Dr. Çelebinin Kliniğinde bir gün...

Bizde kafamızda huni ile doğmadık herhalde dimi bakın ellerde ne sorunlar var. Dr. Çelebi'nin kliniği o gün çok yoğundur. Hastalar sırayla sn. Çelebi'nin muayenehanesine girip onun o güven dolu, rahatlatıcı kanapesinde içlerini dökmektedirler;

Koylu muhtar emmi: Sayın doktorum bakın önceden sizi uyarmak durumundayım ki ben eski bir Bakırköylü'yüm. Şimdi sorun şu; yıllardır içtiğim içkilerin şişelerini kıyamayıp,biriktirmişim nedense, geçen eve bir geldim hanım kedileri şişelere doldurup doldurup kapının önüne koyuyor.Haydaa ya ne oluyor dememe kalmadı bundan böyle, böyle işte ya sen ya şişelerin dedi. Yaf hanımcım ben onları sana sırça köşk yaptırmak için biriktiriyom dedimse de ikna olmadı, haliyle epey bir strese girdim.

Dr. Çelebi: Anlıyorum, desene biz çoktan cennetlik olmuşuz be dostum, aynı sorun bizde de var yaf benim aklıma şu sırça köşk işi hiç gelmemişti, yoksa vitraya mı başlasak muhtarım?

The pinky: Ay doktorcum çok gerginim,geçen gün sitede gülpembe 22 diye bir çıtır, bana demezmi ben senden daha pembeyim çatla,saçını başını yolacaktım zor tuttum kendimi elimde değil kötü oluyom onu görünce.

Dr. Çelebi: Yavrum sırayla pembeleşseniz, sonra da birlikte kızarırısınız mesele kalmaz.

Sera: Şimdi sn. Çelebi ben..

Dr.Çelebi: Tamam hanımefendi tamam sizin içinizde biz ruh bilimcilerin ''pollyanna mechanism'' dedikleri şey var bu yaşa kadar böyle gelmişiniz böyle gider yapacak bişey yok.

Héndan999: Doktor bey şimdi tablo şöyle, benimle Mars'ın en büyük emlak kralı Hüsam evlenmek istiyor ama babam  benim marsa yollanacak kızım yok diyor vermiyor.Halbuki ben artık dünyaya değişik bir açıdan Marsdan felan bakmak istiyom, buna ihtiyacım var anlamıyor beni

Dr.Çelebi: Hımmm Héndan hanım,Marsdaki arsa fiyatlarını öğrenip bi zahmet sekreterime fax çekermisiniz.

The best: Bugün evden çıkmadım, telefona bakmadım, çok yedim çok ağladım,arandım bir sigara daha,saçlarımı taradım,giydim giydim çıkardım,beğenmedim güzel olmadım.

Dr.Çelebi: Deprasyondayım, unutuldummm bırak yavrum çok kıytırık bir şarkı bu.

Debis hoca: Şimdi hocam bir masa istiyom ama masa gibi olmasın,yer sofrası olsun diyom, yer masası olsun ama hocam yerde oturmıyalım istiyom hocam, şöyle 6-7 kişi olsun istiyom hocam ama 4 kişi oynayalım diyom, BaBa oynamasın istiyom ama BaBa oynasın diyom hocam,nasıl diyeyim hocam iyi eller gelsin diye istiyom ama kozda el almaz gelmesin diyom hocam, koz gelsin ama kız gelmesin istiyom hocam,ama hocam yaf...

Dr.Çelebi: Size Beyaz showu izlemeyi yasak ediyorum hocam, yemeklerden önce ve sonra bir doz babass sadece.

Dr.Çelebi: Ooo Asyacım hoşgeldin nasılsın? Son görüşmemizden beri varmı bir ilerleme , toparladınmı?

Asya: Sormayın Çelebicim, leylican bi tutturdu imla kuralları diye aha koca bir liste yaptım astım karşıma bi gözüm orda yazı yazıyom. Ama bütün yaratıcılığım, üretkenliğim tehlike altında mesela sabah beri bakmadığım ansiklopedi, kitap kalmadı yaf iki nokta üstüste koyarken hangisini üste koycam, hangisini alta koycam ben şimdii. Yokmudur elebakan, yerebakan, yürekyakan, havayabakan elemanları filan düzelttirsin işte. Diyom ona beni kategorize etme, kalıplara koyma, kısıtlama beni diye, ben ezelden beridir hür yazdım, hür yazarım hangi baba BaBa bana dilbilgisi öğretecekmiş şaşarım diye ama :)))))

Dr. Çelebi: Valla Asyacım ne diyeyim ki sana yine bildiğini okuyacan sen.

BaBa: Eyvallahh aziz dostum nasılsınız? Ya pekte bunalmıştık şimdi benim sorun şöyle dostum masada tek batan biri oldumu bir bıçak saplanıyor kalbime, boğazım düğüm düğüm oluyor, gözlerim yaşarmaya başlıyor elimde olmadan bir kelime çıkıyor ağzımdan''bozalım'' yaf dostum bozalım diye diye kafayı bozacam yakında.

Dr.Çelebi: Duygusalsınız dostum duygusal

BaBa: Bir sorun daha var sevgili dostum nasıl söylesem Asyadan mail geldiği zaman bende bir sıkıntı, içimde bir daralma bir gerginlik buraya kadar iyi tamam normal bir durum çünkü görüyorsunuz işte yazılarını ama aziz dostum ondan mail gelmeyince de aynı şeyler oluyor bu nasıl hikaye yaf :)))))

Dr.Çelebi: Üzülmeyin sevgili dostum ne kendinizi üzün nede onu, keşke her deli onun kadar zararsız olsa diyorum ben:)))))

esen kalın ama kafayı üşütmeyin haa.... asya...