|
|

|
Edge Of
Chaos : Independence War 2
| Platform : PC |
|
| Üretici : |
  |
|
| Türü : Simülasyon |
%85 |
| |
| Sistem Gereksinimleri: |
| PII-300, 64MB RAM, 3D Hızlandırıcı Kart, 250MB HD alanı |
Cal Johnston'un babası Felix, serbest çalışan bir
madenciydi. Hayatta tek varlığı olarak 12 yaşındaki oğlu kalmıştı. Onun suçtan
ve beladan uzak, dürüst bir yaşam sürmesini istiyordu. Korsanlık yapan
büyükannesinden ve onun mirasından oğluna hiç söz etmemişti. Fakat babası istemese
de kader, oğlunu büyükannesinin yoluna ve mirasına götürecekti..
Felix eski hayatını bırakmış ve Caleb Maas isimli birinden borç karşılığı bir
uzay gemisi almıştı. Borcunu fazlasıyla ödemesine rağmen peşini bırakmıyorlardı.
Oğlunun doğum gününde Caleb adamları ile birlikte yine para istemeye gelmişti.
Onların gelmesinden hemen önce Felix, oğlunu aldığı doğum günü hediyesine bakmak
üzere eve göndermişti. Sonunu önceden tahmin eden Felix oğluna manidar bir hediye
vermişti: Başarılı ve ünlü uzay gemisi kaptanı Jefferson Clay'in kişiliğine sahip
bir YZ (yapay zeka). Felix para vermeyi reddedince, Caleb onu yok etmek için harekete
geçti ve yaralanmasına rağmen onu öldürmeyi başardı. Clay, Cal'e babasının son
isteklerini iletmeye başlayınca Cal durumu anladı ve hızla babasına yetişmeye
çalıştı. Fakat yetişememişti ve babası gözleri önünde öldürülmüştü. Cal'in
artık tek düşüncesi vardı: İntikam almak..
Evet, oyun böyle bir konu ile başlıyor. Bu anlattıklarımı oyunun ilk sinematiğinde
izleyebilirsiniz. Bu aşamadan sonra oyuna girmiş oluyoruz. Yönettiğimiz karakter Cal
ve henüz bir çocuk. Fakat sürekli böyle kalmayacak. Act 0 bittiğinde Cal 27
yaşlarında bir delikanlı haline gelecek ve oyun da aslında o noktadan sonra başlıyor
denilebilir. İlk bölüm daha çok eğitim ve senaryonun şekillendiği kısım.
Sinematik bittikten sonra Clay bizi yönlendirmeye başlıyor. Tutorial ve oyun bir arada
gidiyor denilebilir. Bu sebeple öğrenme aşaması çok sıkıcı olmuyor.
Clay bizi öncelikle mirastan haberdar ediyor. Büyükannemiz Lucrecia bir gemiyi Effrit
denen bir gaz kümesinin içine gizlemiş ve gemi yıllardır orada duruyor. İlk iş
olarak onu buluyoruz. Fakat çalışmaz bir durumda. Biraz pilotaj ve savaş eğitiminden
sonra geminin eksikliklerini tamamlamak için harekete geçiyoruz. Bu arada oyun boyunca
temasta olacağımız kişilerle tanışıyoruz. Gemiyi çalıştırır hale getirdikten
sonra tek bir eksik kalıyor: Geminin kalkanları. Bunları tamamlayabilmek için
babamızın parçalanan gemisine gitmemiz gerekiyor fakat orada karşımıza Caleb
çıkıyor ve bizi tutuklattırıyor. Aradan 15 sene geçiyor ve Cal artık bir
delikanlı.. Orada tanıştığı arkadaşlarıyla hapisten kaçıyor ve onları
Lucrecia'nın istasyonuna getiriyor. Hepsi farklı özelliklere sahip kişiler. Bunlarla
birlikte bir korsan takımı kurup şirkete karşı savaşa girişmeye karar veriyorlar.
Ve olay bu şekilde devam ediyor..
Bu anlattıklarım film falan değil. Olayları kimi zaman oynayarak, kimi zaman
seyrederek yaşıyoruz. Bazen insan kendini kaptırıyor. Seyrederken pat diye kendini
hareketin içinde bulunca da afallıyor.. Sonuç olarak konu fena değil, en azından beni
sardı.
Daha önce hiç uzay simülasyonu oynamamıştım. Sebebi genelde anlaşılmaz ve
karışık yapıya sahip olmalarıydı. Zaten pek incelemezdim de. Bu oyunda
oynanabilirlikten feragat etmeden kontrolleri oldukça kolaylaştırmışlar. Kısa bir
öğrenme aşamasından sonra kontrollere çabucak adapte olabiliyorsunuz. Oyun, default
olarak joystick ile oynanabilecek şekilde geliyor. Eğer joystick'iniz yoksa
"keyboard only" yapıp numpad tuşları ile kontrol edebilirsiniz. Ayrıca benim
yaptığım gibi tuş listesini bir kağıda bastırıp her an karşınızda olmasını
sağlayabilirsiniz. Aslında çoğu işlemleri yön tuşları ile yönettiğimiz bir
menüden yapabiliyoruz. Klayve tuşları, genelde kısayol için kullanılıyor. Ancak
acil durumlarda, menü ile uğraşmak size pahalıya patlayabilir. Eğer uzay
simülasyonlarına alışıksanız zaten kontrollerde sizin için bir sorun yok demektir.
Eğer oynamadıysanız ve sadece uçak simülasyonu falan oynadıysanız yine kısa
sürede alışabilirsiniz. Hiç birini oynamadıysanız biraz antrenman gerekebilir.
Uçaktan farklı olarak, uzay gemileri (doğal olarak) çok daha fazla manevra
kabiliyetine ve sürate sahip. Autopilot size oldukça yardımcı oluyor. Yalnız bazı
durumlarda kullanamıyorsunuz ve savaş sırasında yeterli gelmeyebiliyor.
Oyun oldukça geniş bir alanda geçiyor. Bir yere gitmek için yıldız haritasından o
yeri işaretlemeniz gerekiyor. Daha sonra auto pilot veya ekrandaki ok yönünde manuel
olarak istediğiniz yere gidebilirsiniz. Uzaklıklar da doğal olarak çoğu kez milyon km
oluyor. Fakat ışık hızını bile aşabildiğiniz için problem yok.
Oyunda toplam 2 yıldız kümesi, her kümede 8 yıldız sistemi, her sistemde de onlarca
istasyon, gökcismi ve bunların etrafında da onlarca dost ya da düşman çeşitli tipte
gemiler bulunmakta. Belli bir yere yaklaştığınızda bölgedeki cisimler sağ alttaki
contact listesinde beliriyor. Ayrıca görev verildiğinde de burayla ilgili yerin adı
listede beliriyor. Eğer listede olmayan bir yere gidecekseniz yıldız haritasını
kullanmalısınız ve maalesef arama seçeneği yok. Ama oyunun sitesinden yıldız
haritasını çekebilir ve gitmek istediğiniz yeri daha rahat bulabilirsiniz. Uzay
trafiği rastgele ve dinamik olarak oluşturulmakta ve değiştirilmekte. Gemiler,
yaptığınız harekete kesinlikle duyarsız değiller. Etrafta polisler de mevcut.
Çatışacağınız ya da birlik olacağınız çok sayıda gemi ile karşılaşıyorsunuz
(genelde yardım eden yok).
Geminizin kendini tamir etme ünitesi var. Tabi eklenmişse.. Eğer çok hasar alırsanız
biraz uzaklaşın ve kalkan tamir olsun. Genelde gemilerin arka tarafları zayıf
noktaları. Buradan vurun ve yine buradan vurulmayın mümkün olduğunca. Çok sayıda
gemiye saldırmamakta fayda var. Tek tek avlamanızı tavsiye ederim. Ekipmanlar
elinizdekilere bağlı olarak değişebilir. Bunları ana üssünüzde yapıyorsunuz.
Gerekli araç gereçleri ise satıcılardan ya da başka gemileri soyarak elde
edebilirsiniz.
Güdümlü silahlarınız sınırlı sayıda. Lazer silahınız ise enerjinize bağlı
olarak artıp azalıyor. Enerjinizi motorlarınız, kalkanınız ve silahlarınız
arasında dengeli bir şekilde dağıtabilir ya da birisine max enerji verebilirsiniz.
Size yardımcı olacak kanat adamı ve tie fighter'lar da var oyunda. Bunları da
çeşitli komutlarla yönetebiliyorsunuz. Bir kargo ele geçirdiğinizde adamlarınızdan
Jafs'ı çağırıyorsunuz ve o da malzemeyi üsse götürüyor. Daha sonra bunları
çeşitli şekillerde değerlendirebilirsiniz.
Takımımız bizim dışımızda 2 kadın 2 erkek olmak üzere 5 kişiden oluşuyor. Biz
takım kaptanıyız. Mühendisimiz Smith ve vücudunun bir kısmı metal. Jafs, tamirci,
bize her türlü malzemeyi sağlıyor. Tabi belli bir ücret karşılığında. Az, usta
bir pilot. Lori ise eğitim aşamasında olan bir pilot.
Oyunun grafikleri gerçekten güzel. Ara sinematikler cidden çok kaliteli. Geçiş
sahnelerinde de sinematikler kullanılmış. Bu da havaya girmeyi sağlıyor. Kayıt
olayını sadece üste iken yapabiliyoruz. Bunun dışında görevleri bitirip üsse
döndüğümüzde otomatik kayıt da yapılıyor. Oyun insanı gerçekten havaya
sokabiliyor. Her şey sakin iken çatışma ortamı doğarsa, müzik de aniden
hareketleniyor. İşin en güzel yanı da sizinle dalga geçen gemileri havaya
uçurmanız. Bunun yanında siz de savunmasız kargolara saldırırken ve onlar size
yalvarırken aniden bir koruma gemisi gelip sizin defterinizi dürebiliyor. Her şey
saldırmak değil. Gemilerin hareketlerini takip edip sensör menzilleri dışında
kalarak işleri halletmeniz de gerekebilir. Hatta bazen mecburen böyle yapacaksınız.
Oyunda isim bulma zorluğu çekmiş olacaklar ki bazı yerlere abuk subuk isimler
vermişler. Bazı yerler de ülke ve şehir isimlerinden oluşuyor. Oyunun sevmediğim bir
tarafı, üsse her giriş çıkışınızda bir load ekranı geliyor. Fazla uzun
sürmüyor ama can sıkıcı denebilir. Genelde sorunsuz bir oyun ama ben birkaç defa
kilitlenme yaşadım. Benim sistemimden kaynaklanıyor olabilir.
Oyun toplam 2 cd'den oluşuyor. Eğer bu tür oyunlardan hoşlanıyorsanız veya başlamak
için fırsat kolluyorsanız, tam sırası. Eğer bir de joystick'iniz varsa yaşadınız.
Gerçi klavye de gayet yeterli. Benim joystick bozulduğu için deneyemedim. Ama kendinizi
daha bir "pilot gibi" hissettireceği kesin. |
|
|
|
|
|

|
|
|