Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Text Box: Ana sayfaya dön 
Text Box: YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına 
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

                              Ataol BEHRAMOĞLU
 
Text Box: ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar misiniz,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaslarıma, ellerinizle?

Bilmezdim sarkilarin bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz oldugunu
Bu derde düsmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her seyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklasmisim, duyuyorum;
Anlatamiyorum.

                                         Orhan Veli KANIK
 

 

Text Box: HÜRRIYETE DOGRU
Gün dogmadan,
Deniz daha bembeyazken çikacaksin yola.
Kürekleri tütmanin sehveti avuçlarinda,
Içinde bir is görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iriplarin çalkantisinda.
Baliklar çikacak yoluna, karsici;
Sevineceksin.
Aglari silkeledikçe 
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhlari sustugu vakit martilarin,
Kayaliklardaki mezarlarinda,
Birden,
Bir kiyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkizlari mi dersin, kuslar mi dersin;
Bayramlar seyranlar mi dersin, senlikler cümbüsler mi?
Gelin alaylari, teller, duvaklar, donanmalar mi?
Heeeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekliyenin varmis, aldirma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balik ol, su ol;
Git gidebildigin yere.

                                                     Orhan Veli KANIK
 

 

 

                                                                 Text Box: GÜN OLUR
Gün olur, alir basimi giderim, 
Denizden yeni çikmis aglarin kokusunda 
Su ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuslarinin pesi sira.
Dünyalar vardir, düsünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çikar duman topraktan.
Hele martilar, hele martilar,
Her bir tüylerinde ayri telis!..
Gün olur, basima kadar mavi;
Gün olur, basima kadar günes;
Gün olur, deli gibi...

                                      Orhan Veli KANIK

Text Box: GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim 
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alistim,
Böyle havada asik oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi 
Böyle havalarda unuttum;
Siir yazma hastaligim 
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

                                      Orhan Veli KANIK

 

Text Box: YIKILMA SAKIN

Kötü şey uzakta olmak
Dostlarından, sevdiğin kadından
Yasaklanmak bütün yaşantılara
Seni tamamlayan, arındıran
Kapatıldığın dört duvar arasında
Sağlıklı, genç bir adam olarak

Neler gelmez ki insanın aklına
Sevinçli, özgür günlere dair
Kalmıştır yüzlerce yıl uzakta
Onunla ilk kez öpüştüğün şehir
Acı, zehir zemberek bir hüzün
Kalbinden gırtlağına doğru yükselir

Görüyorsun işte küçük adamları
Köhnemiş silahlarıyla saldıran sana
Kimi tutsak düşmüş kendi dünyasına
Kimisi düpedüz halk düşmanı
Diren öyleyse, diren, yılma
Yürüt daha bir inatla kavganı

Babeuf'u hatırla, Nazım Hikmet'i
Bir umut ateşi gibi parlayan zindanlarda
Hatırla Danko'nun tutuşan kalbini
Karanlıklari yırtmak arzusuyla
Ve faşizme karşı, zulme, zorbalığa
Düşün acılar içinde vuruşan kardeşleri

Elbette vardır bir diyeceği, bir haberi
Bir kaçağa çay sunan Kürt kadınlarının
Dağlar dilsizdir yalçındır
Ama gün gelir bir diyeceği olur onların da
Ve dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya 
Susmazlar bir daha, söz artık onlarındır

Kötü şey uzakta olmak
Dostlarından, sevdiğin kadından
Yasaklanmak bütün yaşantılara
Seni tamamlayan, arındıran
Ama bir devrimciyi hakli kılan
Biraz da acılardır unutma

Yıkılma sakın geçerken günler
Yaralayarak gençliğini
Onurlu, güzel geleceklerin
Biziz habercileri düşün ki
Ve halkın bağrında bir inci gibi
Büyüyüp gelişmektedir zafer.

                                 Ataol BEHRAMOĞLU
 

Text Box: İLK GÜNÜN ARDINDAN
Mutluyum
Oturduğun semti
Ev arkadaşını öğrenmekten
Yaşını
İşlerini
Okulunu
Zamanı nasıl geçirdiğini
Hepsi düşündüğüm gibi çıktı
Uzaktan güzel bir çiçektin
Yanına geldim
Çiçekten bir insan gördüm
Yüzündeki beyazlık
Bahar sabahlarının ıslak çiği
Doğduğun kentin dağlarındaydı o saflık
Çamların dibinde açmış fulyaların yüzünde
Bir de sende gördüm
Gözlerinin derin göller gibi durduğu
Temiz
Beyaz
O insan yüzünde
Mutluyum
Bir saat karşında durup
Yüzüne bakabildiğime
Hayatta tek isteğim buydu
Mutluyum seni sevdiğime.

                  Turgay Fişekçi

Text Box:  DOST BİLDİKLERİM

Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim.
Ne zaman yıkılıp yere düştüysem
Bırakıp da gitti dost bildiklerim.

Hepsi varken baharımda, yazımda;
Kışın bir burukluk kaldı ağzımda,
Seneler senesi oysa gözümde
Cihana eşitti dost bildiklerim.

Nerede o sözlere kandığım günler?
Her gülen yüzü dost sandığım günler;
Acıdan kahrolup yandığım günler
Ta canıma yetti dost bildiklerim.

Meydana çıkalı asıl çehreler
Aydınlanmaz oldu artık geceler
Yalanlar tükendi, indi maskeler
Birer birer bitti dost bildiklerim.

Korkar oldum bana "dostum" diyenden
Yoksa yok olandan,varsa yiyenden
Ne onlardan eser kaldı ne benden
Beni benden etti dost bildiklerim.

                    Ümit Yaşar OĞUZCAN

 

Text Box: BAĞIŞLA

Ya zamanından çok erken gelirim 
Dünyaya geldiğim gibi
Ya zamanından çok geç
Seni bu yaşta sevdiğim gibi

Mutluluğa hep geç kalıp
Hep erken giderim mutsuzluğa
Ya herşey bitmiştir çoktan
Ya hiçbirşey başlamamış.

Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
Ölüme erken seviye geç
Yine gecikmişim bağışla sevgilim
Seviye on kala ölüme beş

                        Aziz NESİN

Text Box: YAĞMUR KAÇAĞI
Elimden tut yoksa düşeceğim.
Yoksa bir bir yıldızlar düşecek.
Eğer şairsem beni tanırsın.
Yağmurdan korktuğumu bilirsin.
Gözlerin aklıma gelirse
Elimden tut yoksa düşeceğim.
Yağmur beni götürecek yoksa beni

Geceleri bir çırpıntı duyarsan 
Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum.
Sarayburnundan geçiyorum.
Akşamsa, Eylülse, ıslanmışsam
Beni görsen belki anlarsın
İçlenir gizli gizli ağlarsın.
Eğer ben yalnızsam, yanılmışsam
Elimden tut yoksa düşeceğim
Yağmur beni götürecek yoksa beni.

              Atilla İLHAN