İHD: İnsan hakları için ve savaşa karşı duyurular
|
ŞİDDET KABUL EDİLEMEZ BİR OLGUDUR 8 nisan 2003 Egemenler, Irak işgali ile bir kez daha halklara şiddet seçeneğini sundular. Egemenlerin bu seçeneğine karşı tüm dünyada şiddeti reddeden, savaş ve şiddet karşıtı eylemler giderek büyüyor. Türkiyede halkın çok büyük bölümü savaşa ve yaygınlaşan şiddete tepkili. Bulduğu her fırsatta savaşa ve şiddete karşı tepkisini göstermektedir. Bu amaçla son günlerde yapılan bazı miting ve gösterilerde karşılaştığımız şiddet görüntüleri ile savaş karşıtlığı büyük bir zıtlık göstermektedir. Halkın savaşa olan tepkisini meydanlara çekmek ve konudaki duyarlılığı artırmak amacıyla yapılan etkinliklerde gerek polisin şiddet dolu tutumu gerekse bazı göstericilerin çevreye ve insanlara zarar veren taş atma, cam kırma gibi eylemler, halkın savaş karşıtı eylemlere katılımını engellemektedir. Son olarak Çağlayanda İstanbulda bulunan sivil toplum kuruluşlarının girişimiyle gerçekleştirilen Savaşa Karşı İstanbul Buluşması Mitinginde bir grubun polisle girdiği çatışma ve ardından arama noktasının yanında bulunan bir hastanenin camlarının taşlarla ve tekmelerle kırılmasının kamuoyunda yarattığı olumsuzluk, şiddetin nasıl kabul edilemez bir olgu olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Şiddet şiddeti doğurur. Polis, barışçıl gösteri hakkını kullananlara provakatif davranıp, şiddet kullanarak, başka bir şiddetin kapısını aralamıştır. İnsan Haklarının özü, başkalarının haklarına saygıdan geçer. Bir tepkiyi örgütlerken, başka bir tepkinin zeminin oluşturmamak gerekir. Bu konuda mitinge katılan binlerce insanın güvenliğini düşünerek, mitingin amacının dışında kamuoyuna yansımasını engelleyecek biçimde davranma sorumluluğu gösterilmeliydi. Ancak bu kez de olmadı. Yine binlerce insanın bin bir zahmetle örgütleyip katıldığı bir savaş karşıtı miting, atılan taşlara ve kırılan camlara kurban gitti. Savaş karşıtı miting şiddetin gölgesinde bitti. Ne verilmek istenen mesaj kamuoyuna gitti ne de savaşa karşı barış talebini dile getirmek isteyen binlerin tepkisi ulaştı ekranları başındaki insanlara. Sadece şiddet ulaştı, kırılan camlar, atılan gaz bombaları, coplanan insanlar ulaştı. Ve bu görüntüler ekran başındaki insanlara ulaştıkça giderek azalacağımızdan da emin olabilirsiniz. Hiçbir şey için geç değil. Kendi içimizdeki şiddeti de durdurabiliriz. Bunun için biraz sorumluluk duygusu taşımak yeterli. İnsan hakları savunucuları olarak, şiddetin kaynağı nereden gelirse gelsin karşıyız. Egemen sistemin en büyük dayanağı olan şiddet aracını reddediyoruz. Herkesi şiddete karşı durmaya ve sorumlu davranmaya davet ediyoruz.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi
|
|
HÜKÜMET SİVİLLERİN VE GAZETECİLERİN
ÖLDÜRÜLMESİNİ ONAYLIYOR MU?
8 nisan 2003 İşgal güçlerinin Iraka saldırısı 20. gününde. Ve günün ilk ışıklarıyla akşam yapılan bombardımanın sonuçları da ortaya çıktı. El Mansur Mahallesindeki sivil yerleşim alanının planlı ve bilinçli bir şekilde bombalanması sonucu 9 sivil yaşamını yitirirken aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun bulunduğu 50yi aşkın kişi de yaralandı. Hastaneler artık yetersiz hale geldiği için okullar hastaneye çevrilerek sağlıksız koşullarda yaralılar tedavi ediliyor. Yine bugün gazetecilerin bulunduğu yerlerin bombalanması sonucu savaşın ilk gününden bu yana Iraktan canlı yayın yapan El- Cezire ve Abu Dabi Televizyonlarının muhabirlerinin bulunduğu binanın vurulması sonucu bir kameraman yaşamını yitirirken çok sayıda muhabir de ağır şekilde yaralandı. Uzun bir süredir gazeteciler tarafından kullanıldığı bilinen Bağdatın merkezinde bulunan Filistin Otelinin bombalanması sonucu da 2 gazeteci yaşamını yitirdi. Resmi rakamlara göre 480, sivil kaynaklara göre 1000den fazla sivil ve 10a yakın gazetecinin işgal güçlerince öldürülmesi ve 10.000e yakın sivilin yaralanmasına tüm dünyadan tepkiler yağarken, 3 Kasım seçimlerinde iş başına gelen ve TBMMnin savaşa katılma yönündeki ret kararına rağmen anayasayı adeta hiçe sayarak tüm Türkiyeyi ABD üssü haline getiren AK Parti Hükümetinin sivil ve gazeteci ölümlerine karşı gösterdiği duyarsızlığı kafalarda soru işaretlerinin artmasına yol açmaktadır. İşgal güçlerinin yetkilileri dahi sivil ölümlerinden duydukları üzüntüyü dile getirirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gülün sivillerin ve gazetecilerin öldürülmesi karşısındaki suskunlukları ve bu olguyu görmezlikten gelmesi tepki gösterilmesi gereken bir durumdur. Bizler insan hakları savunucuları olarak Sayın Erdoğan ve Güle sesleniyoruz. Türkiye hukuki açıdan bu koalisyonun bir parçası değildir. Ki olduğunu farz etsek bile bu sivillerin ve gazetecilerin ölümüne karşı sessiz kalmayı gerektirmez. Hukuk devletlerinde ulusal ve uluslararası hukuki mekanizmalara göre de sivil öldürmek savaş suçudur. Soruyoruz; 1) Sivillerin ve gazetecilerin işgal güçlerince öldürülmesini onaylıyor musunuz? 2) Onaylıyorsanız sizleri insani değerlerinizden bu kadar uzaklaştıran ve duyarsızlaştıran nedir? 3) Daha ne kadar işgal güçlerine yardım edip suç ortağı olacaksınız? 4) Hem sivillerin ve gazetecilerin ölümüne karşı sessiz kalıp hem nasıl savaş karşıtı olabiliyorsunuz? Tüm kamuoyu sizden bu soruların cevabının bekliyor. Bizlerde büyük bir sabırsızlıkla cevaplarınızı bekliyoruz. En azından bizleri kimin yönettiğini bilmek açısından buna hakkımızın olduğunu düşünüyoruz.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi |
SİVİLLERE
YÖNELİK SALDIRILAR İNSAN HAKLARININ AĞIR İHLALİDİR
İnsan Hakları Derneği
|
Hedef yine siviller Bağdat'ta bir yerleşim yerine dün ABD füzesinin düşmesi sonucu 9 sivil öldü. 20 Mart'tan bu yana Irak'ta 856 sivil Iraklı öldü, 6 binin üzerinde sivil ise yaralandı. Ölü ve yaralıların çoğunu çocuklar oluşturuyor. Irak'ın başkenti Bağdat'ın merkezine düşen ABD füzesinin 9 sivilin ölümüne yol açtığı bildirildi. AFP, görgü tanıklarının kent merkezine düşen füzenin yol açtığı patlamada 9 kişinin öldüğünü söylediğini duyurdu. Olayda onlarca Iraklı sivilin de yaralandığı belirtildi. El Mansur mahallesine düşen füzenin patlaması sonucu bir binanın yerle bir olduğu, çevredeki binalarda da hasar meydana geldiği belirtildi. Muhabir, füzenin düştüğü sokağın harabeye döndüğünü kaydetti. Yetkililer, patlama ile birlikte anayola bir çok taş parçalarının fırladığını, havada oluşan toz bulutu nedeniyle hiçbirşeyin gözükmediği caddede sadece ambulansların siren seslerinin duyulduğu bildirildi. 856 Iraklı sivil öldü Bu arada, ABD askeri kaynakları, Irak'ın başkenti Bağdat'ın güneyindeki dış mahallelerinde bulunan Amerikan haberleşme merkezine düzenlenen füze saldırısında 2 Amerikan askeri ve 2 gazetecinin öldüğünü, 15 kişinin yaralandığını bildirdiler. Amerikan ordusundan Binbaşı Michael Birmingham, Reuters'e yaptığı açıklamada, yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğunu söyledi. Irak'ta 20 Mart'ta başlayan savaşta bugüne kadar en az 856 Iraklı sivil,
87 Amerikalı ve 30 İngiliz asker öldü. AFP'nin resmi açıklamalara dayanarak
ölenler ve yaralananlarla ilgili olarak çıkardığı bilanço şöyle: Irak
hükümeti ve hastane kaynaklarının açıklamalarına göre, savaşta 856 Iraklı
öldü, 4441 ila 6606 Iraklı yaralandı. Savaşta ölen Amerikan askerlerinin
sayısı ise 87 oldu. Amerikan askerlerinin 68'i çatışmalarda, diğerleri
kazalarda can verdi. İngiltere Savunma Bakanlığı da 3'ü Basra'da olmak üzere
toplam 30 askerin öldüğünü bildirdi. |
|