ASYA'DAN İNCİLER01   ASYA'DAN İNCİLER02   ASYA'DAN İNCİLER03  ASYA'DAN İNCİLER04
OSMANLI DÖNEMİ  DR. ÇELEBİLER  ÇEŞİTLEMELER  ZIRDELİ  BİZDEN BİRİLERİ  HERŞEYMİ YALAN
DON KİNGLEONE  ANADOLUDA  BAŞMUHTAR:=))  SİBİRYADAYIZ    EN YENİLER

MUHTAR EMMİ

Bazı kişilerde doğuştan bir pırıltı vardır,lider ruhlu olurlar.İnsanları doğal bir cazibeyle etrafına toplayıp,onları yönlendirme etkileme güçleri vardır.Kimi kişilerde ise bu ışıltı zaman içinde yayılır,sine sine yağan bir yağmur gibidir,

Birikir ırmaklara,göllere,denizlere dönüşür ve sizide içine katıp sürükler gider.

Hayatınızdan çekip gittiklerinde öylesi bir boşluk bırakırlar ki affallarsınız...

İşte muhtar emmi bu insanlardan biri.O güzelim özelliklerini büyük bir tevazuyla saklar ,örter ki yada koylu çarıklılıyla bizileri kandırır bilemem:))))

Güller,şarap ve kediler...yollar yollar ve net cafelerde bir gözlüklü muhtar.

Karsın Şahanlarından ,Edirneye günün her saati her yerden karşınıza çıkabilir dostça bir merhaba demek ,bir gül vermek için..Kimseyi  ,kırdığını ,incittiğini,dalaştığını göremezsiniz tatlı bir adamdır bu muhtar..gerçek bir dost,yiğit,çelebi,yürekli,kişilik timsali,asil biri.....

O bir koylu

O bir muhtarr

O  o bir muhtar emmi

O birrr sadrazam the emmi pashaaaa....

-şiir yazmayı bilmem yahu..

- bilirsin emmim bilirsin hemde alasını :))))))

Muhtar,prestijjj,leyla,minecan,erdenerer,dr.çelebi ,somsy yaf bir harikasınız devam ne olur ,ya diğerleri uyuyomusunuz?? yok ölee oturduğunuz yerden dık dık ki:)))BaBacım bende uçan balerinim sende astronotsun(sahi daha önce niye aklıma gelmedi bir ay yolculuğu)hepimiz uçuyosda nereye konacaz mesele orda ,it's just the problem işte:))))))

esen kalın


LEYLA
Ya o hiçte size tanıttığım gibi kafasında bigudiyle doğmuş,ayna karşısında habire süslenen biri değil.Nasıl derler içi dışı bir,yüreği ağzında  doğal tatlı bir hanım.Çok anlayışlı,iyi bir dost, arkadaş canlısı..herkese yetişmeye çalışıp yardım edeyim derken de biraz kendini düşünmemiş gibi..Başka bir sitenin fanatiğiyim der ,oraları geç buralara gel buralar seni nasıl sevecek:))) Biliyorum ki sende seviyorsun türküleri;

Kerpiç kerpiç üstüne kurdum binayı
Binayı kurar iken gördüm leylayı
Leyla başıma açtı türlü belayı
Ah leyla leyla leyla etme bu nazı
Gel barışalım baban kıysın nikahı

O bir şeff
O bir maestro
O bir ortiiimmm
O o bir leylaaa ,bas bas paraları leylaya bi dahamı gelecez dünyayaaa....


QUESERA
“Sen sitenin en hanımefendi,en nazik,en güzel nadide gülüsün” bu sözler bana ait değil onu çok seven bir dostunun ağzından..Gerçekten kibar biri birkaç  kez kendisini oyuna davet ettim ya hiç üşenmeden 'çok saol,oynamıycam size bol şans' diyor her seferinde.Sitenin en
eskilerindenmiş, ama oyunmuş puanmış tıkladığı yok zaten laf aramızda anladığıda yok:)) Aynı anda bir kaç iş yapmadan duramıyanlardan  Akşamları filan yoksun ablam dedim kızıma ait
zamanı
PC başında harcamam der,kıs sende tosttan başka bir iki çeşit yemek öğren yaf:)))

When I was just a little girl
I asked my mother what will I be

Will I be pretty will I be rich..
The future are not to be seen
What ever will be will be
Que sera sera....

O bir nazik kişi
O birr herkese değer veren bir hanım
O bir kağıt saymazz
O o bir anne sevgi dolu bir annee ....... 

esen kalın   asya...


BİR NOEL BaBa  HİKAYESİ

O gün her şey ters gitmekteydi, noel BaBa biraz sıkıntılı ve endişeliydi. Yardımcı meleklerin hepsi süslenmek püslenmek için uçup gitmişler, bekçi cüceler ise sözleşmeli personel olmak istiyoruz deyip grev yapmışlardı. Noel BaBa vefakar ren geyiğini kızağa kendi koşmak zorunda kalmıştı,onunda boynuzları biraz uzamışmıydı ne bu yıl, acilen bayan reni arayıp iyi bir zılgıt geçmeliydi. Buz gibi soğuk oyuncak deposundan oyuncakları bir bir seçip kızağa yüklemesi gerekiyordu. Ancak bu yıl bütün çocuklar sözleşmiş gibi, hepside o büyücü çocuğun adı da neydi hah Harry Potter ın bir VCD sini olmadı kitabının serisini istemişlerdi yolladıkları maillerde.

Noel BaBa sipariş etmiş ama daha hepsi depoya ulaşmamıştı terslik bu ya. Bu sene artık bacadan atlamamaya kesin kararlıydı yaf artık kırkını geçmişti her yıl bu yüzden bel ağrısı çekiyordu, bacadan atsa ne olurdi ki sanki imajı mı bozulurdu.. Zaten leylada bu yıl imajını değiştir demiş Kenan Işık ,Fatih Altaylı misali kirli bir sakal bıraktırmıştı ona, ya bu adamlar hep iki günlük gibi duran sakallarla nasıl dolanıyorlardı öylee. Sıkıntıyla etrafına baktı, birşeyler içse iyi gelecekti, arpa suyunu hiç sevmezdi, mayalı üzüm suyuda pek hafifti ne varsa anason suyunda dedi bir tek koydu ama yanında beyaz peynir mi yesindiii yoksa cacık mı yapsaydıı?? Üffff ki ne üfff dedi, bir kaç yıl önce aşık olduğu peri geldi aklına keşke he desydim şimdi benimle ilgilenecek biri olurdu yanımda diye geçirdi aklından. Dışarda lapa lapa kar yağıyordu, yollar felaketti yine, hava ve yol durumunu öğrenmek için rehberden no yu arandı, lanet olsun şu gözlere lazerle bi çızık dahamı attırsaydı ne göremiyordu işte..

Neysi tel i çevirdi 'aradığınız no ya ulaşılamıyor' diyordu hep aynı ses,midesi yanmaya başladı çok iş vardı yapılacak. Telefonun zili çaldığında birden neşesi yerine geldi, ancak telde ki ses usameydi 1000 euro karşılığında reklam posterini kızağına asarmıydı onu soruyordu, mide yanması gastrite dönüştü bir küfür sallayıp tel i çarptı.

Soğuk deponun ortasındaki bir koltuğa çaresizce çöktü ne vardı sanki yalan söyleyebilseydi kızağım trafikte sıkıştı kaldı veya emektar ren in ayağında sivilce çıktı filan der, çocuklarada bir site yapıp 'hoş geldin yeniyıl 'şarkısını koyuverirdi işte.. Ama yooo o noel BaBa ydı, umutları boş çıkaramaz, yalan kıvıramazdı... İşe koyuldu yeniden. Birden kapının ziliyle irkiliverdi, kapıda Asya kız soluk blue jeaninin üstüne geçiriverdiği melek kıyafetiyle 'aha patron işte yeniyıl yazım ben turneye çıkıyom'diyordu.

İşte sevgili dostlar,nasıl derler melekçikleri boyunlarından tutup noel ağacına asma geleneği böylece başlamış oldu  :))))

hepinize iyi yıllar, esen kalın, asya…
 

The New Version off the BaBa's Hits and the Türkü's stories (without touching at water and sabuna)

BaBa bu defa kumu iyicene karmış, sitenin duvarları bi güzel kireç tutmuştur. Aha şöyle ortaçağdan kalma sağlam bide asma kilit bulmuştur kiii artık değil top ,tüfenk hakır,makır kimsecikler yan gözle bilem onun piciye pardon citiye bakamazlar. Yanlız bu arada İstanbuldan gelen nar ve ayvalar suyunu çekmiş tek bir kalan elmada yuvarlanıp gidip beşiğe dayanmıştır. Haliyle bebek uyanmış ve ağlamaya başlamıştır.

BaBa : Köylüm,muhtarım ,emmim ,can dostum kolum kanadım koptu yaf citiyi düzeltecem diye az salla şu beşiği bide ninni söyliyiverde uyusun bebe.

Muhtar emmi:Ne feryad edersin crazzy bülbül / Senin bu figanın my mom gül happye kalsınnnn yahu babam bülbüllerinde huyu değişmiş altın kafese koyduk ''ohhh ne rahat''diyor ,hayır korkarım şu Urfanın dağlarında gezen kekliğin de ahlakını bozacak.

BaBa:olmadı be canım dostum senin ses kalın geldi bebek iyicene korktu baksana bir avaz yerde bi avaz gökte, Asya yı bulsak o bilir nenniyi ama.. Asya kız işte tam da gerektiği zamanda yıllık sürgün iznini kullanmak üzere Yemen çöllerine gitmiştir ,yok çöl havası ona iyi geliyormuşta ,zihnini açıyormuşta filan işte..ama arabın yallellisine esir düşmüş emmisine ve babasına acıklı mailler atıp kurtarın beni buralardan diye yazıyordur.

asyanın mail:

DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM
YİNE TAZELENDİ YÜREK YARASI
BEN BU DERDE HANDE DERMAN EDEYİM
MEĞER DOST ELİNDEN OLA ÇARESİ

BaBanın cvp mail: du kız dellenme stop this is man's world stop kurtarmaya gelecez stop fazla kıpraşma stop.Neyse muhtar emmiyle beraber  ''orda bir köy var uzakta''türküsü eşliğinde yol hazırlıklarına başlarlar.Çerkez kaymakam görünen köy kılavuz istemez yol ister,su ister,elektrik ister demiş topal atını emirlerine vermiştir. Yolculuk Bitez yalısından başlar ilk durak Ankara dır.

Asyanın mail:

DEYİRDİN BAHARDA GÖRÜŞERİK BİZ
BAHAR GELDİ GETDİ SEN GELMEZ OLDUN

from the  Ankara blue net cafe:Bizde adet böyledir stop beautifulu ağlatırlar stop daha bahara çok var stop bindik bi alemete stop gedeyos gıyamete stop fidayda da stop.Yol uzun,zorlu ,meşakkatlidir Konya ya varırlar zarına zoruna ancak Leyla ,Konyalıdan başkasına bastırmam deyince ,dostlarımız çaresiz vefakar vesikalı yar Muallaya varırlar ama o da uyanmış ''bastınız paraları Leylaya al işte şimdi gordunnuuu gordunnuuu''demiş ,alınlarında bıçaktan derin yaralarıyla çaresiz yollara revan olmuşlardır.

Asyanın mail:

WHENEVER,WHEREVER
WE'RE MEANT TO BE TOGETHER
I'LL BE THERE AND YOU'LL BE NEAR
AND THAT'S THE DEAL MY DEAR
THEREOVER,HEREUNDER
YOU'LL NEVER HAVE TO WONDER

from the Konya blue net cafe: Perişan hallarım stop gitmediğim yol kaldımı stop yük edip de çekmediğim stop yük kaldımı stop.Bir sonraki durak Muş'tur ancak yolu yokuştur ,muhtar emmi, babam hayvan terli gitmem diyor bi mola alsak der.Neyse havada bulut yoktur gecelerler ,ertesi gün zorlu yolculuk ,anadan babadan yardan ayrı şu Urfanın dağlarında keklik misali devam ededurur.Emmi asi ve mavi sabahlar isterim deyince dere kenarına inmişler aha ordan da bi kazık, eşkiya ile kekilli bir olup giysilerini çalmıştır bu kez de.

Asyanın mail:

TÜRLÜ DONLAR GİYMİŞ GÜLDEN NAZİKTİR
BÜLBÜL ÇEVREYLEME GÜLE YAZIKTIR
ÇOK HASRETLİK ÇEKTİM BAĞRIM EZİKTİR
GÜLE GÜLE GELİR CANLAR PARESİ

from the Urfa blue net cafe:bırak şimdi donu paçayı stop tebdili faça stop sabaha akşama stop ordayız stop.Herneyse dağlar ,tepeler,ırmaklar ,denizler aşılmış Asyanın bulunduğu esir kampına Yemene ulaşılmıştır en nihayetinde . Muhtar çok mutludur çünkü adı Yemendir,gülü çemendir.. Fakat o da ne asya selamm emmim, babam bakın size kimi tanıştıracam der. İşte bu Notre Damın kamburu çok iyi biri ,o bana su verdii der...BaBa nın o yorgunlukla tepesi atar, de get deli kız ,get edecek another boy friendmi bulamadın elin Quasimodosuna sarktın yaf der., ama bababaaa yağmur yüreklim ooo ,bana su verdii ne olur ne olur onuda memlekete götürelim der asya..

BaBa, alla alla ya oldu gel bakalım in my pocket sende yurdum insanı olda gör gününü der. Zorla güzellik ''güzellik salonunda''olur diyerekten notre dame ın kamburunu Leylaya teslim ederler ve nihayet az soluklanmak için asyanın türkü bara kapağı atarlar......

sabah sabah bu kadar kıtır atılır yahu esen kalın...)))))))

Bir insan gider de niye ceviz ağacı olur???hiç merak edip kendinize veya birine hiç sordunuzmu niye,neden ceviz ağacısın sen diye ??

Once upon a time there was a man diye başlar....

HİKAYE

Benim doğduğum köylerde
Ceviz ağaçları yoktu
Ben bu yüzden serinliğe hasretim
Okşa biraz!
BU NE BİÇİM HİKAYE BÖYLE
HASTAMISIN NESİN BANA SÖYLE
Abartıyon ama herkesler senin 45 m y.mimar Ankara
olduğunu biliyorrr..

Benim doğduğum köylerde
Buğday tarlaları yoktu
Dağıt saçlarını bebek
Savur biraz!
GEL GİDELİM GÜNEYLERE
YENİLENİP DİNLENMEYE HADİİİ.....
Yok ya hani koakada OP,elektrikler kesilince
laptOP,çıtırlar içinde lolipOP tun :)))

Benim doğduğum köyleri
Akşamları eşkiyalar basardı
Ben bu yüzden yanlızlığı hiç sevmem
Konuş biraz!
BAŞARISIZ OLDUNSA OLDUN
YIKMA KENDİNİ ZATEN YORGUNSUN

Ahlak masası şefi yani tut kolundan çek getir eşkiyayıki hüp diye :)))

Benim doğduğum köylerde
İnsanlar gülmesini bilmezdi
Ben bu yüzden naçar kalmışım
Gül biraz !
YA BU DEVEYİ GÜDERSİN YA BU DİYARDAN GİDERSİN
YA VAZGEÇER UNUTURSUN YADA YOLUN AÇIK OLSUN

Goleymi kayıp kentin hem yakışıklısı hemide ozanı olmak

Benim doğduğum köylerde
Kuzey rüzgarları eserdi
Hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır
Öp biraz!
BU FELEK KİMİNE KAVUN KİMİNE KELEK YEDİRDİ
SEVİNİPTE ŞIMARINCA SANA DERHAL BİLDİRİLDİ

e tanrı sana kıyak geçmiş işte daha ne istiyon:)))
Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!

HANİ NERDE O CANIM GÖZLER
HANİ NERDE VERDİĞİN SÖZLER
BOĞULDUM BEN GÖZYAŞINDA
ELLERİMİ TUTAN ELLERDEN
SORARIM KENDİ KENDİME
ELİMİ TUTAN EL NERDE HANİİİ....

esen kalın  asya....

Sakın dokunmayın bana rahat bırakın sürüp gitsin bu
rüya uyandırmayın!!!!!

Ne geceler ne gündüzler gördüm
En vazgeçilmez yeminlerden döndüm
Görmedim senin gibi,sevmedim hiçkimseyi senin gibi

GELMEMEK VARDI NE MÜMKÜN
MECBURDUM ,ÇARESİZDİM
SEN ÖZLEMLİ ,SICAKTIN
ALIP BİR DELİ YÜREĞİ AVUCUMA
KAPINA GELDİM DELİ DİVANE
UZAK UNUTULMUŞ DİYARLARDAN
UZAK UNUTULMUŞ TÜRKÜLERLE

Ne sevdalar ne ümitler gömdüm
Aşkı yalansız duygulardan ördüm

GELMEMEK VARDI NAÇAR
KALKIP GELİVERDİM BİR AKŞAM ÜSTÜ
UZAK UĞULTULU ŞARKILARLA
UZAK UĞULTULU KARANLIKLARDAN
TÜM SEVGİLERİN SICAKLIĞI İÇİNDE
TÜM ÖZLEMLERİ DİNDİRMEK İÇİN

Sen vaktinden çok sonra gelen
Sevdalı bir yağmur gibisin çisil çisil gözlerinden
Sen çıldırmış şairlerin titreyen mısralarında
bahsettiği birisin

GELMEMEK VARDI HİÇ GELMEMEK
ANLADIM GEÇ İNEN YAĞMURDUM BAHÇENE NE
ÇARE.....


bu parçayı dinlediğimde hep ağlıyorum nedense..

esen kalın asya…


O : Silifkenin yoğurdu ,kız asya durup dururken seni kimler doğurdu?? Bak sakın Silifke yöresi beni çok tutuyor ,okuyor diye komiklik yapmaya kalkma cidden kafam bozuk sana

Ben : Ne bağrınıyon ya.... her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır bizde üstümüze başımıza döke saça yiyoz işte ne var bunda, icabında bizde yiğit bi kalemiz ..

O : Ayıp denen bişey vardır ama ya adam ne koysa sitesine ertesi günü zıplıyon hemen didik didik ediyon mecburmu alem senin yazıları okumaya,kır dizini yaz günlüğünü işte ne yolluyon mamass and babass a filan.. hem sen imzanı atarken bile imla hatası yaparsın be

Ben : Dünyada her yazılanı herkes okusaydı yani severek okusaydı hiç sınıf, kültür ne bileyim eğitim sorunu filan olmazdi ki..

O : Ama olmuyorki güzelim olmuyor ki adam hergün diken üstünde, ha bugün ne batırdı, yarın ne batıracak, başıma ne renk çorap örecek, bu kabak nerde nezaman başımızda patlıyacak, ülser filan olacak korkarım bu gidişle

Ben : ya bak belki sen farkında değilsin ama bazen başına buyruk öyküler yazmak, bazen yalpalıyarak şiirler karalamak e bazende abukluk yarışmasında birinci gelecek yazılar yazmak o kadar kolay ve okucu ile bulaşan bişey değil..

O : Ay ölcem, valla ölcem okuyucuyla buluşmak demezmi yahu sen kendini ne sanıyon köşe yazarı filanmı, hani utanmasan acık açılın şuraya ilişeyim diyeceksin be, iğneyi batırcağına otur da söküğünü dik sen

Ben : yav biliyon işte dikiş mikiş anlamam ancak kazaklarımı elde yıkamayı bilirim, birde her yeri kloraklamayı işte, geçen akvaryumumu da klorakladım aha baktım benimkiler melek balığı olmuşlar göğe yükseliyorlar.. krize giriyordum inan..

O : Neden yazıyon o halde ha neden? birikimmi, geçmişle hesaplaşmamı, çağdaş kadın olma hevesimi,bir başkaldırımı yoksa gösterişmi ne, neden?

Ben : Yani şöyle Shakespeare ile kırkılmak için değil tabii ki nasıl denir kimi zaman bir akşamüstü esintisi, kimi zaman bir kuşluk vakti simit ve çayı, kimi gecelerin sarhoşluğu, kimi kez içimdeki o bana özgü kaosu ne işe yarayacağını hala kestiremediğim dinamizmimi doğru kullanmak adına kimsenin canını yakmadan,yağ çekmeden samimi ,içten bişeyler olsun diye işte.....

EVET 06 BaBa… KAPININ TAMAMEN KAPALI OLDUĞUNDAN EMİNMİSİN? ŞİMDİ BİZE BİR KEZ DAHA YÜKSEK SESLE KİMİ ELEMİŞ OLDUĞUNU SÖYLERMİSİN.. BENİMİ? ONUMU????

esen kalın asya

06 BaBa’nın Cevabı: (Bu yanıt BaBa tarafından bizzat verilmiştir). SENİ ELERDİM TABİİ ASYAKIZI. Hatta elemek ne kelime, eledikten sonra eleğide duvara asar, seni Fizan Çöllerine sürerdim. Nedenleri:

1. Cümlelere büyük harfle başlanır.

2. Noktadan sonra bir boşluk verilir.

3. Virgülden sonrada bir boşluk verilir.

4. Virgülden ve noktadan önce boşluk verilmez.

5. Noktadan sonra büyük harfle başlanır.

6. İki nokta üst üsteden önce değil sonra boşluk verilir. Büyük harfle başlanır.

7. Soru işaretinden önce değil sonra boşluk verilir. Büyük harfle başlanır.

8. Sana konservatuvarda sade notamı öğrettiler?

9. Yoksa konservatuvar mezunuyum diye bizimi yiyon?

10. Nasıl becerdin bende anlamadımda, web siten hayırlı olsun:=))

DE HADİ GİT ŞİMDİ FİZAN’A:=)) Bak gene küsüpte Emmim’e ağlamaya kalkma:=))

Hişt pişt Neler Olıuyor Evinde final günü; Şahanlar Winter Resort Kulubesi

Evet elenen elenmiş finale 03 asya kızı, 06 BaBa, 10 numara muhtar emmi kalmıştır. Bir taraftan yemek hazırlığı vardır. BaBa kendi elcağızıyla fasulye pilaki yapmış ama havuç olarak asyanın yaptığı kardan adamın burnunu doğradığı için mutad bir çıngar çıkmıştır. Muhtar emmi telaş içinde aman şunları ayırayım derken merdivenlerden yuvarlanmış kolunu incitmiştir. Şimdi BaBa, lasonille onun kolunu ovuyor asyada avutmak için türkü söylüyordur;

SİNİ SİNİ TEPSİLER
HASTADA OLAN İNİLER
ALDI GİTTİ YARİMİ
DENİZDEKİ GEMİLER
SANA HİÇ KIYAMAMMM

emmi yattığı yerden başını kaldırır ve kedilerimi bile daha kolay idare ediyom yahu sizden, ne zaman hırlaşıyor ne zaman barışıyorsunuz anlamadım gitti:)) Yaf emmicim ne yapayım taktı bi kere dil bilgime, bide dilim çok uzunmuş yaranamıyom hiç. Bak asya gızı gözünü seveyim allasen bu gece tut şu dilini de ağzımızın tadıyla son gece yiyelim, içelim, söyleyelim işte ....

Herneyse BaBa ve muhtar emmi masada fasulye pilakilerini yer,rakılarını içerlerken asyada bir köşede tek ayak üstünde türkü söyleme cezasına çarptırılmıştır.

06 BaBa: Yaf can dostum hatırlıyormusun geçen yıl Muallayı sandala attığımızda neydi o mehtap be

10 muhtar: Mehtaplı gecelerde hep seni andım / belki gelirsin diye boş yere yandımm

06 BaBa: Hayır bu kadar zaman Mehtap gözümüzden nasıl kaçmış da tavlamamışız şaştım bizim şanımıza

10 muhtar: Bir bahar akşamı rastladık sizeee/Bakınca derinden gözlerinize / Neden başınızı

öne eğdiniz / ya bunca zamandır nerelerdeydinizz

06 BaBa: Ama kıyıya yaklaşırken abisini görünce Adalara kadar ne biçim kürek çekmiştik dimi

10 muhtar: Anasına bak babasından dayak ye, Muallaya bak abisinden dayak ye ahhh felek ahh kimine kavun kimine kelek işte

03 asya: Yaf sarhoş muhabbeti işte ne olacak,yine çok içtiniz sabaha kadar horlıyacanız, dağdaki kurtlar bile korkup inemez oldular be

BaBa ve muhtar bir ağızdan sennn sussss türküüüüü !!!!!

GORDUNNUU GORDUNNUUU
GECE GÜNDÜZ GEZERDİN,HİÇ KİMSEYİ DİNLEMEZDİN
HERGÜN BAŞKA GÜZEL İLE GEZERDİN
GORDUNNUU GORDUNNUUU
GENÇLİK GİTMİŞ GORDUNNUU
RENGİN SOLMUŞ GORDUNNUU
BENZİN SOLMUŞ GORDUNNUU
BELİN DONMUŞ GORDUNNUU
HAVALARI BASMAYI GORDUNNUU
PARALARI BASMAYI GORDUNNUU
NERDE KALDI SERVETİN
NERDE KALDI ŞÖHRETİN
DÖN DE BAK AYNAYA GORDUNNUU GORDUNNUU

Bu arada oylama sonuçlanmış 06 BaBa ve 10 muhtar eşit oy alarak birinci olmuşlar, aralarında karar vererek yarışmanın ödülü bahçede duran üç tekerlekli bisikleti asya kıza hediye etmişlerdir.

esen kalın asya...

ASYA KIZI'NDAN (BİR OYUNDAN 14 ŞUBAT MANZARASI)

Maillerin tellerine kuşlarmı konarr, insan sevdiğine de yavrum bizler gibi mi yanarr :)))))


BaBa: Yine attık Muallayı sandala, zaten hiç inmedi ki haspam :))

Muhtar emmi: Ama ama canımın içi bu kedinin üstünde gül desenleri var gibi gelmişti bana, koyma yahu ikimizide kapının önüne.

Press bey: Hayatımm, hiç sana balık yağı alırmıyım, parfümünü yanlışlıkla lüfer torbasının içine koymuşum eve gelirken, problem yapma işte..

Quesera: Sürprizzz !! bu sene ki tostunun içine cheddar peyniri koydum nasıl ama..

Leyla: Bıraktım güneş mor harelerle, turkuvaz sularda kendi kendine batsın işte..

Ergunbabam: Sukut altındır ....

Bundiboy: Aha oyundayım, 14 Mart Tıp bayramıyla bir kutlasak olmazmı yaw.

Aksoyü: Gülme komşuna, dişlerin çürük gel yapalım dedik dimi..

Debis hoca: Acı patlıcanı, bi manavın çırağı çalar be hocam, sen çıkardın beni beni baştann..

Handan1001: Ev alma evi olan kız al dedik, kötü bişi mi dedik, misafir ol gel bana börekler açayım sana.

The BeSt: Damlaya damlaya bu kova akşama kadar zor fiski dolar yaf..

Somy: Beyaz atlı prensimi bekliyordum, Çerkez kaymakam topal atıyla geldi be..

İlla: İlla ki aşk arıyorumm, sağdan soldan bakmıyorum, ben karemden memnunumm..

İnciboncuk: İnci boncuk kimdeyse benim kalbim ondadırr..

LeShHatun: Ben esmeri fındık ile, ben esmeri fıstık ile, ben esmeri badem ile beslerimm, dedin dedin midemiz leş oldu yaf.

Smilingface: Hihihihihiii gülünce yüzümde güller açıyor yetmezmi yani..

Ayfer: Ay ben gene unuttum pokerdeki nikimiüüüü

Dr.Çelebi: Kızını dövmiyen, damadını zaten dövemezmiş :)) gel Baharım seninle bir ömür olalım şimdi.

Asya kızı: Bi dakka hayatım iki ilmek kaldı şimdi bitiriyorum başına ördüğüm kırmızı kalpli çorabı.

Yar deyince kalem elden düşüyor,
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lambada titreyen alev üşüyor, üşüyor
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban sevdiğim Mihriban
Tabiblerde çare yoktur yarama
Aşk deyince ötesini arama, arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban, sevdiğim Mihriban...


BİR TİYATRO BU...

Asya yok bu iş böyle olmaz, yine gömülmüşünüz oyuna, az değişiklik olsun gelin bir tiyatro oyunu sahneleteyim size demiştir. Bu iş için fedakar Leyla okey demiş ve Asyanın asistanlığını kabul etmiştir. Ne varki analarından emdikleri süt ebelerinden gelmiş, çünkü oyuncularda disiplinsizlik diz boyudur, kimi rolünü beğenmiyor, kimi ezberliyemiyor kimi provalara geç kalıyor bildiklerini okuyorlardır işte. Neyse oyunumuz Karsın Şahanlar köyünde geçmektedir piyesin adı OP BaBanın çifliğine Hop dedik tir. Oyuncular çiftlik ağası BaBa, köyün muhtarı tabi ki emmim, kahya pres bey ve muhtelif köylü rollerinde diğer oyuncular işte...Aşağı yukarı son provalara gelinmiş asya ve leyla kafayı üşütmek üzeredirler.

 

 

1. PERDE

 

OP BaBa: Ahhh !!!

oyuncular hafiften gülmeye başlarlar

 

OP BaBa: tekrar ahhh !!!

set gülmekten yerlerde sürünüyodur, kriz halindedirler

 

OP BaBa: Ahh !! ben yanlız bir çiftlik ağasıyım, tek dostum tavuklarım, koyunlarım, ineklerim.. yaf saat dört olmuş nerde viskim, 1 dak tel

 

Asya: Yapma BaBaaa sen oyunda da böyle yaparsan yandık, kapa şu teli verin viskisinide eline, hadi baştan alalım,hem biraz duygu kat şu konuşmana hadi..

 

Leyla: Asyacım, Ayfer ağacı niye ben oynıyacakmışım, hareketsizlikten ayaklarümü uyuşüyorü diyor yine

 

Asya: Ya tamam mesele etmesin kar kıyamet zaten rüzgar var deriz sağa sola yatar işte biraz.

 

OP BaBa: Ahh ahh ben yapayanlız bir kovboyum, pardon çiftlik ağasıyım, tek dostum muhtarım

 

Asya: Olmuyor BaBa olmuyorrr yine değiştirdin senaryoyu yaf allahaşkına biraz dikkat

 

OP BaBa: Tamam tamam zaten sana uyanda suç, evet başlıyorum şu yanlızlıkta tek dost sesi muhtar emmimim 2. dünya savaşından kalan land-roverının gorultusu hergün o sesi beklerim hah geldi şükür..

 

Muhtar emmi: Sahneye girer, selamlar dostum breh breh ne kar be saçlarım bembeyaz olmuş, bak ne getirdim benim kediler yıllardır biriktirdiğim çakılların arasında oynaşırken sarhoşken gömdüğüm şarapları bulmuşlar hep bir içelim dedim

 

OP BaBa: İyide kahya pres bey nerde ola ki

KORO hep bir ağızdan neredeee neredeee lüfer tutar deredeee derler

 

Leyla: Asya koşş !! yanıyos, sera ben köylü kadın oynamayı beceremem yufka açamam demiş, plastik bardak üretecem diye bizim dekor leğenleri çakmağı ile eritirken seti tutuşturmuş...

 

Asya: Alam ya kingide bilmez rol kabilyetide sıfır, köylü kadınlar mutfakta sahnesine geçelim..

 

Köylü kadınlar lelele HaTuN, kaldırı gulpah smilem, gumiş kemear ince belea BeSt, tombalacık handanım, halilim somy kadın, hoydabre aouro ve falan ve filan bir yandan ekmek yoğurup bir yandan türkü söylerler kıs dimadimm, dul dimadimmm eylendimm rahı içtimm şarap içtimm eylendimm a canım eylendimm

 

Leyla: yaf bu türküyü kim söyletiyor bunlara, bu emmimle BaBanın repliğiydi be aha ayfer şimdide rüzgar çok sert esiyorü yapraklarım düşüyorü diyor.

 

Muhtar emmi: Bak ağam şimdi köylü toplanıp bana geldi, bizim köyün kave çok demode ağanın eli tutulmaz bize şöle bi net gayfe yaptırsa derler, yakışır dostum demi, bizim köye demi

 

OP  BaBa: Neee demi mi dedin dostum demi mi aha beni Demi Moore la hemen tanıştırın, bakın böyle bir güzellik yaparsanız çifliğimde yetiştirdiğim üçgen kavun ,karpuzların hepsi köylünün billa


Asya: Aaaa  ama BaBa olmuyor yine değiştirdin yaf az dur be yok Demi Moore filan

 

Leyla: Asya kızma yine ama. sera türküyü ezberliyememiş, ben size kağıt helvadan nasıl dolar yapılır onu göstereyim diye seti oyalıyor haberin olsun

 

Asya: Hay.. keşke onu yapsaydık be ağaç, hiç olmazsa kıpraşmadan dururdu

 

Leyla: Asya sakin ol bak az otur biraz bişey diycem, bundi boy varya prova için oyundan kaldırdım sinirlendi bütün yardımcı oyuncu tavukları,horozları topuklarından vurmuş., hattta kahya press beyin lüferlerinide nerde lem bu hayvanların topukları onları da furacam diyor karıştı yine ortalık..


Asya: Ne yapalım onu sonra tek başına çalıştıralım bari, hem nerde diğer bayan oyuncular yaf

 

Leyla: Sorma canım, hepsi Küçük Asya olcez diye kaset doldurmaya plakçılar çarşısına gitmişler, ama yolu şaşırıp mısır çarşına girmişler kuşburnu, nane, ıhlamur, adaçayı allah ne verdiyse pat sepete ordan sete  , aktar dükkanına döndü burası..

 

Asya: Ya Leylacım ümitsizliğe kapılıyorum asla bitiremiyeceğiz bu piyesi galiba, bıraksamda oyunlarını mı oynasalar ne.....