|
ÇÖL ARSLANLARI.. BaBatullah
Bin Ahmed'in Papirusundan notlar.. Sevgili
günlük; Bugün Nil deltasında yolumuzu kaybedip çöllere düşeli
tam bir hafta oldu, bugünde saatlerdir tek bir allahın fellahı dahi
karşımıza çıkmadı. Yönümüzü bulamıyoruz, sıcaktan
kavruluyoruz, ağzımıza burnumuza kum doluyor, kunduramada dolmuştu,
çıkarttım, yalınayak yola devam ediyoruz, bu lanet çöl arabın
yalellisi bitecek gibi değil, tam 15 kere serap gördük, vaha diye
atladık, kafa üstü kumlara çakıldık, can dostumla. Eh asya gızı,
burdan bir kurtulayım, hindistancevizi hurma çarpsın, valla seni ne
yapacam bak... Sofuzittin
Bin Muhtar'ın papirusdan notlar.. Sevgili
günlük; Yahu,,, bu deveye binmek, deveye hendek atlatmaktan bile daha
zormuş, demincek bir kervana otostop yaptık, devenin bir hörgücüne
ben, bir hörgücüne can dostum ilişti, sürmesini beceremedik,
BaBatullah vites kolu diye devenin kulağı kopartınca, sırtından attı
hayvan bizi, yolumuza yayan devam ediyoruz. Dün son testi şarabıda
kafaya diktik, susuzluktan ciğerimiz kavruluyor, sıcak beynimize
vurdu, sinirlerimiz çok gergin, artık can dostumla birbirimize
girdik... BaBatullah
Bin Ahmed'in papirustan.. Lem
papirus, bu çölün gecesi gündüzünden de betermiş be, gece
oldumuydu tüm börtü böcek fırlıyor. Biraz önce Sofuzittin ile
kavga ettik, güneş saatiyle tam on dakika küsüştük, hep senin şu
firavun seçimlerine de bir katılayım sevdan yüzünden başımıza
geldi bunlar dedim, neymiş efendim Ceasardan önce sırayı kapaymışız
hah, suratını sarkıttı, oynamıyom işte dedi... Sofuzittin
Bin Muhtar'ın papirustan.. Sevgili
papi, bak şimdi papi dedimde aklıma kedilerim geldi. Sıcak ensemizde
yumurta pişiriyor, dayanılacak gibi değil, meğer üstümüze eğilen
bir kırmızı gül dalı değilde, kaktüsmüş be, alacağın olsun
asya gızı. Ama bunların hepsi BaBatullahın yüzünden, neymiş,
Kleopatra'nın süt banyosu günüymüş, kalk gidelim dedi, şimdi yüzüne
vursam, küser de... (Ah
BaBam ah, azmı süründürdün beni çöllerde nasılmış :))))))))
yine yufka yürekliyim be, bakın Nil nehri göründü bile uzaktan işte...) BaBatullah
Bin Ahmed'in papirustan.. Kara
kara !!!! aha Ankara, ne karası be deniz !!! yok değil, nehir göründü,
kurtulduk kurtulduk Emmim Bin Sofu .....Üzerlerinde beyaz
entarileri, başlarında agelleri, koştular, kana kana önce bir yüzdüler,
Nil nehrinin yeşil sularında... çocuklar gibi şendiler, bin atlı akınlarda,
o gün dev gibi bir çölü yenmişlerdi. O
tarihlerde Nil nehrinde, feribot olarak, timsahlar çalışıyordu,
neyse atladılar Kadıköy timsahına, ver elini Kleopatranın
sarayı. Ceasar,
Roma'ya AB görüşmeleri için gitmişti. Kleopatra, bak Sezai ! Roma
imparatorunun karşısında bacak bacak üstüne atıp, katolik nikahını
bastırmadan, Mısır' a dönecek olursan valla saraydan içeri adımını
attırmam bilesin demişti. Şimdi de iki yanında palmiye yaprağı
sallayan iki zebellahın ortasındaki tahtına kurulmuş, tırnaklarına
oje sürüyordu. Nöbetçiler,
ziyaretçileriniz var haşmetmeap dediler. Kleopatra,
dans eden bir kobranın kıvraklığı ile yerinden doğruldu, simsiyah
kahküllerinin altından, koca gözleriyle, gelenlerle gözgöze
geldi..... Ve işte o an Ceasar'ıda, amcaoğlu Antoniuos' da unuttu
gitti. Ayy
ne iyi ettinizde geldiniz, bende şimdi havuzu arslan sütüyle
doldurttuyordum :))))) sıcakta kalmayın, esen kalın asya. BU
NE BİÇİM HİKAYE BÖYLE YAF :)))) Ama
olmuyor arkadaşlar, sayın muhteremler, anladık başınız seccadeden
kalkmıyorda, babass'da Türküler sayfası dolum taşım, hiç biriniz
uyarmıyorsunuz, ''türkülerin öyküsünde'' Neyse,
nerde kalmıştık; Şino dünyanın 6. harikasını gördüğünden
beri televizyonun karşında çakılıp kalmıştı, öyleee.. donuk gözlerle
ekrana bakıyordu hala. Can friend muhtar emmi, acilen cepten aradı
BaBa yı, yahu,,, gül gibi dostum elden gidiyor, birşeyler yap
BaBam..dedi Kendime
geldim geleli dostlar Ekuri
gayyat guvvatlıdır, BaBa, wolf, muhtar, balıkçı kral, Dr. Çelebi
ve falan ve filan Çökerler
dost kıyıda ki ''Eftelya''nın meyhanaya, erkek erkeğe içicekler,
''Gidelim güneylere yenilenip dinlenmeye'' muhabbettinde, bir seyahat
planı yapacaklardır. Da
ne mümkün.... Nerman
abla, takmış çantayı koluna, kapıdan bacadan fırlanmış gelmiş
çömmüştür masaya. Aha
o gelirde, ''Vesikalı yar'' eksik kalırmı ? almış, yeni bir cigara
tabakası, hanimiş bakayım BaBamın anlında ki yara izi geçmişmi,
diyerekten çekmiş bir tabure kurulmuştur. E Cano Hala Sn.
Dr. Çelebi'nin beyni dönmüştü, gözü kararmıştı, nazik bir şekilde
indirdi yumruğunu masaya, azizim sayın dostum BaBa, görüyorsunuz işte
''yanlızlık paylaşılmaz'' dediniz aha bu ne, hanımefendiler hamamına
döndü bura, erkek erkeğe sohbet edip, içmenin mümkünü yokmu bu
alemde. BaBa:
valla azizim muhterem dostum asya
söyler... Çökertmeden
geçen yolu kazmışlar Can
friend muhtar emmi, bir dak. BaBa bana ''Bir gül ver'' sana Hürriyetin
en iyi on restoranı listesini vereyim,,, asya
söyler... Kordondan
geçen yolu kesmişler Cengaver
targan tutturmuştu, ''Karamanın bayrına'' çıkalım cenk edelim
diye.. asya
söyler... Bayırdan
geçen yolu gömmüşler Cano
Hala, haydin Urfa'ya gidelim türkü söyleye söyleye, gapı gapatır
bir urfa kebab yeriz.. asya
söyler... Urfanın
soluna dağı dikmişler Şahmeran
Zeyna, buyrun bizim bankanın Mamak şubesine, bir müşteri hesabıda açarız
size.. asya
söyler... Sonbahardan
geçen yolu asmışlar Suzan
suzi yaf mübarek ay Konya ya gidiversek asya
söyler... Mevlanadan
geçen yolu kazmışlar Nerman
abla ''Odam kireç tutmuyor'' gelin hep birde bari şu kumu karlalım
diyecek olmuş asya
söyler... Odandan
geçen yolu çekmişler Atilla
bey genzini temizlemiş, bir büyük olarak ağırlığını koymanın sırası
gelmişti, aziz dostlarım asya
söyler... Kışlanın
önünden geçen köprüyü kaldırmışlar Sen
ne diyon bu işlere ''Yağmur yüreklim'' Fidayda da Ankaralım :)))))),
oturmuşun köşende, BaBa
söyler... Sesleri
dudum duyalı dostlar esen
kalın asya Deli
gönül, Ne feryad edersin, Seni aşka yazmalı hariç tutulmuştur..
ELE GÜNE KARŞI CÜMBÜRCEMEAT......
Hızlı bir king çevriliyor,
kimilerimiz seyrediyorduk.
BaBa: ok iyi eğlenceler
Ebele gübele: sağol
babalak gobalak tobalak
Targan: 1 dak. sokak kapısını
açık bırakiim oyundan kalkmiim şimdi
Muhtar: acelem yok
hedefim sağlam içerim ben bu akşam
Asya: selamlar bol şans
BaBa: mrh hg
Muhtar: zerda'ya bakın
BaBa: tüh elim kaydı
üç kız aldım yine, içerim ben bu akşam :=))
Şahmeran zeyna: eeee bütün odaları dolaştım yok hiçbir yerde
BaBa: asya az hızlı
seyret ltfn takılıyormusun
Muhtar: çok gız,,, hiç
gızdır,,,batmaktır sonu BaBa :)))
Asya: ya ne diycem canım
sıcak pide zeytin çekti
Targan: 1 dak kapıyı
kapıyıım, tüpçü gelmiş şu kağıdı at diyor, simitçi gelmiş
hayır bunu
kafam karıştı yahu, en
iyisi kapıyı kapatıp yemeğin altını açyıım ben
Muhtar: seymen ağaya bakın
Şahmeran zeyna: yaf, çocuklar
duymasın sakın ama valla banyo ya bile baktım orda da yok
nerde bu yahu deli olacam
BaBa: 1 dak bir black
label alayım zihnimi toparlayım, yaf bu oyunda hani 8 kız vardı
bende 24 tane olmuş, saat başı bitane yemişim hahahaaaa :=))))
Ebele gübele: yarasın
babalak tobalak hobalak
Asya: bide çayla yanına
bi cigara
Targan: top patladı asya
Muhtar: aha yine selam
verdim borçlu çıktım, oy diyen msg me dayanıyor yahu :)))))
Targan: dur! açma sakın
kıs, bizim caminin imamı yine acele etmiş
Asya: iyide oruçlu değilmişim
ki, sizi yazacam diye yemeyi içmeyi unutmuşum yahu yine :)))
BaBa: ebele gübele tek
gidiyor, bozarım ben bu akşam :=))
Muhtar: batmak bana hep
yakışdı,,, nargilem bile buna alıştı,,, kimseleri yanlız bırakamam
sonra tutar beni kaşıntı :=))))
BÖYLEDE OLMAZ Kİİ
:))))
her türlü abartıdan
muaf tutlmuştur.
esen kalın..
OFF
AMAN BARAJLARI AŞDA GEL KURBANIN OLAM..... Tebememe,
yeminler billahlar açılmıştı nihayet, hökümet kurulmuş kabine
açıklanmıştı. Başmuhtar, tebrikleri kabul ediyor, öbek öbek gül
dağıtıyordu. Parti
genel başkanı BaBa, yurtdışında ikili temaslara başlamıştı,
bu iş için ilk olarak Amerika'ya uçmuş, işe Catherina Zeta
Jones'la temaslardan başlamıştı,yani yanlış anlaşılmasın
:)))) ''don't war, make love'' kriterleri çerçevesinde Irak savaşı
filan görüşülmüş Bakanlar
kurulu ilk toplantısı yapılıyordu, uzun toplantı masasının iki
başında Başmuhtar ve parti başkanı BaBa oturuyorlardı sadece. Şahanlı
vekillerden seçilen bakanlar inatla masaya oturmamışlar, duvarın
dibine dizilmişler çömmüşler kırtlama çay içiyorlardı. Onlar
şimdiye kadar, köylerinde gece yatıp da gökyüzüne yıldızlara
baktıklarında, başka dünyalarını hayal etmemişlerdi hiç, yağmuru
sadece ekinleri sulasın boy versin diye beklemişler, güneşi başak
saplarını sarartsın diye özlemişleri. Kabinenin
diğer üyeleri, Kırkağaçlı bakanlar, yarı resmi kıyafetleri
siyah pantolon, kolları kıvrılmış beyaz gömlekleri, parlak
kuzguni simsiyah saçları ile, gırnataya başlamışlardı bile çoktan,
onlar gece gökyüzüne bakıpta yıldızları gördülermiydi, sadece
müziği düşünmeşlerdi şimdiye dek, o gün kazanmış o gün yemişlerdi,
yarın nasıl olsa bir başka şey çıkardı. Masanın
iki ucunda ki adamın omuzları göçmüştü, kalın kalın dosyalar
arasından arada bir, birbirlerinin yüzünü görmeye çalışıyorlar,
her gözgöze geldiklerinde bir fırt içip Aga
böyle olmaz ki Diyorlardı,
yapılacak ne çok iş vardı, millet hizmet bekliyordu, da nerden işe
başlamalıydı? Toplantı
odasında dumandan göz gözü görmüyordu, meclis lokantısının işletmesini
almış olan Başmuhtar,
sıkıntıyla bir gülü alıp kokladı uzun uzunn belki onun kokusu
yayılırken, dalga dalga ruhuna bir fikir gelirdi aklına, sabah
beri, o kalın devlet dosyalarının arasından bir zavallı dilekçe
kendine bakıp duruyordu, görmemeye çalışıyor, ama bakışları sürekli
o yazıya kayıyordu. Dilekçe de şöyle denmekteydi; Değerli
büyüğüm Anadolu'nun
bir ücra köşesinde ki, bir lisenin müdürüyüm, pırıl pırıl
zeki öğrencilerimiz var. Kendileri
için bir bilgisayar odası kurmak en büyük idealimiz. Yardımlarınızı
ve ilgilerinizi rica ederiz. A.
Türkcan Başmuhtar,
dilekçeyi yüksek sesle okuduğu anda, bir an duvarın dibine dizilmiş
şahanlı bakanlar aralarında kaşar ve bal taban fiyatlarını tartışıyorlarken
sustular, klarnetler darbukalar Aga
böyle olmazki Koca
millet böyle harcanmaz ki Biri
laço tayfası Ötekisi
maço tayfası Koca
millet böyle aldanmaz ki........ dedi Karar
vermişlerdi, işe ilk olarak eğitimden başlıyacaklardı, Başmuhtar,
tebememenin kendileri için tahsis etmiş olduğu son model
bilgisayarları derhal o ilçeye yollanması için talimat verdi, kendileri
savaştan kalmış Dual pikaplarıyla, pardon PC lerine bir dikiş attırır
kullanırlardı nasıl olsa:))) KURTAR
BİZİ BaBa BURALARDAN NE OLUR..... esen
kalın. I’M A LONELY COWBOY Vahşi batının, Wild Enginar kasabasının
barından şen bir şarkının melodileri yayılıyordu, tozlu
caddeye....
I come from Alabama with my banjo on my knee I’m going to alabama for my Suzanna for to
see
Vişneli ateş suyu sensiz gitmiyor atla
gel...
Big Chief Muhtar, yahu,,, BaBa sorma duyarsa kızar,
ben memnunmuyum sanki bütün gün, oturan boğa ile gerdan kıran sarı
kızın karşısında bağdaş kurup yere oturmaktan, mabadım uyuştu
be billa. Sheriff The BaBa, yaf dellendi yine, neymiş
efendim bu yıl, çok modaymış, süetler, cowboy çizmeleri, kızılderili
takıları, mavi boncuklu kemerler, tokalar mokalar, biliyom sırf
onları giyinsin diye tıktı bizi bu öyküye :=)))
Ugh,,, selam sana ‘’mor dağların gonca gülü
yaylaların şen bülbülü karşı dağın fokur yanan ateşi asya kız’’
Manitu aşkına var sen
iyi olmak bugün?
BaBaaa sende tam burda güneş batarken atına
binecektin ve şarkı eşliğinde kasabana doğru dönecektinn
Far far away from my home diye, Bende diyecektim ki Yanlızmı kaldın Bir tek senmi varsın Belki alışman lazım Bu yanlızlığa Belki katlanman lazım Beceriksisler maf ettiniz öykümü J ))) BAĞLANACAK YER BULAMAM, GÖNLÜMDEKİ KÖŞK OLMASA..... Yani
sayın arkadaşlar kıymetimiz bilinmiyor ama hepimiz ne fedakarlıklar
la bağlanıyoruz şu nete, şartlarımızı ne zorlıyoruz kimsenin
haberi varmı? İşte
yine öyle bir gün herkes kendini kırmış dökmüş bir yerlerden takılmıştı
ağa....24 nolu masaya...... BaBa,
elektrikleri kesik olduğu için mum ışığında laptopundan. Muhtar,
yine seyahatte olduğundan bir telefon kulubesinden Balıkçı
kral, bodrum katında ki bir meyhaneden 5
kekeme 15 pepeme, işte ebelek gübelek bir yerden Kurt
suzan, İstanbul menkul kıymetlerden Enis,
bakanlıklardan İşte
kimimiz Arda boylarından, kimimiz Fırat sularından Asya
kızıda ebesinin PC den bağlanmış, harala gürele, bata çıka,
kurula bozlula bir oyun oynamaya çalışıyordular ki..... Şahmeran
Zeyna devam eder, asyacım, şimdi ben omomatiktenmi yoksa
bankamatiktenmi bağlanacaktım unuttum, valla beyazlar için varda
renkliler için gerekiyorsa bi koşu bakkaldan alıp geleyim, her an düşebilirim
yani.. Oyun
bir onbeş dakika daha durmuştur, muhtar telefon kulubesinde kendini
yere atmıştır, tıklar bir kağıda.. Şahmeran
Zeyna devam ediyordur... BaBa ne diycem, babass iki b ilemi? tek b
ilemi ? yazılıyor unuttum, bulamıyorum siteyi, oda oda dolaşıp
zerda aldı götürdü satamadan getirdi bile dedim yok hiç bir yerde,
nasıl okuycam şu cadının yazıyı... Kim
okurdu kim yazardı Kimsede
hal kalmamıştır artık, zaten BaBa ben tek çıkıyorum demiş, oyunu
bozmuştur yine:))))) ANLATAMADIK
ONLARA... Acılarımızı
sığdırdık ama esen
kalın daha
da masa muhabbeti yazmam cadıya çıktı adım baksana :)))))))) NERDEN BAŞLASAM NASIL ANLATSAM...... Çökertmesi
ile meşhur ilçemizde bayramda yeni bir mekanın açılışı vardı...
Hazırlıklar büyük bir koşuşturma ile sürüyordu yetiştirebilmek
için. BaBa kapıda durmuş, elcazıyla dizayn ettiği, ışıklı
tabelayı, barının üstüne asılışına nezaret ediyordu. MUALLA BAR... damlar tercih edilir Barmaid
suzi, büyük bir telaşla depodaki içki stoklarını gözden geçiriyordu.
4 koli black label müşteriler için, 8 koli patron için, 5 kasa 70
lik müşteriler için, 10 kasa patron için, taze şaraplar müşterilere,
yıllanmışlar patronun can dostu muhtara... şeklinde. Eh
açılış için hemen herşey tamam gibiydi, sanatçılarla ilgili bir
iki pürüz kalmıştı. BaBa ve muhtar bar taburelerine tünemişler,
sağa sola tel yağdırıyorlardı, Q kızlarıyla bir anlaşma yapılmıştı
ama Hülya son anda olaya kaya koymuş, valla adımımı atmam BaBa
onlar çıkarsa, Muallaya demiştir. Neyse
Asya, imdada yetişmiş ben bayramda yaparım program BaBa, ayıp
ediyon, hediyemiz olsun demiştir. Açılış
için mülki erkandan Çerkes kaymakam davet edilmiştir, barın epeyce
süksesi olmuş, tutacağı kesindir, balıkçı kralın mekanında lüferi
gövdeye indiren soluğu, muallada alıyordur. Ekip
işidir bir kere bu, body guard olarak tabi ki lighterkek görev başındadır.
Disk jokey kekeme pepeme, birbirinden güzel parçalar sunuyordur müşterilere,
barmaid suzi barda harikalar yaratır, gerçi bir kaç müşteri
kadehlere koyduğu maytaplardan yaralanmıştır ama, keyifler
yerindedir. Asya o gece için tarzının dışına çıkmış caz takılyordur. Neyse
işte ortam latif, hava hoş, can dost muhtar hayli sarhoştur,
bir iki kere denize girip çıkmıştır bile kunduraları ile.
BaBa tutacak bu iş diye geçirir içinden memnuniyetle, hadi gari
Mualla, yüzümü kara çıkarma der, o sırada barın kapısının önünde
bir karışıklık olur, kolcuların araba sirenleri çala çala
dururlar cırt diye kapının önünde, BaBa heycanlanır, tüh ya ilk
geceden can sıkıcı bir olay olmasa filan der, kalabalık bir topluluk
toplanmıştır barın önüne. Kolcular
arabadan Şahmeran Zeyno yu indirirler, kim yahu bu barın sahibi, bu
hanım Zerda Bar diye yeni bir yer açılmış, bulamıyorum diye
tutturdu beyim, bahsettiği yer burası olsa gerek diye getirdik işte
derler, Şahmeran Zeyna bir hışım iner arabadan, kolculara afra ile
demedinmi ben size Zerdali
Cafe diye bir yer var diye! (valla söz bir daha zerdayı ağzıma almıycam
:))))))) Neyse,
BaBayı görünce rahat bir nefes alır, aaaa yeni yılınız kutlu
olsunn yok öyle değildi, doğum günün kutlu olsun, ayy o da değildi
şimdi bulucam neydi, hah iyi bayramlarr :))))))) Nerden
başlasam nasıl anlatsam esen
kalın...asya... BAD NEWS GOOD NEWS :))))))))) Türkü
bittiğinde bir an herkes öyle dondu kaldı, sonra alkış ıslık kıyamet
koptu, tekrar tekrar diye ehh
BaBam da bu işi biliyormuş yani :)))))) esen
kalın...asya... HEKİM BUNA NEYLESİN.... BaBam YANGINIMIZ YÜREKTE..... Bayram haftasımı yorgan kavgasımı anlamadım
gitti, yaf rahat bize batıyor be, şurda üç gün tatil yapalım dedik
hepimiz hastalıktan telef olmuşuz. İnanın şuracıkda şu yazıyı yazarken,
yazan yerlerim ağrıyor haberiniz yok. Muhtar emmim, Kumkapıda lüfer yemeğe kalkmış,
mide_i zehirlenme olmuştu. Kolyoz, denizin dibinde, deniz kızı Eftelya
yı ayartmaya kalkmış, şifayı kapmış, nezle olmuştu, şiir
yazdığı kağıt peçetelere bile burnunu siliyordu. BaBam, ah onun rakı bardağı düşmüş kırılmıştı,
alçıya aldırmıştı, o kanadı kırık bir kuştu // beyaza vurulmuştu
... Enisin hali içler acısıydı, tenis oynarken
sekte_i tendon olmuştu(o ne yaf) ancak elektro raket ile atışları düzenlenebilmişti. Mafi abi, o hepten maf idi. Suzi, suzicik... bakan yerleri ceyir ceyir yanıyor,
duyan yerleri sızım sızım sızlıyordu, kıyamazlar. Kralların balıkçısı, balıkçıların
kralını nihayet, kraliçenin köpeği hartdanak ısırmış, o da onun
köpek dişlerini sökmüştü. Şahmeran zeyna, asya gribine düçar olmuş,
yorgan döşek ateş, sayıklıyordu nerde zerda diye Benmi, benim hastalık malum, kronik üşütme
işte, Sn. Dr. Çelebi artık evin içinde bile kafamda yün bere ile
dolaşmamı öneriyor aksi halde iflah olmıyacağımı söylüyordu:)))))))) Neyse işte ve falan ve filan.. kazasız belasız
idrak ettik bir bayramı daha, sanki bize hergün değilmiş gibi, nerde
kalmıştım... Aman şu gazetelerde zaman zaman çıkan sağlık
öğütleri vardır ya hani bilmiş bilmiş, sinir olurum onlara..
yazana ''desene ki güzelim sen hiç yaşamamışsın da helvanı karan
yok''' diyesim gelir hep aha en başa kondururlar önce.... Sigarayı kes, ömrün on yıl uzasın İçkiyi kes, boyun beş santim uzasın, pehh
kökle bakalım yabani enginarı bişeycik oluyormu :))) Tırnağını kes, üç yıl kazan Saçını kes, beş yıl bizden Belki uzun saçla dolaşmaktan hoşlanıyorum,
onlara ne alla alla.. Ot ve yeşillikle beslenin ömrünüze ömür
katılsın. Yok ya, koyun gibi yaşayacaksam ömrü napıyım
yaf, git sen yayıl çayırada otla. Günde sekiz saat düzenli şey yapın.. oha
yuf bu ne bu, kalpmi dayanır be, bir dak. pardon yanlış okumuşum, günde
sekiz saat düzenli uyuyun diyormuş, hay allah bende egsersiz yapın
anlamıştım :))) e olabilir Bak şunlar gayet mantıklı, aklım yattı Üç beyazadan uzak durun ! Evet, mesela Beyazıt Öztürk'ten uzak
duracan, yani bu mankenlerin meselesi Beyaz çekmeyecen, e herhalde yani. Gelinlik giymeyecen, e güzel evlenmiycen
yani, doğru, ele karışıp yere karışmakta ne mana var ki.. böyle mantıklı şeyler söylesinler,
canımı yesinler. Stresten uzak kalın ! Yaf bunlar, ya hiç king oynamamışlar, ya da
sayı saymasını bilmiyorlar, yahu hergün hergün üç puan için nasıl
ebemiz ağlıyor hiçmi haberleri yok bunların.. EL VURUP YAREMİ İNCİTME TABİB esen kalın..asya... MUALLADAN MI GELİYON KIS BaBa SALINI SALINI
DA :)))))) Kapağı Muallanın şefkatli kollarına
atanların demeyin keyfine bir yere kıpraşmıyorlar, derhal evlere tel
açılıyordu''ben Muallada tutuklu kaldım, pardon selden mahsur kaldım,
sen yemeğini ye bekleme'' diye :)) Barmaid suzi iyleşmiş, aslanlar gibi işinin
başındaydı, hemde bomba gibi bir kokteyl ile, ''kolyoz kokteyli'' bu
içki artık barın specialitesi olmuştu. Suzan suzi formulü, arkadaşı
İbram çavuş allahına emanet olurken, kollarında son dakikada kulağına
üfürmüştü, ve bir sır gibi saklıyordu bileşimini. Yani Muallanın şanı şöhreti bu kadar yayılırda
Angaradan duyulmamı, tabi ki duyulur, Şahmeran Zeyna kolları sıvamış,
orda bir gece yapmak için geniş çaplı bir organizasyona girişmişti.
Ne var ki önce tarihi bulamamış, sonra tarihi yazdığı kağıdı
bulamamış, daha sonra aradığı kimseyi bulamamış ve en sonunda
neyi aradığını bulamamıştı. BaBa bak şöyle yapalım, biz
emmimle saat birde oturuyoruz içmeye gelenler gidenler, burdayız
bekleriz işte :=)) Asya kızıda cadıydı madıydı ama fedakar
kızdı canım, bayramda o sıkışık zamanda her işe koşmuştu.
Hatta aynı anda iki işe birden, bir ara mutfakta haldır haldır
bardak sabunlarken, diğer yanda avaz avaz türkü çığırarak Yazması oyalı, kundurası boyalı bar tarafına bile yetişmişti. İstanbula
etekleri zil çalarak, sevinç içinde dönmüştü, çünkü BaBası Muhtar emmi nihayet ayatının işine kavuşmuştu,
DJ likte yepyeni bir çığır açmıştı, ''maniniz yoksa Muallaya takılmayın''
artık barın sloganı olmuştu. İki şarkı arasında patlatıyordu
bir mani:)) mesela İzmirin kavakları // Üzümdür çardakları
// Zülüfleri ak ak olmuş // Ol kınalı parmakları Yada İstanbul dedikleri // Kolyozdur yedikleri //
Yiğidim aslanım burda içiyor // Asmalıdır gittikleri gibisinden Barın kapanma saati yaklaştığında müşteriler
BaBa dan türkü dinlemeden ayrılmıyorlardı o da kimseyi kırmaz
damardan okurdu bi tek :))) Bakma bana öyle derin Sorma bana nerelisin Azdı yine deli gönül Yaf bu Duman da beni fena sardı be :)))) neyse esen kalın.... AYNI MİNVAL ÜZERİNE..... üstünde
durabilirmiyim Şahmeran zeyno: aaa
yeni sitenmi o baba yükliyim hemen, zaten babass yenilemiyor Şahmeran zeyno: aha
yükledi bu ne bu, 26 Mayıs 2000 de yenilendi bakın asya Asya: enter shift
enter shift enter shift enter shift enter enter enter ufffff yine NE CEZALAR, NE ÇÖLLER GÖRDÜM Gülorotti
Muhtar, her yumruk indiğinde masaya yerinden bir hopluyordu; yahu,,, bu
kıza ne Dottore
Ati: Durun bakalım bi dak. çok üstüne vardınız bana bırakın işi
ben psiko-nörotik Asyabella:
ama BaBaaa sen yıllardır kızları alıyon bizim hiç sesimiz çıkıyormu Tam
o sırada Don Rıfkı, kırmızı mustangi ile kapıya zırt diye dayanmış,
vart vart kornayı Asyabella,
basma gelinliğini şöyle bir savurttu, balkondan aşağı sarkıp, Don
Rıfkı beyy!! Don
Rıfkının yüzünde ki beşüş gülümseme dondu kaldı, öfkesindem
önce bir sarardı, sonra ADA SAHİLLERİNDE BEKLİYORUM... Tek
bir masa kalmış onda da karşılıklı iki kişi oturmuşlar içmeye
devam ediyorlardı, iki can dost... Muhtar,
evet yahu, bende ep merak etmişimdir,,,biz niye habire Muallayı
sandala atıyoruzda,,, Bir
dakika yanlız uyarmayı unuttum bu nöbetçi iki sarhoş muhabbetidir,
ona göre hoş görün :)))))) BaBa:
bak taktım şimdi bu Şadiye'ye yaf, ağa kızımı, asker kızımı,
kaymakam kızımı, çeçen kızımı BaBa:
evet yahu nasıl da unutmuşum birde Mehtap vardı değilmi, onu da
uyandırmayalım diye az BİR HIŞMINAN GELDİ GEÇTİ PEH PEH PEHH.......
ÇIRAK ARANIYOR
Muhtara köy hizmetlerinde yardımcı olacak
Dertleriniz itina ile dinlenir, çözüm parmak Muhtarın
dertli hanım kıza cevabı; Dertli
köylü; Dertli
hanım kız; Dertli
köylü muhtara; Muhtar
dertli hanım kıza yazıyor; Hanım
kız bayılacak halde, hüngür hüngür ağlayarak Muhtar
yazıyordu, bir dakika laptopum çalıyor, BaBa dır mutlaka, ve ekrana
bir kağıt asar Bir
hışmınan geldi geçti peh peh peh |