|
Mehmet KÜRTÜL (muhtar)
|
||
|
BAYRAMOĞLU' NA SESLENİŞ |
TÜFEĞİNİ KAYBEDEN AVCI DOSTUMA |
|
|
Ali
Bayramoğlu derler senin adına
Doyulmuyor
sohbetinin tadına
Beş on arkadaş katıp ardına
Daire
makam gezdiklerin nice oldu
Yalan
dünya bir düzene durmuyor
Giden
tatlı geri gelmiyor
Felek
yazmış bu yazıyı silgi silmiyor Ben yaparım diyenlerin nice oldu
Bunu
sen istedin bende söyledim
Dostlarınan
nice gülüp oynadın
Neden sen bahtına kara bağladın
Ben dostunum diyenlerin nice oldu
Bu dünyanın öte ucu bulunmaz
Dil yarası acı olur silinmez
Başa gelecekler önceden bilinmez
Kurduğun hayaller hanı nice oldu
Muhtar
Mehmet KÜRTÜL senin birdin
Niçin sevdiğinden selamı kestin Deli Poyraz gibi savrulup estin
İşte şimdi toparlanmam güç oldu.
|
Makbul değil avcının
boyu uzunu
Arkadaşım dinlemedi
sözümü
Göremezsiz bundan
sonra yüzünü
Tüfeğini zaptiyeler
aldılar
Geliyordum
çevirdiler yolumu
Zincirinen
bağladılar kolumu
Gördüm
amma soramadım halini
Tüfeğin
muhafuzunan saldılar
Gün geldi oraya
çekildim vardım
Kendi sola bende sağa durdum
Künyesi boğazında
takılı gördüm
Tüfeğini karanlığa
koydular
Okundu
ismimde içeri girdim
Dikildim
orada bir zaman durdum
Masanın
üstünde kıl payı gördüm
Tüfeğini
zindancıya verdiler
Görüşün belli
boyunda uzun
Yokuşa giderken
ağrırda dizin
Ölürsek arkada
kalmasın gözün
Tüfeğini sağlam yere
koydular
Nasıl
karıştırdık çarşambayı pazarı
Çektiğimiz
hep komşuların nazarı
Kendi
elimizde kazdık mezarı
Tüfeğini
tören ile gömdüler
Muhtar Mehmet KÜRTÜL kardeşin dostun
Artık o tüfekten
umudun kestin
Aldığın tüfeği
yerine astın
Tüfeğini gelmez yola
saldılar. |
|