|
MUHTAR
EMMİ
Bazı
kişilerde doğuştan bir pırıltı vardır,lider ruhlu olurlar.İnsanları
doğal bir cazibeyle etrafına toplayıp,onları yönlendirme etkileme güçleri
vardır.Kimi kişilerde ise bu ışıltı zaman içinde yayılır,sine
sine yağan bir yağmur gibidir, Birikir
ırmaklara,göllere,denizlere dönüşür ve sizide içine katıp sürükler
gider.
Hayatınızdan
çekip gittiklerinde öylesi bir boşluk bırakırlar ki affallarsınız... Güller,şarap
ve kediler...yollar yollar ve net cafelerde bir gözlüklü muhtar.
Karsın
Şahanlarından ,Edirneye günün her saati her yerden karşınıza çıkabilir
dostça bir merhaba demek ,bir gül vermek için..Kimseyi ,kırdığını
,incittiğini,dalaştığını
göremezsiniz tatlı bir adamdır bu muhtar..gerçek bir dost,yiğit,çelebi,yürekli,kişilik
timsali,asil biri..... O
bir koylu O
bir muhtarr O
o bir muhtar emmi O
birrr sadrazam the emmi pashaaaa.... -şiir
yazmayı bilmem yahu.. -
bilirsin emmim bilirsin hemde alasını :))))))
Muhtar,prestijjj,leyla,minecan,erdenerer,dr.çelebi
,somsy yaf bir harikasınız devam ne olur ,ya diğerleri uyuyomusunuz??
yok ölee oturduğunuz yerden dık dık ki:)))BaBacım bende uçan
balerinim sende astronotsun(sahi daha önce niye aklıma gelmedi bir ay
yolculuğu)hepimiz uçuyosda nereye konacaz mesele orda ,it's just the
problem işte:))))))
esen
kalın
Kerpiç kerpiç üstüne
kurdum binayı
O
gün her şey ters gitmekteydi, noel BaBa biraz sıkıntılı ve endişeliydi.
Yardımcı meleklerin hepsi süslenmek püslenmek için uçup gitmişler,
bekçi cüceler ise sözleşmeli personel olmak istiyoruz deyip grev
yapmışlardı. Noel BaBa vefakar ren geyiğini kızağa kendi koşmak
zorunda kalmıştı,onunda boynuzları biraz uzamışmıydı ne bu yıl,
acilen bayan reni arayıp iyi bir zılgıt geçmeliydi. Buz gibi soğuk
oyuncak deposundan oyuncakları bir bir seçip kızağa yüklemesi
gerekiyordu. Ancak bu yıl bütün çocuklar sözleşmiş gibi, hepside
o büyücü çocuğun adı da neydi hah Harry Potter ın bir VCD sini
olmadı kitabının serisini istemişlerdi yolladıkları maillerde.
Noel
BaBa sipariş etmiş ama daha hepsi depoya ulaşmamıştı terslik bu
ya. Bu sene artık bacadan atlamamaya kesin kararlıydı yaf artık kırkını
geçmişti her yıl bu yüzden bel ağrısı çekiyordu, bacadan atsa ne
olurdi ki sanki imajı mı bozulurdu.. Zaten leylada bu yıl imajını
değiştir demiş Kenan Işık ,Fatih Altaylı misali kirli bir sakal bıraktırmıştı
ona, ya bu adamlar hep iki günlük gibi duran sakallarla nasıl dolanıyorlardı
öylee. Sıkıntıyla etrafına baktı, birşeyler içse iyi gelecekti,
arpa suyunu hiç sevmezdi, mayalı üzüm suyuda pek hafifti ne varsa
anason suyunda dedi bir tek koydu ama yanında beyaz peynir mi yesindiii
yoksa cacık mı yapsaydıı?? Üffff ki ne üfff dedi, bir kaç yıl önce
aşık olduğu peri geldi aklına keşke he desydim şimdi benimle
ilgilenecek biri olurdu yanımda diye geçirdi aklından. Dışarda lapa
lapa kar yağıyordu, yollar felaketti yine, hava ve yol durumunu öğrenmek
için rehberden no yu arandı, lanet olsun şu gözlere lazerle bi çızık
dahamı attırsaydı ne göremiyordu işte..
Neysi
tel i çevirdi 'aradığınız no ya ulaşılamıyor' diyordu hep aynı
ses,midesi yanmaya başladı çok iş vardı yapılacak. Telefonun zili
çaldığında birden neşesi yerine geldi, ancak telde ki ses usameydi
1000 euro karşılığında reklam posterini kızağına asarmıydı onu
soruyordu, mide yanması gastrite dönüştü bir küfür sallayıp tel
i çarptı. Soğuk
deponun ortasındaki bir koltuğa çaresizce çöktü ne vardı sanki
yalan söyleyebilseydi kızağım trafikte sıkıştı kaldı veya
emektar ren in ayağında sivilce çıktı filan der, çocuklarada bir
site yapıp 'hoş geldin yeniyıl 'şarkısını koyuverirdi işte.. Ama
yooo o noel BaBa ydı, umutları boş çıkaramaz, yalan kıvıramazdı...
İşe koyuldu yeniden. Birden kapının ziliyle irkiliverdi, kapıda
Asya kız soluk blue jeaninin üstüne geçiriverdiği melek kıyafetiyle
'aha patron işte yeniyıl yazım ben turneye çıkıyom'diyordu.
İşte
sevgili dostlar,nasıl derler melekçikleri boyunlarından tutup noel ağacına
asma geleneği böylece başlamış oldu :)))) The
New Version off the BaBa's Hits and the Türkü's stories (without
touching at water and sabuna) BaBa
bu defa kumu iyicene karmış, sitenin duvarları bi güzel kireç tutmuştur.
Aha şöyle ortaçağdan kalma sağlam bide asma kilit bulmuştur kiii
artık değil top ,tüfenk hakır,makır
kimsecikler yan gözle bilem onun piciye pardon citiye bakamazlar. Yanlız
bu arada İstanbuldan gelen nar ve ayvalar suyunu çekmiş tek bir kalan
elmada yuvarlanıp gidip beşiğe dayanmıştır. Haliyle bebek uyanmış
ve ağlamaya başlamıştır. Muhtar
emmi:Ne feryad edersin crazzy bülbül / Senin bu figanın my mom gül
happye kalsınnnn yahu babam bülbüllerinde huyu değişmiş altın
kafese koyduk ''ohhh ne rahat''diyor ,hayır korkarım şu Urfanın dağlarında
gezen kekliğin de ahlakını bozacak. DERDİM
ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM BaBanın
cvp mail: du kız dellenme stop this is man's world stop kurtarmaya
gelecez stop fazla kıpraşma stop.Neyse muhtar emmiyle beraber
''orda bir köy var uzakta''türküsü eşliğinde yol hazırlıklarına
başlarlar.Çerkez kaymakam görünen köy kılavuz istemez yol ister,su
ister,elektrik ister demiş topal atını emirlerine vermiştir. Yolculuk Bitez
yalısından başlar ilk durak Ankara dır. DEYİRDİN
BAHARDA GÖRÜŞERİK BİZ from
the Ankara blue net cafe:Bizde adet böyledir stop beautifulu
ağlatırlar stop daha bahara çok var stop bindik bi alemete stop
gedeyos gıyamete stop fidayda da stop.Yol uzun,zorlu ,meşakkatlidir
Konya ya varırlar zarına zoruna ancak Leyla ,Konyalıdan başkasına
bastırmam deyince ,dostlarımız çaresiz vefakar vesikalı yar
Muallaya varırlar ama o da uyanmış ''bastınız paraları Leylaya al
işte şimdi gordunnuuu gordunnuuu''demiş ,alınlarında bıçaktan
derin yaralarıyla çaresiz yollara revan olmuşlardır. WHENEVER,WHEREVER from
the Konya blue net cafe: Perişan hallarım stop gitmediğim yol kaldımı
stop yük edip de çekmediğim stop yük kaldımı stop.Bir sonraki
durak Muş'tur ancak yolu yokuştur ,muhtar emmi, babam hayvan terli
gitmem diyor bi mola alsak der.Neyse havada bulut yoktur gecelerler
,ertesi gün zorlu yolculuk ,anadan babadan yardan ayrı şu Urfanın dağlarında
keklik misali devam ededurur.Emmi asi ve mavi sabahlar isterim deyince
dere kenarına inmişler aha ordan da bi kazık, eşkiya ile kekilli bir
olup giysilerini çalmıştır bu kez de. TÜRLÜ
DONLAR GİYMİŞ GÜLDEN NAZİKTİR from
the Urfa blue net cafe:bırak şimdi donu paçayı stop tebdili faça
stop sabaha akşama stop ordayız stop.Herneyse dağlar ,tepeler,ırmaklar
,denizler aşılmış Asyanın bulunduğu esir kampına Yemene ulaşılmıştır
en nihayetinde . Muhtar çok mutludur çünkü adı Yemendir,gülü çemendir..
Fakat o da ne asya selamm emmim, babam bakın size kimi tanıştıracam
der. İşte bu Notre Damın kamburu çok iyi biri ,o bana su verdii
der...BaBa nın o yorgunlukla tepesi atar, de get deli kız ,get edecek
another boy friendmi bulamadın elin Quasimodosuna sarktın yaf der.,
ama bababaaa yağmur yüreklim ooo ,bana su verdii ne olur ne olur onuda
memlekete götürelim der asya.. BaBa,
alla alla ya oldu gel bakalım in my pocket sende yurdum insanı olda gör
gününü der. Zorla güzellik ''güzellik salonunda''olur diyerekten
notre dame ın kamburunu Leylaya teslim ederler ve nihayet az
soluklanmak için asyanın türkü bara kapağı atarlar...... sabah
sabah bu kadar kıtır atılır yahu esen kalın...))))))) Bir
insan gider de niye ceviz ağacı olur???hiç merak edip kendinize veya
birine hiç sordunuzmu niye,neden ceviz ağacısın sen diye ?? Sakın
dokunmayın bana rahat bırakın sürüp gitsin bu
SİNİ
SİNİ TEPSİLER 06
BaBa: Yaf can dostum hatırlıyormusun geçen yıl Muallayı sandala attığımızda
neydi o mehtap be 10
muhtar: Mehtaplı gecelerde hep seni andım / belki gelirsin diye boş
yere yandımm 06
BaBa: Hayır bu kadar zaman Mehtap gözümüzden nasıl kaçmış da
tavlamamışız şaştım bizim şanımıza 10
muhtar: Bir bahar akşamı rastladık sizeee/Bakınca derinden gözlerinize
/ Neden başınızı öne
eğdiniz / ya bunca zamandır nerelerdeydinizz 06
BaBa: Ama kıyıya yaklaşırken abisini görünce Adalara kadar ne biçim
kürek çekmiştik dimi 10
muhtar: Anasına bak babasından dayak ye, Muallaya bak abisinden dayak
ye ahhh felek ahh kimine kavun kimine kelek işte 03
asya: Yaf sarhoş muhabbeti işte ne olacak,yine çok içtiniz sabaha
kadar horlıyacanız, dağdaki kurtlar bile korkup inemez oldular be BaBa
ve muhtar bir ağızdan sennn sussss türküüüüü !!!!! ASYA
KIZI'NDAN (BİR OYUNDAN 14 ŞUBAT MANZARASI) Muhtar
emmi: Ama ama canımın içi bu kedinin üstünde gül desenleri var
gibi gelmişti bana, koyma yahu ikimizide kapının önüne. Press
bey: Hayatımm, hiç sana balık yağı alırmıyım, parfümünü yanlışlıkla
lüfer torbasının içine koymuşum eve gelirken, problem yapma işte.. Quesera:
Sürprizzz !! bu sene ki tostunun içine cheddar peyniri koydum nasıl
ama.. Leyla:
Bıraktım güneş mor harelerle, turkuvaz sularda kendi kendine batsın
işte.. Ergunbabam:
Sukut altındır .... Bundiboy:
Aha oyundayım, 14 Mart Tıp bayramıyla bir kutlasak olmazmı yaw. Aksoyü:
Gülme komşuna, dişlerin çürük gel yapalım dedik dimi.. Debis
hoca: Acı patlıcanı, bi manavın çırağı çalar be hocam, sen çıkardın
beni beni baştann.. Handan1001:
Ev alma evi olan kız al dedik, kötü bişi mi dedik, misafir ol gel
bana börekler açayım sana. The
BeSt: Damlaya damlaya bu kova akşama kadar zor fiski dolar yaf.. Somy:
Beyaz atlı prensimi bekliyordum, Çerkez kaymakam topal atıyla geldi
be.. İlla:
İlla ki aşk arıyorumm, sağdan soldan bakmıyorum, ben karemden
memnunumm.. İnciboncuk:
İnci boncuk kimdeyse benim kalbim ondadırr.. LeShHatun:
Ben esmeri fındık ile, ben esmeri fıstık ile, ben esmeri badem ile
beslerimm, dedin dedin midemiz leş oldu yaf. Smilingface:
Hihihihihiii gülünce yüzümde güller açıyor yetmezmi yani.. Dr.Çelebi:
Kızını dövmiyen, damadını zaten dövemezmiş :)) gel Baharım
seninle bir ömür olalım şimdi. Asya
kızı: Bi dakka hayatım iki ilmek kaldı şimdi bitiriyorum başına
ördüğüm kırmızı kalpli çorabı. Yar deyince
kalem elden düşüyor,
1. PERDE OP BaBa: Ahhh !!! oyuncular hafiften gülmeye başlarlar OP BaBa: tekrar ahhh !!! set gülmekten yerlerde sürünüyodur, kriz
halindedirler OP BaBa: Ahh !! ben yanlız bir çiftlik ağasıyım,
tek dostum tavuklarım, koyunlarım, ineklerim.. yaf saat dört olmuş
nerde viskim, 1 dak tel Asya: Yapma BaBaaa sen oyunda da böyle
yaparsan yandık, kapa şu teli verin viskisinide eline, hadi baştan
alalım,hem biraz duygu kat şu konuşmana hadi.. Leyla: Asyacım, Ayfer ağacı niye ben oynıyacakmışım,
hareketsizlikten ayaklarümü uyuşüyorü diyor yine Asya: Ya tamam mesele etmesin kar kıyamet
zaten rüzgar var deriz sağa sola yatar işte biraz. OP BaBa: Ahh ahh ben yapayanlız bir kovboyum,
pardon çiftlik ağasıyım, tek dostum muhtarım Asya: Olmuyor BaBa olmuyorrr yine değiştirdin
senaryoyu yaf allahaşkına biraz dikkat OP BaBa: Tamam tamam zaten sana uyanda suç,
evet başlıyorum şu yanlızlıkta tek dost sesi muhtar emmimim 2. dünya
savaşından kalan land-roverının gorultusu hergün o sesi beklerim
hah geldi şükür.. Muhtar emmi: Sahneye girer, selamlar dostum
breh breh ne kar be saçlarım bembeyaz olmuş, bak ne getirdim benim
kediler yıllardır biriktirdiğim çakılların arasında oynaşırken
sarhoşken gömdüğüm şarapları bulmuşlar hep bir içelim dedim OP BaBa: İyide kahya pres bey nerde ola ki KORO hep bir ağızdan neredeee neredeee lüfer
tutar deredeee derler Leyla: Asya koşş !! yanıyos, sera ben köylü
kadın oynamayı beceremem yufka açamam demiş, plastik bardak üretecem
diye bizim dekor leğenleri çakmağı ile eritirken seti tutuşturmuş... Asya: Alam ya kingide bilmez rol kabilyetide sıfır,
köylü kadınlar mutfakta sahnesine geçelim.. Köylü kadınlar lelele HaTuN, kaldırı
gulpah smilem, gumiş kemear ince belea BeSt, tombalacık handanım,
halilim somy kadın, hoydabre aouro ve falan ve filan bir yandan
ekmek yoğurup bir yandan türkü söylerler kıs dimadimm, dul
dimadimmm eylendimm rahı içtimm şarap içtimm eylendimm a canım
eylendimm Leyla: yaf bu türküyü kim söyletiyor
bunlara, bu emmimle BaBanın repliğiydi be aha ayfer şimdide rüzgar
çok sert esiyorü yapraklarım düşüyorü diyor. Muhtar emmi: Bak ağam şimdi köylü toplanıp
bana geldi, bizim köyün kave çok demode ağanın eli tutulmaz bize şöle
bi net gayfe yaptırsa derler, yakışır dostum demi, bizim köye demi OP BaBa: Neee demi mi dedin dostum demi
mi aha beni Demi Moore la hemen tanıştırın, bakın böyle bir güzellik
yaparsanız çifliğimde yetiştirdiğim üçgen kavun ,karpuzların
hepsi köylünün billa
Leyla: Asya kızma yine ama. sera türküyü
ezberliyememiş, ben size kağıt helvadan nasıl dolar yapılır onu göstereyim
diye seti oyalıyor haberin olsun Asya: Hay.. keşke onu yapsaydık be ağaç,
hiç olmazsa kıpraşmadan dururdu Leyla: Asya sakin ol bak az otur biraz bişey
diycem, bundi boy varya prova için oyundan kaldırdım sinirlendi bütün
yardımcı oyuncu tavukları,horozları topuklarından vurmuş., hattta
kahya press beyin lüferlerinide nerde lem bu hayvanların topukları
onları da furacam diyor karıştı yine ortalık..
Leyla: Sorma canım, hepsi Küçük Asya olcez
diye kaset doldurmaya plakçılar çarşısına gitmişler, ama yolu şaşırıp
mısır çarşına girmişler kuşburnu, nane, ıhlamur, adaçayı allah
ne verdiyse pat sepete ordan sete , aktar dükkanına döndü
burası.. Asya: Ya Leylacım ümitsizliğe kapılıyorum
asla bitiremiyeceğiz bu piyesi galiba, bıraksamda oyunlarını mı
oynasalar ne..... |