Microsoft simülasyonlar türü oyunlara damgasını vurmuş bir firma. Neredeyse
PC'lerin başlangıcından beri varlığını devam ettiren Flight Simulator, uçak
kullanmanın nasıl birşey olduğunu merak edenlerden tutun, pilotların teorik ve pratik
eğitimi amacıyla bile kullanılan oldukça profesyonel ve gerçekçi bir uçuş
simülasyon "oyunu". Bunları bilip de Microsoft'un yayınlayacağı ve
tasarımında Flight Simulator'un ekibinin yer aldığı bir tren simülasyonunun nasıl
olacağını tahmin etmek sanırım o kadar da zor olmaz
Baştan belirtmeliyim, Train Simulator kesinlikle strateji, action, menajerlik vb. türü
oyunların meraklıları için değil; sadece simülasyon türü oyunlardan hoşlananlar
için.
Flight Simulator'lar, aynı motoru kullanan "Combat Flight Simulator" serisi
oyunlarla biraz daha heyecan kazandı. En azından Flight Simulator'lara
"action" ve heyecan kattı. Net olarak oyunun adını ve tarihi hatırlamıyorum
ama, Commodore 64'te oynadığım bir simülasyon vardı, burada uçak kullanmanın
yanında yolcu ve kargo taşımacılığı da yapıyordunuz. Microsoft'un Flight
Simulator'larında oyuna hareket katması için aradığım (ve bence) en büyük eksiklik
oyunda benzer aktivitelerin olmaması idi. Train Simulator'da ise bu eksiklik yok. Şimdi
"bir tren simülasyonuyla uçuş simülasyonu hiç karşılaştırılır mı?"
gibisinden yorum yapmayın, çünkü karşılaştırma değil benzetme yapıyorum ve her
ikisi de gerçekte var olan makinaları bilgisayarlarımızda olabildiğince gerçekçi
şekilde aktarılmış hali.
Oyunda belli bir amacınız yok, zaten bir tam olarak bir oyun olduğunu da söyleyemeyiz.
Aslında söyleriz, neden mi? Çünkü bu öyle bir simülasyon ki babaların
çocuklarının oyuncak trenlerini bırakıp bilgisayar başına geçmelerini sağlayacak
kadar keyifli. Üstelik şimdiye kadar gerçek bir tren yönetmiş olmanız veya bir
trenin nasıl yönetilmesi gerektiği hakkında fikriniz olması da gerekmiyor...
Şimdi oyunumuzun içine biraz girelim; ama daha önce kuruluma bakalım. Öncelikle bu
oyunda da Flight Simulator'lardaki gibi belli bölgeler, yani haritalar var. Bu haritalar
6 adet ve birebir gerçek dünyadan alınmış: ABD ve Japonya'da ikişer tane, bir adet
Avusturya Alpleri ve bir adet de İngiltere'de. Aslında bunlara harita demek yanlış
oluyor, bunlar birer route, yani demiryolunun geçtiği güzergahlar veya rotalar (rota
demek daha kolay).
Tüm bu rotalar, üzerinde ve çevresinde yer alan şehirler, kasabalar, köyler,
istasyonlar, binalar, paralel veya kesişen demiryolları, işaretler, sinyalizayson
sistemi, karayolları ve üzerinde seyreden araçlar, rota üzerindeki çiftliklerde
bulunan hayvanlar vs. aklınıza gelebilecek diğer birçok detayle birlikte oyuna
eklenmiş. Altı rotanın toplam uzunluğu ise 850 kilometre. Yani tüm bu rotaları
saatte 80 km hızla gitseniz ve hiç durmasanız 10 saatten önce tamamlayamazsınız.
İşte, kurulum sırasında, ki full kurmaya kalktığınızda 1.7 GB gibi bir yer
istiyor, bu rotalardan istediklerinizi kurma seçeneğiniz var. Ayrıca bu kadar geniş
içeriğin tek bir CD'de olamayacağını da tahmin etmişsinizdir sanırım... Microsoft
oyunu bu kez plastik CD kutusu yerine kitap gibi açılan karton bir koruma içine koymuş
ki, maliyeti düşürmek için yapılan bu uygulama CD'yi çizmeden çıkartmaya
çalışmanıza neden oluyor. Plastik kutu olsaydı çok daha iyi olurdu. Kutunun içinden
ayrıca 16 sayfalık çabuk başlangıç kitapçığı ile klavye komutlarıyla sinyal ve
işaretleri tanıtan kartona basılı referans kartı çıkıyor. Bunların yanında
oyunun kurulduğu dizinde Adobe Acrobat formatında 90 sayfalık kitapçık ve oyun
sırasında Yardım tuşuyla erişebileceğiniz Online Yardım özellikleri de var.
Oyuna biraz daha girelim... Bence oyunu en keyifli yanı bu toplam 850 kilometrelik
yolculuk sırasında göreceğiniz gerçek mekanlar. Hayatımızda bu yerleri gerçekten
görür müyüz bilinmez ama, Train Simulator sayesinde bunun biraz da olsa
gerçekleşeceği kesin. Bu rotalar üzerinde zaman, hava koşulları gibi faktörleri de
istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. İsterseniz karlı bir gecede yolculuk yapabilir,
isterseniz günlük güneşlik bir havada... İlerlediğiniz rota boyunca hava
şartlarının dinamik olarak değişebilğini de sanırım söylememe gerek yok.
Bunların tamamını oyunun ayarlarından istediğiniz gibi belirleyebilirsiniz.
Elbette tüm rotalarda tek tip trenlere binmek veya kumanda etmek zorunda
olmadığınızı da kolayca tahmin ediyorsunuzdur. Elektrikli, dizel ve klasik buharlı
trenleri kullanma şansınız var. Tabi hepsi günümüzde çalışmakta olan makinalar.
Örneğin 1920'lerin efsane trenleri arasında yer alan İngiltere kaynaklı "Flying
Scotsman" isimli tren günümüzde bu zevki tatmak isteyenlerin binebilecekleri
çalışmakta olan bir makina. Biz de oyunda ekstradan bunu yönetme şansına da
erişiyoruz. Tabi oyundaki tüm diğer trenlerde olduğu gibi bunun da yolcu vagonuna
geçip çevreyi seyrederek sadece yolculuk yapmanız da mümkün. Oyundaki tanıdık
gelecek diğer bir klasik tren ise yine 1920'lerde kullanılan Gölsdorf Series 380 model
lokomotifin çektiği Orient-Express.
Oyunda 3 değişik tipte lokomotif var demiştik. Ayrıca tren yönetimi ile ilgili en
ufak bir fikriniz olması gerekmiyor da demiştik. Bu nedenle oyunun ana menüsünde sizi
rahatlatacak iki seçenek var. İlki seçeceğiniz altı rotadan birinde bilgisayar
kumandasında seyehat etme şansı veren "Introductory Train Ride". Burada
arkanıza yaslanacak ve oyunun tanıtımıyla birlikte, isterseniz kamera
açısıyla/yerini değiştirerek, seyahat edeceksiniz.
Diğer seçenek ise tren kullanmaya karar verdiğinizde girmeniz gereken eğitim kısmı.
Burada üç farklı lokomotif için basit birer eğitim veriliyor. Tabi trenler arasında
kontrolu en kolay olanın elektrikli tren olduğuna hiç şüphe yok.
Yeterinde eğitim aldığınıza ise ana menüdeki "Drive a Train" seçeneği
ile demiryolu maceranıza başlayabilirsiniz. Burada aynı "Flight Simulator"da
olduğu gibi oyunla ilgili gerçekçilik ve kolaylık açısından ayarlayabileceğiniz
birçok seçenek göreceksiniz. Ne zaman ki bir sürüşe başladınız bunun adı artık
bir aktivite (activity) olacak ve bunu save edip daha sonra oyuna tekrar döndüğünüzde
kaldığınız yerden devam edebileceksiniz. Bu aktiviteler gerçeğini aratmayacak kadar
seçeneğe sahip. Yolcu indirip-bindirecek, belli duraklar-istasyonlar arasını belli
sürelerde gitmeniz gerekecek ve zaman zaman senaryolar dahilinde oynamanız gerekecek.
Kısacası gerçek tren kullanmanın yanında gerçek tren yolculukları da oyunda simüle
edilmiş.
Oyunu gerçek simülasyon tutkunlarına kesinlikle öneriyorum. Bunun yanında "tren
kullanmak nasıl birşey?" diye merak edenler ve bu türe az da olsa ilgi duyanlar da
denerlerse pişman olmazlar. Yanlız oyunun görsel zevkini tam olarak alabilmeniz için
minimum sistem gereksinimlerinden çok daha iyi bir makinanız olması gerektiğini
önemle hatırlatırım...
|