliz askerinin görüntülerinden yola çıkan İngiliz gazetelerinin çoğu, askerlerin vurularak idam edildiğini yazdı. Başbakan Blair de aynı açıklamayı yaptıktan bir gün sonra öldürülen Luke Allsopp’un ailesi, yetkililerin oğullarının çatışmada öldüğünü söylediğini belirtti.
     
     5 TARIK AZİZ KAÇTI: İngiliz basını "Tarık Aziz" kaçtı diye haber yaptı. Ancak aynı gün içinde Tarık Aziz, Irak televizyonuna çıktı.
     
     6 51. TÜMEN TESLİM OLDU: Savaşın başlamasından üç gün sonra İngiltere Genelkurmay Başkanı, Basra’yı savunan 51. Tümen’in teslim olduğunu açıkladı. Ardından İngiltere Savunma Bakanı, 51. Tümen’den 8 bin askerin ya teslim olduğunu ya da kaçtığını söyledi. Ancak 51. Tümen hâlâ Basra’da!..

Bağdat'ta doğumevi isabet aldı... Olan yine sivillere oldu

Milliyet 1 nısan 2003 
ABD savaş uçaklarının bugün düzenledikleri bombardımanda, Bağdat'taki bir doğumevi, bir pazaryeri ve bazı sivil yerleşim birimlerinin isabet aldığı bildirildi.
      Görgü tanıkları ve hastane çalışanlarının verdiği bilgiye göre, TSİ 09.30'da düzenlenen bombardımanda birkaç kişi öldü, 25 dolayında kişi yaralandı.
      Bölgedeki Reuters muhabiri, trafikte seyreden bazı araçların da isabet aldığını, en az 5 sürücünün araçlarının içinde yanarak öldüğünü bildirdi.
      İlk belirlemelere göre, Bağdat'taki Kızılay'a bağlı doğumevinde çalışan 3 doktor ile hemşirenin yaralandı. Yaralılar arasında hastaların da bulunduğu kaydedildi.

Hastaları bile öldürdüler

Amerikan-İngiliz savaş uçakları dün Bağdat'ta doğum hastanesini, bir pazar yerini ve sivil yerleşim birimlerini bombaladı. Ölü ve yaralılar arasında hastalar da var. Dün ayrıca onlarca sivil öldürüldü.

ABD savaş uçaklarının dün düzenledikleri bombardımanda, Bağdat'taki bir doğumevi, bir pazaryeri ve bazı sivil yerleşim birimlerinin isabet aldığı bildirildi. Görgü tanıkları ve hastane çalışanlarının verdiği bilgiye göre, Türkiye Saatiyle 09.30'da düzenlenen bombardımanda birkaç kişi öldü, 25 dolayında kişi yaralandı. Ancak gerçek rakam tam olarak tespit edilemedi.

Bölgedeki Reuters muhabiri, trafikte seyreden bazı araçların da isabet aldığını, en az 5 sürücünün araçlarının içinde yanarak öldüğünü bildirdi. İlk belirlemelere göre, Bağdat'taki Kızılay'a bağlı doğumevinde çalışan 3 doktor ile hemşire yaralandı. Ölen ve yaralananlar arasında hastaların da bulunduğu kaydedildi.

Sahaf: 24 sivil öldü

Irak Enformasyon Bakanı Muhammed es-Sahaf, önceki geceki bombardımanda ülke çapında 24 sivilin öldüğünü söyledi. Gece bombardımanında Bağdat'ta 10 kişinin öldüğünü, 90 kişinin yaralandığını belirten es-Sahaf, ülke çapında ise 24 sivilin öldüğünü 186 sivilin de yaralandığını bildirdi.

Es-Sahaf basın toplantısında, "Ne kadar Iraklı sivili öldürdükleri sorun değil. Bu bizi, işgalcileri geri püskürtmek, onları yenmek için daha da güçlü kılacak ve daha kararlı hale getirecek" diye konuştu.

Babil'de durum

Bağdat'a 110 kilometre mesafedeki Babil'e düzenlenen hava saldırısında da bazı konutların yıkıldığı ve çok sayıda sivilin yaralandığı bildirildi. Babil'de hastanelerin yaralılarla dolu olduğunu ve bu kişilerden bazılarının vücutlarında bombaların derin yaralar açtığını gördüğünü söylendi. Yetkililer, Babil'de 23 kişinin öldüğünü, 450 çocuk, kadın ve yaşlının yaralandığını belirtti. Irak Sağlık Bakanlığı ve Kızılhaç, bazı bombaların kalıntılarını toplayarak analiz etmeye başladılar.

Hilla'da 30 sivil öldürüldü

Bağdat'ın güneyindeki Hilla kasabasına yönelik hava saldırıları sırasında onlarca sivil öldü. David Chazan'ın haberi. "Hilla'daki devlet hastanesinin yöneticisi Murtaza Abbas, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 33 kişinin öldüğünü söyledi. Abbas'a göre, 300'den fazla da yaralı var. Iraklı yetkililer dün yabancı gazetecileri, hastanelere götürdü. Ajans muhabirleri, onlarca ceset gördüklerini aktardı."

Misket bombası kullanıyorlar

İnsan Hakları İzleme Komitesi (İHİK), Amerikan birliklerinin Irak'ta misket bombası kullandığını bildirdi. ''Televizyon çekimleri ve askeri birliklerdeki muhabirlerin haberlerinden, bu bombaların kullanıldığının anlaşıldığı'' belirtilen açıklamada, ''misket bombalarının, hedef gözetmeyen antipersonel mayınlar gibi zarar verdikleri'' vurgulandı. İHİK icra direktörü Steve Goose, ''ABD'nin bu bombaları kullanmaması gerektiğini'' belirterek, ''Iraklı siviller bu bombaların zararlarını çok ağır şekilde ödüyor'' dedi.

İHİK yetkilileri, misket bombalarının kısa adı MLRS olan çok fırlatıcılı roket sistemleri aracılığıyla atıldığını ve bu silahları kullanan birimlerin başında 3. piyade tümeninin geldiğini kaydettiler. MLRS'lerin kullandığı M26 savaş başlıklarında 644 adet M77 misket bombası bulunuyor. Bu mermilerin hedeften şaşma oranının yüzde 16 olduğu uzmanlar tarafından ifade edildi.

Af örgütü: ABD'yi uyardı

Uluslararası Af Örgütü, Irak'a saldıran güçleri, sivil kayıpları önlemek için daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Örgüt, Necef yakınındaki bir kontrol noktasında Amerikan askerlerinin 7 sivili öldürmesi konusunda da bağımsız araştırma başlatılmasını istedi.

Örgütün açıklamasında, ''Yasa dışı olarak sivilleri öldürenler adalete hesap vermeli'' denildi. (Yeni Şafak, 3 nısan 2003)

 

Bu onların savaşı değildi... (Sabah, 2 nisan 2003)

Bağdat'ın güneyi... Apache helikopteri bir pikabı roketle vurdu. Aynı aileden 15 kişi savaş kurbanı oldu. Fox TV'ye göre sivillere bilerek ateş açıldı

Bağdat'ın güneyindeki Hilla kenti yakınlarında içi sivil dolu bir pikap ateşe tutuldu. Önceki gün meydana gelen olayda, Apache helikopteri bir pikabı roketle vurdu; araçta bulunan aynı aileden 15 kişi hayatını kaybetti. Olaydan kurtulmayı başaran bir kişi ise bölgedeki gazetecilere yaptığı açıklamada, roketin isabet etmesiyle pikabın alev aldığını, ardından da büyük patlama çıktığını söyledi. Bazı gazeteciler de çocuk cesediyle dolu bir kamyonete rastladıklarını belirttiler

Önceki gün, Necef yakınlarında Toyota marka pikaba açılan ateşle de 7 kişi ölmüştü. ABD askerlerinin "dur" çağrısına cevap vermeyen araç, ateşe tutuldu. Kadın ve çocuklardan oluşan 7 kişi can verdi.

DUR İHTARINA UYMADILAR
Askerler, geçtiğimiz gün Necef yakınlarında yapılan intihar saldırısının ardından; araçları da aramaya başladı. Dün sabaha karşı yine aynı bölgede; yani Necef'in kuzeyinde kalan bölgede operasyon yürüten askerlere doğru Toyota marka bir araç geliyordu. Askerler araçtan şüphelendi ve "dur" uyarısı yaptı. Ancak, içi çok kalabalık olan araç yavaşlamadı. Önce uyarı ateşi açıldı; araç durmayınca da askerler yolculara doğru ateş etmeye başladı.

Birkaç dakika sonra askerler ateşi kesip aracın yanına gittiğinde, sandıkları gibi bir saldırı riski olmadığını gördüler. Çünkü içeride; çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 13 kişi bulunuyordu. Hepsi savaştan kaçmaya çalışan sivillerdi. Ve 5'i çocuk olmak üzere 7 kişi hayatını kaybetmişti. İki kişi ağır yaralıydı; geri kalan dört kişi ise olaydan yara almadan kurtulmuştu ancak şoktaydı.

BİLEREK ATEŞ EDİLDİ
Bu arada ünlü Amerikan kanalı Fox TV'nin haberine göre ABD'li askerler sivillerin bindiği araçlara bilerek ateş etti. İntihar saldırılarından çekinen ABD'li yetkililerin askerlere "Araçlarda bulunanlar 'Dur' ihtarına uysalar dahi siz dinlemeyin, ateş edin" diye emir verdikleri, askerlerin de bu emir doğrultusunda sivillere ateş açtığı ve bu durumun ortaya çıktığı iddia edildi. ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı Orgeneral Peter Pace de askerlerin doğru olanı yaptığı öne sürdü. Öte yandan dün bir basın toplantısı düzenleyen Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Said El Sahaf, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld için"O Aşağılık bir insandır
Irak Enformasyon Bakanı Essahaf: 'ABD, misket bombaları atıyor, 14 kişi öldü'
(Bugün, 15:03)

Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Said Essahaf, ABD liderliğindeki güçleri Bağdat'a misket bombaları atmakla suçladı ve 14 kişinin öldüğünü, 66 kişinin yaralandığını bildirdi.

Essahaf, düzenlediği basın toplantısında, müttefik güçlerin bu sabah Bağdat'ın Duri semtine misket bombaları attığını, araların da kadın ve çocukların da bulunduğu 14 kişinin öldüğünü, 66 kişinin yaralandığını belirtti.

Tarafsız haberleri, güncel anketleri ve etkin yorum ve forumları ile HaberX'i takip etmiyorsanız çok şey kaçırıyorsunuz. Gelin sesinizi duyurun.
http://www.haberx.com
        Haber X, 3 nisan 2003

ABD’den misket itirafı

Misket bombası kullanmakla suçlanan ABD, dün havadan yapılan bir saldırıda Irak tanklarına bu bombalardan attıklarını açıkladı...

     DIŞ HABERLER SERVİSİ

     İnsan Hakları İzleme Komitesi (HRW), ABD birliklerinin misket bombası kullandığını bildirirken, ABD Merkez Komutanlığı’nın dünkü açıklamasında, B-52 uçaklarının, her bir 454 kilo ağırlığında olan 6 adet misket bombasını bir Irak tank konvoyu üzerine bıraktığı bildirildi. Açıklamada, CBU-105 adlı bu bombaların ilk kez "ilerleyen biri Irak tank konvoyunu durdurmak" için kullanıldığı vurgulandı. Tankların o esnada Cumhuriyet Muhfızları’yla çarpışan ABD birliklerine doğru ilerlediği ifade edildi.
     
     PATLAYAN KALEMLER!
     Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Essahaf da, ABD öncülüğündeki güçlerin, Irak köylerine bubi tuzaklı kalemler attıklarını ileri sürdü. Essahaf, "Şimdi de Irak köylerine bomba atmaya başladılar. Bu bubi tuzakları ne, biliyor musunuz? Bunlar kurşunkalemler ve mürekkepli kalemler. Halkımıza bunlardan kaçınmalarını söyledik ve bunlara el koyduk" diye konuştu.
(Milliyet, 3 nisan 2003)

 Robert Fisk: Yalan, Burada hiç bir ABD askeri yok       Yeni Şafak, 5 nisan 2003

İşgal güçlerinin Bağdat Havaalanı'nı ele geçirdiği iki gün önce açıklandı. The Independent yazarı Robert Fisk: "Bu büyük bir yalan. Ben havaalanındayım. Burada hiç bir Ameirkan askeri yok. İşbirlikçi medya yalan söylüyor" dedi.

The Independent gazetesinin ünlü Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, ABD ve İngiliz işgalcilerinin Irak'a bomba yağdırdığı ilk günden beri Bağdat'ta bulunuyor. İşgal güçlerinin Bağdat Havaalanı'nı ele geçirdiklerine dair haberlerin asılsız olduğunu, propaganda amaçlı olduğunu belirten ve dün sabah, havaalaından tüm dünyaya seslenen Fisk, şu ifadeleri kullandı: "Hani, nerede Amerikalılar? Havaalanının her tarafı boş. Giriş ve çıkış kapıları kapalı. Havaalanının stratejik noktalarında sadece Irak ordusunun askerleri var. Bir de bazı havaalanı yetkilileri bulunuyor. Kalkış pistinde Irak Hava Yollarına ait 727 Antonov tipi bir uçaktan başka her hangi bir uçak, araç ya da görevli yok. Bir kaç saat önce BBC, Amerika'nın havaalanını ele geçirdiğini ve Bağdat'a 16 kilometre kadar yaklaştığını aktardı. Ve ardından BBC, ABD askerlerinin havaalanının tüm kritik noktalarında denetimi ele aldıkları ve havaalanını korumakla görevli Saddam'a bağlı 12 bin kişilik Cumhuriyet Muhafızları'na ağır kayıplar verdiklerini geçti. Haberde mahafızların bırakıp kaçtığı ve ağır zayiat verdikleri söyleniyordu. Şaşırdım kaldım. Ben Bağdat'ın 16 kilometre değil 27 kilometre dışındaydım."

Asker de, işbirlikçi medya da yok

"Ne havaalanında ne de çevresinde hiç bir Amerikalı yoktu. Hiç bir silahlı asker veya tank görmedim. Havaalanı, sanki işçileri ve çalışanları greve çıkmış ve kapılarına kilit vurulmuş büyük bir kuruluş gibi yalnız ve sissizdi. Irak Enformasyon Bakanı, havaalanının ele geçirildiği haberi üzerine, "Saçma! Yalan! Gidin ve kendi gözlerinizle görün" diedi. Biz de gittik ve gördük. Gerçekten de saçma ve yalandı her şey. Ortalıkta ne Amerikan askerleri ne de işbirlikçi medyanın yalancı şahitleri vardı."

Savunma Bakanı'na savaş açan gazete

The Independent gazetesi, savaşın gerçekleri konusunda hükümetle anlaşmazlığa düşen ilk İngiliz gazetesi oldu ve Savunma Bakanı Geoff Hoon'u "kirli bir iş yapmakla'' suçladı. Gazete, Bakan'ın Basra'da isyan başladığı, ilerleyen koalisyon güçlerinin kimyasal silahlara karşı koruyucu giysiler buldukları gibi doğrulanmamış haberleri açıkladığına işaret etti. Gazete, en son olarak da dün Hoon'un koalisyonun elindeki Iraklı esirlerin sayısına ilişkin açıkladığı 9 bin rakamının da kendi bakanlığı tarafından "abartılı" olarak nitelendiğini bildirdi. Fisk de, yazdığı makalede Hoon'dan "zavallı yaşlı Geoff Hoon" diye söz ederken, Bakanlığı'nı da "Yalancılık Bakanlığı" diye niteledi.

Sahaf: Tuzak kurduk, düştüler

Irak Enformasyon Bakanı Muhammed Said Es-Sahhaf, işgal güçlerine yönelik eşine rastlanmamış bir harekat gerçekleştireceklerini bildirdi. Essahaf, havaalanına gelmesine izin verdikleri Amerikan askerlerinin kuşatıldığını ve diğer birliklerden koparıldığını, bunun bir tuzak olduğunu ve bu tuzağa düştüklerini söyledi. Sahaf Irak'ın bir çok bölgesinde Amerikan-İngiliz askerlerine ağır zayiat verdirildiğini, Güney'e doğru kaçtıklarını bildirdi. Sahaf sadece bir yerde içindeki askerlerle birlikte 4 zırhlı aracın imha edildiğini söyledi. Irak kuvvetlerinin, 18 tank ile 2 helikopter ele geçirdikleri ve bir uçağı imha ettikleri belirtildi.

Bağdat onları yutacak

Irak ordu sözcüsü, Basra'nın kontrolünün hala ellerinde olduğunu ve Bağdat'ın, girmeye teşebbüs etmeleri halinde işgalcilerin tümünü yutacağını söyledi. Tümgeneral Hazim El Ravi, Basra'da durumun kalıcılığını muhafaza ettiğini ve kentin her bölümünde kontrolün Irak'ın elinde olduğunu söyledi. El Ravi, "düşman büyük kayıplar veriyor" dedi. El Ravi, Nasiriye'deki çatışmaların halen devam ettiğini de söyledi.

ABD komutanları görevden aldı

ABD Donanma güçlerinin, Irak'ın güneyinden Bağdat yönüne sevk edilmesine liderlik yapan ABD'li bir komutanın görevinin değiştirildiği bildirildi. Donanma Kuvvetleri Öncü Alay Muharebe Timi Komutanı Albay Joe Dowdy'nin görevinin değiştirilme nedeni hakkında bir bilgi verilmediğini söyledi. Amerikan Deniz piyadeleri 1. Savaş Alayı Komutanı Albay Joe Dowdy'nin görevden alındığı bildirildi. Albay Dowdy, Irak'ın güneyi ve merkezinden Bağdat'a 130 kilometre kadar ilerleyen 5 bin askerden oluşan birliğin komutanlığını yapıyordu.. Irak'ta Humvee marka ciple kaza yapan Amerikalı bir asker ve Amerikalı birlikleri izleyen bir gazeteci öldü. ABD'nin Moskova Büyükelçisi, Bağdat'taki Iraklı çocukların tahliyesi için Rus çocuk doktoruna izin vermedi.

Saddam'dan gövde gösterisi

Irak televizyonu, Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in Bağdat'ın yerleşim yerlerini gezerken gösteren görüntülerini yayımladı. Televizyonda, El Mansur mahallesinde, askeri üniforma giymiş olan Saddam'ın etrafını kalabalığın sardığı ve kendisine tezahüratta bulunduğu görüldü. Vatandaşlar, ''Ruhumuz, kanımız sana feda olsun Saddam'' diye slogan attı. Gündüz çekilmiş olan görüntülerde, bazı vatandaşlar Saddam'ı ellerinden ve yanaklarından öptü. Saddam'ın ayrıca kucağına küçük bir çocuğu aldığı görüldü. Irak televizyonu, Saddam'ın Amerikan uçakları tarafından bombalanan binaları ziyaret ettiğini duyurdu. Bunların, savaşın başladığı 20 Mart'tan bu yana Saddam'ı halk arasında gösteren ilk görüntüler olduğu belirtildi.

Kuveyt'te 800 ABD askerinin cesedi var

Suudi Arabistan'da yayımlanan el-Cezire gazetesinin haberine göre, Kuveyt'teki soğuk hava depolarında ABD'li askerlere ait 800 ceset var. Gazete Kuveyt'teki askeri hastanede çalışan personelin kendilerine bu bilgiyi aktardığını ve cesetlerin hastaneye ait soğuk hava deposunda bulunduğunu belirtti. Güney Kıbrıs, Almanya ve bazı doğu Avrupa ülkelerinde de yüzlerce ABD-İngiliz askerinin cesedinin soğuk hava depolarında tutulduğu bildirildi.

Amerikan askerleri savaştan kaçıyor

Irak savaşının ekonomik nedenlerden dolayı yapıldığını belirten Amerikan askerleri firar ediyor. Onlarca Amerikan askeri Almanya'daki üslerden kaçarak barış örgütlerine sığındı. Irak savaşının ekonomik nedenlerden dolayı yapıldığına inanan ve bu amaçla Irak'a gitmeyi reddeden onlarca ABD askeri firar etti. Amerikalı asker kaçaklarının Almanya'dan siyasi iltica talebinde bulunabileceğini söyleyenler var.

Şiiler direnecek

Yeni Şafak, 1 Nisan 2003

Irak'a girdikleri anda Şiilerin Saddam'a karşı ayaklanacağını uman ABD, büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Şii liderler, halkı Irak'ı korumak için Amerika ve İngiltere'ye karşı direnişe geçmeye çağırıyor.

Irak'ta Bağdat yönetimiyle yıllardır gergin ilişkiler yaşayan Şiilerin en önemli liderlerinden Ayetullah Hüseyin es-Sadr, halkı işgalci Amerika ve İngilizler'e karşı direnmeye çağırdı.

Şiilerin dini liderlerinden Ayetullah Hüseyin es-Sadr, Bağdat yönetiminin yanında yer alacaklarını dile getirerek, "Müslümanlar olarak yurdumuza ve tarihimize sahip çıkmak zorundayız" dedi. Şii liderin Necef'te ABD askerlerini hedef alan intihar saldırısını övmesi de dikkat çekti.

"Saldırganları kovmaya yönelik her eylem kutsaldır" diyen es-Sadr, intihar saldırısının bir Şii tarafından gerçekleştirilmesinden ayrıca gurur duyduklarını söyledi. İran'da sürgünde yaşayan Iraklı Şii lideri Muhammed Bekir Hakim, ülkesine dönmeye hazır olduğunu bildirdi. Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi lideri Hakim, "Üzerime düşeni yaparım. Irak halkı yardımıma ihtiyaç duyarsa, elbette bunu yerine getiririm" dedi. Hakim'in Irak'ta 15 bine yakın silahlı adamı var.

Amerika'yı desteklemek küfürdür

İran'ın önde gelen din adamlarından Ayetullah Ali Muntazeri ise, Irak'a karşı ABD liderliğinde yapılan savaşa destek veren ülkeleri eleştirdi. Muhalif fikirleri dolayısıyla 5 sene göz hapsinde tutulduktan sonra 2 ay önce serbest bırakılan Muntazeri, ABD ve İngiltere ile her türlü işbirliğinin "küfür" olduğunu ifade etti. İranlı din adamı, Saddam Hüseyin'e de sert eleştirilerde bulundu.

Muntazeri, Saddam'ın "modern zamanların en eski ve en kanlı diktatörü" olduğunu söyledi. Muntazeri, "Her şeye rağmen bu, Irak şehirlerinin merhametsizce bombalanmasını, sivillerin katledilmesini ve Müslüman Irak halkına ağır can ve mal kayıpları verdirilmesini haklı çıkaramaz" diye konuştu. Bir zamanlar İran dini lideri ve devrim kurucusu Ayetullah Humeyni'nin yerine geçmesi beklenen ve daha sonra Ayetullah Humeyni tarafından görevinden azledilen Muntazeri, 19 Kasım 1997'de yaptığı konuşma sebebiyle göz hapsine alınmıştı.

ABD ise Şiilerden yardım bekliyor

Şiiler üzerine yaptığı bütün planları bozulan ABD ise, Bağdat'taki hedefleri kesin olarak belirlemek için, "Şiilerin yardım edeceğini" umduğu bildirildi. ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Richard Myers, şu anda Basra ve Nasıriye'de böyle bir yardım gördüklerini ve Bağdat'ta hükümet binalarının hedeflenmesinde kesinlik sağlayabilmek için kentin Şii nüfusunun kendilerine yardım edeceğini umduklarını söyledi. Bağdat'ın nüfusunun yaklaşık yarısının Şii olduğunu belirten Myers, şöyle devam etti: "Basra ve Nasıriye'deki Şii nüfustan aldığımız gibi, rejime karşı savaşmak, rejimin ve Baas Partisi'nin karargahlarının nerede olduğunu belirlemek ve bunun gibi başka konularda birçok yardım alabileceğimizi umuyoruz ve böylece sivil kayıpları önleyerek, büyük bir kesinlikle buraları hedef alabiliriz."

Bu İslam'a karşı bir savaştır

İran'da üslenen Irak rejimi muhalifi sürgündeki Şiilerin önde gelen isimleri, ABD öncülüğünde Irak'a düzenlenen saldırıları kınayarak, bunu "İslama karşı savaş" olarak nitelediler. Tahran'ın yaklaşık 120 kilometre güneyindeki Kum kentinde dün toplanan, İran'da üslenen Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi (IİDYK) üyeleriyle ilahiyat öğrencilerinin de bulunduğu 300 Iraklı Şii, ülkelerine başlatılan savaşı kınadı. Toplantı sonunda yayımlanan açıklamada, Irak'ta Saddam Hüseyin'in devrilmesiyle ABD egemenliğinin kurulması durumunda bunun, "İslama ve Müslümanlara karşı bir savaş'' olarak kabul edileceği kaydedildi. "Irak'ın geleceğine Irak halkının karar vermesi gerektiğine inanıyoruz" denilen açıklamada, ABD ve İngiliz güçlerinin Necef ve Kerbala'ya düzenledikleri saldırılar da kınandı.

ABD,IRAK'TA İLK KEZ CBU-105 TİPİ PARÇA TESİRLİ BOMBA KULLANDI.
(Bugün, 19:37)

Ankara - ABD güçlerinin Irak'ta ilk kez parça tesirli CBU-105 tipi bomba kullandığı belirtilirken, Amerikan güçlerinin Necef yakınlarında gönceki gün bir kontrol noktasında öldürdüğü sivillerin Amerikan askerlerine sığınmak istediği bildirildi.

Katar'daki Amerikan Merkez Komutanlığı'nın açıklamasına göre, bugün Irak'ın merkezindeki bir grup Irak tankının koalisyon birliklerine doğru ilerlemesini engellemek için B-52 tipi bombardıman uçakları 6 adet CBU-105 tipi bomba fırlattı.
İlk kez silahlı çatışmada kullanılan ve diğer parça tesirli bombalardan daha etkili olan CBU-105'ler hava koşullarından etkilenmiyor.
Bu arada Necef'te önceki gün Amerikan 3. Piyade Tümeni askerlerinin ateş açtığı otobüste bulunan Behçet Hasan, Knight Ridder medya grubu muhabirine yaptığı açıklamada, Amerikan helikopterlerinden atılan bildiriye güvenerek, Amerikan askerlerine sığınmaya çalıştıklarını söyledi. Otobüsün ilk kontrol noktasından geçişine izin verildiğini anlatan Hasan, 2 ve 5 yaşındaki kızları, 3 yaşındaki oğlu, anne ve babası, 2 abisi, onların eşleri ve yaşları 12 ile 15 olan iki yeğeninin saldırıda öldüğünü kaydetti.
ABD kuvvetleri, saldırıda 7 sivilin öldüğünü bildirirken, bölgedeki gazeteciler, 11 sivilin hayatını kaybettiğini belirtiyor.
Öte yandan İngiliz Independent gazetesi, Irak'ın başkenti Bağdat'ta Cuma günü bir pazaryerine düşen füzenin seri numarasının, ABD'nin Texas eyaletindeki silah fabrikası Raython'a ait olduğunu yazdı.

Raython silah fabrikasının dünya çapında "akıllı bomba" üreten büyük şirketler arasında bulunduğu kaydedilen haberde, bunun Washington ve Londra için sıkıntılı bir durum olduğu belirtidi.

AA (Haber X, 1 nısan 2003)

Terör ve vahşet
Amerikan ve İngiliz askerleri Irak'ta İsrail taktikleri uyguluyor. Sivil araçlar ateşe veriliyor, evlere baskınlar yapılıyor, köyler haritadan siliniyor, kadınlar ve çocuklar kurşunlanıyor. Yol kenarları cesetlerle dolu.

Irak'a saldırı başlatmadan önce askerlerini şehir savaşına hazırlamak için İsrail'de eğiten Amerika, Irak'lı sivillere karşı İsrail'in Filistinliler'e uyguladığı şiddeti uyguluyor. Irak'ta beklemediği bir direnişle karşılaşan işgalciler, direnişi kıramayınca öfkelerini sivillerden alıyor. Savaşın başından bu yana hem hava saldırılarında hem de karada sivillere yönelik cinayetler artarak devam ediyor. İşgalciler, kurdukları kontrol noktalarından geçen sivillere ateş açıyor, evleri basıp savunmasız insanları öldürüyor. İşgalin ilk gününden buyana bine yakın sivil hayatını kaybederken binlerce sivil yaralandı. Binlerce Iraklı sivil, çölde kurulan esir kamplarında toplandı.

Amerikan askerleri Necef ve Nasıriye yakınlarında sivil araca ateş açarak 6 çocuğu ve 2 kadını öldürdü. Bağdat'ta pazar yerine düşen ve çoğu çocuk onlarcka sivilin katledilmesinden sonra bu saldırı, en dehşetli katliam olarak nitelendirildi.

İçinde 13 kadın ve çocuğun bulunduğu araç, teknik arıza nedeniyle kontrol noktasında duramadı. Araçta, silah ya da patlayıcı bulunmadığı tespit edildi. Necef yakınlarında 8 sivilin bir karavan içinde öldürülmesinin tanığı olan Washington Post muhabiri William Branigin, askerlerin uyarı ateşini açmakta geç kaldığını anlattı.

Yol kenarları cesetlerle dolu

İngiliz The Guardian gazetesi, Amerikan güçlerinin Irak'ta işlediği cinayetleri örnekleriyle aktardı. Otomobillerin, kamyonların kurşun yağmuruna tutulduğunu anlatan bir gazeteci, yol kenarında sivillere ait 12 ceset saydığını anlattı. Bir adamın cesedinin hala alevler içinde olduğunu, beş yaşından büyük olmadığı belli bir kız çocuğunun ve başka bir adamın cesedi yanyana bulunduğunu söyleyen gazeteci, bombardımandan kaçan sivillerin bu kurşunlara hedef olduğunu belirtti.

ABD: Doğru olanı yapıyoruz

İşgal güçlerinin komutanlarından General Peter Pace, "Askerlerimiz kesinlikle doğru bir şey yaptı" diyerek katliamları savundu.

Irak'ın güneyinde istilacı askerlere direnen kent ve kasabalar ise haritadan siliniyor. Nasıriye'ye giden köprüleri geçen, ancak 560 bin nüfuslu şehirde büyük direnişle karşılaşan ABD askerleri, güneydeki Sukuş Şuyuh ateş altında kaldı. Pek çok bina yerle bir edildi. Hastaneler kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu sivillerle dolu. ABD askerleri, Sukuş Şuyuh direnişini kırmak için çemberi daha da daraltacak. Şehirde eli silah tutan herkesin direnişe katılması ise, kanlı çatışmaların bir süre daha bölgeye hakim olacağının habercisi.

Bebekleri vahşice katlediyorlar

Irak'ta El Hille kentine önceki gece yarısı düzenlenen saldırı ölü sayısıyla ilgili çelişkili sayılar veriliyor. Hastane çalışanları 33 sivilin öldüğünü söylerken, bölgedeki Reuters muhabiri, çoğu çocuk en az 11 kişinin cesedini gördüğünü bildirdi.

Iraklı yetkililer tarafından, Bağdat'ın 80 kilometre güneyindeki bir hastaneye götürülen muhabir, "çocuk cesediyle dolu'' bir kamyonete rastladığını belirtti. Muhabir, kamyonet şoförünün, bir çocuğun cesedini göstererek, "Bu çocuk neyi yanlış yaptı?'' şeklinde bağırdığını söyledi. Hastane çalışanları, saldırıda 310 kişinin de yaralandığı belirtirken, tüm aile fertlerini kaybeden bir kişinin, sürekli olarak, "Allahım, ABD'den öcümüzü al'' dediği bildirildi.

Kızılhaç: Tek kelimeyle korkunç

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (UKK) sözcüsü, Hille kentini hedef alan bombardımanları "korkunç" olarak niteledi. UKK'nin Bağdat'taki sözcüsü Roland Huguenin-Benjamin, AFP muhabirine, "Dört kişilik heyetimiz Hille hastanesini ziyaret etti. Gördükleri korkunçtu'' dedi. Hastanede parçalanmış cesetler ve yaralılar gördüklerini anlatan sözcü, bombardımanlarda onlarca kişinin öldüğünü, 450 kişinin yaralandığını belirtti. Ölen ve yaralananların hepsinin sivil olduğunu kaydeden sözcü, bombardımanlarda ne tip silahlar kullanıldığını anlamaya çalıştıklarını da söyledi.  (Yeni Şafak, 2 nısan 2003)

Bir köyü toptan yok ettiler             Yeni Şafak, 5 nisan 2003

Bağdat havaalanı yakınlarında Furat köyüne hava saldırısı düzenleyen işgal güçleri, 83 Iraklı sivili öldürdü, 120'sini yaraladı. Dört hastanede cesetler üst üste yığıldı. İngilizler ise Basra'da 8 sivili öldürdü.

Amerika ve İngiltere, Irak'ta girdikleri her bölgede, hava saldırıları düzenledikleri her yerde sivil katliamlar yapıyor. Bağdat havaalanını hedef alan hava saldırılarında, havaalanı yakınlarındaki Furat köyü vuruldu. Saldırıda 83 Iraklı sivilin öldüğü, 120'sinin yaralandığı belirtiliyor. Reuters muhabiri, Furat köyü çevresinde dört hastanede üstüste yığılı cesetlere rastladığını bildirdi. Bağdat'a önceki gece ve dün yapılan saldırılarda yüze yakın patlama duyuldu.

Iraklı yetkililerin verdiği bilgiye göre, işgal güçlerinin saldırılarında çok sayıda Iraklı öldü ya da yaralandı. Yetkililer, ölen ya da yaralanan Iraklıların sayısı hakkında ise bilgi vermezken havaalanı etrafındaki mahallelerde yaşayanların evlerini terk ederek, kent merkezine kaçtıkları bildirildi.

Bağdat'ta elektrik kesintisi

Bağdat'ın büyük bir bölümünde bu akşam ilk kez elektrikler kesildi. Reuters muhabiri, elektrik kesildiği için Irak devlet televizyonunun yayınının kesildiğini, ancak halen çalışan Irak radyosunun ulusal marşlar ve haber yayını yaptığını belirtti.

Kentin her yerindeki barikatlarda bulunan Iraklıların dışında yeni bir güvenlik hazırlığı görülmezken, dükkanların çoğunun kapalı olduğu, pompalarını jeneratörlerle çalıştıran bazı benzin istasyonlarında kuyruk olduğu kaydedildi. Elektrik kesintisi nedeniyle benzin istasyonlarının büyük bölümü çalışmıyor. Hava sıcak ve kentin etrafındaki kanallarda yakılan petrolün çıkardığı siyah duman hala Bağdat'ın üstünde dolaşıyor. Gazeteler ise kendinden emin başlıklarla yayınlandı. Hükümetin yayın organı El Kadisiye "İnşallah zaferden eminiz" manşetiyle çıktı. Bu arada, Bağdat'ın Filistin ve Sheraton otellerinde kalan basın mensupları, elektriklerin kesik olması ve haber kaynaklarına ulaşamamaları nedeniyle büyük sıkıntı çekiyor.

Basra'da 8 sivil öldü

İngiliz işgal kuvvetleri, güneydeki Basra kentinin dış mahallelerinde 8 Iraklı'nın öldüğünü bildirdi. Yüzbaşı James Moulton, Iraklıları arayan 10 İngiliz tankı ve zırhlı aracının, kent dış mahallelerine girdiğini ve ateş açtığını kaydetti.

Moulton, çatışmada 8 Iraklının öldüğünü belirtti. Bölgedeki Reuters ajansı muhabiri, birkaç yüz metre ötesindeki çatışmada, karşılıklı ateş arasında patlamalar olurken Iraklı sivillerin saklanmak için bir kamyonun altına girdiğini bildirdi.
BOMBALAR MI AKILSIZ, ATANLAR MI?
(Bugün, 18:36) Haber X, 1 nısan 2003

ABD Bağdat’ta doğumevi vurdu. Reuters haber ajansı, Kızılhaç Doğumevi’nde en az üç doktorun yaralandığı, yaralılar arasında doğumevi hastalarının da bulunduğu belirtildi.


Bağdat - ABD uçakları, Bağdat’ta Kızılhaç’a ait bir doğumevini, şehrin ticaret fuarını ve bazı sivil binaları vurdu. Bombardımanda 5 otomobilin de isabet aldığı ve sürücülerinin yanarak öldüğü belirtiliyor. Vurulan doğumevi ve sivil yerleşim birimlerinde de çok sayıda kişinin öldüğü, en az 25 kişinin de yaralandığı, gelen bilgiler arasında.

Reuters haber ajansı, Kızılhaç Doğumevi’nde en az üç doktorun yaralandığı, yaralılar arasında doğumevi hastalarının da bulunduğu belirtildi.

Hava saldırısında, bir füzenin de bir hükümet binasının yanındaki ticaret fuarına düştüğü bildirildi.

ABD ve İngiliz güçleri Bağdat’a yönelik yoğun bombardımanında, kentin merkezindeki Cumhuriyet Sarayı da bombaların hedefi oldu.
AA

 Boru hatlarının yok edilmesiyle gelen felaket.. Basra'da kolera tehlikesi başgösterdi
UNICEF, Basra’da koleranın büyük bir tehlike haline geldiği konusunda uyarıda bulundu. Irak’ın ikinci büyük kentinde yarım milyondan fazla sayıda insan su olmadan yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Irak Savaşı’nın başlamasından itibaren bazı kolera vakkaları kaydedilmiş durumda. UNICEF sözcüsü Geoffrey Keele, kötü koşullaryüzünden populasyonun giderek azaldığını belirtirken yetersiz beslenmenin pek çok çocuğun hayatına mal olduğunu ifade etti. (Net Haber, 1 nısan 2003)
Guantanamo muamelesi                                                                            Sabah, 2 nisan 2003

 Iraklı esirlerin elleri arkadan bağlanıyor; tıpkı Taliban esirleri gibi başlarına kumaş torba geçirilerek geçici toplama noktalarında tutuluyor. Çoğu çıplak ayaklı; akıbetleri ise belirsiz

Amerika ve İngiltere yetkilileri, Irak'taki savaş planlarının yanında önemli bir konuyu daha tartışıyor Yakalanan Iraklı esirlere ne yapılacak? İlk önce esirlerin Küba'da kurulan Guantanamo Kampı'na gönderileceği iddia edildi. Ancak Amerikalı yetkililer, savaş esirlerinin Taliban ve El Kaide militanlarının tutulduğu bu kampa gönderilmeyeceğini açıkladı.

İlk aşamada Iraklı esirler, ülke içinde geçici olarak kurulan kamplarda tutulmaya başlandı. Etrafı dikenli tellerle çevrilen ve yüzlerce müttefik birliği askerinin koruduğu kamplarda tutulan esirler, 2 gruba ayrılıyor. Basına yansıyan bilgilere göre müttefik güçler yakaladıkları Irak ordusu mensubu "üniformalı" askerlere savaş esiri muamelesi yapıyor. Bunların savaş bittikten sonra evlerine gitmeleri için serbest bırakılacağı belirtiliyor. Ele geçirilen sivil ancak silahlı Iraklılara ise "militan" ya da "paramiliter" statüsü uygulanacağı ifade ediliyor.

TALİBAN ESİRİ GİBİ
Iraklı esirler elleri arkalarından bağlanıp başlarına tıpkı Guantanamo'ya götürülen Taliban esirleri gibi bir kumaş torba geçirilerek; askeri kamyonlarla cephe gerisine gönderilmeden önce bir süre geçici toplama noktalarında tutuluyor. Burada müttefik askerleri, esirlerin ellerine plastik eldivenler geçirip arkalarından plastik kelepçelerle bağlıyor. Üzerlerindeki giysilere kimlik tespit kartı zımbaladıktan sonra da kamyonlara yüklüyor. Çoğu çıplak ayaklı esirlere, üzerinde "ABD" damgası bulunan yeşil renkte battaniyeler veriliyor. Başlarına geçirilen torbalar da ancak kampa götürüldükten sonra çıkarılıyor.

Amerikan Savunma Bakanlığı, Iraklı esirleri şimdilik Guantanamo Kampı'na göndermeyi düşünmediklerini açıkladı. Açıklamada, "Bu savaşta koalisyon güçlerinin eline geçen esirlerin akıbetinin ne olacağını söylemek için henüz çok erken. Ancak Guantanamo'ya gönderme niyetimiz yok" denildi. Iraklı esirlerin tümünün cephe gerisinde oluşturulan kamplara gönderildiği ifade edildi.

Burada sınıflandırılacağı belirtilen Iraklı esirlerin savaş suçu işleyip işlemediklerinin belirleneceği, militer ve asker olarak ayrıldıktan sonra savaş suçlularının Irak dışına gönderilebileceği kaydedildi.

TALİBAN ESİRLERİ GİBİ
Amerikalı askerler, Bağdat'ın 50 km güneyindeki Hindiya kasabasında girdikleri çatışmada ele geçirdiği Iraklı esirlerin kafasına, Küba'daki Guantanamo Kampı'na götürülen Taliban esirleri gibi kumaş torba geçirdi. Esirlerin, Tikrit kasabasını koruduğu belirtiliyor.

'Esirlere terörist muamelesi uygulansın mı?' tartışması

ABD Başkanı George W. Bush ve yönetiminin yakalanan kimi Iraklı esirlere terörist muamelesi yapıp yapmama konusunu tartıştığı belirtiliyor. Terörist statüsü uygulanırsa; bu esirlerin kurulacak Amerikan askeri mahkemelerinde yargılanması gündeme gelebilecek. Buna karşılık İngiliz yetkililerin, terörist statüsüne koyulacak esirleri BM nezdinde yeni kurulan Uluslararası Suç Mahkemesi'nde yargılanmasını istediği, ABD'nin buna yanaşmadığı öne sürülüyor. Irak savaşı öncesinde resmi olarak başlatılan mahkeme anlaşmasını İngiltere kabul etti ancak Amerika askerlerinin Irak dolayısıyla yargılanabileceğini göz önünde bulundurarak imzalamadı.

8 BİN IRAKLI TUTUKLU
Irak harekatını yürüten Merkez Karargah Komutanlığı Sözcüsü General Vincent Brooks, düzenli ordu askerlerinin savaş esiri olarak alındığını ancak birçok sivil Iraklı'nın da "terörist faaliyetler düzenlediğini" söyledi. Fedailer adlı grubun askerlerinin, Iraklı sivilleri müttefik güçlere karşı canlı kalkan gibi kullandığını belirten General Brooks, "Terör faaliyeti düzenleyen esirlerin Guantanamo Kampı'na gönderilmesi konusunda henüz net bir karar alınmadı. Şu anda gözetimimizdeki bütün herkese savaş esiri muamelesi yapıyoruz. Iraklı paramiliter gruplar ölüm timleri gibi hareket etti. Sivillere yönelik acımasız eylemlerde bulundular. Bunları Cenevre Konvansiyonu altında değerlendirebiliriz" dedi. Müttefik güçlerin Irak içinde oluşturduğu esir kamplarında yaklaşık 8 bin Iraklı tutuluyor.

 Kral Abdullah: Amerika istilacı

Amerikan özel kuvvetlerinin topraklarını kullanmasına izin veren Ürdün Kralı Abdullah, saldırıyı istila olarak nitelendirerek, sivillerin şehit olduğunu belirtti

İçeriden gelen baskılara dayanamayan ABD'nin müttefiki Ürdün'ün Kralı Abdullah, Irak'a ABD öncülüğündeki saldırıyı 'istila'' olarak nitelendirerek, kınadı ve savaşta ölen Iraklı sivilleri 'şehit'' olarak tanımladı. Kral Abdullah, 'Ürdün halkı, ki ben de onlardan biriyim, kadın ve çocukların öldürülmesini şiddetle kınıyor. Masum Iraklı sivillerden şehitlerin sayısının gittikçe arttığını televizyon ekranlarından gördükçe üzüntü ve acı duyuyoruz'' dedi. Kral, daha önceki açıklamalarında ABD ve İngiltere'nin Irak'a savaşını 'istila'' olarak nitelendirmekten kaçınmıştı.

Siyasi gözlemciler, Kral Abdullah'ın tutumundaki bu değişikliğin, halkın savaş konusundaki düşüncesine cevap verme kararından kaynaklandığını belirtiyorlar. Ürdün, geçen Körfez Savaşı'nda Irak'ın yanında yer almıştı. Ancak ABD yardımına bağımlı olan Ürdün, bu kez Irak'ı desteklememe kararı almıştı.


Saldırıya son verin

Ürdün, Amerikan özel kuvvetlerinin topraklarını kullanmasına izin veriyor, ancak bunun savunma amaçlı olduğunu iddia ediyor. Bu arada Ürdün Başbakanı Ali Ebu Ragıp, ABD'nin Amman Büyükelçisi'ni makamına çağırarak, Irak'taki savaşta sivillerin öldürülmesini kınadı. Başbakan Ragıp ayrıca müttefiklerin Irak'taki saldırıya son vermelerini istedi. Ragıp'ın büyükelçiye, Ürdün yönetiminin ve halkının Irak'ta sivil ölümlerinin artmasından duydukları rahatsızlığı ilettiği bildirildi.

Iraklı esirler de Küba yolcusu                Akşam, 1 nisan 2003

Esir düşen milisler Taliban ve El Kaide elemanlarıyla aynı kaderi paylaşacak. Tutsak Iraklılar ABD'nin Küba'daki Guantanamo Üssü'ne hapsedilecek

Amerikan ordusu, Irak'ta esir aldığı milisleri Afganistan'dan getirilen Talıban esirlerinin tutulduğu Küba'daki Guantanamo Üssü'ne gönderecek. Washington Post Gazetesi, Güney Irak'ta 300'den fazla sivilin milis olduğu gerekçesiyle tutuklandığını yazdı. Gazete, toplama işleminin gelişigüzel yapılmadığını, hedef alınan bu sivillerin, şüpheli davranışları nedeniyle dikkat çektiğini ve 'iyi beslenmiş' gözüktüğünü savundu. Haberde, Nasıriye ve diğer Irak kentlerini kuşatma altına alan Amerikan birliklerinin, ellerindeki Iraklı sivilleri, özellikle konvoylara yönelik sürpriz saldırıların tekrarlanmasını önlemek amacıyla biraraya topladığını vurguladı. Gazeteye demeç veren bir subay, 'Hepsini bir araya topluyoruz ki, birliklerimiz için tehdit olmaktan çıksınlar. Bunlar tehlikeli kimseler. Ellerini kollarını sallayarak gezmelerine izin veremeyiz. Aralarında masumlar varsa kendilerinden özür dileriz, ama onları bırakmayı düşünmüyoruz, yoksa yeniden üzerimize mermi yağdırabilirler' diye konuştu.

Kimliğini açıklamayan subay, savaş kurallarını çiğnediklerine inandıkları milislere savaş tutsağı muamelesi yapmayacaklarını ve onları Guantanamo gibi yerlere göndereceklerini belirtti. ABD, Afganistan'da yakaladığı Taliban ve El Kaide milislerini Guantanamo üssüne hapsetmişti. Üste 600'e yakın tutsak bulunuyor. Bu kimseler aylardır mahkemeye bile çıkarılmadı. 

(Savaş kurallarını, Cenevre anlaşmlarını, tüm uluslararası anlaşmaları ve Birleşmiş Milletler kararlarını çiğneyenin ABD yönetimi olduğunu herkes biliyor. Buna karşın faşizmin temel dyanağının yalan olduğu da biliniyor. Y. Küpeli)

 Yine pazaryeri                                        Akşam, 4 nisan 2003

Üçüncü haftasına giren savaşta sivil kayıplar giderek artıyor. Bağdat'a yönelik yoğun hava bombardımanında üçüncü kez pazaryeri vuruldu. Olayda 8 kişi öldü 5 kişi yaralandı

ABD'nin sakar füzeleri yine hedef şaşırdı. Gün boyu patlama sesleriyle yankılanan Bağdat, dün 3'üncü pazaryeri faciasıyla sarsıldı. Nahravan'da bir pazaryerine füze düştü. Patlamada, 8 kişi öldü, 5 kişi de yaralandı. Yaralılar, tedavi altına alındı. Bağdat Fuarı da hedef oldu. Pavyonların yerle bir olduğu bombardımanda, fuarın karşısındaki doğumevinin kapısında bekleyen 7 kadın ile yoldan geçen otomobilin içindeki 4 kişi yaşamını yitirdi. Bağdat'taki ilk pazaryeri katliamında 15 kişi ölmüş, onlarcası da yaralanmıştı. Geçtiğimiz hafta da yine bir pazaryerine yanlışlıkla füze düşmüş ve 58 kişi hayatını kaybetmişti.

27 sivil öldü

Irak Enformasyon Bakanı Muhammed El Sahaf, Bağdat'ı hedef alan bombardımanlarda misket bombası kullanıldığını öne sürdü. El Sahaf, bombardımanda 27 sivilin öldüğünü, 193 kişinin de yaralandığını bildirdi. Basra’nın denetim altına alındığı haberini de yalanlayan El Sahaf, İngiliz ve ABD birliklerine ait çok sayıda zırhlı aracı imha ettiklerini iddia etti.

Irak Ticaret Bakanı Muhammed Mehdi Salih de, Irak'ın stratejisinin savaşı uzatmak olduğunu açıkladı. Salih, ''Stratejimiz savaşın uzamasını sağlamaktır, bunun için hazırlıklarımızı yapıyoruz, bu çerçevede Irak'taki her kente, her köye 7 ay yetebilecek kadar gıda gönderdik'' dedi. Salih, bu işlemin iki milyar dolara mal olduğunu söyledi.

40 akıllı bomba attık

Katar'daki ABD Merkez Komutanlığı, önceki gece Irak rejimi, özel güvenlik birimleri ve Cumhuriyet Muhafızları'nca kullanılan Karh'taki ikmal tesisine yaklaşık 40 uydu güdümlü JDAM bombası (akıllı bomba) atıldığını bildirdi. Bombalanan binada, tehlikeli askeri ve güvenlik teçhizatı depolandığı öne sürüldü. İngiliz ordusu ise Irak Enformasyon Bakanı El Sahaf'ın Basra ve civarında misket bombası kullanıldığı yönündeki haberleri yalanladı. İngiliz Askeri Sözcüsü Albay Chris Vernon, 'İngiliz güçleri, havadan olsun, karadan olsun hiçbir türde misket bombası kullanmıyor'' dedi. Ölen Galler Prensesi Diana'nın Vakfı ise, Irak'ta parça tesirli bomba kullanılmasını kınadı.

Bağdat'a hava akını ABD ve İngiliz uçakları, dün gün boyu Bağdat'ı bombaladı. Hava akınlarında kentin batı ile güneyi hedef alındı.

http://www.simbad.sida.nu/