Dönem : 21 Yasama Yılı : 3
T.B.M.M. (S. Sayısı : 677)
Telgraf
ve Telefon Kanunu, Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım
Sandığı Hakkında Kanun ile Ulaştırma Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri
Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm ve Plan ve Bütçe
Komisyonları
Raporları (1/859)
T.C.
Başbakanlık
Kanunlar ve Kararlar
Genel Müdürlüğü
10.5.2001
Sayı : B.02.0.KKG.0.10/101-245/2268
Başkanlığınıza
arzı Bakanlar Kurulunca 8.5.2001 tarihinde kararlaştırılan “Telgraf ve Telefon
Kanunu, Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığı
Hakkında Kanun ile Ulaştırma Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında
Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” ile gerekçesi ilişikte
gönderilmiştir.
Gereğini
arz ederim.
Bülent Ecevit
Başbakan
Bu
Kanun, telekomünikasyon hizmetlerinin etkin, güvenilir ve verimli olarak, yeni
teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkan ve giderek artan ihtiyaçlara kamu hizmeti
niteliği çerçevesinde cevap verebilecek şekilde yeniden düzenlenmesi amacıyla
hazırlanmıştır.
Dünyada
son yıllarda telekomünikasyon alanında göze çarpan en önemli gelişme, söz
konusu alandaki politika belirleme, idarî düzenleme yapma ile işletmecilik
işlevlerinin birbirinden ayrılması ve her bir işlevin, o işlevin niteliğine
uygun esaslar dairesinde yürütülür hale getirilmesidir. Bu çerçevede, gelişmiş
ülkelerde uygulama alanı bulan sektör yapısı genel olarak siyasal sorumluluk
taşıyan hükümetin sektör politikaları ile genel esaslar ve hedefleri
belirlemesi, faaliyetlerinde özerk nitelikteki bir düzenleyici otoritenin
teknik nitelikteki gerekli idarî düzenlemeleri yapması ve uygulaması, buna
karşılık işletmecilik faaliyetlerinin de ekonomik esaslar dairesinde ticarî
kuruluşlar tarafından yerine getirilmesini içermektedir.
Tüm
dünyada olduğu gibi, ülkemizde de telekomünikasyon sektörünün yeniden
yapılandırılması için ilk girişim 27.1.2000 tarihli ve 4502 sayılı Kanun ile
olmuştur. Bu Kanunla, telekomünikasyon sektöründe çok önemli yapısal
değişikliklere gidilmiştir.
Ancak,
yaşanan gelişmeler karşısında, anılan Kanunla getirilen düzenlemelerin günün
koşullarına uyumlaştırılması gereği ortaya çıkmıştır.
Yukarıda
belirtilen hususlar ışığında bu Kanunun asıl amacı, yeniden yapılandırılan
telekomünikasyon sektöründe düzenleme ve denetleme görevleri verilen, idarî ve
malî özerkliği haiz Telekomünikasyon Kurumunun yetkilerinin bu Kurumun
niteliklerine uygun olarak genişletilmesi, sektörün rekabete açılmasının
sağlanması ve bu doğrultuda Türk Telekom hisselerinin satışına ilişkin yeni
düzenlemeler yapılmasıdır.
Kanunla,
tüm telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin her türlü görev sözleşmesi, imtiyaz
sözleşmesi, genel izin ve ruhsat verme yetkisi Telekomünikasyon Kurumuna
verilmektedir.
Ayrıca,
yakın bir gelecekte gerçekleştirilmesi hedeflenen Türk Telekom hisselerinin
özelleştirilmesine ilişkin satış stratejisinin son dönemde global
telekomünikasyon piyasalarında yaşanan konjonktürel değişim paralelinde yeniden
düzenlenmesi de gereklilik arz etmektedir. Bu bağlamda, Türk Telekom
hisselerinden, devamı süresince tekel mahiyetinin yaratabileceği sakıncalar da
dahil ekonomik ve güvenlik ile ilgili olarak millî yararların korunması
amacıyla, şirketin yetkili kurullarında alınacak kararlarda Devlete söz ve onay
hakkı verecek imtiyazlı hisse haricindeki tüm hisselerinin satılabileceği hükmü
getirilmiştir. Ancak, yapılan bu yeni düzenleme ile yabancı gerçek veya tüzel
kişilerin doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip
olamayacaklarına ve gerçekleştirilecek tüm satış işlemlerinde yukarıda bahsi
geçen şart ile karşılıklılık ilkesinin göz önünde bulundurulacağı hükme
bağlanmıştır.
Türk
Telekom hisselerinin satışında T.C. Posta ve Telgraf Teşkilâtı Genel Müdürlüğü
ile Türk Telekom çalışanları ve küçük tasarruf sahiplerine % 5 pay
ayrılacaktır. Bu payın satışı halka arz yöntemiyle ve sermaye piyasası
mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilecektir.
Değer
tespiti sonuçları ile satışa sunulacak hisselerin ne kadarının ve hangi satış
yöntemiyle satılacağına, çalışanlar ve küçük tasarruf sahiplerine ayrılan %
5’lik payın ne oranda satılacağına, değişen şartlar çerçevesinde, Özelleştirme
İdaresi Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun karar vermesi esası
getirilmiştir. Ayrıca, hisselerin blok satışında ihale usulüne açıklık
kazandırılmıştır.
İhale
komisyonunu oluşturan kuruluşlarda da yeniden düzenlemeye gidilmiştir.
Hisseleri satışa çıkartılacak olan kuruluşun satış işlemlerini yürütecek
komisyonda temsilci bulundurmasının sakıncaları gözönüne alınarak, ihale
komisyonunda Ulaştırma Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığından iki ve
Hazine Müsteşarlığından bir temsilci bulundurulması hükmü getirilmiştir.
Bunun
yanında, Dünyanın dev telekom şirketleri ile rekabet etmesi istenilen Türk
Telekomun nitelikli personel istihdam edebilmesini teminen Türk Telekomda aslî
ve sürekli görevleri ifa eden personelin Genel Kurulda belirlenmekte olan
maaşlarına Kanunla getirilen üst sınır yükseltilmiştir.
Türk
Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50’nin altına düşmesi
durumunda, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tâbi personel ile sözleşmeli
personelin özlük haklarının güvence altına alınması amacıyla düzenlemelere
gidilmiştir.
Ayrıca,
kuruluşta çalışan personelden emeklilik hakkını elde etmiş ve 2002 yılı sonuna
kadar elde edeceklerin emekliliklerini teşvik etmek amacıyla emekli
ikramiyesi ve kıdem tazminatının % 30 fazla ödenmesi hususu esasa bağlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1. – Türk Telekom
ana sözleşmesinde yapılacak değişikliklerin, kamu payı % 50’nin altına
düşünceye kadar Ulaştırma Bakanınca onaylanarak yürürlüğe girmesi hükmü
getirilmiştir. Ayrıca, 406 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanunla değişik 1 inci
maddesinde; Türk Telekomun Anayasanın 165 inci maddesinde belirtilen düzenleme
dışında, tamamen özel hukuk hükümlerine tâbi olacağı, sadece 3346 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesi hükümlerinin uygulanacağı hususu düzenlenmiştir. Ancak
uygulamada, sermayesinin yarıdan fazlası Devlete ait olan kurum ve kuruluşlara
uygulanan diğer mevzuat hükümlerinin Türk Telekoma uygulanıp uygulanmayacağı
yönünde tereddüt bulunduğundan konu belirgin hale getirilmiştir. Ayrıca, savaş,
sıkıyönetim, olağanüstü hâl ve seferberlik durumlarında telekomünikasyon hizmetlerinin
yürütülmesine ilişkin olarak 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin
Olağanüstü Hallerde ve Savaşta Ne Suretle Yürütüleceğine Dair Kanun ile millî
güvenlik ve kamu düzeniyle ilgili diğer özel kanunların hükümlerinin saklı
kalacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 2. –
Telekom sektöründe son yıllarda meydana gelen teknolojik gelişmeler, sektörün
yapısını değiştirmiş, bu çerçevede genel olarak siyasal sorumluluk taşıyan
hükümetin, sektör politikaları ile genel esaslar ve hedefleri belirlemesi, faaliyetlerinde
özerk nitelikteki bir düzenleyici otoritenin teknik nitelikteki gerekli idarî
düzenlemeleri yapması ve uygulaması, buna karşılık işletmecilik faaliyetlerinin
de ekonomik esaslar dairesinde ticarî kuruluşlar tarafından yerine getirilmesi
gündeme gelmiştir. Buradan hareketle, telekomünikasyon hizmetlerinin millî
güvenlik ve ulusal bağımsızlık hususlarındaki endişeler doğrultusunda Devlet
tarafından tekel olarak yürütülmesi gerekliliği ortadan kalkmış, anılan
hususların imtiyazlı hisse teşkili ile garanti altına alınması yeterli hale
gelmiştir.
Bu
bağlamda, 4502 sayılı Kanunla 31.12.2003 olarak belirlenen tekel süresinin sona
erme tarihi, yakın bir gelecekte gerçekleştirilmesi hedeflenen Türk Telekom
özelleştirmesi ile ilişkili hale getirilmiştir. Böylece, sektörde özelleştirme
ile birlikte hem Türk Telekomun rekabet ortamına daha hızlı hazırlanması hem de
sektörün daha hızlı ilerleyebilmesi temin edilmiş olacaktır. Bu çerçevede, Türk
Telekomdaki kamu payı % 50’nin altına düştüğünde, Türk Telekomun tüm tekel
haklarının 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkacağı hükmü
getirilmektedir.
Madde 3. –
4502 sayılı Kanunun Genel Gerekçesinin 1 inci sayfasında şu ifadeler yer
almaktadır: “Dünyada son yıllarda telekomünikasyon alanında göze çarpan en
önemli gelişme, söz konusu alandaki politika belirleme, idarî düzenleme ile
işletmecilik görevlerinin birbirinden ayrılması ve her bir işlevin, o işlevin
niteliğine uygun esaslar dairesinde yürütülür hale getirilmesidir. Bu
çerçevede, gelişmiş ülkelerde uygulama alanı bulan sektör yapısı genel olarak
siyasal sorumluluk taşıyan hükümetin sektör politikaları ile genel esaslar ve
hedefleri belirlemesi, faaliyetlerinde özerk nitelikteki bir düzenleyici
otoritenin teknik nitelikteki gerekli idarî düzenlemeleri yapması ve
uygulaması, buna karşılık işletmecilik faaliyetlerinin de ekonomik esaslar
dairesinde ticarî kuruluşlar tarafından yerine getirilmesini içermektedir.”
Kanunun yukarıdaki esaslar dairesinde telekomünikasyon sektörünü yeniden
yapılandırmayı amaçladığı ifade edilmektedir. Ancak yukarıda çerçevesi çizilen
yapılandırma, Kanuna lisans verme konusunda amaca uygun biçimde
yansıtılamamıştır. Zira yukarıdaki ifadelere göre “teknik nitelikteki lisans
verme ve lisansla ilgili usul, esas ve şartları tespit konusunda gerekli idarî
düzenlemeleri yapma ve uygulama yetkisi” Kuruma bırakılmalıdır. Avrupa
Birliğinin direktiflerinde de lisans verme yetkisinin ulusal düzenleyici
kurumlara bırakılması gerektiği ifade edilmektedir.
Bu
çerçevede, telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi
yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme yetkisi bu madde ile
Telekomünikasyon Kurumuna devredilmektedir. Buradan hareketle, bu madde ile
telekomünikasyon alanında ilgili lisansları vermeye yetkili kılınan
Telekomünikasyon Kurumu, bahsekonu lisanslar çerçevesinde işletmeciler
tarafından yerine getirilen uygulamaları denetlemeye aykırılık halinde idarî
para cezası uygulamaya ve millî güvenlik ve kamu düzeni gereklerince gerekli
her türlü tedbiri almaya yetkili kılınmıştır.
Madde 4. –
Türk Telekom hisselerinin blok satışı ile ilgili olarak 2000 yılında açılan iki
ihaleye de yatırımcıların yeterli ilgi göstermedikleri görülmüştür. Gerek
uluslararası telekomünikasyon sektöründe yaşanan durgunluk, gerekse bahsekonu
ihalelerin koşulları nedeniyle, blok satış ihalesinde satışa sunulacak hisse
oranının yükseltilmesi gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda, telekomünikasyon
hizmetlerinin ulusal güvenlik ve bağımsızlık açısından önemine binaen, daha
önce gerek 4502 sayılı gerekse 697 sayılı Kanunlarla yasal bazda düzenlenmiş ve
bu Kanunla da getirilmekte olan yeni düzenlemelerin destekleyici bir öğesi
olarak, devamı süresince tekel mahiyetinin yaratabileceği sakıncalar da dahil
ekonomik ve güvenlik ile ilgili olarak millî yararların korunması amacıyla,
Şirketin yetkili kurullarında alınacak stratejik kararlarda Devlete söz ve onay
hakkı verecek bir imtiyazlı hisse dışındaki tüm hisselerin satılabileceği hükmü
getirilmektedir.
Telekomünikasyon
sektörünün kendine has yapısı nedeniyle ulusal güvenlik ve bağımsızlık
açısından millî yararların korunabilmesini teminen, imtiyazlık hisseyi temsilen
Hazine Müsteşarlığının Türk Telekom Yönetim Kurulunda bir üye bulundurması,
imtiyazlı hisse sahibine Genel Kurula katılma ve konuşma hakkı verilmesi,
imtiyazlı hisse sahibinin millî yararların korunması amacıyla ana sözleşme
değişiklikleri, yeni şirketler kurulması veya kurulu bulunan şirketlere iştirak
edilmesi, uluslararası telekomünikasyon birliklerine katılınması veya uluslararası
anlaşmalara taraf olunması, yönetim kontrolünü etkileyecek oranlardaki nama
yazılı hisselerin devri ve nama yazılı hisselerin devrinin pay defterine
işlenmesi konularında onay vermesi, imtiyazlı hisse sahibinin sermaye
artırımlarına katılmayacağı ve kârdan pay almayacağı hükümleri getirilmektedir.
Yabancı
gerçek veya tüzel kişilerin Türk Telekomdaki hisse oranının % 45’i geçemeyeceği
ve bunların doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip
olamayacakları ve yönetim ve denetimde oy çoğunluğuna sahip olamayacakları ile
tüm satış işlemlerinde bu şart ve karşılıklılık ilkesinin gözönünde
bulundurulacağı da getirilen hükümler arasında bulunmaktadır.
Türk
Telekom hisselerinin % 5’inin Türk Telekom ve T.C. Posta ve Telgraf Teşkilâtı
çalışanları ile küçük tasarruf sahiplerine halka arz yöntemiyle satışı
öngörülmüş olup, bu şekilde öncelikle çalışanlar olmak üzere küçük tasarruf
sahiplerinin de Şirkete ortak olması amaçlanmaktadır.
Türk
Telekom hisselerinin ne oranda satılacağına, uluslararası telekomünikasyon
sektöründe yaşanan gelişmeler ve ulusal ekonominin seyri de dikkate alınarak,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görüşü ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi
üzerine Bakanlar Kurulunca karar verileceği, blok satış yapılması halinde ihale
şartlarının ihale tarihinden en az 45 gün önce, kesinleşmiş ihale sonuçlarının
ise 15 gün içinde Resmî Gazete'de ve Türkiye çapında yayımlanan yüksek tirajlı
iki gazetede, yurt dışında ise uygun görülecek basın ve yayın organında en az
bir defa yayımlanacağı, blok satışta 4046 sayılı Kanunda yer alan kapalı teklif
usulünün uygulanacağı ve satışa ilişkin nihai devir işlemlerinin Bakanlar
Kurulunca onaylanacağı hükme bağlanmıştır.
Madde 5. –
Yaşanan son ekonomik gelişmeler neticesinde, Türk Telekom özelleştirmesi
kapsamında hisse satışından elde edilecek satış gelirleri ile telekomünikasyon
hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi, ruhsat ve genel izin
satışlarından elde edilecek gelirlerin tamamının Hazineye aktarılması hükme
bağlanmıştır.
Madde 6. –
Hisseleri satışa çıkartılacak olan bir kuruluşun, kendisi ile ilgili değer
tespiti ve satış işlemlerini yürütecek komisyonlarda temsilci bulundurmasının
sakıncaları olacağı düşüncesinden hareketle, bu madde ile, söz konusu
komisyonlarda şirket hisselerinin sahibi olan kuruluşun yanı sıra,
telekomünikasyon sektörü ve özelleştirme konularında uzmanlaşmış kuruluşların
daha fazla katılımının sağlanması hedeflenmiştir. Aynı şekilde,
telekomünikasyon sektöründe yer alan tüm işletmecilere aynı mesafede olması gereken
Sermaye Piyasası Kurulu gibi düzenleyici kurumların da bahse konu komisyonlarda
temsilci bulundurmamaları gerektiği mütalâa edilmiştir.
Bu
itibarla, anılan madde ile Türk Telekomun özelleştirme sürecinde teşkil edilen
değer tespit ve ihale komisyonlarında sektör ve özelleştirme tecrübesi daha
fazla olan Ulaştırma Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığının ikişer,
hissedar konumundaki Hazine Müsteşarlığının ise bir temsilci bulundurması hükme
bağlanmıştır.
Anılan
madde ile bahse konu komisyonların teşkili ve çalışma esasları düzenlenmiş,
komisyonların karar alma süreci açıklığa kavuşturulmuştur.
Ayrıca,
406 sayılı Kanunda aynı değerlendirme prosedürüne tâbi tutulmuş bulunan Türk
Telekom hisselerinin değer tespiti ile telekomünikasyon hizmetlerinin
yürütülmesine ilişkin verilecek lisansların (görev ve imtiyaz sözleşmesi,
telekomünikasyon ruhsatı, genel izin) ücretlerinin tespitinin, hisse değerinin
tespitinin özelleştirmeye yönelik bir işlem olması ve telekomünikasyon
hizmetlerinin yürütülmesine yönelik olarak verilecek lisansların ücretlerinin
belirlenmesinin ise pazar liberalizasyonuna yönelik bir mahiyet arz etmesi
nedeniyle, söz konusu lisans ücretlerinin asgari değerlerinin tespiti Kuruma
bırakılmıştır. Kurumun belirleyeceği bu asgari değerler Bakanlar Kurulu
tarafından onaylanacaktır.
Madde 7. –
Türk Telekomun, yakın bir gelecekte tam rekabete açılacak sektörde
faaliyetlerini başarı ile sürdürebilmesini teminen, misyonu şirketi
özelleştirmeye hazırlamak olan profesyonel yöneticiler eliyle yönetilmesi ve bu
sayede hızla ticarileşmesi önkoşul olarak görülmektedir.
Bu
önkoşulun yerine getirilebilmesi amacıyla, işletme, finans-muhasebe,
bankacılık, pazarlama ve hukuk gibi değişik alanlardan da profesyonel
yöneticilerin atanabilmesini mümkün kılmak üzere 4502 sayılı Kanun ile
getirilen "telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübe sahibi olmak"
koşulunun kaldırılması hükme bağlanmaktadır. Ayrıca, değişen telekomünikasyon
piyasalarında, Türk Telekom'un dünyanın dev telekom şirketleri ile rekabet
etmesi Şirketin nitelikli personel istihdam edebilmesine bağlı olup,
yöneticilerin Genel Kurulda belirlenmekte olan ücretlerine Kanunla getirilen
üst sınır yükseltilmektedir. Bunun yanında, Şirket Yönetim Kuruluna
atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en
az dört yıllık yüksek öğrenim görme şartları aranacağı hükmü getirilmektedir.
Madde 8. –
Madde ile 406 sayılı Kanuna üç ek madde eklenmektedir.
Ek
27 nci madde ile; telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi
yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme yetkisi bu madde ile
Telekomünikasyon Kurumuna devredilmekte, imtiyaz sözleşmesi akdedilerek
yürütülecek olan telekomünikasyon hizmetleri veya alt yapısına yönelik
yetkilendirmeye ilişkin planların Kurum tarafından hazırlanarak Ulaştırma
Bakanlığına gönderilmesi ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar
Kurulu tarafından belirlenmesi ve Kurum tarafından yürütülmesi esası
getirilmekte, ayrıca görev ve imtiyaz sözleşmeleri, telekomünikasyon ruhsatı ve
genel izinlerin asgari değerlerinin, Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu
tarafından belirleneceği hükmü de getirilmektedir.
Ek
28 inci madde ile; millî yararların korunmasını teminen Türk Telekom ile Türk
Silâhlı Kuvvetleri, Millî Savunma Bakanlığı ve ülke güvenliği, emniyet ve
asayiş ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında telekomünikasyon
hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan tüm sözleşme ve
protokollerin geçerliliğini aynen koruyacağı esasa bağlanmaktadır.
Ek
29 uncu madde ile; Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının %
50'nin altına düşmesi durumunda, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tâbi
personel ile sözleşmeli personelin özlük haklarının güvence altına alınması
amacıyla yeni düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.
Bu
çerçevede, Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50'nin altına
düşmesi durumunda, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren 30 gün
içerisinde, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tâbi personel ile sözleşmeli
personel olup başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilecek personele ilişkin
hükümler getirilmiştir.
Nakledilecek
personelin başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmasına kadar geçecek süredeki
aylık, ücret, ikramiye ve sosyal hak ve yardımlar ile bu döneme ilişkin
harcırah, sağlık yardımı gibi özlük hakları ile yine aynı personelin başka kamu
kurum ve kuruluşlarına nakli sürecinde aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü
zam ve tazminat haklarında meydana gelebilecek farkın Hazinece karşılanması öngörülmektedir.
Bu
madde gereğince nakledilecek personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
eki I sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski kadrolarına ait aylık, ek
gösterge ve her türlü zam ve tazminat (ek tazminat hariç) haklarının
şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevlerde kaldıkları sürece saklı
tutulması esası getirilmektedir.
Madde 9. –
406 sayılı Telgraf ve
Telefon Kanununun 4000 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi ile Posta, Telgraf
ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlüğünün; T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü
ve Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi olarak ikiye ayrılması nedeniyle,
personelin ihtiyari olarak iştirak ettiği PTT Biriktirme ve Yardım Sandığının
da, her türlü varlıkları bölüştürülmek suretiyle ikiye ayrılması gerekli bulunmaktadır.
Söz
konusu ikiye ayrılma hali, 4502 sayılı Kanunda Posta, Telgraf ve Telefon
İdaresinin Sağlık Yardım Sandığı ile Kefalet Sandıkları için de öngörülmüştür.
Diğer ikiye ayrılmalarda gerçekleştirildiği üzere, bu ikiye ayrılmada da halen
üye olan personelin tüm hak ve yükümlülükleri bölünmeden önceki durumda olduğu
gibi saklı kalacaktır.
Madde 10. –
4157 sayılı Kanuna bir madde eklenerek anılan Kanunda ve diğer mevzuatta
Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlüğüne yapılan
atıfların Türkiye Cumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilâtı Genel Müdürlüğü ile
Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi Genel Müdürlüğüne yapılmış sayılacağı
hükmü getirilmiştir.
Madde 11. –
406 sayılı Kanunun 4000 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi ile Posta,
Telgraf ve Telefon İşletmesi Genel Müdürlüğünün; T.C. Posta İşletmesi Genel
Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi olarak ikiye ayrılması
nedeniyle, ikiye ayrılması öngörülen PTT Biriktirme ve Yardım Sandığının ayrım
işlemleri için düzenleme yapılmıştır.
Madde 12. –
Bu Kanun ile telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve imtiyaz sözleşmesi
yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme yetkisinin
Telekomünikasyon Kurumuna devrine ilişkin olarak 9.4.1987 tarihli ve 3348
sayılı Kanun ve diğer mevzuat genelindeki düzenlemelere atıfta bulunulmaktadır.
Geçici Madde 1. –
Bu Kanun ile düzenlenen imtiyazlı hisse ve kapsamının, Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren üç ay içinde Şirket ana sözleşmesine dahil edilmesi hükme
bağlanmıştır.
Geçici Madde 2. –
Bu Kanun ile telekomünikasyon hizmetlerinde lisans verme yetkisinin
Telekomünikasyon Kurumuna verilmesine ilişkin düzenlemenin, mevcut sözleşmelere
yansıması sağlanmak istenmiştir. Ayrıca, taraflara, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren bir ay içinde sözleşmeleri yeniden gözden geçirme ve
mutabakat sağlanan hususların değiştirilmesi imkânı getirilmektedir. Değişiklik
yapılmasına ilişkin mutabakat sağlanması sürecinde GSM Lisans Sözleşmelerinde
Hazine payı ile ilgili olarak yer alan hükümlerle ilgili olarak Kurumun Hazine
Müsteşarlığının görüşünü alması esası getirilmektedir. Bir ayın sonunda
değişikliğe ilişkin mutabakat sağlanamaması halinde bir ay içinde Ulaştırma
Bakanlığı ile görev, GSM görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalayarak veya
Ulaştırma Bakanlığından telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin alarak
halihazırda hizmet veren işletmeciler, bu Kanuna ve Kurum düzenlemelerine
aykırı olmayacak şekilde ve mevcut sözleşmelerinde yer alan hak ve
yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, görev veya imtiyaz sözleşmelerini Kurum
ile yenilemek zorundadır. Bu süre zarfında imtiyaz sözleşmelerinin
yenilenmemesi halinde Kurum, 406 sayılı Kanunun bu Kanunla değişik 2 nci
maddesinin (f) fıkrasındaki yetkilerini kullanacaktır.
Ayrıca,
her durumda, yenilenen sözleşmelerin 406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (b)
bendinde yer alan hükümlere tâbi olması hususu getirilmektedir.
Geçici Madde 3. –
Türk Telekom, 406 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tâbi olup,
sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan kamu kurum, kuruluş ve
ortaklıklarına uygulanan mevzuatın Türk Telekoma uygulanmayacağı hususundaki
düzenleme sonucu, Şirkette 1475 sayılı İş Kanununa tâbi olarak çalışanlar ile
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli
personel statüsünde çalışmakta olanlardan istekleri üzerine iş mevzuatına
geçmiş veya geçecek olanların gerek Türk Telekomda gerekse başka kamu kurum ve
kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ve bu sürelere ilişkin tazminat haklarının
korunabilmesi ve uygulamada tereddüde düşülmemesi için açıkça ifade edilmiştir.
Türk
Telekomun, 406 sayılı Kanunun 4502 sayılı Kanun ile değişik 2 nci maddesinin
(b) bendine göre, bazı telekomünikasyon hizmetlerini yürütmek üzere kuracağı ya
da iştirak edeceği Şirketlerin, nitelikli ve bilgi birikimine ihtiyaç duyulan
personelinin sektörde alt yapı sahibi temel telekomünikasyon işletmecisi
durumunda bulunan Türk Telekomdaki insan kaynağından karşılanması zorunluluk
arz ettiğinden, bu Şirketlere geçecek söz konusu personelin kazanılmış
haklarının korunması amaçlanmıştır.
Geçici Madde 4.
– Hisse satışı
sürecinin kolaylaştırılması amacıyla, Türk Telekomun istihdam yapısında
değişikliğe gidilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden itibaren kuruluşta çalışan personelden 4502 sayılı Kanuna göre iş
mevzuatına geçmiş veya geçecek olanlar da dahil 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı
Kanununa göre emeklilik hakkını kazanmış olanlara Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren altı ay, bu hakkı 2002 yılı sonuna kadar kazanacak olanlara
da kazandıkları tarihten itibaren üç ay içinde emeklilik başvurusunda
bulunmaları halinde emekli ikramiyeleri ve kıdem tazminatlarının % 30
fazlasıyla ödenmesi ve bu farkın Hazinece karşılanması hükmü getirilmektedir.
Geçici Madde 5. –
Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50'nin altına düşmesi
durumunda, ek 27 nci maddede belirtilen personelin naklinin yapılmasını
müteakip ek 22 nci madde ve 4502 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi
yürürlükten kalkacağı, ek 22 nci maddenin (c) bendi uyarınca T.C. Emekli
Sandığı ile irtibatları devam eden personelin herhangi bir işleme gerek
kalmaksızın T.C. Emekli Sandığı ile ilgisinin ise aynı esaslar dahilinde
kesenekler ilgililerden, karşılıkları ise Türk Telekom tarafından ödenmek
suretiyle devam ettirileceği hükmü getirilmektedir.
Geçici Madde 6.
– Türk Telekom
tarafından yürütülmekte olan uydu hizmetlerinin millî güvenlik ve ülke
savunması açısından stratejik önemi dikkate alınarak, bu hizmetleri yürütmek
üzere 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bir kamu iktisadî
kuruluşunun kurulması hükmü getirilmektedir.
Madde 13. –
Yürürlük maddesidir.
Madde 14. –
Yürütme maddesidir.
Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporu
Türkiye
Büyük Millet Meclisi
Bayındırlık,
İmar, Ulaştırma 10.5.2001
ve Turizm Komisyonu
Esas No. : 1/859
Karar No. : 45
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
BAŞKANLIĞINA
Başbakanlıkça
10.5.2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan ve aynı
tarihte Başkanlıkça Esas Komisyon olarak Plan ve Bütçe, Tali Komisyon olarak da
Komisyonumuza havale edilen 1/859 esas numaralı “Telgraf ve Telefon Kanunu,
Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığı Hakkında
Kanun ile Ulaştırma Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunda
Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” Komisyonumuzun 10.5.2001 tarihli
20 nci Birleşiminde Hükümeti temsilen Ulaştırma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı,
Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Başbakanlık Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Emekli Sandığı, Posta ve Telgraf
Teşkilâtı Genel Müdürlüğü temsilcilerinin katılmalarıyla incelenip görüşüldü.
Tasarı
ve gerekçesi incelendiğinde;
Tasarının
telekomünikasyon hizmetlerinin etkin, güvenilir ve verimli olarak, yeni
teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkan ve giderek artan ihtiyaçlara kamu
hizmeti niteliği çerçevesinde cevap verebilecek şekilde yeniden düzenlenmesi
amacıyla hazırlandığı,
Tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde de telekomünikasyon sektörünün yeniden
yapılandırılması için girişim başlatıldığı, ilk girişimin 27.1.2000 tarihli ve
4502 sayılı Kanun ile olduğu, Tasarı ile, telekomünikasyon sektöründe çok
önemli yapısal değişikliklere gidilmesinin hedeflendiği, ancak, yaşanan
gelişmeler karşısında, anılan Kanunla getirilen düzenlemelerin günün
koşullarına uygun hale getirilmesi gereğinin ortaya çıktığı,
Belirtilen
hususlar ışığında bu Tasarının asıl amacının, yeniden yapılandırılan
telekomünikasyon sektöründe düzenleme ve denetleme görevleri verilen, idarî ve
malî özerkliği haiz Telekomünikasyon Kurumunun yetkilerinin bu Kurumun
niteliklerine uygun olarak genişletilmesi, sektörün rekabete açılmasının
sağlanması ve bu doğrultuda Türk Telekom hisselerinin satışına ilişkin yeni
düzenlemeler yapılması olduğu,
Tasarı
ile, tüm telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin her türlü görev sözleşmesi,
imtiyaz sözleşmesi, genel izin ve ruhsat verme yetkisinin Telekomünikasyon
Kurumuna verildiği,
Gerçekleştirilmesi
hedeflenen Türk Telekom hisselerinin özelleştirilmesine ilişkin satış
stratejisinin son dönemde global telekomünikasyon piyasalarında yaşanan
konjonktürel değişim paralelinde yeniden düzenlenmesinin de gereklilik arz
ettiği, Türk Telekom hisselerinden, devamı süresince tekel mahiyetinin
yaratabileceği sakıncalar da dahil, ekonomik ve güvenlik ile ilgili olarak
millî yararların korunması amacıyla, Şirketin yetkili kurullarında alınacak
kararlarda Devlete söz ve onay hakkı verecek imtiyazlı hisse haricindeki tüm
hisselerinin satılabileceği hükmünün getirildiği, ancak, yapılan bu düzenleme
ile yabancı gerçek veya tüzel kişilerin doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin
çoğunluk hisselerine sahip olamayacaklarına ve gerçekleştirilecek tüm satış
işlemlerinde yukarıda bahsi geçen şart ile karşılıklılık ilkesinin göz önünde
bulundurulacağının hükme bağlandığı,
Türk
Telekom hisselerinin satışında T.C. Posta ve Telgraf Teşkilâtı Genel Müdürlüğü
ile Türk Telekom çalışanları ve küçük tasarruf sahiplerine % 5 pay ayrılacağı,
bu payın satışının halka arz yöntemiyle ve sermaye piyasası mevzuatına uygun
olarak gerçekleştirileceği,
Değer
tespiti sonuçları ile satışa sunulacak hisselerin ne kadarının ve hangi satış
yöntemiyle satılacağına, değişen şartlar çerçevesinde, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunun karar vermesi esasının
getirildiği, ayrıca, hisselerin blok satışında ihale usulüne açıklık
kazandırıldığı,
İhale
komisyonunu oluşturan kuruluşlarda da yeniden düzenlemeye gidildiği, hisseleri
satışa çıkartılacak olan kuruluşun satış işlemlerini yürütecek komisyonda
temsilci bulundurmasının sakıncaları gözönüne alınarak, ihale komisyonunda
Ulaştırma Bakanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığından iki ve Hazine
Müsteşarlığından bir temsilci bulundurulması hükmünün getirildiği,
Bunun
yanında, Dünyanın dev telekom şirketleri ile rekabet etmesi istenilen Türk
Telekomun nitelikli personel istihdam edebilmesini teminen Türk Telekomda aslî
ve sürekli görevleri ifa eden personelin Genel Kurulda belirlenmekte olan
maaşlarına Kanunla getirilen üst sınırın yükseltildiği,
Türk
Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50’nin altına düşmesi
durumunda, bu kuruluşta çalışan 657 sayılı Kanuna tâbi personel ile sözleşmeli
personelin özlük haklarının güvence altına alınması amacıyla düzenlemelere
gidildiği,
Ayrıca,
kuruluşta çalışan personelden emeklilik hakkını elde etmiş ve 2002 yılı sonuna
kadar elde edeceklerin emekliliklerini teşvik etmek amacıyla emekli ikramiyesi
ve kıdem tazminatının % 30 fazla ödenmesi hususunun esasa bağlandığı,
Anlaşılmaktadır.
Tasarının
tümü üzerinde yapılan görüşmeler sırasında Komisyon üyelerince belirtilen
görüşlerde;
Zaman
darlığı nedeniyle Tasarının yeterince incelenemediği, detaylı değerlendirme
imkânının bulunmadığı, bu nedenlerle konunun Esas Komisyon olan Plan ve Bütçe
Komisyonunda incelenmesinin yerinde olduğu,
İfade
edilmiştir.
Yukarıda
Komisyon üyelerinin çoğu tarafından belirtilen bu görüş, oya sunularak kabul
edilmiştir.
Alınan
karar doğrultusunda raporumuz Esas Komisyon olan Plan ve Bütçe Komisyonuna
sunulması amacıyla Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.
Başkan Mustafa Gül Elazığ
Sözcü Ahmet Sancar Sayın Antalya
Kâtip Yusuf Kırkpınar İzmir
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
Türkiye BüyükMillet Meclisi
Plan ve Bütçe Komisyonu
11.5.2001
Esas No. : 1/ 859
Karar No: 49
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
BAŞKANLIĞINA
Bakanlar
Kurulunca 10.5.2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan
ve aynı tarihte Başkanlıkça esas komisyon olarak Komisyonumuza, tali komisyon
olarak da Bayındırlık, İmar,Ulaştırma ve Turizm Komisyonuna havale edilen
"Telgraf ve Telefon Kanunu, Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin
Biriktirme ve Yardım Sandığı Hakkında Kanun ile Ulaştırma Bakanlığının Teşkilât
ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Tasarısı", Komisyonumuzun 11.5.2001 tarihinde yaptığı 46 ncı birleşiminde
Hükümeti temsilen Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz, Millî Savunma Bakanlığı,
Genelkurmay Başkanlığı, Maliye Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, Posta ve Telgraf Teşkilâtı Genel Müdürlüğü
ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı temsilcilerinin de katılımlarıyla incelenip,
görüşülmüştür.
Bilindiği
gibi; telekomünikasyon alanında dünyada son yıllarda dikkati çeken en önemli
gelişmeler; politika belirleme, idarî düzenleme yapma ve işletmecilik
işlevlerinin birbirinden ayrılması ve her işlevin niteliğine uygun esaslar
çerçevesinde yürütülmesidir.
Ülkemizde
bu gelişmelere paralel olarak, 27.1.2000 tarihli ve 4502 sayılı Kanun ile
telekomünikasyon sektörü yeniden yapılandırılmıştır. Ancak, yaşanan gelişmeler
karşısında yapılan düzenlemelerin günün koşullarına uyumlu hale getirilmesi
için; sektörde düzenleme ve denetleme görevlerini yerine getiren, idarî ve malî
özerkliğe haiz Telekomünikasyon Kurumunun yetkilerinin bu kurumun niteliklerine
uygun olarak genişletilmesi, sektörün rekabete açılması ve bu doğrultuda Türk
Telekom hisselerinin satışına ilişkin yeni düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç
duyulmuştur.
Tasarı
ve gerekçesi incelendiğinde;
–
Türk Telekom ana sözleşmesinde yapılacak değişikliklerin, kamu payı % 50'nin
altına düşünceye kadar Ulaştırma Bakanınca onaylanarak yürürlüğe girmesi, Türk
Telekom'un tâbi olacağı mevzuatın açıklığa kavuşturulması ve 697 sayılı Kanun
ile millî güvenlik ve kamu düzeniyle ilgili diğer özel kanunların hükümlerinin
saklı tutulması,
–
Türk Telekom'daki kamu payının % 50'nin altına düşmesi halinde, 31.12.2003
tarihinden önce olsa bile, tüm tekel haklarının ortadan kaldırılması,
–
Telekomünikasyon Kurumuna; telekomünikasyon hizmetlerine ilişkin görev ve
imtiyaz sözleşmesi yapma ve telekomünikasyon ruhsatı ve genel izin verme
yetkisinin devredilmesi, işletmeciler tarafından yerine getirilen uygulamaların
denetlenmesi, aykırılık halinde idarî para cezası uygulanması ile millî
güvenlik ve kamu düzeninin gerektireceği her türlü tedbiri alma yetkisinin
verilmesi,
–
Türk Telekom'un, Devlete söz ve onay hakkı verecek bir adet imtiyazlı hisse
dışındaki tüm hisselerinin satılabilmesi,
–
Yabancı gerçek veya tüzel kişilerin Türk Telekom'daki hisse oranlarının % 45
'in üzerine geçememesi,
–
Türk Telekom hisselerinin % 5 'inin, Türk Telekom ve T.C Posta ve Telgraf
Teşkilâtı çalışanları ile küçük tasarruf sahiplerine halka arz yoluyla satışının
sağlanması,
–
Türk Telekom hisselerinin ne oranda satılacağına, uluslararası telekomünikasyon
sektöründe yaşanan gelişmeler ve ulusal ekonominin seyri de dikkate alınarak,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görüşü ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine
Bakanlar Kurulunca karar verilmesi, blok satış yapılması halinde satıştaki
usullerin belirlenmesi,
–
Türk Telekom'un özelleştirilmesi kapsamında elde edilecek gelirler ile görev ve
imtiyaz sözleşmesi, ruhsat ve genel izin satışlarından elde edilecek gelirlerin
tamamının Hazineye aktarılması,
–
Hisse değerinin tespiti ve ihale işlemlerini yürütmek üzere kurulan
değerlendirme ve ihale komisyonlarının oluşumu ve çalışma esaslarının
değiştirilmesi ve karar alma sürecinin açıklığa kavuşturulması,
–
Türk Telekom'un yakın bir gelecekte tam rekabete açılarak sektörde
faaliyetlerini başarı ile sürdürebilmesini teminen; şirketin profesyonel
yöneticiler eliyle yönetilebilmesi için yönetim kuruluna atanacaklarda aranan
niteliklerin açıkça belirlenmesi ve personelin genel kurulda belirlenen
ücretlerine Kanunla getirilen üst sınırın yükseltilmesi,
–
Türk Telekom'da kamu payının % 50'nin altına düşmesi halinde personelin
durumuna açıklık getirilmesi,
–
T.C. Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon Anonim
Şirketinin ayrılması nedeniyle PTT Biriktirme ve Yardım Sandığına üye olan personelin tüm hak ve
yükümlülüklerinin de bölünmeden önceki durumlarının saklı kalması kaydıyla, her
türlü varlıkların bölüştürülmesi suretiyle ikiye ayrılması,
–
Türk Telekom tarafından yürütülmekte olan uydu hizmetlerinin millî güvenlik ve
ülke savunması açısından stratejik önemi dikkate alınarak, bu hizmetleri
yürütmek üzere, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi bir kamu iktisadî
kuruluşu kurulması,
öngörülmektedir.
Komisyonumuzda
Tasarının geneli üzerinde yapılan görüşmelerde;
–
Telekomünikasyon alanında dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak sektörün
yeniden yapılanmasını öngören düzenlemelerin, ülke ekonomisinin ihtiyacı olan
malî kaynak yanında, yabancı sermaye yatırımlarının ülke ekonomisine çekilmesi
açısından önem taşıdığı,
–
Türk-Sat uydularının özelleştirme kapsamı dışında tutulmasının ve ülkenin
ulusal güvenliği konusunda tereddütleri giderici düzenlemelerin metinde yer
almasının memnuniyetle karşılandığı,
–
Telekom’un özelleştirilme çalışmalarının uzun zamandır tamamlanamamasının
ülkemiz açısından önemli kayıplara neden olmasının yanısıra, kuruluşun bu süre
içerisinde ekonomik değerinin de azaldığı,
–
Telekom’un özelleştirilmesi konusundaki Anayasal engellerin kamuoyunda kapsamlı
olarak tartışıldığı, daha önce bu konudaki dört ayrı düzenlemenin Anayasa
Mahkemesi tarafından iptal edildiği, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal
gerekçelerinin Tasarıda dikkate alınmış olması gerektiği,
–
Son yıllarda stratejik sektörler olarak nitelenen enerji ve haberleşme alanında
globalleşme yaşandığı, uluslararası şirketlerin bu alanda büyük yatırımlar
yaptığı, ülke çıkarları açısından ortaya çıkabilecek sakıncalar da dikkate
alınarak, bu konuda gereken özenin gösterilmesinin önemli olduğu,
–
Yabancılara Telekom hisselerinin % 45'inden fazla satış yapılmayacağı konusunun
uygulanabilirliğinden endişe duyulduğu,
–
Altın hisse ile soruna çözüm getirilebileceğinden şüphe duyulduğu,
–
Askerî ve sivil haberleşmenin birbirinden acilen ayrılmasında yarar görüldüğü,
gibi
görüş ve eleştiriler dile getirilmiştir.
Hükümet
adına yapılan tamamlayıcı açıklamalarda ise;
–
Türk Telekomünikasyon A.Ş. Genel Müdürlüğünde 70 binin üzerinde personel
çalıştığı ve yaygın bir teşkilâtı bulunduğu, dünyadaki son teknoloji ile hizmet
verdiği, ancak özelleştirilmesinin önünü açabilmek amacıyla mevzuatın
değiştirilmesine ihtiyaç duyulduğu,
–
Türk Telekom'un Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü bünyesinden 1996 yılında
ayrılmasından sonra, günün teknolojik koşullarına hızla intibak ettiği,
1996-2000 döneminde 22 milyar dolar civarında gelir elde ettiği, bunun 11
milyar dolarını Hazine'ye yatırdığı, kalanını giderlerini karşılamak üzere
kullandığı,
–
Türk Telekom'un stratejik önemi dikkate alınarak tasarının hazırlanmasında
Silahlı Kuvvetlerin bilgi birikimlerinden yararlanıldığı,
–
Konunun ülke açısından büyük önem taşıdığı, hukukî engeller çıkmaması için çok
titiz davranıldığı,
–
Telekom'un özelleştirilmesi halinde sağlanacak gelir konusunda şu anda bir
rakam vermenin mümkün olmadığı, oluşturulacak değerlendirme komisyonunun
tespitleri sonucunda bir rakamın oluşabileceği,
–
Özelleştirme aşamasında özel veya yabancı tekellerin sektöre girebileceği
konusunda hassas davranıldığı,
–
Altın hisse konusunun önemi dikkate alınarak Tasarıda gerekli düzenlemenin
yapıldığı,
belirtilmiştir.
Bu
görüşmeleri takiben, Tasarı ve gerekçesi Komisyonumuzca da benimsenerek
maddelerinin görüşülmesine geçilmiştir.
Tasarının;
–
Çerçeve 1 inci maddesi ile değiştirilen 406 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin
ikinci fıkrasının; şirketteki kamu payı % 50'nin altına düşünceye kadar ana
sözleşmede yapılacak değişikliklerde Ulaştırma Bakanının görüşünün alınması
doğrultusunda yeniden düzenlenmesi suretiyle,
–
Çerçeve 2 ve 3 üncü maddelerinin; 406 sayılı Kanunun aynı maddesinde
düzenlemeler içermesi nedeniyle 2 nci madde olarak birleştirilmeleri ve takip
eden maddelerin numaralarının buna göre teselsül ettirilmeleri suretiyle,
–
Çerçeve 7 nci maddesi; Telekom'da asli ve sürekli görevlerde çalışan personelin
ücretlerine Kanunla getirilen üst sınırın yükseltilmesini teminen 406 sayılı
Kanunun ek 22 nci maddesinin (b) bendindeki ifadenin değiştirilmesini öngören
düzenlemenin, mevzuattaki mevcut düzenleme Komisyonumuzca yeterli bulunduğundan
metinden çıkarılması ve madde numarasının 6 olarak değiştirilmesi suretiyle,
–
Çerçeve 8 inci maddesi, bağlı;
•
Ek 27 nci maddesi aynen,
•
Ek 28 inci maddesine; Türk Telekom ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî Savunma Bakanlığı
ve ülke emniyet ve güvenliği ile ilgili olarak diğer kamu kurum ve kuruluşları
arasında telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan
tüm sözleşme ve protokollerin geçerliliğinin devam etmesine ilişkin hükmün
kapsamı genişletilerek, imzalanacak sözleşmelerin de bu kapsam içine alınmasını
temin edecek bir ibarenin eklenmesi,
•Ek
29 uncu maddesinin, ikinci fıkrasına, uygulamada herhangi bir mağduriyete
sebebiyet vermemek amacıyla "...zam ve tazminatlar..." ibaresinin
ilave edilmesi ,
Madde
numarasının 7 olarak değiştirilmesi suretiyle,
–
Çerçeve 9 uncu maddesi ile 4157 sayılı Kanunun değiştirilen birinci maddesinin
son fıkrasında, sandıkların yönetim kurulunda yer alacak üyelerden üçünün
belirli unvanlara sahip olan personelden seçilmesini düzenleyen hükmün metinden
çıkarılması ve çerçeve madde numarasının 8 olarak değiştirilmesi suretiyle,
–
Çerçeve 10 uncu maddesi ile 4157 sayılı Kanuna eklenen ek 1 inci maddesine;
"...yapılan atıflar..." ibaresinden sonra gelmek üzere "...ilgisine
göre..." ibaresinin eklenmesi ve çerçeve madde numarasının 9 olarak
değiştirilmesi suretiyle,
–
Geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasına "Ancak, görev sözleşmesinde
millî güvenlik ve kamu düzeni ile ilgili olarak yer alan hükümler geçerliliğini
korur." hükmünün ilave edilmesi suretiyle,
–
Geçici 5 inci maddesinde geçen ek 22 ve 29 uncu maddelerin 4.2.1924 tarihli ve
406 sayılı Kanunun ek maddeleri olduğuna açıklık getirilmesi suretiyle,
–
4, 5, 6, 11 ve 12 nci maddeleri 3, 4, 5, 10 ve 11 inci maddeler ile yürürlük ve
yürütmeye ilişkin 13 ve 14 üncü maddeleri 12 ve 13 üncü maddeler olarak aynen,
–
Geçici 1, geçici 3, geçici 4 ve geçici 6 ncı maddeleri aynen,
kabul
edilmiştir.
Tasarının
maddeleri Kanun tekniğine uygunluk açısından redaksiyona tâbi tutulmuştur.
Raporumuz,
Genel Kurulun onayına sunulmak üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.
Başkan Metin Şahin Antalya
Başkanvekili Hayrettin Özdemir Ankara
Sözcü Nihat Gökbulut Kırıkkale
MUHALEFET ŞERHİ
406
sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu ile ilgili diğer kanunları tadil eden 1/859
sayılı
Kanun
Tasarısı ile ilgili muhalefet şerhimiz
1.
Tasarı 10.05.2001 tarihinde saat 17.00’de üyelere dağıtılmış ve 11.05.2001
tarihinde saat 11.00’de müzakereye başlanmıştır. Hükümetin 2 yıldır
neticelendiremediği bir tasarının Komisyondan bir günde geçirilmesi
müzakerelerin ne kadar sıhhatli olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca tali
komisyon olan Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda tasarı
görüşülememiştir.
2.
Tasarının getirdiği değişikliklerin Anayasa hukuku bakımından tetkiki için
Anayasa Komisyonunda görüşülmesi gerekirdi.
3.
Tasarı “Telekom Özelleştirmesi” ismi ile iki yıldır uluslararası sermaye
kuruluşları tarafından Türkiye’ye baskı vasıtası olarak kullanılmakta, yapılacak
yardımlar bu özelleştirmenin yapılması şartına bağlanmaktadır. Özelleştirmede
sınır kabul edilmemekte, tamamının özelleştirilmesi istenmektedir. Hatta mevcut
Türk Telekom Yönetim Kurulunun bu özelleştirmeyi yapamayacağı ifade edilerek
değiştirilmesi istenmektedir. Hazine Müsteşarlığı tarafından genel kurul çok
acele pazartesi günü toplantıya davet edilmiştir. Bir taraftan da bu işin acele
yapılması için Hükümete baskı mektupları yazılmaktadır. Kanunun 15 Mayıs 2001
tarihine kadar TBMM’den geçmemesi halinde beklenen kredi desteğinin
verilmeyeceği ifade edilmektedir.
Dört
yıldır iktidar olan ANASOL-D, DSP ve ANASOL-M hükümetleri Türkiye Cumhuriyetini
küçük düşürmekte, millî itibarımızı zedelemektedir. Siyasî ve iktisadî yönden
memleketi batıran bugünkü hükümet Türkiye’yi layık olmadığı istiskal ve
hakaretlere maruz bırakmaktadır.
4.
Tasarının baskı altında hazırlanması, Türkiye’nin borç batağında olması dikkate
alınırsa, Türk Telekom kelepir fiyatına satılacaktır. Her geçen gün değeri
düşürülmektedir. Dünyanın sayılı telekom firmaları arasında bulunan
TürkTelekom, bir millî varlık olarak peşkeş çekilecektir.
5.
Haberleşmenin savunma ve güvenlik yönünden stratejik önemi dikkate alınırsa
tamamı özelleştirilen bir Türk Telekomda bunun nasıl sağlanacağı belli değildir.
Tasarının birinci maddesinin son paragrafında “özel kanunların hükümleri
saklıdır” denilmekte ise de devamlı değişen ve gelişen teknolojik şartlarda
bunun pratikte ne netice vereceği şüphelidir.
6.
Türk Telekom’un acele özelleştirilmesini isteyen uluslararası kuruluşlar,
aslında çok uluslu şirketler için kârlı bir pazarı açmak istemektedirler.
7.
Türk Telekom özelleştirilince hâkim olacak çok uluslu şirketler Türkiye’de
haberleşme teknolojisinin gelişmesini ve üretimi de caydıracaklardır. Bu pazar
her yönü ile yabancı sermaye tekeline teslim olacaktır.
Cevat Ayhan Sakarya Dengir Mir Mehmet Fırat Adıyaman
Hüseyin Karagöz Çankırı Aslan Polat Erzurum Zeki Ergezen
Bitlis
Telgraf ve Telefon Kanunu, Posta,Telgraf ve
Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığı Hakkında Kanun ile, Ulaştırma
Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Konusunda Kanunda
Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanun Tasarısına Muhalefet Şerhimizdir
Bugün
görüşmekte olduğumuz, kısaca Telekom Yasası olarak adlandırılan bu yasa, 10
yıldır ülkemizin gündeminde tartışılmaktadır. Kimileri ülkemizin bağımsızlığını
öne sürerek, kimileri Telekom’un stratejik önemini öne sürerek bu yasaya karşı
çıkmış, defalarca Anayasa Mahkemesine götürerek yasanın iptal edilmesini
sağlayarak Telekom’un özelleştirilmesini engellemişlerdir.
Zaman
içinde roller değişmiş, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine gidenler,
iktidar koltuğuna oturmuşlar, eski çekincelerini bir taraf ederek, bu yasayı
savunur hale gelmişlerdir.
Ancak;
ülkemize 7-8 yıl gibi çok uzun bir zaman kaybettirmişlerdir.
Yani;
bizim, bundan 7-8 yıl önce söylediğimiz noktaya ancak şimdi gelmişlerdir, ama
ülkemize hem zaman hem de büyük kaynak kaybettirmişlerdir.
Bu
arkadaşlarımız şimdi, çıkıp halktan ve ülkeden "biz o zaman yanlış yaptık"
diye özür dilemelidirler.
Eğer
bu yasa, 8 yıl önce bu arkadaşlarımız tarafından engellenmese ve
telekomünikasyon şirketimiz özelleştirilebilseydi, o günkü iç borç stokumuzu
sıfırlıyor ve ülkemizi iç borç sarmalından kurtarıyorduk.
Aynı
zamanda, o günden bu yana iç borç stoklarımıza ödediğimiz faizleri yatırımlara
dönüştürerek bugün krizlerle boğuşan bir ülke yerine, ekonomisi gelişmiş, fert
başına düşen millî gelir 2500 dolarlardan, 7000 dolarlara ulaşmış bir refah
ülkesinde yaşıyor olacaktık.
Tüm
bunları göremeyen ve ülkenin geleceğine ipotek koyan, bugün dış güçlerin
direktifleriyle bu yasayı çıkartmak zorunda kalan zihniyetin, ülkemizi nasıl
yönettiklerini görmemiz ve anlamamız gerekmektedir.
Bugün
Telekom olayı bir başka boyut kazanmıştır. Kamuoyuna açık olarak yapılan
Hükümet içindeki tartışmaları izlediğimizde ve bu yasanın gerekçesini
okuduğumuzda Hükümet edenlerin ne dünyadaki gelişmelerden ne Telekom
gerçeğinden ne de ülke gerçeklerinden bihaber olduklarını görmekteyiz.
Bugünkü
tartışmalara baktığımızda Telekomünikasyonun yüzde kaçının satılacağı ve kime
satılacağı stratejik önemi gibi konular üzerinde yoğunlaştığını görmekteyiz.
Oysa
günümüzde; Telekomünikasyonun kaça satılacağı, satılıp satılmayacağı gibi
konuların çok önem taşımadığı kanısındayız.
Önem
taşıyan konu, telekomünikasyonumuzun yeniden yapılandırılarak, ülkemizdeki
bütün sektörlerde kullanılabilir hale getirilmesidir.
Çünkü
telefon 20 nci yüzyılın önemli bir sektörüydü. Artık ses ve görüntünün tek hat
üzerinden yapıldığı yeni bir teknolojinin gündemde olduğu ve birçok eski
teknolojiyi (santralleri) ortadan kaldırdığı bir dönemi yaşamaktayız.
Gelişmiş
ülkelerin bilgi toplumunun gereği olan telekomünikasyonu daha kaliteli, daha
ucuz ve daha çabuk bir şekilde, ekonominin her alanında kullandığını
görmekteyiz.
Ancak;
biz, 125 000 km. fiberoptik yüksek iletim hattına sahip olmamıza rağmen, bugün
Kahramanmaraş'ta, Çorum'da, Bursa'da, Eskişehir'de üretim faaliyeti gösteren
işletmelerimizi dünyaya açacak hızlı, güvenli ve kaliteli data hatlarına sahip
değildir.
Bir
örnek verecek olursak; bizim gibi 18 milyon aboneye sahip olan bir Amerikan
Telekom firması, bizden daha ucuz hizmet sunmasına rağmen 20 milyar dolar ciro
yaparken, biz ancak 2,5 milyar dolar ciro yapabiliyorsak dönüp telekomünikasyonumuzun
yönetimine ve teknolojisine yeniden bakmak zorunda olduğumuz kanısındayım.
Yukarıdaki
örnekte de görülmektedir ki, Telekom’un özelleştirilmesi sırasında yalnız kaça
satılacağı değil, ülkemizin bütün sektörlerinde ucuz, güvenilir, hızlı ve
kaliteli biçimde daha iyi hizmet vererek ülke ekonomisini bilgi toplumu
gereklerine uygun olarak dünyaya açacak ve aynı zamanda da Telekom şirketimizin
20 milyar dolar ciro yapmasıyla ekonomiye büyük katkıda bulunmasının
sağlanmasını gerçekleştirecektir.
Olaya
bu boyuttan bakıldığında daha doğru bir noktaya varılacağı kanısında
olduğumuzdan, bu yasa ile ilgili görüşü ve tartışmaları bilgilerinize
sunuyoruz.
Oğuz Tezmen Bursa Necati Yöndar Bingöl M. Sadri
Yıldırım Eskişehir
Mehmet Dönen Hatay Celal Adan İstanbul
HÜKÜMETİN TEKLİF ETTİĞİ METİN
TELGRAF
VE TELEFON KANUNU,
POSTA,
TELGRAF VE TELEFON İDA-RESİNİN BİRİKTİRME VE YARDIM SANDIĞI HAKKINDA KANUN İLE ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLÂT VE
GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
HAKKINDA
KANUN TASARISI
MADDE 1. – 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve
Telefon Kanununun 1 inci maddesinin ikinci ve yedinci fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Şirket
ana sözleşmesinde yapılacak değişiklikler, şirketteki kamu payı % 50’nin altına
düşünceye kadar Ulaştırma Bakanı tarafından onaylanarak yürürlüğe girer.”
“Türk
Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim şirkettir. Bu Kanun
hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin
yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına
uygulanan mevzuat Türk Telekoma uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası
kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987
tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16.7.1965
tarihli ve 697 sayılı Kanun ile millî güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve
seferberlik hallerinde teleko-münikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin
özel kanunların hükümleri saklıdır.”
MADDE 2. –
406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (c) bendinin birinci paragrafının sonuna
aşağıdaki ifade eklenmiştir.
“Ancak, Türk Telekomdaki kamu
payı % 50’nin altına düştüğünde, Türk Telekomun tüm tekel hakları 31.12.2003
tarihinden önce de olsa ortadan kalkmış olur.”
MADDE 3. –
406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (f) bendi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“f)
Kurum; Türk Telekom dahil işletmecilerle imzaladığı sözleşmelerin ve verdiği
genel izin ve telekomünikasyon ruhsatlarının şartlarına uyulmasının sağlanması
için gereken tedbirleri almaya, faaliyetlerin mevzuat ile görev ve imtiyaz
sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin şartlarına uygun
yürütülmesini izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde ilgili işletmecinin bir
önceki takvim yılındaki cirosunun % 3’üne kadar idarî para cezası uygulamaya,
millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi
amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat
karşılığında devralmaya ya da ağır kusur halinde imtiyaz sözleşmesini,
telekomünikasyon ruhsatını ya da genel izni iptal etmeye yetkilidir.”
MADDE 4. –
406 sayılı Kanunun ek
17
nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Türk
Telekomun, yetkili kurullarında alınacak kararlarda, devamı süresince tekel
mahiyetinin yaratabileceği sakıncalar da dahil, ekonomi ve güvenlik ile ilgili
olarak millî yararların korunması amacıyla Devlete söz ve onay hakkı verecek
bir adet imtiyazlı hisse dışındaki tüm hisseleri satılabilir. İmtiyazlı hisse,
millî yararların korunması amacıyla ana sözleşme değişiklikleri, yeni şirketler
kurulması veya kurulu bulunan şirketlere iştirak edilmesi, uluslararası
telekomünikasyon birliklerine katılınması veya uluslararası anlaşmalara taraf
olunması, yönetim kontrolünü etkileyecek oranlardaki nama yazılı hisselerin
devri ve nama yazılı hisselerin devrinin pay defterine işlenmesi konularında
söz ve onay yetkisine sahiptir.
İmtiyazlı
hisseyi temsilen Hazine Müsteşarlığı, Türk Telekom Yönetim Kurulunda bir üye
bulundurur. İmtiyazlı hisse sahibinin Genel Kurula katılma ve konuşma hakkı
vardır. İmtiyazlı hisse sahibi sermaye artırımlarına katılmaz, kârdan pay
almaz.
Yabancı
gerçek veya tüzel kişilerin Türk Telekomdaki hisse oranı % 45’i geçemez ve
bunlar doğrudan ya da dolaylı olarak şirketin çoğunluk hisselerine sahip
olamazlar. Yabancı gerçek ve tüzel kişilere Türk Telekomun yönetim ve
denetiminde oy çoğunluğu sağlanamaz. Tüm satış işlemlerinde bu şart ve
karşılıklılık ilkesi göz önünde bulundurulur.”
“Türk
Telekom hisselerinin satışında Türk Telekom ile T.C. Posta ve Telgraf Teşkilâtı
Genel Müdürlüğü çalışanları ve küçük tasarruf sahiplerine % 5 pay ayrılır. Bu
payın satışı halka arz yöntemiyle ve sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak
gerçekleştirilir. Değer tespiti sonuçları ile satışa sunulacak hisselerin ne
kadarının ve hangi satış yöntemiyle satılacağına, çalışanlar ve küçük tasarruf
sahiplerine ayrılan % 5’lik payın ne oranda satılacağına, Özelleştirme İdaresi
Başkanlığının görüşü ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar
Kurulunca karar verilir. Blok satışta ihale şartları ihale tarihinden en az 45
gün önce, kesinleşmiş ihale sonuçları 15 gün içinde Resmî Gazetede ve Türkiye
çapında yayımlanan yüksek tirajlı iki gazetede, yurt dışında ise uygun
görülecek basın veya yayın organıyla en az bir defa yayımlanır. Hisselerin blok satışında 4046 sayılı Kanunda yer
alan kapalı teklif usulü uygulanır. Satışa ilişkin nihai devir işlemleri
Bakanlar Kurulunca onaylanır.”
MADDE 5. – 406
sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Ek Madde 19. –
Türk Telekomdaki kamu hisselerinin satışı ile telekomünikasyon hizmetlerine
ilişkin GSM görev ve imtiyaz sözleşmeleri ile telekomünikasyon ruhsatı ve genel
izinlerden elde edilecek gelirlerin tamamı Hazineye devredilir.”
MADDE 6. –
406 sayılı Kanunun ek 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Ek Madde 21. –
Bu Kanun gereğince hisse değerini tespit etmek üzere değerlendirme komisyonu,
tespit edilen ve Bakanlar Kurulunca onaylanan hisse değeri üzerinden satış ve
ihale işlemlerini yürütmek üzere de ihale komisyonu kurulur. Komisyonlar, ikisi
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, ikisi Ulaştırma Bakanlığı ve biri Hazine
Müsteşarlığı temsilcilerinden olmak üzere 5 üyeden oluşturulur. Her üye için
aynı kurumdan olmak üzere bir yedek üye de seçilir. Komisyonlara Özelleştirme
İdaresi Başkanlığı temsilcilerinden birisi başkanlık yapar. Komisyon üyelerinde
işletme, ekonomi, kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, hukuk, istatistik,
mühendislik dallarında lisans düzeyinde yüksek öğrenim görmüş olma şartı
aranır. Ancak lisans düzeyinde bir öğrenimden sonra sayılan dallarda lisansüstü
öğretim yapanlar da komisyonlara üye olabilirler.
Komisyon
üyelerinin hizmet süresi bir yıldır. Süresi biten üye yeniden
görevlendirilebilir. Hukuki veya fiili nedenlerle komisyona katılamayan asıl
üyenin yerine yedeği çağrılır. Komisyonlar, üyelerinin tamamının katılımı ile
toplanır. Komisyonlar kararlarını en az 3 üyenin mutabakatı ile alır. Değerlendirme
ve ihale komisyonlarına yardımcı olmak üzere, komisyon kararlarına katılmamak
şartıyla yerli ve yabancı danışmanlar görevlendirilebilir. Danışman seçimi
komisyonların önerisi üzerine Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılır.
Komisyonların
sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yerine getirilir.
Komisyon üyeleri aylık ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî
sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla komisyonda görev
yaptıkları zaman dilimlerinde asli görevlerinden izinli sayılırlar.
Değerlendirme
ve ihale komisyonlarının çalışmalarına ilişkin tüm giderler Özelleştirme
Fonundan karşılanır.
Danışmanlar
ile danışmanlık hizmet sözleşmesini ve halka arz aşamasında gerekli aracılık
yüklenim sözleşmesini imzalamaya ihale komisyonunun önerisi üzerine
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı yetkilidir.”
MADDE 7. – 406
sayılı Kanunun ek 22 nci maddesinin (a) bendinde
“Personelin statüsü” ifadesinden sonra gelmek üzere “Türk Telekomdaki kamu payı
% 50’nin altına düşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine
atanacaklarda Devlet memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en
az dört yıllık yüksek öğrenim görme şartları aranır.” ifadesi eklenmiş, aynı
bentte yer alan “telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve”
ifadesi yürürlükten kaldırılmış ve (b) bendinde yer alan “Bu Kanun uyarınca
belirlenen asli ve sürekli görevlerde çalışan personelin aylık ücretleri en
yüksek Devlet memurunun her türlü ödemeler dahil net aylık tutarının iki katını
geçmeyecek şekilde” ifadesi “Bu Kanun uyarınca belirlenen asli ve sürekli
görevlerde çalışan personelin net aylık ücretleri en yüksek Devlet memuruna
kadro karşılığı sözleşme ücreti dahil yapılan her türlü ödemelerin toplam net
aylık tutarının beş katını geçmeyecek şekilde” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 8. –
406 sayılı Kanuna aşağıdaki maddeler eklenmiştir.
“EK MADDE 27. –
Bu Kanunda ve diğer mevzuatta Ulaştırma Bakanlığına, görev sözleşmesi veya
imtiyaz sözleşmesi yapma veya telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin verme
yetkisi ile bu yetkiye ilişkin yapılacak düzenlemeler ile ilgili her türlü
göreve yönelik yapılan atıflar Kuruma
yapılmış sayılır.
İmtiyaz
sözleşmesi akdedilerek yürütü-lecek olan telekomünikasyon hizmetleri veya alt
yapısına yönelik yetkilendirmeye ilişkin planlar Kurum tarafından hazırlanır.
Kurum tarafından hazırlanan bu planlar Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır ve Kurum tarafından yürütülür.
Görev
ve imtiyaz sözleşmeleri, teleko-münikasyon ruhsatı ve genel izinlerin asgari
değerleri, Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir.
EK MADDE 28. – Türk Telekom ile Türk
Silahlı Kuvvetleri, Millî Savunma Bakanlığı ve ülke güvenliği, emniyet ve
asayiş ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları arasında telekomünikasyon
hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan tüm sözleşme ve
protokollerin geçerliliği devam eder.
EK MADDE 29. – Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50’nin
altına düşmesi durumunda, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren 30
gün içerisinde, Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendi uyarınca belirlenen
asli ve sürekli görevlerde çalışan personel, 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameye tâbi kadrolu ve sözleşmeli personel ile kapsam dışı personelin
listesi Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Bu personel, Devlet Personel
Başkanlığınca 30 gün içerisinde başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilir.
Nakle ilişkin usul ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca bu Kanunun yayımından
itibaren 60 gün içerisinde çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
Nakledilecek personelin başka kamu kurum ve kuruluşuna atanarak
burada göreve başlamasına kadar geçecek süredeki aylık, ücret, ikramiye ve
sosyal hak ve yardımlar ile bu döneme ilişkin harcırah, sağlık yardımı gibi
özlük hakları Hazine tarafından ödenir. Bunlardan T.C. Emekli Sandığına tâbi
olanların bu süre içinde Sandıkla olan ilgileri devam eder.
Sözleşmeli statüde veya kapsam dışı personel olarak çalışanların
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi kurumlara nakledilerek Devlet memuru
statüsüne geçirilmesi halinde sözleşmeli statüde veya kapsam dışı olarak geçen
hizmet süreleri, aynı Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddelerine göre, 458
sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınmak suretiyle, öğrenim
durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla kadro şartı
aranmaksızın kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde
değerlendirilir.
Kamu kurum ve kuruluşlarına atanan personelin atandıkları tarihteki
kadro ve pozisyonlara ait aylık, ücret, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve
tazminat haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, nakledildiği
kuruluş mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her
türlü zam ve tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin (varsa ikramiye dahil)
net tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi
bir kesintiye tâbi tutulmaksızın tazminat olarak Hazinece ödenir.
Ancak bu madde gereğince nakledilen personelden 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin eki I sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski
kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat (ek tazminat
hariç) hakları şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevlerde kaldıkları
sürece saklı tutulur. Ek 22 nci maddenin (a) bendi uyarınca asli ve sürekli
görevlere ilişkin kadrolarda çalışmakta iken bu madde gereğince nakledilen
personelin aylık ücretleri ile ikramiyeleri tutarının 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki I sayılı cetvelde yer alan emsali kadrolar için belirlenen
aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarıyla eşit
olmasından itibaren, emsali durumdaki kadrolara ait aylık, ek gösterge ve her
türlü zam ve tazminat (ek tazminat hariç)hakları şahıslarına bağlı olarak atandıkları
görevde kaldıkları sürece saklı tutulur. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname
gereğince I sayılı cetvele tâbi iken 4502 sayılı Kanunun geçici 4 üncü
maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde daha önce nakil işlemi
gerçekleştirilenler de bu madde hükmünden yararlanırlar.
Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50’sinin
altına düşmesinden itibaren bir yıl içinde, 1475 sayılı İş Kanununa göre
çalışanların hizmet akitlerinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından
feshedilmesi veya 1475 sayılı İş Kanununa göre haklı nedenlerle (emeklilik
dışında) kendileri tarafından feshedilmesi sonucunda işsiz kalanlar 4046 sayılı
Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen iş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden
yararlanırlar. Bu husustaki işlemlerin yürütülmesinden Türkiye İş Kurumu
görevli, yetkili ve sorumludur. Bu madde uyarınca Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı tarafından yapılması gereken ödemeler Hazine tarafından yapılır.”
MADDE 9. –
22.12.1941 tarihli ve 4157 sayılı Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin
Biriktirme ve Yardım Sandığı Hakkında Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
“Madde 1. –
Bu Kanun ile kurulmuş olan ve yeni bir düzenlemeye kadar geçerliliğini koruması
öngörülen Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığı bu
Kanunla ikiye ayrılır; hak ve yükümlülüklerinin devamını sağlamak üzere iki
ayrı “Posta ve Telgraf Teşkilâtı Biriktirme ve Yardım Sandığı” ile “Türk
Telekom Personeli Biriktirme ve Yardım Sandığı” kurulmuştur.
PTT
ve Türk Telekom’un % 50 ve daha fazla hissesine sahip olduğu iştirak ve
şirketlerinde çalışan personel de bu sandıklara üye olabilir.
Sandıkların
gelirleri;
a)
Üye olan personelden alınacak aidattan,
b)
Gayrimenkul ve menkullerinin satış, kira ve işletilmesinden elde edilecek
gelirlerden,
c)
Sandık mevcudunun faizleri, teberrulardan elde edilecek gelirlerden,
d)
Şirket, iştirak ve ticarî işletmeler ile bunların devir ve kiralamalarından
elde edilecek gelirlerden,
e)
Diğer gelirlerden,
Oluşur.
Sandıkların
idaresi Genel Kurullarında ayrı ayrı çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sandıklarla ilgili yeni düzenlemeler yapılıncaya kadar mevcut mevzuatın bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Sandıkların
Yönetim Kurulu yedi üyeden oluşur, üyelerden üçü Sandık üyesi olan I. Hukuk
Müşaviri, Daire Başkanları ve Başkan Yardımcıları arasından Genel Kurulda
seçilir.”
MADDE 10. –
4157 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
“EK MADDE 1. –
Bu Kanunda ve diğer mevzuatta Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon
İşletmesi Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar Türkiye Cumhuriyeti Posta ve
Telgraf Teşkilâtı Genel Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi
Genel Müdürlüğüne yapılmış sayılır.”
MADDE 11. –
4157 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 1. –
Posta ve Telgraf Teşkilâtı Biriktirme ve Yardım Sandığı ile Türk Telekom
Personeli Biriktirme ve Yardım Sandığı bu Kanun yayımlandığı tarihten itibaren
bir ay içinde Olağanüstü Genel Kurullarını toplayarak Yönetim Kurullarını
oluştururlar.
Posta,
Telgraf ve Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığının her türlü
mevcudu, varlığı, borç ve yükümlülükleri o günkü bakiyeleri ile; Posta ve
Telgraf Teşkilâtı Biriktirme ve Yardım Sandığı ile Türk Telekom Personeli
Biriktirme ve Yardım Sandığı arasında T.C. Posta ve Telgraf Teşkilâtı Genel
Müdürlüğü ile Türk Telekom çalışanlarından halen üye olanların nemalandırılmış
toplam birikimleri anlamına gelen emeklilik yardımlarının toplamları oranında
tasfiye edilir. Aynı tasfiye kuralları ve oranları Sandığın tüm menkul ve
gayrimenkul mal varlıklarının bölüşümünde de kullanılır.
Tasfiye
işlemi bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, T.C. Posta ve Telgraf
Teşkilâtı Genel Müdürlüğü ile Türk Telekom Teftiş Kurullarından üçer
başmüfettiş görevlendirilerek yapılır. Tasfiye işlemi altı ayda tamamlanır.
Bölünme ile ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç ve fondan muaftır.
Tasfiye
bitimi itibarıyla bir ay içerisinde ayrılmadan önceki Tüzük ve Yönetmelikler
çerçevesinde olağanüstü Genel Kurulları yapılır. Posta, Telgraf ve Telefon
İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığının halen çalışan personeli
sandıklarının ihtiyaçları doğrultusunda özlük hakları ile paylaştırılırlar.”
MADDE 12. –
9.4.1987 tarihli ve 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri
Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin (g) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1. –
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 17 nci maddesinde düzenlenen
imtiyazlı hisse ve kapsamı, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç
ay içinde Şirket ana sözleşmesine dahil edilir.
GEÇİCİ MADDE 2. –
Ulaştırma Bakanlığı ile görev, GSM görev ve imtiyaz sözleşmesi imzalayarak veya
Ulaştırma Bakanlığından telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin alarak
halihazırda hizmet veren işletmecilerle Kurum, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç bir ay içinde, karşılıklı mutabakat sağlayarak, bu
Kanuna ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde sözleşmelerde
değişikliklere gidebileceklerdir. Kurum, taraflar arasında mutabakat sağlanarak
sözleşmelerin yenilenmesi sürecinde, Hazine payı ile ilgili maddelerin
düzenlenmesinde Hazine Müsteşarlığının görüşünü almak zorundadır.
Bu
süre içinde mutabakat sağlanamaması halinde, Ulaştırma Bakanlığı ile görev, GSM
görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalayarak veya Ulaştırma Bakanlığından
telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin alarak halihazırda hizmet veren
işletmeciler anılan süre sonundan itibaren bir ay içinde bu Kanuna ve Kurum
düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde ve mevcut sözleşmelerinde yer alan hak
ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, görev veya imtiyaz sözleşmelerini
Kurum ile yenilemek zorundadır. Bu süre zarfında imtiyaz sözleşmelerinin
yenilenmemesi halinde Kurum, 406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (f)
fıkrasındaki yetkilerini kullanır.
Yenilenen
sözleşmelere 406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendinde yer alan hükümler
uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 3. –
Türk Telekomda 1475 sayılı İş Kanununa tâbi olarak
çalışanlar ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veya
sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta olanlardan istekleri üzerine iş
mevzuatına tâbi statüye geçmiş ve geçecek olanların 1475 sayılı İş Kanununun 14
üncü maddesindeki nedenler ve esaslar dikkate alınmak üzere hizmet akitlerinin
kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermesi halinde, Türk
Telekomda geçen hizmetleri dahil, daha önceden kamu kurum ve kuruluşlarında
geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında dikkate alınır.
Türk Telekomun kurduğu, kuracağı ve iştirak edeceği Şirketlere,
Türk Telekomdan geçen ve iş mevzuatına tâbi olup T.C. Emekli Sandığı ile
irtibatları devam eden personelden, isteyenlerin T.C. Emekli Sandığı ile
irtibatları devam eder ve haklarında 406 sayılı Kanunun ek 22 nci maddesinin
(c) bendi hükümleri uygulanır. Söz konusu Şirketlere geçen İş Kanununa tâbi
personelin, kıdem tazminatlarının hesabında birinci fıkrada belirtilen esaslar
geçerlidir.
GEÇİCİ MADDE 4. –
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren Türk Telekomda
çalışan personelden 4502 sayılı Kanuna göre iş mevzuatına geçmiş veya geçecek
olanlar dahil, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre emeklilik hakkını
kazanmış olanlara Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay, bu hakkı
2002 yılı sonuna kadar kazanacak olanlara da kazandıkları tarihten itibaren üç
ay içinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde emekli ikramiyeleri veya
kıdem tazminatları % 30 fazlasıyla ödenir. Bu fark Hazinece karşılanır.
GEÇİCİ MADDE 5. –
Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu
payının % 50’sinin altına düşmesi durumunda ek 29 uncu maddede belirtilen
personelin nakli yapıldığında ek 22 nci madde ve 4502 sayılı Kanunun geçici 4
üncü maddesi yürürlükten kalkar. Ancak, ek 22 nci maddenin (c) bendi uyarınca T.C.
Emekli Sandığı ile irtibatları devam eden personelin herhangi bir işleme gerek
kalmaksızın T.C. Emekli Sandığı ile ilgisi aynı esaslar dahilinde kesenekler
ilgililerden, karşılıkları ise Türk Telekom tarafından ödenmek suretiyle devam
ettirilir.
GEÇİCİ MADDE 6. –
Türk Telekom tarafından yürütülmekte olan uydu hizmetlerini yürütmek üzere 233
sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi bir kamu iktisadî kuruluşu kurulur.
MADDE 13. – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 14. –
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bülent Ecevit
Başbakan
PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONUNUN
KABUL ETTİĞİ METİN
TELGRAF
VE TELEFON KANUNU, POSTA, TELGRAF VE TELEFON İDA-RESİNİN BİRİKTİRME VE YARDIM
SANDIĞI HAKKINDA KANUN İLE ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLÂT VE GÖREVLERİ
HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
HAKKINDA KANUN TASARISI
MADDE 1. – 4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun
değişik
1
inci maddesinin ikinci ve
dokuzuncu fıkraları aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Şirkette
kamu payı % 50'nin altına düşünceye kadar ana sözleşmede yapılacak
değişikliklerde Ulaştırma Bakanının
görüşü alınır."
"Türk
Telekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim şirkettir. Bu Kanun
hükümleri saklı kalmak üzere, kamu iktisadi teşebbüsleri de dahil, sermayesinin
yarısından fazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarına
uygulanan mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz. Sermayesinin yarısından fazlası
kamuda kaldığı sürece, Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 2.4.1987
tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleri uygulanır. 16/7/1965
tarihli ve 697 sayılı Kanun ile millî güvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve
seferberlik hallerinde teleko-münikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin
özel kanunların hükümleri saklıdır."
MADDE 2.- 406 sayılı Kanunun
değişik 2 nci maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin sonuna
aşağıdaki cümle eklenmiş, (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ancak,
Türk Telekomdaki kamu
payı % 50'nin altına düştüğünde,
Türk Telekomun tüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan
kalkmış olur."
"f)
Kurum; Türk Telekom dahil işletmecilerle imzaladığı sözleşmelerin ve verdiği
genel izin ve telekomünikasyon ruhsatlarının şartlarına uyulmasının sağlanması
için gereken tedbirleri almaya, faaliyetlerin mevzuat ile görev ve imtiyaz
sözleşmesi, telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin şartlarına uygun
yürütülmesini izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde ilgili işletmecinin bir
önceki takvim yılındaki cirosunun % 3'üne kadar idarî para cezası uygulamaya,
millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi
amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat
karşılığında devralmaya ya da ağır kusur halinde imtiyaz sözleşmesini,
telekomünikasyon ruhsatını ya da genel izni iptal etmeye yetkilidir."
MADDE 3. – Tasarının 4 üncü
maddesi
3
üncü madde olarak aynen kabul edilmiştir.
MADDE 4. – Tasarının 5 inci
maddesi 4 üncü madde olarak aynen kabul edilmiştir.
MADDE 5. – Tasarının 6
ncı maddesi 5 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir
MADDE 6. – 406
sayılı Kanunun ek
22 nci maddesinin (a) bendinde "Personelin statüsü:"
ifadesinden sonra gelmek üzere "Türk Telekomdaki kamu payı % 50'nin altına
düşünceye kadar, Türk Telekom Yönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet
memurluğuna atanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dört yıllık yüksek
öğrenim görme şartları aranır." ifadesi eklenmiş, aynı bentte yer alan
"telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeye sahip ve" ifadesi
yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 7. – 406 sayılı Kanuna
aşağıdaki maddeler eklenmiştir.
"EK MADDE 27. –
Bu Kanunda ve diğer mevzuatta Ulaştırma Bakanlığına, görev sözleşmesi veya
imtiyaz sözleşmesi yapma veya telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin verme
yetkisi ile bu yetkiye ilişkin yapılacak düzenlemeler ile ilgili her türlü
göreve yönelik yapılan atıflar Kuruma yapılmış sayılır.
İmtiyaz
sözleşmesi akdedilerek yürütü-lecek olan telekomünikasyon hizmetleri veya alt
yapısına yönelik yetkilendirmeye ilişkin planlar Kurum tarafından hazırlanır.
Kurum tarafından hazırlanan bu planlar Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine
Bakanlar Kurulu tarafından onaylanır ve Kurum tarafından yürütülür.
Görev
ve imtiyaz sözleşmeleri, teleko-münikasyon ruhsatı ve genel izinlerin asgari
değerleri, Kurumun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir.
EK MADDE 28. –
Türk Telekom ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Millî Savunma Bakanlığı ve ülke
güvenliği, emniyet ve asayiş ile ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları
arasında telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak imzalanan
ve imzalanacak tüm sözleşme ve
protokollerin geçerliliği devam eder.
EK MADDE 29. –
Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50'nin altına düşmesi
durumunda, hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından itibaren 30 gün
içerisinde, Türk Telekomda ek 22 nci maddenin (a) bendi uyarınca belirlenen
asli ve sürekli görevlerde çalışan personel, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye
tâbi kadrolu ve sözleşmeli personel ile kapsam dışı personelin listesi Devlet
Personel Başkanlığına bildirilir. Bu personel, Devlet Personel Başkanlığınca 30
gün içerisinde başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilir. Nakle ilişkin usul
ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca bu Kanunun yayımından itibaren 60 gün
içerisinde çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir.
Nakledilecek
personelin başka kamu kurum ve kuruluşuna atanarak burada göreve başlamasına
kadar geçecek süredeki aylık, ücret, ikramiye, zam ve tazminatlar ve sosyal hak
ve yardımlar ile bu döneme ilişkin harcırah, sağlık yardımı gibi özlük hakları
Hazine tarafından ödenir. Bunlardan T.C. Emekli Sandığına tâbi olanların bu
süre içinde Sandıkla olan ilgileri devam eder.
Sözleşmeli
statüde veya kapsam dışı personel olarak çalışanların 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununa tâbi kurumlara nakledilerek Devlet memuru statüsüne
geçirilmesi halinde sözleşmeli statüde veya kapsam dışı olarak geçen hizmet
süreleri, aynı Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddelerine göre, 458 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname hükümleri de dikkate alınmak suretiyle, öğrenim
durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla kadro şartı
aranmaksızın kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde
değerlendirilir.
Kamu
kurum ve kuruluşlarına atanan personelin atandıkları tarihteki kadro ve
pozisyonlara ait aylık, ücret, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat
haklarının veya sözleşme ücretlerinin net tutarının, nakledildiği kuruluş
mevzuatına göre hakedeceği aylık, ek gösterge, varsa ikramiye, her türlü zam ve
tazminat haklarının veya sözleşme ücretinin (varsa ikramiye dahil) net
tutarından fazla olması halinde aradaki fark giderilinceye kadar, herhangi bir
kesintiye tâbi tutulmaksızın tazminat olarak Hazinece ödenir.
Ancak
bu madde gereğince nakledilen personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki I sayılı cetvelde belirtilen personelin, eski kadrolarına ait
aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat (ek tazminat hariç) hakları
şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevlerde kaldıkları sürece saklı
tutulur. Ek 22 nci maddenin (a) bendi uyarınca asli ve sürekli görevlere
ilişkin kadrolarda çalışmakta iken bu madde gereğince nakledilen personelin
aylık ücretleri ile ikramiyeleri tutarının 399 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin eki I sayılı cetvelde yer alan emsali kadrolar için belirlenen
aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarıyla eşit olmasından itibaren, emsali
durumdaki kadrolara ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminat (ek
tazminat hariç) hakları şahıslarına bağlı olarak atandıkları görevde kaldıkları
sürece saklı tutulur. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince I sayılı
cetvele tâbi iken 4502 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri
çerçevesinde daha önce nakil işlemi gerçekleştirilenler de bu madde hükmünden
yararlanırlar.
Türk
Telekom hisselerinin satışı sonucu kamu payının % 50'nin altına düşmesinden
itibaren bir yıl içinde, 1475 sayılı İş Kanununa göre çalışanların hizmet
akitlerinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedilmesi veya 1475
sayılı İş Kanununa göre haklı nedenlerle (emeklilik dışında) kendileri
tarafından feshedilmesi sonucunda işsiz kalanlar 4046 sayılı Kanunun 21 inci
maddesinde belirtilen iş kaybı tazminatı ve diğer hizmetlerden yararlanırlar.
Bu husustaki işlemlerin yürütülmesinden Türkiye İş Kurumu görevli, yetkili ve
sorumludur. Bu madde uyarınca Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından
yapılması gereken ödemeler Hazine tarafından yapılır."
MADDE 8.- 22.12.1941 tarihli ve 4157 sayılı Posta, Telgraf ve Telefon
İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığı Hakkında Kanunun 1 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Madde 1. –
Bu Kanun ile kurulmuş olan ve yeni bir düzenlemeye kadar geçerliliğini koruması
öngörülen Posta, Telgraf ve Telefon İdaresinin Biriktirme ve Yardım Sandığı bu
Kanunla ikiye ayrılır; hak ve yükümlülüklerinin devamını sağlamak üzere iki
ayrı "Posta ve Telgraf Teşkilâtı Biriktirme ve Yardım Sandığı" ile "Türk
Telekom Personeli Biriktirme ve Yardım Sandığı" kurulmuştur.
PTT
ve Türk Telekom'un % 50 ve daha fazla hissesine sahip olduğu iştirak ve
şirketlerinde çalışan personel de bu sandıklara üye olabilir.
Sandıkların
gelirleri;
a)
Üye olan personelden alınacak aidattan,
b)
Gayrimenkul ve menkullerinin satış, kira ve işletilmesinden elde edilecek
gelirlerden,
c)
Sandık mevcudunun faizleri, teberrulardan elde edilecek gelirlerden,
d)
Şirket, iştirak ve ticarî işletmeler ile bunların devir ve kiralamalarından
elde edilecek gelirlerden,
e)
Diğer gelirlerden,
Oluşur.
Sandıkların
idaresi Genel Kurullarında ayrı ayrı çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Sandıklarla ilgili yeni düzenlemeler yapılıncaya kadar mevcut mevzuatın bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.”
MADDE 9. – 4157 sayılı Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir.
"EK MADDE 1. –
Bu Kanunda ve diğer mevzuatta Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon
İşletmesi Genel Müdürlüğüne yapılan atıflar ilgisine göre Türkiye Cumhuriyeti
Posta ve Telgraf Teşkilâtı Genel Müdürlüğü ile Türk Telekomünikasyon Anonim
Şirketi Genel Müdürlüğüne yapılmış sayılır."
MADDE 10. – Tasarının 11 inci
maddesi 10 uncu madde olarak aynen kabul edilmiştir.
MADDE 11. – Tasarının 12 nci
maddesi 11 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir
GEÇİCİ MADDE 1. – Tasarının geçici 1
inci maddesi aynen kabul edilmiştir.
GEÇİCİ MADDE 2. – Ulaştırma Bakanlığı ile görev, GSM görev
veya imtiyaz sözleşmesi imzalayarak veya Ulaştırma Bakanlığından
telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin alarak halihazırda hizmet veren
işletmecilerle Kurum, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç bir
ay içinde, karşılıklı mutabakat sağlayarak, bu Kanuna ve Kurum düzenlemelerine
aykırı olmayacak şekilde sözleşmelerde değişikliklere gidebileceklerdir. Ancak,
görev sözleşmesinde millî güvenlik ve kamu düzeni ile ilgili
olarak yer alan hükümler geçerliliğini korur. Kurum, taraflar arasında mutabakat
sağlanarak sözleşmelerin yenilenmesi sürecinde, Hazine payı ile ilgili maddelerin
düzenlenmesinde Hazine Müsteşarlığının görüşünü almak zorundadır.
Bu
süre içinde mutabakat sağlanamaması halinde, Ulaştırma Bakanlığı ile görev, GSM
görev veya imtiyaz sözleşmesi imzalayarak veya Ulaştırma Bakanlığından
telekomünikasyon ruhsatı veya genel izin alarak halihazırda hizmet veren
işletmeciler anılan süre sonundan itibaren bir ay içinde bu Kanuna ve Kurum
düzenlemelerine aykırı olmayacak şekilde ve mevcut sözleşmelerinde yer alan hak
ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, görev veya imtiyaz sözleşmelerini
Kurum ile yenilemek zorundadır. Bu süre zarfında imtiyaz sözleşmelerinin
yenilenmemesi halinde Kurum, 406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (f)
fıkrasındaki yetkilerini kullanır.
Yenilenen
sözleşmelere 406 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (b) bendinde yer alan hükümler
uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 3. – Tasarının geçici 3
üncü maddesi aynen kabul edilmiştir.
GEÇİCİ MADDE 4. – Tasarının geçici
4 üncü maddesi aynen kabul
edilmiştir.
GEÇİCİ MADDE 5. – Türk Telekom hisselerinin satışı sonucu
kamu payının
%
50'nin altına düşmesi durumunda
4.2.1924 tarihli ve 406 sayılı Kanunun ek 29 uncu maddesinde belirtilen
personelin nakli yapıldığında, anılan Kanunun ek 22 nci maddesi ve 4502 sayılı
Kanunun geçici 4 üncü maddesi yürürlükten kalkar. Ancak, sözkonusu Kanunun ek 22 nci maddesinin (c) bendi uyarınca T.C. Emekli Sandığı ile
irtibatları devam eden personelin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın T.C.
Emekli Sandığı ile ilgisi aynı esaslar dahilinde kesenekler ilgililerden,
karşılıkları ise Türk Telekom tarafından ödenmek suretiyle devam ettirilir.
GEÇİCİ MADDE 6. – Tasarının geçici 6 ncı maddesi aynen kabul edilmiştir.
MADDE 12. –Tasarının
13 üncü maddesi 12 nci madde olarak aynen kabul edilmiştir.
MADDE 13.-Tasarının 14
üncü maddesi 13 üncü madde olarak aynen
kabul edilmiştir.