Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Kazım TEMİR

 

 

 

ANDIRIN AĞIDI - I

            ANDIRIN AĞIDI - II

Galaylı gazana tirşik bastıran

Yoğurdu torbaya goyup asdıran,

Pilavın üstüne horuz kesdiren,

Yuka ile yiyenlerin nice oldu.

 

Güvercin etinden yahnı sulusu,

Çerkez gaçamağının tereyağlısı,

Nerde galdı garasuyun yalısı,

Burcu burcu firiglerin nice oldu.

 

Meke unu ile yapılan çörek,

Yeşil ısbanakla bişerdi börek,

Haymanın altında bağdaş gurarak,

Çam bardaktan içenlerin nice oldu.

 

Yumurta mıklası avşarın balı,

Hayalimde tüter şu mazgaçın beli,

Haziranda açar şu çığşarın gülü,

Cıvıl cıvıl göçenlerin nice oldu.

 

Panavuru ekip yazı bekliyen,

Bir seklem buğdayı ata yükliyen,

Hakınaya birde guzu ekliyen,

Çaman yayıp yiyenlerin nice oldu.

 

Tüfeğini omuzuna dakanlar,

Efsin yapıp al durnaya sıkanlar,

Eyrelti meşeden ateş yakanlar,

Kül kömbesi yiyenlerin nice oldu.

 

Ormanlar kesilir hopur olurdu, 

Bir yandan sel alır kepir olurdu,

O zaman köylüler her bir olurdu,

O ha diye çift sürenlerin nice oldu.

 

Gar akınca yeşil ırmak çıkardı,

Zopur yağar gabak şaha galkardı,

Çiçeğinden anam dolma yapardı,

O nur yüzlü cennetlikler nice oldu.

 

Maraşlı bağcının tuluk bekmezi,

Çıtımık gavesi gatık süzmesi,

Harman savururken saman tozması,

Yaba vurup savuranlar nice oldu.

 

Ölenlere ısgat yapılır dı,

Otuzüç farzı herkes bilirdi,

Bayramlarda köy meydanı dolardı,

O çoşkulu bayramların nice oldu.

 

Çimenli yerlere çemlik derlerdi,

Geçi yavrusuna emlik derlerdi,

Tavuk kümesine pinnik derlerdi,

Sabah öten horozların nice oldu.

 

Köy hocalarına fakı derlerdi,

Buğday ezen taşa soku derlerdi,

Doktora gitmeyip tirşik yerlerdi,

O sağlam insanların nice oldu.

 

Gıymetli yerlerin adı değişti,

Artık ağzımızın tadı değişti,

Şimdiki malların südü değişti,

O gaymaklı yogurtların nice oldu.

 

Arpa ekilir olurdu gasıl,

Dedesini aramayan bu nesil,

Çok yerleri gaybetmişiz velasıl,

Hani Musul, Kerkük nice oldu.

 

Sana söylüyorum güzel Andırın

Nerde galdı sacın, hani tandırın,

Üç asır öncesi ismin Enderun,

Hani üçyüzonbeş liler nice oldu.

 

 

 

 

Takvalar dı köyüm, karadut obam,

Kesme kütüğünden yanardı sobam,

Cihangir oğlunun kızıydı ebem,

Hangi eyi Musa dedem niç oldu.

 

Gargılıkta Şerif fakı dururdu,

Mıktar idi möhürünü vururdu,

Herkes Andırın' da yayan yürürdü,

Saprıcan denen dertler niç oldu.

 

Arabası akabadan geçerdi,

Mor goyunum gelir suyun içerdi,

Dedem ellik takar ekin biçerdi,

Şelek çeken ebelerim niç oldu.

 

Keşiş suyu ilkbaharda bulanır,

Andırın'lım gurbet elde dolanır,

Toprak damlar samanlanır loğlanır,

Süyüğümüzden sarkan buzlar niç oldu.

 

Nerde kaldı o çocukluk günlerim

Kirmenlerde eğrilirdi yünlerim,

Çöken damımıza bakıp inlerim,

Bakır ırbık koca çıkrık niç oldu.

 

Tahranayı sererlerdi firikli,

Gargılık, murtlu, karadut mirikli,

Benim bu köyüm ezelden dertli,

Harman süren dişli gemler niç oldu.

 

Örme üzzük uzun golanlarımız,

Az galdı bunları bilenlerimiz,

Eyer, semer ve de palanlarımız,

Değirmene giden gölüklerimiz niç oldu.

 

Har ağacına bal yapardı arılar,

Saybaşına varan yolu yarılar,

Anamın babasına derler sarılar,

Cin Ali dedem Mustafa dayım niç oldu.

 

Dama yağan karı kürü derlerdi,

Gızın güzeline hürü derlerdi,

Çalıyı başından sürü derlerdi,

O nükteli konuşanlar niç oldu.

 

Biri oha çeker öküz durdurur,

Biri oha çeker saban kırdırır,

Kesme ağacına hebil sardırır,

Pırnal ağacından kaşık niç oldu.

 

Yol ver dağlar bir geçeyim höbekten,

Aş yapardık tevriz denen gabaktan,

Ilgıt ılgıt sömelekli bebekten,

Belendiğim beyaz toprak niç oldu.

 

Keşişe karışır tahtanın suyu,

Yeşil karapınar şu nürnpet köyü

Anacığım ağlar Kazımım deyi,

Başımı okşayan eller niç oldu.