ASYA'DAN İNCİLER01   ASYA'DAN İNCİLER02   ASYA'DAN İNCİLER03  ASYA'DAN İNCİLER04
OSMANLI DÖNEMİ  DR. ÇELEBİLER  ÇEŞİTLEMELER  ZIRDELİ  BİZDEN BİRİLERİ  HERŞEYMİ YALAN
DON KİNGLEONE  ANADOLUDA  BAŞMUHTAR:=))  SİBİRYADAYIZ    EN YENİLER

Bizde kafamızda huni ile doğmadık herhalde dimi bakın ellerde ne sorunlar var. Dr. Çelebi'nin kliniği o gün çok yoğundur. Hastalar sırayla sn. Çelebi'nin muayenehanesine girip onun o güven dolu, rahatlatıcı kanapesinde içlerini dökmektedirler;

Koylu muhtar emmi: Sayın doktorum bakın önceden sizi uyarmak durumundayım ki ben eski bir Bakırköylü'yüm. Şimdi sorun şu; yıllardır içtiğim içkilerin şişelerini kıyamayıp,biriktirmişim nedense, geçen eve bir geldim hanım kedileri şişelere doldurup doldurup kapının önüne koyuyor.Haydaa ya ne oluyor dememe kalmadı bundan böyle, böyle işte ya sen ya şişelerin dedi. Yaf hanımcım ben onları sana sırça köşk yaptırmak için biriktiriyom dedimse de ikna olmadı, haliyle epey bir strese girdim.

Dr. Çelebi: Anlıyorum, desene biz çoktan cennetlik olmuşuz be dostum, aynı sorun bizde de var yaf benim aklıma şu sırça köşk işi hiç gelmemişti, yoksa vitraya mı başlasak muhtarım?

The pinky: Ay doktorcum çok gerginim,geçen gün sitede gülpembe 22 diye bir çıtır, bana demezmi ben senden daha pembeyim çatla,saçını başını yolacaktım zor tuttum kendimi elimde değil kötü oluyom onu görünce.

Dr. Çelebi: Yavrum sırayla pembeleşseniz, sonra da birlikte kızarırısınız mesele kalmaz.

Sera: Şimdi sn. Çelebi ben..

Dr.Çelebi: Tamam hanımefendi tamam sizin içinizde biz ruh bilimcilerin ''pollyanna mechanism'' dedikleri şey var bu yaşa kadar böyle gelmişiniz böyle gider yapacak bişey yok.

Héndan999: Doktor bey şimdi tablo şöyle, benimle Mars'ın en büyük emlak kralı Hüsam evlenmek istiyor ama babam  benim marsa yollanacak kızım yok diyor vermiyor.Halbuki ben artık dünyaya değişik bir açıdan marsdan felan bakmak istiyom, buna ihtiyacım var anlamıyor beni

Dr.Çelebi: Hımmm Héndan hanım,Marsdaki arsa fiyatlarını öğrenip bi zahmet sekreterime fax çekermisiniz.

The best: Bugün evden çıkmadım, telefona bakmadım, çok yedim çok ağladım,arandım bir sigara daha,saçlarımı taradım,giydim giydim çıkardım,beğenmedim güzel olmadım.

Dr.Çelebi: Deprasyondayım, unutuldummm bırak yavrum çok kıytırık bir şarkı bu.

Debis hoca: Şimdi hocam bir masa istiyom ama masa gibi olmasın,yer sofrası olsun diyom, yer masası olsun ama hocam yerde oturmıyalım istiyom hocam, şöyle 6-7 kişi olsun istiyom hocam ama 4 kişi oynayalım diyom, baba oynamasın istiyom ama BaBa oynasın diyom hocam,nasıl diyeyim hocam iyi eller gelsin diye istiyom ama kozda el almaz gelmesin diyom hocam, koz gelsin ama kız gelmesin istiyom hocam,ama hocam yaf...

Dr.Çelebi: Size Beyaz showu izlemeyi yasak ediyorum hocam, yemeklerden önce ve sonra bir doz babass sadece.

Dr.Çelebi: Ooo Asyacım hoşgeldin nasılsın? Son görüşmemizden beri varmı bir ilerleme , toparladınmı?

Asya: Sormayın Çelebicim, leylican bi tutturdu imla kuralları diye aha koca bir liste yaptım astım karşıma bi gözüm orda yazı yazıyom. Ama bütün yaratıcılığım, üretkenliğim tehlike altında mesela sabah beri bakmadığım ansiklopedi, kitap kalmadı yaf iki nokta üstüste koyarken hangisini üste koycam, hangisini alta koycam ben şimdii. Yokmudur elebakan, yerebakan, yürekyakan, havayabakan elemanları filan düzelttirsin işte. Diyom ona beni kategorize etme, kalıplara koyma, kısıtlama beni diye, ben ezelden beridir hür yazdım, hür yazarım hangi baba BaBa bana dilbilgisi öğretecekmiş şaşarım diye ama :)))))

Dr. Çelebi: Valla Asyacım ne diyeyim ki sana yine bildiğini okuyacan sen.

BaBa: Eyvallahh aziz dostum nasılsınız? Ya pekte bunalmıştık şimdi benim sorun şöyle dostum masada tek batan biri oldumu bir bıçak saplanıyor kalbime,boğazım düğüm düğüm oluyor, gözlerim yaşarmaya başlıyor elimde olmadan bir kelime çıkıyor ağzımdan''bozalım'' yaf dostum bozalım diye diye kafayı bozacam yakında.

Dr.Çelebi: Duygusalsınız dostum duygusal

BaBa: Bir sorun daha var sevgili dostum nasıl söylesem Asyadan mail geldiği zaman bende bir sıkıntı,içimde bir daralma bir gerginlik buraya kadar iyi tamam normal bir durum çünkü görüyorsunuz işte yazılarını ama aziz dostum ondan mail gelmeyince de aynı şeyler oluyor bu nasıl hikaye yaf :)))))

Dr.Çelebi: Üzülmeyin sevgili dostum ne kendinizi üzün nede onu, keşke her deli onun kadar zararsız olsa diyorum ben:)))))

esen kalın ama kafayı üşütmeyin haa....

Bizde kafamızda huni ile doğmadık herhalde dimi bakın ellerde ne sorunlar var. Dr. Çelebi'nin kliniği o gün çok yoğundur. Hastalar sırayla sn. Çelebi'nin muayenehanesine girip onun o güven dolu, rahatlatıcı kanapesinde içlerini dökmektedirler;

Koylu muhtar emmi: Sayın doktorum bakın önceden sizi uyarmak durumundayım ki ben eski bir Bakırköylü'yüm. Şimdi sorun şu; yıllardır içtiğim içkilerin şişelerini kıyamayıp,biriktirmişim nedense, geçen eve bir geldim hanım kedileri şişelere doldurup doldurup kapının önüne koyuyor.Haydaa ya ne oluyor dememe kalmadı bundan böyle, böyle işte ya sen ya şişelerin dedi. Yaf hanımcım ben onları sana sırça köşk yaptırmak için biriktiriyom dedimse de ikna olmadı, haliyle epey bir strese girdim.

Dr. Çelebi: Anlıyorum, desene biz çoktan cennetlik olmuşuz be dostum, aynı sorun bizde de var yaf benim aklıma şu sırça köşk işi hiç gelmemişti, yoksa vitraya mı başlasak muhtarım?

The pinky: Ay doktorcum çok gerginim,geçen gün sitede gülpembe 22 diye bir çıtır, bana demezmi ben senden daha pembeyim çatla,saçını başını yolacaktım zor tuttum kendimi elimde değil kötü oluyom onu görünce.

Dr. Çelebi: Yavrum sırayla pembeleşseniz, sonra da birlikte kızarırısınız mesele kalmaz.

Sera: Şimdi sn. Çelebi ben..

Dr.Çelebi: Tamam hanımefendi tamam sizin içinizde biz ruh bilimcilerin ''pollyanna mechanism'' dedikleri şey var bu yaşa kadar böyle gelmişiniz böyle gider yapacak bişey yok.

Héndan999: Doktor bey şimdi tablo şöyle, benimle Mars'ın en büyük emlak kralı Hüsam evlenmek istiyor ama babam  benim marsa yollanacak kızım yok diyor vermiyor.Halbuki ben artık dünyaya değişik bir açıdan marsdan felan bakmak istiyom, buna ihtiyacım var anlamıyor beni

Dr.Çelebi: Hımmm Héndan hanım,Marsdaki arsa fiyatlarını öğrenip bi zahmet sekreterime fax çekermisiniz.

The best: Bugün evden çıkmadım, telefona bakmadım, çok yedim çok ağladım,arandım bir sigara daha,saçlarımı taradım,giydim giydim çıkardım,beğenmedim güzel olmadım.

Dr.Çelebi: Deprasyondayım, unutuldummm bırak yavrum çok kıytırık bir şarkı bu.

Debis hoca: Şimdi hocam bir masa istiyom ama masa gibi olmasın,yer sofrası olsun diyom, yer masası olsun ama hocam yerde oturmıyalım istiyom hocam, şöyle 6-7 kişi olsun istiyom hocam ama 4 kişi oynayalım diyom, baba oynamasın istiyom ama BaBa oynasın diyom hocam,nasıl diyeyim hocam iyi eller gelsin diye istiyom ama kozda el almaz gelmesin diyom hocam, koz gelsin ama kız gelmesin istiyom hocam,ama hocam yaf...

Dr.Çelebi: Size Beyaz showu izlemeyi yasak ediyorum hocam, yemeklerden önce ve sonra bir doz babass sadece.

Dr.Çelebi: Ooo Asyacım hoşgeldin nasılsın? Son görüşmemizden beri varmı bir ilerleme , toparladınmı?

Asya: Sormayın Çelebicim, leylican bi tutturdu imla kuralları diye aha koca bir liste yaptım astım karşıma bi gözüm orda yazı yazıyom. Ama bütün yaratıcılığım, üretkenliğim tehlike altında mesela sabah beri bakmadığım ansiklopedi, kitap kalmadı yaf iki nokta üstüste koyarken hangisini üste koycam, hangisini alta koycam ben şimdii. Yokmudur elebakan, yerebakan, yürekyakan, havayabakan elemanları filan düzelttirsin işte. Diyom ona beni kategorize etme, kalıplara koyma, kısıtlama beni diye, ben ezelden beridir hür yazdım, hür yazarım hangi baba BaBa bana dilbilgisi öğretecekmiş şaşarım diye ama :)))))

Dr. Çelebi: Valla Asyacım ne diyeyim ki sana yine bildiğini okuyacan sen.

BaBa: Eyvallahh aziz dostum nasılsınız? Ya pekte bunalmıştık şimdi benim sorun şöyle dostum masada tek batan biri oldumu bir bıçak saplanıyor kalbime,boğazım düğüm düğüm oluyor, gözlerim yaşarmaya başlıyor elimde olmadan bir kelime çıkıyor ağzımdan''bozalım'' yaf dostum bozalım diye diye kafayı bozacam yakında.

Dr.Çelebi: Duygusalsınız dostum duygusal

BaBa: Bir sorun daha var sevgili dostum nasıl söylesem Asyadan mail geldiği zaman bende bir sıkıntı,içimde bir daralma bir gerginlik buraya kadar iyi tamam normal bir durum çünkü görüyorsunuz işte yazılarını ama aziz dostum ondan mail gelmeyince de aynı şeyler oluyor bu nasıl hikaye yaf :)))))

Dr.Çelebi: Üzülmeyin sevgili dostum ne kendinizi üzün nede onu, keşke her deli onun kadar zararsız olsa diyorum ben:)))))

esen kalın ama kafayı üşütmeyin haa....

Bizde kafamızda huni ile doğmadık herhalde dimi bakın ellerde ne sorunlar var. Dr. Çelebi'nin kliniği o gün çok yoğundur. Hastalar sırayla sn. Çelebi'nin muayenehanesine girip onun o güven dolu, rahatlatıcı kanapesinde içlerini dökmektedirler;

Koylu muhtar emmi: Sayın doktorum bakın önceden sizi uyarmak durumundayım ki ben eski bir Bakırköylü'yüm. Şimdi sorun şu; yıllardır içtiğim içkilerin şişelerini kıyamayıp,biriktirmişim nedense, geçen eve bir geldim hanım kedileri şişelere doldurup doldurup kapının önüne koyuyor.Haydaa ya ne oluyor dememe kalmadı bundan böyle, böyle işte ya sen ya şişelerin dedi. Yaf hanımcım ben onları sana sırça köşk yaptırmak için biriktiriyom dedimse de ikna olmadı, haliyle epey bir strese girdim.

Dr. Çelebi: Anlıyorum, desene biz çoktan cennetlik olmuşuz be dostum, aynı sorun bizde de var yaf benim aklıma şu sırça köşk işi hiç gelmemişti, yoksa vitraya mı başlasak muhtarım?

The pinky: Ay doktorcum çok gerginim,geçen gün sitede gülpembe 22 diye bir çıtır, bana demezmi ben senden daha pembeyim çatla,saçını başını yolacaktım zor tuttum kendimi elimde değil kötü oluyom onu görünce.

Dr. Çelebi: Yavrum sırayla pembeleşseniz, sonra da birlikte kızarırısınız mesele kalmaz.

Sera: Şimdi sn. Çelebi ben..

Dr.Çelebi: Tamam hanımefendi tamam sizin içinizde biz ruh bilimcilerin ''pollyanna mechanism'' dedikleri şey var bu yaşa kadar böyle gelmişiniz böyle gider yapacak bişey yok.

Héndan999: Doktor bey şimdi tablo şöyle, benimle Mars'ın en büyük emlak kralı Hüsam evlenmek istiyor ama babam  benim marsa yollanacak kızım yok diyor vermiyor.Halbuki ben artık dünyaya değişik bir açıdan marsdan felan bakmak istiyom, buna ihtiyacım var anlamıyor beni

Dr.Çelebi: Hımmm Héndan hanım,Marsdaki arsa fiyatlarını öğrenip bi zahmet sekreterime fax çekermisiniz.

The best: Bugün evden çıkmadım, telefona bakmadım, çok yedim çok ağladım,arandım bir sigara daha,saçlarımı taradım,giydim giydim çıkardım,beğenmedim güzel olmadım.

Dr.Çelebi: Deprasyondayım, unutuldummm bırak yavrum çok kıytırık bir şarkı bu.

Debis hoca: Şimdi hocam bir masa istiyom ama masa gibi olmasın,yer sofrası olsun diyom, yer masası olsun ama hocam yerde oturmıyalım istiyom hocam, şöyle 6-7 kişi olsun istiyom hocam ama 4 kişi oynayalım diyom, baba oynamasın istiyom ama BaBa oynasın diyom hocam,nasıl diyeyim hocam iyi eller gelsin diye istiyom ama kozda el almaz gelmesin diyom hocam, koz gelsin ama kız gelmesin istiyom hocam,ama hocam yaf...

Dr.Çelebi: Size Beyaz showu izlemeyi yasak ediyorum hocam, yemeklerden önce ve sonra bir doz babass sadece.

Dr.Çelebi: Ooo Asyacım hoşgeldin nasılsın? Son görüşmemizden beri varmı bir ilerleme , toparladınmı?

Asya: Sormayın Çelebicim, leylican bi tutturdu imla kuralları diye aha koca bir liste yaptım astım karşıma bi gözüm orda yazı yazıyom. Ama bütün yaratıcılığım, üretkenliğim tehlike altında mesela sabah beri bakmadığım ansiklopedi, kitap kalmadı yaf iki nokta üstüste koyarken hangisini üste koycam, hangisini alta koycam ben şimdii. Yokmudur elebakan, yerebakan, yürekyakan, havayabakan elemanları filan düzelttirsin işte. Diyom ona beni kategorize etme, kalıplara koyma, kısıtlama beni diye, ben ezelden beridir hür yazdım, hür yazarım hangi baba BaBa bana dilbilgisi öğretecekmiş şaşarım diye ama :)))))

Dr. Çelebi: Valla Asyacım ne diyeyim ki sana yine bildiğini okuyacan sen.

BaBa: Eyvallahh aziz dostum nasılsınız? Ya pekte bunalmıştık şimdi benim sorun şöyle dostum masada tek batan biri oldumu bir bıçak saplanıyor kalbime,boğazım düğüm düğüm oluyor, gözlerim yaşarmaya başlıyor elimde olmadan bir kelime çıkıyor ağzımdan''bozalım'' yaf dostum bozalım diye diye kafayı bozacam yakında.

Dr.Çelebi: Duygusalsınız dostum duygusal

BaBa: Bir sorun daha var sevgili dostum nasıl söylesem Asyadan mail geldiği zaman bende bir sıkıntı,içimde bir daralma bir gerginlik buraya kadar iyi tamam normal bir durum çünkü görüyorsunuz işte yazılarını ama aziz dostum ondan mail gelmeyince de aynı şeyler oluyor bu nasıl hikaye yaf :)))))

Dr.Çelebi: Üzülmeyin sevgili dostum ne kendinizi üzün nede onu, keşke her deli onun kadar zararsız olsa diyorum ben:)))))

esen kalın ama kafayı üşütmeyin haa....

FİLM GİBİ..

Aman yaaa... benimde her iş yarım yamalak, önce şu filme bir geri dönüş yapalım.

Haber mahalleye bir bomba gibi düşmüş, debis hoca yetişin hemamın bütün gaz tüpleri patladı diye ortalığı ayağa kaldırmıştır. O gece hepsi gül muhtarın meyhaneye toplanmış, bir hal çaresi düşünmektedirler...

 

Sağlık memuru Atilla bey bir yandan fondeep yapmakta, diğer yandan acıyla arkadaşlarını dinlemektedir, çoğu ilkokuldan beri birlikte olduğu kader arkadaşlarıdır. Gözü BaBa ya kayar

daha dün gibi, o gece mahalle kavgasında bıçaklandığında onu sırtlamış, ordan uzaklaştırmış ilk pansumanı kendi yapmış, beceriksizce attığı dikişler hala durmaktadır. Ya gül muhtar evlerinin önüne tek tek diktiği, daha da önemlisi gönüllerine ektiği o güller... hepsi de anlamış gibi boyunlarını bükmüştür o gece, jön pressin tek bir imzasını almak için peşinde dolandığı günler, eşi Bahar hanımın eline doğmuş mahallenin gençleri....

 

Bitirim somsioğul, burnundan solumakta her on dakikada bir heyyyttt bre yıkarım lem buraları hele bir yıksınlar diye nara atmakta, tespih bir yana, rakı bardağı bir yana, hasret bir yana gurbet ne yana düşmektedir...

 

Kızlar, bir masaya toplanmış pembe hayaller kuruyorlardır, Beyaz Center' a bir güzellik merkezi açacaklar, hepsi bu hayattan kurtulacaklardır...

 

Bahar hanım, Ayfer hanım, Sera hanım bile o gece kafaları çekmişler, Ayfer hanım valla BaBa

ası koymasaydın hala uyanamıycaktımm, şimdi alt katlardanmı başlarlar yıkmaya üst katlardan mı ona görebi koşu çamaşırları toplayımm demekte, Sera hanım militan günlerine geri dönmüş, yapayım bir molotof punch ı size, uçurun şu müteahhitin bürosunu diye akıl vermektedir..

 

Asya içli bir türkü söylemektedir

 

Keklik gibi kanadım süzemedim

Murad alıp doya doya gezmedim

Bu kara yazıyı kendim yazmadım

Takdir böyleymiş ağlarım

Kaderime ey, sebebim oyy

 

ayyyyhhh içim daraldı, karardı yaf ne bu, banamı sordunuz muhteremler mahalle neyim kurarken..Ehh bre press ağam senin çocukluğuna Dr. Atilla Çelebi bile inse, şu filmleri nerden icat ettin bulamaz ki..Euro ablamın sözü var yazacam dedi, seni misilliycem dedi aha getir şu filmin sonunu bakalım. Ben Caraimanoğulları Beyliğine devam.. bakalım onun sonunu kimler getirecek :))))

 

esen kalın asya


BEYAZ ATLI ŞİMDİ GEÇTİ BURADAN....

 

Tozu dumana katmış, dörtnala gelen haberci hızla yaklaşıyordur. Beyler toparlanmışlar, yine talan, istilamı var diye endişe ile bekleşiyorlardır. Atlı o kadar hızlıdır ki atını durduramayıp geçip gider, toz duman arasından bağırmaya fısat bulmuştur yanlarından geçerken; Durum çok acil !! hökümat kareyi kurmuş king için, 3 kişi eksikmiş bekliyorr !!

 

Neyse efendim piknik sona ermiştir, saraya dönülmüş, ve Moğollara bir sefer düzenleme kararı alınmıştır, iki oyun arasında..Hazırlıklara başlanmıştır. BaBaoğulları beyi Manager The Rap ı aramış selam bebek, neler meniç ettin bakalım bize, bak önceden söyliyim Otlukbeli 1000 Olimpiyat kafilesi kıyafetleri olmasın yine...

Manager The Rap: Yok, organizasyon harika bu defa BaBaoğulları beyim, savaş kostümlerinizi Mahmutpaşa Moda Günlerinden seçmişim, ayrıcaa ellerinde çiçekler kapınızda sırılsıklam görürseniz sakın şaşırmayın, Kara Murat olaraktan fahri doktor Yüreklibatırırı ayarladım, yani onunda saçlar beyaz ya görüntüyü bozmaz, savaşta şöleee ön saflarda şık durur köfthehor...

 

Böylece cenk hazırlıkları tamamlanmış, önde atlılar, ardında mancınıklar çekilere, uzun ince yollara revan olunmuştur. Miğferlerin içine yerleştirilen mikrofonlardan orduya moral olsun diye müzik yayını yapılmakta, o yüzyılın meşhur türkücüsü Asya askerleri yüreklendirmektedir...

 

Sekiz öküz bir tarlada

Verişiylermiş ha babam de babam

Acından ölen danaya da

Gülişiylermiş ha babam de babam

 

Sekizide yemiş şişmiş

Kuyruğuna kırlar düşmüş

Her birine bir köy düşmüş

Bölişiylermiş ha babam de babam

 

Üçyüzelli dörtyüz tosun

Öküz olacağı kesin

Bunlar neyle doyar düşün

Gelişiyler ha babam de babam

 

Ha BaBam de BaBam :))))))

 

esen kalın...  asya...


Asyacım, bir yazında beni Atilla Dümen yapmışın ya çok güldük. Baharla beraber olduğumuz dönemler aynı bilirim buda bizim klinik esprilerimizden. Hacettepeden bir arkadaşım yollamış. Sakın bu kabil sorunlara bakıyorum sanma. Biliyorsun benim konum çok farklı. Latife sadece bu…

MAHMUT SAF (26): Atilla abi bu size yazdığım üçüncü mail umarım bu kez yanıtlama inceliğini gösterirsiniz. Derdime gelince Taiwanlı bir hanımla 3 yıldır chatleşiyoruz ancak ben bir oturumda üç kere yani anlıyorsunuz değilmi? İstiyorum ayrıca da bu kadından aids filan olayı olurmu beni aydınlatırsaniz bahtiyar olurum.

ATİLLA ABİN: Sevgili cocuğum önceki iki mailine cevap veremedim çünkü ne zaman okumaya kalksam gülme krizim tutuyor. Nihayet kendimi zorlayıp maillerini okuyabildim.Gercekten cok sağlıklı yigit bir gençmişsin. Ancak böyle biri taa Taiwanlardan bir kız ayartırdı. Ön yazışmayı uzun tutmanı öneririm yavrucum önleminide al sen yine.

HURŞİT ELMASAL (30): Değerli büyüküm. Size bir sorunsalımı danışmak istiyorum. Sizce klavyenin boyumu yoksa işlevimi önemlidir? Derdim oldukça büyük anlıyacağınız.

ATİLLA ABİN: Bence senin idyotluğun daha önemli yavrum. Acilen bir psikiatr veya bilgisayar uzmanına görünmeni öneririm. Balans ayarı yapsınlar. Başarılar evladım.

SADIK CEVİZ (40): Sayın doktor abim. Sizce bir erkek icin hangisi daha faydalıdır? Mesir macunu, fındık, fıstık, viagra, lahana turşusu?

ATİLLA ABİN: Kıymetli yavrucum sen git günde iki paket sigara bir büyük rakı iç sonrada hangisi faydalı diye sor. Bulgur pilavı ile fasulyeden şaşma. Yanında da kuru soğan ve turşu ufff canım çekti. Öptum yavrum.

BERKANT LAKAYIT(25): Hürmetler doktorum. Bu yaşıma geldim hala bir kızın elinden tutabilmiş değilim. Ne zaman bir kız görsem elim mouse’a gidiyor. Sizce cok utangaç bir yapımmı var? Ben ne zaman bir kız ile elele gezecem?

ATİLLA ABİN: Senin gibisine düpedüz maniak de deprassive denir yavrum. Tedavisi çok uzundur Acil şifalar kardeşim.

MELAHAT MEŞAKKAT (30): Abicim cok utanıyorum. Eşimle evleneli birbuçuk yıl oldu. Daha o iş yok ortada. Eşim eve çok geç geliyor ve başım ağrıyor deyip yatıyor. Bana bir akıl verin. Ağrı kesici ne vereyim acaba çok üzülüyorum.

ATİLLA ABİN: Değerli kızım buna tıp dilinde boynuzus septomus deriz. Eminim uzman bir hekimede görünseniz aynı teşhisi koyacaktır. Tek şansın boşanıp kafası sağlam biriyle izdivacınızı yapmanızdır kızım yavrum...

BİR TANIŞMA PARTİSİ...

 

BaBa nihayet, pek arzu ettiği emmisiyle, ağasını tanıştırma işi için terasda bir yemek düzenlemiştir.Muhtar emmi vakitlice gelmiş, nefis manzarayı seyretmektedir, güneş mor harelerle güne veda etmekte, çıkan hafif serinlikte çamaşır ipinde ki çamaşırlar edayla salınmaktadırlar.. İp te mandalla tutturulmuş iki lap-top vardır, birinden billur damlalar halinde rakı süzülmekte, diğerinden ise altın damlalar olarak black label johnny walker, muhtarın kedisi güllü yerde oluşan gölcüğü yalamış, ve ikisini birden içtim inan inan içimm yanıyorr, kedi dudak kadeh, kadeh dudak sanıyor, şarap mahzende yıllanıyor, aşkın kalbimde.. şeklinde alaturka takılaraktan masada yerini almış, ya bunlar artık bıraktım dizimin üstüne yatırmayı, lap'ını filan, top olarak bile işime yaramaz demiştir. Sarhoş kedi muhabbeti bu kadar oluyor işte napalım :)))) idare edin...

 

O sırada bahçıvan aşağıdan BaBa !!! kapıda The Six Nokta Körler Society' den geldiğini söyleyen bir ağa var yolluyom yukarı diye seslenir. Teras baston sesiyle yankılanır, ağa acı içinde allahım kör oldum, göremiyorum bu genç yaşımda nasıl goflet yapıp satarım, nasıl lüfere çıkarım, ve bir eli önde hani hani nerde muhtar emmi, nerde diyerekten gelir. Allahtan mesele

BaBanın pratik zekasıyla hemen çözülür ağanın gözündeki gözlüklerin çıkarılmasıyla dünya aydınlanmıştır birden bire..Aman efendim gönül dostları can ciğer kuzu sarması, harman dalı oynayaraktan masaya kurulurlar, hepsi sıkı içiçidir haa, sohbet derince ve felsefi bir düzeydedir.

 

BaBa; ya ağam geldiğinden beri sormıyım diyorum ama, omuzuna ne oldu sırılsıklam hadi biz lap-top ları suluyos da sen?? Sorma ya can içim yandı Asya kızı omuzumda ağladıda, efeliğe toz kondurmuyor ama hala üzgün nişanlısından ayrıldığı için, bıraktığım da Müslim babadan ''Paramparçayı'' dinliyordu hala :)))))))) hayli endişeliyim anlıyacağınız. Muhtar emmi,

bende çok nasihat ettim kendisine takma güzelim saçına gülden başka şey, unut gitsin diye ama ''emmim kadın severken yaralıyor, erkekse giderken, geçeçek elbet,zaten ne  kaldı ki'' dedi.

BaBa; ya ben canlar ya ben defalarca söyledim kendisine, bak güzelim yaşın nerdeyse yarı yaşımız ama gönlün genç olmayı bilecek, dimağın genç olacak, bak BaBa na geçen ay özgürlük heykelinin gözlerine kadar tırmandım, bu ay meşaleye kadar tırmanmayı deneyecem...

 

Ve falan ve filan.... yemek faslı sona ermiş, gönül dostları dans pistine doğru yola koyulmuşlardır ::)))))))

 

Evvel zaman içinde Bodrumda bir Yalının bahçesindeki bir kavağın tepesinde bir balıkçı kral yaşarmış, kavak tepesi tabii yaşam zor, habire kunduraları suya düşermiş, balıkçı bakmış olcak gibi değil sokmuş kunduraları gömleğin içine, açmış bir mekan Memedof diye....(bak.kay.Selaahattin Sis) mezeden, balıktan zengin,sosyete orda, aha dans pisti bilem varmış. 

Neyse efendim ağalar takılmışlar mevzuu ya. BaBa bu, pisti görünce ya pilot olup uçası, yada döktüresi gelir, e partneride hızlı dansçıymış hani...

Kıvır kıvır bir sağdan bir soldan..

Kıvır kıvır......

 

Not: Bu arada sağolsun ağam bana bir nick hediye etti şöyle  *a_s_y_a*  ve de yeni bir mekan adresi bakalım ordan ne malzemeler çıkacak :))))))))))

 

esen kalın asya


AURORA YOLLAMIŞ (desene sende kaydın:=))

Yaw derler ya hani “dili insanın başına çok iş açarmış” (derler di mi, demiyolarsa da ben dedim şimdi) bizim dilimiz de başımıza bir iş açtı ki sormayın gitsin. Sen misin asyakızı’na durup dururken misilleme yaparım diyen, tarih bile affeder, asyakızı affetmiyor. Söz vermiştin yazıcan diye tutturdu. E malum biz de delikanlı hatunuz ya, söz ağızdan bir kez çıkar, yazıcaz dedik el mecbur yazıcaz. Ağzımdan çıkanı kulağımın duymaması nedeniyle sizlere verdiğim geçici rahatsızlıktan dolayı özür diliyorum, söz bi daha yapmicam.

Şimdi efenim, tecrübe (ve daha önemlisi yetenek) sahibi olmayınca, doğal olarak ne yazıcaz diye biraz düşünmem gerekti. Şöyle bir baktım Asya’nın yazdıklarına, ohoooooooo bir de ne göreyim başrollerde hep beyler, hatun kısmısı figüran durumunda. Olmaz böyle dedim, olaya ağırlığımızı koymak zamanı gelmiş (e malum hatun kısmısı olarak baya bi ağırız). (Babacık bu kadar giriş yeter di mi). 

Ve işte halloween başlıyor.........

Yurdum insanının belini büken nurtopu gibi ekonomik krizimiz elbette ki ellerinin hamuruyla tek başlarına ayakta durmaya çalışan hemcinslerimiz üzerinde de etkili olmuştur. Hem de ne etki, leyla artık alınacak istenmeyen tüy bulamamaktadır, rap müşteri bulamayan patronları için dart tahtasının 12’den isabet noktası haline gelmiştir ve euro günde iki sayfa çeviri yaparsa şükretmek için beş vakit namaz kılmaktadır. Kızlar birgün bir msn oturumunda toplanıp bu işe bir çare ararken caraiman’ın yarısının sahibi goflet ve püsküüt kralı pres ağa oturum açıverir. O ne, ağa burnundan solumaktadır.

Leyla – ne o ortim, İspanya’da çok mu kaldın kahverengi boğanın ya suyundan ya solumasından kapmışsın

Piyeştiş – ortim uğraşma zaten sinirim tepemde.....

Rap – 1561, 1562, 1563 niye pres nooldu, 1564, 1565

Piyeştiş – Apartmanda kavga çıktı, ayırmaya gittim şu an sol gözümün üstünde koca bir biftek var, 3 numaradaki hatun 5 numaradaki adama vurmaya çalışırken halt ettim araya girdim

Euro – Komşunun karısıyla komşunun kocası arasına girilmez demedi mi kimse sana daha önce, iyi olmuş

Rap – 1566, 1567 eeeee niye dalaşmışlar, 1568

Piyeştiş – 5 numaradaki adam 3 aydır her yukarı çıkışta ve aşağı inişte 3 numaradaki hatunun kapı önündeki terliğinin birini kapının tokmağına asıp nanik yapıp kaçıyomuş

Euro – peki kadın adamın terliği asmasına mı adamın nanik yapmasına mı sinirlenmiş

Piyeştiş – Terliği asmasına, o sırada kapı kapalı olduğundan adamın nanik yaptığını biz bugün kendisi itiraf edince öğrendik yoksa 3 numaradaki hatun bilmiyomuş kendisine nanik yapıldığını

Leyla – Aslında burada hatalı olan 3 numaradaki hatun, terliğini kapının önünde bırakırsan alır asarlar tabii, bilirsiniz bir nasreddin hoca fıkrasında hocanın eşeği çalınır da hani komşuları der ki sen de ahırın kapısını açık bırakmasaydınnnn salak hoca çalarlar tabe eşeğiiii, komşular haklı netekimmmm, hadi yaw king oynayalım

Piyeştiş – Bırak ortim şimdi kingi, yerine dayak yediğim adam kiracım, apartmandakiler biz aramızda terlik fetişisti istemezükkkkkk diye isyan çıkardı

Rap – 1569, 1570 yazık yahu adama, söyle kendisine ne zaman isterse gelip benim kapı önündeki terliklerimi kapı tokmağına asabilir, ama nanik yapmasın, sevmem öyle laubalilikleri

Euro – n.k.i.k.r )))) ee noolcak şimdi

Piyeştiş – noolcağı var mı, dedik adama en kısa sürede taşın, bunlar seni ibret – i alem için katrana bulayıp üstüne çingene pembesi terlik tüyü yapıştırırlar diye, taşınıcak bu hafta (ayrıca da sinirliyim, onun yumruğunu ben yedim, hatun da maşallah mayk taysın gibi)

Euro – eeeee, ev boş kalıcak yani

Leyla – sahi ortim yaw, sen de zararlı çıktın, ne kadar kira alıyodun?

Piyeştiş – 50 milyon. Sorma ortim yaw o bizim elektrik, su, telefon, market masrafı, kasap, taksit vs paramızdı, şimdi bu açığı nasıl kapatırım bilmiyom

Leyla – Euro – Rap: Neeeeeeeeeeeeeeeeee 50 milyon muuuuuuuuuuuu

Euro – Kaç oda var o evde piyeştiş

Piyeştiş – 4 oda + salon + han gibi bi mutfak + apartmanda garaj + atlar için ahır + her türlü altyapı + ...........

Rap – 1568, 1569 ayyyyyyyyyyyyyyyy şaşırdım yaaaaaaaaaaaa, ben sayarken rakam söylemeyinnnnnnnnnnnn şimdi baştan saymam lazım 1, 2, 3 ....

Bu sırada Leyla’nın ve Euro’nun aklından aynı şeyler geçmektedir. Her ikisi de evlerine 200 milyon kira ödemektedir. E malum her yerde istenmeyen tüyler vardır ve bir pc ve bir elektrik prizi olan her yerde çeviri yapılabilmektedir. Eh bu 3 hatun sanalda birbirinden hiç ayrılmadığına göre neden olmasındır da 3 ü aynı evde yaşamasındır, üstelik hiç denecek bir kira ödeyerek.........

Yahu asya, bu eğlenceli bir işmiş sağolasın

Tutarsa devamı gelicek, yoksa bu işe burada başlayıp burada son verecem ))))

Herkese sevgiler..........