ASYA'DAN İNCİLER01   ASYA'DAN İNCİLER02   ASYA'DAN İNCİLER03  ASYA'DAN İNCİLER04
OSMANLI DÖNEMİ  DR. ÇELEBİLER  ÇEŞİTLEMELER  ZIRDELİ  BİZDEN BİRİLERİ  HERŞEYMİ YALAN
DON KİNGLEONE  ANADOLUDA  BAŞMUHTAR:=))  SİBİRYADAYIZ    EN YENİLER

MUHTARIN SEÇİM MARATONU BİTMİŞTİR:=)))

MEYDAN GÜMBÜR GÜMBÜRDESİN....


Şahanlar, Gül Partisi, milletvekili aday adayı muhtar, seçim kampanyasını yürütmek üzere, köy kahvelerini, odalarını, meydanlarını tek tek dolanıyordur. Can dostu BaBa, büyük bir destekle onu yanlız bırakmamıştır tabii, anadolunun tozlu yollarında. Posterler, afişler, el ilanları bastırmış, rozetler, bayraklar hazırlatmış, bir seçim minübüsü kiralamıştır. Eh asya kızıda emmisi için elinden geleni ardına komamış, bir cıngıl kasedi hazırlamış, seçim minübüsünün hoparloründen, avaz avaz, bangır bangır türküsü yayılıyordur, köy meydanına her gittikleri yerde.


Beyaz gül kırmızı gül güller arasından gelir muhtarımız..

Güllerin içinden canımm, koşarak koşarak gel bizee, koylumuz

Palamızın sapını güllerle donat da

Gülünce yüzümüzde güller açsın a canım

Kırmızı gülün adı var aman aman

Senin kırmızı güllerin var aman da aman sevgili adayımız..

 

BaBa köy kahvesinde, muhtarı tanıtan bir nutuğa hazırlanıyordur, bir iki öksürür, ya kısın şu kızın sesinide az konuşayım. yaf :=)) Evet, şimdiye kadar muhtarınızdı, şimdiii vekilimiz olacak eyimiii...köylü milletimizin efendisidir, ona yan bakana bende yamuk yaparımmm... kendisini kürsüye konuşmaya davet ediyorum, şak şak şak lar filan..

 

Muhtar, biraz mahçup, biraz güleç, her zaman ki mütavazi tarzıyla, yavaş bir sesle konuşmasına başlar;


Aziz Şahanlılar, kıymetli hemşerilerim, gül partisinin güllük gülüstanlık bir parti olduğunu iddia etmiyorum, size dikensiz gül vaad etmiyorum, ama (burda muhtarın sesi yükselmiştir artık, konuşmaya ısınmıştır) Şahanlarda er evde bir asansör, ve bir kedi olacaktırr..kahvelerde yürüyen merdivenler olacak, er evin damına gül bahçesi yapılacaktır, sokaklarda kimsesiz kedi kalmayacak barınaklar yapılacaktırrr, akşamları ocak başında oturduğunuzda, artık babalar evlatlarına Ömer Hayyamdan şiirler okuyacaktırr, artık muhtarın sesi iyiden iyiye yükselmiştir, er yere vişne bahçeleri yaptıracağım, vişneleri tek tek ellerimle toplayıp, votkalarınıza koymak için suyunu sıkacağım, artık vişne suyu sıkıntısı diye bir şey kalmıyacak sevgili hemşerilerimm..


Aziz vatandaşlarım, gül partisi bir hoşgörü partisidir, size güllük gülüstanlık bir dünya değil ama, sevgi ve dostluk dolu bir dünya vaad ediyorum.


Asyanın sesi yine avaz avaz hopörlorden yükselir.(BaBa ve Muhtarın en sevdiği türküyü söyler)

 

Sevap almak için içeriz şarap

İçmezsek oluruz düçar_ı azap

Senin aklın ermez bu başka hesap

Meyhanede bulduk biz bu kemali....

esen kalın...asya...



BİZ DELİKANLIYIZ...

Katmerli gül partisinin seçim minübüsü dolandıkça anadolunun en ücra köşelerinde ardı sıra çığ gibi büyüyen bir taraftar ve gönül dostları ordusu bırakarak, yoluna devam ediyordu. Minübüsün içi ufak çapta bir karavana dönüştürülmüştü, koltuklar sökülmüş en arkaya tabiki bir çilingir sofrası konulmuştu, gündüz köy köy dolaşırlar gece oldumuydu masanın başına geçip, bir yandan içerken diğer yandan ertesi günün konuşma metinlerini filan hazırlarlardı.

Yine öyle bir gece, ay gökte parlar, yıldızlar yanıp sönerken, iki can dostu, kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ başında bir su kenarı bulmuşlar, sofrayı kurmuşlardı, in cin top oynuyor, süzan kurtlarla dans ediyordu sadece :))) asyanın cıngıl kasedi çalıyordu kısık bir sesle

Yedi tepeli şehrimde bıraktım gonca gülümü
Katmer katmer açmakta şimdi ebruli sümbülü
Dört bir yanına dizdimde yasemini, nergisi gülü
Ehe gül agacı degilsen, her geçene egilesen lo
Tut elini elimden ben dostun degilmiyem hele gurban

BaBa güldü; yaf bu kız türkülerin başını iyi getiriyor da sonuna doğru sapıtıyor  be :=))

Muhtar: içi durmuyor be BaBam napsın kızcağız, diyor zaten elim dilim durmaz huysuzam diye, esas nerden başıma sardı benim şu tebememeye girme işimi,,, yahu ben politikadan molitikadan anlamam ki,,, er bir parçamı bir yere bıraktımda oraya bırakmaya gönlüm pek razı değil yahu:))

BaBa: gönlünü ferah tut sen dostum, varmı senin gibi bir başka aday baksana, ön seçimlerde bile Şahanlardan aday olupta taa Edirne Kırkağaçtan bile oy aldın, lami cimi yok aldın halkını ardın sıra güldür güldür gümbür gümbür götürüyorsun işi, senin gibilere ihtiyacı var bu memleketin, şimdi bırak efkarlanmayı da bak yarın atman için bir nutuk hazırlamışım ki sana,

Aziz şoparlar, sevgili emşerilerim, değerli milletdaşlarım...

Şu karşınızda gördüğünüz, kolunda bir nacar saati bile olmayan, bugün doğum günü dahi olmayan muhtarınız, karıncayı bile ezmez ve hatta yollarda çizgilere bile basmaz, onu seçmekle artık yüksek yüksek tepelere ev kurulmayacak, aşrı aşrı memlekete kız verilmeyecektir, bütün kızlar ailelerinin dizinin dibinde, bütün damatlar iç güveysinden hallice olacaktır, icabında her babaya bir at, her anaya bir yelkenli, ve kardeşlere yol, su, hava durumunu bildiren yemek tarifleri dağıtılacaktır. Onu seçmekle, yanında bir demet gül, ilaveten bir kadeh vişneli votka, yetmedi bir 70 lik rakıyı da alıyorsunuz, ve toplumumuzun her kesiminden mümtaz şahıslarıda ayrıca tebememeye yolluyorsunuz, 22 lik güzeller güzeli gülpembeyimi istersiniz, yoksa aha da pala bıyıklı bir muhtarmı dersiniz, klarnetçimi istersiniz, isteyin rosalina deyin mariamagdelena deyin, deniz deyin derya deyin   burda artık kopmuşlardır, yıkılıyorlardır :))))

Zaten hemen her gece aynı şey oluyordur, öpücem öpücem abi tık yapmasana bana deyip, rakı kadehlerini birbirlerine tokuşturur, söyleyip oynamaya başlarlar.

Aman bre deryalar kanlıca deryalar
Biz nişanlıyız ikimizde bir boydayız
Biz delikanlıyız ..

aman bre , tebe kim sokmuştur aklıma seçimi, geçimi bre :)))

esen kalın…asya…

PEKİN ÖRDEĞİ GİBİ DALDIM GÖLLERE.....

Çok değerli dostum, aziz kardeşim Muhtarzade Sofu Bey,

Şu Çini memleketinde, tek eksiğimiz sizin doldurulamaz hasretiniz, candostum.

Kadehlerde rakı, nazlı beyaz
Vaniköy korusunun teşrindeki sisi
Gramofonda ince saz
Meyhane musikisi
O şenliklerden heyhat kim kaldı ki

Buradaki vazifem dolmak üzere gibi, Çin settinin boyanma işi tamamlanıyor, bu arada pilav yiyip, pirinç rakısı içmekten muzdarip olduk, insafsıza yabani enginar bile dayanamıyor. İmparator, allah razı olsun ilgisini üstümüzden eksik etmiyor. Pagadomda, Neri Tien Man, Ve Mual Çeng La, hizmetinimize sunulmuş durumda, sağ olsunlar bir dediğimiz iki edilmiyor, gak dedik pilav guk dedik çin çayı önümüzde, of dedikmi akupunktur iğnesi, masaj filan hallediyorlar işte :=))

Sizin mebus seçimleri ile pek meşgul olduğunuzu biliyorum, fekat, şu çin settine in çık dizlerimde derman kalmadı, imparatora açın bir ihale, bir asansör koyduralım şuraya dedim, şartnameye sizi de yazdırdım, seçimden evvel bir yol gelip, şu işi hallederseniz bahtiyar olurum, can dostum, muhterem ahbabım.

Meclisi Mebusuna girdiğinizde, Karpiç' de bunu ıslatacağımız günü hasretle bekliyorum.

Anlayacağınız sayın Muhtarzade dostum, şu Çin işkencesi de olmasa buralarda durmak pek zor, yani bu nasıl denir çıtır çıtır bir işkence çeşiti, bu minik minik sarı benizli çekik gözlü ceng çung larda pek kalabalıklar canım :=))) bitecek gibi değil, aziz dostum.

Görüşeceğimiz günü hasretle bekler, aziz dostum hekim Çelebi’ye de selam eder, tüm kedilerinizin gözlerinden sevgiyle busederim.

Pekin ördeği gibi daldım göllere
Sen düşürdün beni dilden dillere
Başım alam gidem Mançurya çöllerine
Ne sen beni unut, nede ben seni

Can dostun BaBazade Ahmet Efendi…



ÇOK KOLAY BaBa  YAA......

Onbir Eylül e fazla bir zaman kalmamış, aday listeleri kesinleşecektir artık, inanılmaz bir şekilde, gül kokan partinin adayı muhtarımız Indianapolis'den dahi top pardon oy yağmuruna tutulmuştur. Seçim minübüsü yurdu dolaşmaya devam etmektedir, elbette muhtarın aday olduğu, vede BaBa nın yürüttüğü bir seçim kampanyasında, Asmalı Mescit ahalisinin oy potansiyeli gözardı edilemez.

O günkü durak, Asmalı Mescittir artık koylu, nutuk atmaya iyiden iyiye ısınmış, nerde bir kürsü görse mikrofondadır, eh o gün meyhanede de yazar kasanın ardını kendine uygun görmüş konuşmasını sürdürüyordur;

Sevgili Asmalı Mescitliler, sayın içkidaşlarım ve pek azize sevgili muallalar..

Sizlere vereceğim müjdelerin ardı arkası yokturr, Asmalı Mesciti yarım günde 252. vilayetimiz yapmazsam nağmerdimm..bitmedi bundan böyle formula 1 in aha bir bacağı şahanlardan, bir ayağı taa Kırkağaçtan veee üçüncü ayağı Asmalı Mescitten geçecektir, offshore zedeler de üzülmesinler artıkk, çünküü grandprinx in bir ayağı sürekli memleketimizde olacak ve o körfez senin bu körfez benim dolanacaktır, ve hatta körfezdeki üç beş güzel artık sürekli bizim şarkımızı söyleyecektirr, öyle değilmi batur abi sende bir yorum yap, walla emmim ben derimki bizim çocuklar adam adama savunmada iyilerde, bayan bayana savunmada biraz zayıflar be, habire potanın altında çalışıyorlar oysa birde potanın üstü var, bir daha sefere saçları beyaza boyarlarsa kopartırlar bu işi derim. Evet sevgili Asmalı Mescitliler, batur abi bile bizden yana gördüğünüz gibi, burda muhtar biraz tekler, yahu BaBa nutkum tutuldu, ne diyeceğimi unuttum ,,, neydi benim nutkun sonu,,,devam ediversene yahu,,,

BaBa rakısından bir fırt alır, tamam emmim, sen araya kıstırıver asyanın bir cıngılı, ben şu kağıt peçetemi bulayım. Asya şen şakrak şakımaya başlar...

Ne aradığını bilmez her derwish gibi
Aşılmaz denilen yollardan geldim
Aradığımı bulamadım her derwish gibi
Yollar sonra tekrar kendime vardımm...

BaBa, tamam tamam kısabilirsiniz buldum,

Evet, sevgili Mesçitli Asmalılar, yok yosmalar, aman pardon ne demişim, peçete buruşmuşda,
kıymetli Asmalı Mescitliler, sizin bu yollarıda pek dar yapmışlar yaf, kolkola yürümeyelim diye,
amaaa biz yürüdük bu yollarda yanyana, yana yana, ve hatta beraber ıslandık yağan yağmurda,
Kalbe zincir vuramazlar / seni benden alamazlar / bir değil bin mualla gelse / gaptırmam seni muhtarımm.... benim koylum, benim emmim, benim can dostum demiştim ona ayakların yere bassın diye, o ne yaptııı... yollarda çizgilere bile basmadı, ve hatta demiştim ona sen inşaat mühendisi bile olabilirsin diye, o ne yaptııı... memleketin er yanına drama köprüleri kurdu, gelinsin geçilsin diye, biraz dar yapmış geçilmiyor ama siz niyete bakın, yüreğin temizliğine bakın, uçan kuşlara malum olup olup, psikolojik baskıya girmesinler, rahat etsinler diye, kendi arabasını tahsis etmiştir bu muhtar, babalara, analara, kardaşlara, ooo.. halkıyla bütünleşmiştir, çilingirle çilingir sofrasında, ındianapolisliyle yer sofrasında oturmasını bilirr, evet canım Asmalı Mescitlilerim, sen atom mühendisi bile olabilirsin demiştim ona..

şişşşşş....

çok zor BaBa yaa...

Kalkıştık bir işe, söz bir Allah bir yollıyacağız emmimi, tebememeye de, bu arada ebemin iki gözü iki çeşme, yani, belirtirim, baksana benim link şişmiş, istiaap haddini aşmışım, metro çalışmaları durmuş, oryantalimde yoktur hiç, nasıl kıvaracam bakalım bu işi...

çok çalışmam lazım çokkk

çok zor BaBa yaaa :)))))))))

esen kalın...asya...



BAŞBaBam

Hey yıllar yenilmedim size ! Hatalarım bile aynı :=)))

Evet, olan olmuştu nitekim, yine küllerinden doğmuş, dimdik ayaktaydı, binaleyh canı gönülden desteklediği, gönül dostu can dostu muhtarın, seçim sonuçları geldikçe Başmuhtar olması kesin gibiydi.

Partiler seçim karargahlarında illerden gelen sonuçları aldıkça yüzler asılıyordu, ne varki kameralar Gül Partisinin bürosuna çevrildiğinde ki manzara biraz daha farklıydı. İki beyaz saçlı adam alınlarının ortasında rakı kadehleri, ceketler düşük vaziyette bele bağlanmış, spiker her ilden gelen sonucu verdiğinde ''senin ağzını yerim ben, bu zamana kadar nerelerdeydin'' şarkısıyla, önce eller bir çak yapıyor, sonra kalçalar birbirine bir vuruyor, en son omuzlar birbirine şöyle bir değdirilip, bir fırt rakıdan alınıp, kadeh yine alınlarına konuluyordu.

BaBanın gözü bir  köşede bilgisayarın karşına oturmuş sonuçları not eden Asya'ya takıldı, elindeki ıhlamur fincanını şerefe diye kaldırak, mutlu bir şekilde güldü, seçim çalışmaları sırasında meydanlarda türkü çığırmaktan sesi tamamen kısılmıştı, bir atkıyı hacı sarığı gibi boynuna dolamış, adaçayı üstüne ıhlamur içiyordu. Kıs valla iyi oldu sesinin kısıldığı, car car başım beynim tutmuştu yaf :=)) dedi, başının üstünden fincan geçerken.

Sabahın ilk ışıklarında Başmuhtar ilk demecini veriyordu.

Değerli dostlarım, sevgili emşerilerim, eşkiya dünyaya hükümdar olmaz, rakı şişede durduğu gibi durmaz, benim elim gül dermeden durmaz, yarsız geçen ömür olmaz, manisiz muhtar olmaz. Tebememeye girmekle bizde birşey değişmez, bana yine kurşunlar sizi yine güller şiirler. Beraber yürüyeceğiz bu yollarda, beraber içeçeğiz bu masalarda, beraber gülüp, ağlayacağız bu mısralarda.

 

Biliyormusunuz, her insanın bir ''fon müziği'' olmalı, hani şöyle kendinizi güçsüz  mutsuz veya çok mutlu hissettiğiniz bir anda, ruhunuzda çalan bir melodiniz olmalı, bu beyninizin içinden çaldığı için sesinizin öyle güzel filan da olması gerekmez hani, mesela muhtarımın ''Kırmızı gülün adı var aman amann'' şeklinde bir fon müziği olduğuna eminim :))) BaBama ise nedense ''Sevdalara salan sensin//Gün geçer ömür neylesin//Hangi muradı beklersin//Dünya yalan deli gönül'' türküsünü yakıştırım hep :)))

Kendim için seçtiğim şarkı ise ''You can win, If you want'' olmuştur hep....

esen kalın…asya…