ASYA'DAN İNCİLER01   ASYA'DAN İNCİLER02   ASYA'DAN İNCİLER03  ASYA'DAN İNCİLER04
OSMANLI DÖNEMİ  DR. ÇELEBİLER  ÇEŞİTLEMELER  ZIRDELİ  BİZDEN BİRİLERİ  HERŞEYMİ YALAN
DON KİNGLEONE  ANADOLUDA  BAŞMUHTAR:=))  SİBİRYADAYIZ    EN YENİLER
ŞEFİN TAVSİYELERİ 1 (Leyla yollamış:=))))

SELAM ARKADAŞLAR
DYORLARKİ SEN YAZMADIN E KARDEŞİM AĞDAYA GİR ÇIK,FÖN
ÇEK PRES E EPİLASYON YAP (10 yıl daha bitmez)VAKİTMİ
VAR? E ASYA SAYESİNDE İŞLER AÇILDI ESKİDEN SİNEK
AVLARKEN ŞİMDİ SİNEKLERE ÖZGÜRLÜK ADI ALTINDA ONLARI
KENDİ HALİNE BIRAKIP KIL KÖKLERİYLE UĞRAŞMAYA
BAŞLADIK))))

EPEYDİR BaBa'MIN SİTESİNDE VE BU SİTENİN GEDİKLİLERİNİN
OYUN SİTESİNDE ACAİP EĞLENİYORUM (REKLAMA GİRMESİN
DİYE OYUN SİTESİNİN ADINI YAZMIYORUM MALUM RAKİP
SİTENİN FANATİĞİYİM)

BaBaCIM İYİKİ SENİ TANIMIŞIM YANINDA KENDİMİ ÇOK MTLU
VE GÜVENDE HİSSEDİYORUM(BU GÜVEN HİSSİ YAŞIMIN ÇITIR
YAŞI ÜSTÜNDE OLMASINDAN KAYNAKLANAN Bİ PSİKOLOJİMİ ONU
BİLMİYORUM)))))))

SEVGİLİ EMMİM EN SON TANIDIĞIM GÜZEL İNSAN SANA BİŞİ
DİİİİMMİ
'YA SEN ERKEN GELDİN YA BEN GEÇ KALDIM '

ASYACIM İLLAKİ YAZİİM DİYE TUTTURDUM AMA HENÜZ
AÇILAMADIM ZATEN BANA PİYASADA ARAP ATI DA DERLER
BUNDAN SONRA BEN DE BURDAYIM ÇOĞU ZAMAN GÜLÜNESİ AMA
BAZENDE TÜRKÜ TADINDA YAZMAK İSTERİM.
ARANIZDAKİ BİR ÇOK KİŞİYİ YENİ TANIYORUM ONLARI DAHA
İYİ TANIMAYI İSTERİM ZAMANLA Bİ MİNEYİ TANIYOM HATTA
NERDEYSE ÜSTÜNE DOKTORA VERİP MASTER YAPCAM))))))

BİDE PRES PRES PRES HAMUDUYLA LÜFER RAKIYI GÖTÜRÜP
SABAHINA YAW ORTİ BİZİM YİĞEN SAYMIŞ 9 DUBLE İÇMİŞİN
)))))) DİCEK KADAR CESUR HALA BENİ SABIRLA ÇEKECEK
KADAR DİRAYETLİ (YABEN))))))))

BU GÜZEL SİTEYE TEŞEKKÜRLER BaBa
ASYA BENDE PASIMI ATIP YAZMAYA BAŞLICAM UMARIM
SAYENDE ESKİYE DÖNERİM

LEYLAAAAAAAAAAAAAAAA


NOT:BAŞLIĞA ARKADAŞLAR DİYE BAŞLADIM HEP KAFAMI
KURCALAYAN BİR ŞEY VAR?HERKESE SLM DOSTUM,DOSTUM HG
FELAN YAZIYOSUNUZ.KLAVYE ALIŞKANLIĞIMI?UZUN ZAMANDIRMI
BİRLİKTESİNİZ? YOKSA DOSTLUK ÇOK KOLAY KAZANILAN VE
KULLANILAN BİR ŞEYMİ?
İYİ BAYRAMLAR


Çocukken deniz kenarına gittiğimde en büyük zevkim taş toplamaktı.Önce en
beyazları toplıyarak başlardım her ne demekse 'kusursuz' olanlardan,sonra
sonra gözüm taşlara alıştıkça sarı damarlılarında güzel olduğunu düşünür yaf
yeşil damarlılarda hiç fena değil derdim.En nihayet sıradan gri taşlar bile gözüme mücevher gibi görünmeye başlardı..
ve bütün taşların aslında ne kadar güzel olduklarını düşünürdüm.Bir taşın on
adım ötede aynı renk kardeşini bulur,bir başka taşın kırılmış yarısının
ayrıldığı sevgilisi olduğunu düşlemek,aynı renkteki daha büyükçe taşın
belkide annesi olduğunu hayal etmek çok eğlenceli gelirdi bana...

Dostlarımızı da öyle seçmiyormuyuz kimiyle içki içmek ,kimiyle sırlarımız
paylaşmak ,kimiyle kara günde birlikte olmak veya kimine arkamızı dönmeye
korkarak..biriyle sohbet etmekten hoşlanırızda diğeriyle dertleşmekten ne
bileyim kimiyle de hede hüde yapmaktan işte
herkesin yeri farklı ,birinin verebildiklerini diğeri veremez.Bimem
anlatabildim mi?Bilmem anlamışmıyım leylican :)))

Yapmamız gereken tek şey en sıradan gri taşlarda bile bir cevher
olabildiğini bulmak ,hayal etmek...hayallerinize pansuman yapın bakın benim
bu yazılar olmasaydı bir pressin muhtardan haberi olmaz ,seranın
leyladan,leylanın somsyden ne bileyim rapsotu tanıyamaz ,o güzelim insanlar
Çelebilerden haberimiz olmazdı,evet acık atıyorum ama bazıları isabet
buluyor mesela tuttum BaBa yı çapkının teki yaptım oysa ki o tanıdığım en
mazbut insanlardan biridir tam bir ahlak kumkuması ,ha kaşınan varsa kaşır o
da ayrı hikaye:)))))))

Leyla sen bir harikasın bak oluyor işte hadi pres,ayfer,mine ,sera
cümbürcemeat hayallerinize pansuman yapın bişeyler yazın sizlerde,BaBa yı ne
oyun oynıyacak ne de çapkınlık yapacak vakit bırakmıyalım bizim yazıları
düzeltmekten iyi mi:)))))))))

esen kalın bol bol yazın ......asya


PRESTİJJJ  YOLLAMIŞ...

Bazen bir tek söz insanı uyandırır. Kimi sözler var ki, tek başlarına
bir kitap gibidirler. Hepsinin ortak özelliği, "düşünen" insanlar
tarafından söylenmiş olması...

İşte böyle sözlerle, hep beraber "uyanmak" dileğiyle, uyuduğunun
farkına varabilmiş herkese...

Not: Doktor eşlerede dostluğumu sunuyorum.....

BaBa'cım öncelikle bu oluşum için bu imkanı sunduğun için çok tşk
ederim ayrıca bu malzemeyide güzel değerlendiren asya kardeşime
sevgilerimi sunarım..
BaBa'cım bu ilk yazım bundan sonra sanırım nerde kalmıştık:))))
diyebilecem..Şunu bilmelisiniz ki sizlerin dostluğu lüferden
üstündür:))))))))

prestijj


Selamlar,ne diycem hani ramazanda bir ara masanıza gelmiştim ,ya amma özenmişim be Leyla bayramda ilk işim bir sokak lambası bulup altında Martell içmek oldu ,kalbimde çok temiz ya ,karda yağıyordu daha ne isterim ki...(iyi de nasıl döncez yaf)

 

Neyse BaBa,site ziyaretçi sayısının 2000 oluşunu kutlamak için ( ki inşllh olmuştur)bayramda tüm aveneyi toplayıp Beyoğluna Asyanın okuduğu türkü bara davet etmiştir.....

Asya kız türküsünü söylüyor,ekip masada içiyordur;

 

Tütün aldım hendekten

Asyam hekim gelir Devrekten

                      aman hekim gelir Devrekten

Hekim buna neylesin

Asyam yangınımız yürekten

                        aman yangınımız yürekten

Alçaklara kar yağıyor üşümedinmi

Asya sen bu işin sonunu düşünmedinmi???

 

Bitince hayli ürkek ,hayli mahçup masalarına gelir öyle ya aylardır diline doladığı bu insanlar şimdi ona bi güzel ağzının payını verirse ne yapacaktır?tek tek ellerini sıkar tanışırlar...


BaBa: gel deli kız bi öpeyim seni ,herşey aklıma gelirdi de klasik müzik seven bale yapan birinin türküleri sevip bide üstüne üstlük türkü barda okuyacağını rüyamda görsem inanmazdım daha başıma neler gelecek:))))


Muhtar emmi:hele kurban ben hiç sizin güllerinizi pardon kitaplarınızı taşımışmıydım:))))))

 

Press bey:eeee dostum Asya nerde kalmıştık..bu gece lüferler benden,ayrıca size ömür boyu kremalı biskuvit de bağladım maaş olarak:)))))

 

Ayferü sultan:merhaba Asya bak bu da benim prensesim pau tanışmanızı isterim:))))))

 

Leyla:valla sayende artık daha az fön çekip daha çok yazacam daha keyifliymiş yaw:))))

 

Sera:dur bir bakayım sana ,beyin kimyanı beğenmiştim de ,fiziğin de iyiymiş yahu:))))))

 

Mine:ayyy inanmıyorummm Asya seni gördüm ve boyum bir karış uzadı mucizeee:))))))

 

Debis:hocam yaf şunu da söylesen 'Adananın yolları taştan,sen çıkardın beni beni baştan:))))))

 

Somy:gözden ırak olan gönülen de mi oluyor ne? bana bulaşmamışın 'aman başım selametttt':))))))

 

Asterix:hıh ne kendin ,ne türkülerin, ne şiirlerin ne de yazın güzel hem hangi siteymiş bu:((((((

 

Bay ve Bayan Çelebiler:bir yanda dostlar,bir yanda sımsıcak ekmek öte yanda tiryaki olduğumuz lezzetli mayi

(o nedir hocam rakımı?)))))))

 

Şafak abi:where have you been Asya before ha where??

benmi erken geldim yoksa senmi geç kaldın:))))))

 

Asya:

Gesi bağlarında dolanıyorum

Yitirdiğim yarimi aranıyorum

Bir çift selamına güveniyorum

Gel otur yanıma hallerimi söyliyeyim

Halimden bilmiyor ben o yari neyleyim

Gesi bağlarından gelinsin geçilsin

Kurulsun masalar rakı konyak içilsin

Herkes sevdiğini alsın çekilsin

Atma anam atma dağlar ardına

Kimseler yanmasın anam yansın derdime

 

esen kalın.......

ERDENERER YOLLAMIŞ...

KENDİME MEKTUP


Tipik bir sonbahar akşamında yazıyorum sana;hiç sevmediğim bir mevsimden.Gariptir,benim için tüm bitişleri resmeden şu mevsim,tüm bir dünya için yeni başlangıçlara en ideal olanıdır.Şu lanet günde
yapılabilecek en güzel şey sevgili bir dostla konuşmak olur dedim ve seninle muhabbete başladım.

Hayat benim için her zaman ki alışılmadık temposunda akıyor.Bir yerlerden yeniden başlayacağımı sandığım noktalarda,umudunu ettiğim günlerin izlerini aramakla geçiyor.Sanırım bir yerlere ve günlere geç kalışar benim tabiatımda var sanırım.Yarım bırakılmışlıklarla dolu olan hayatımı yeni başlangıçlarla sürdürmek yerine;yarım kalan öteki tarafını tamamlayabilmek için debelenip duruyorum.

Eski dostlarda eski yüzleri arıyorum;eski mekanlarda bırakılan keyifleri ne çare ki bulamıyorum...Garip
olanı akıllanıp arlanmıyorum da;inadına eğilerek bakıyorum yüzlerine.Ben yokken usul usul yüzlerine konan çizgileri tanımaya çalışıyorum.Tuhaf olan,olmaması gerekeni olduran benmişim gibi hangi gezegenden geldiğimi öğrenmek için birbirlerinin kulaklarına olmaması gereken şeyleri fısıldıyorlar; oysa bilmiyorlar hepsini duyuyorum!!!

Bıraktığım yerde ve günlerde hepimiz hayalleri peşinden birer çocuktuk.Şimdi;kimisi hayallerine çeyrek kalmanın sarhoşluğunu yaşarken, kimisiyse öfkesini en yakınlarından çıkarıyor.Hayal kurmuyor artık hiçbiri.Sorduğum zamansa artık büyümüş olduklarından dem vuruyorlar;kırküç seneye kadar da yaşlanmış olmaktan dem vurur şimdi bunlar...

Korkuyorum dostum ,oturduğum yerden kalkıpta onlar gibi,onların yolunda ama onlardan başka yöne doğru koşarken yine de onlar gibi olmaktan korkuyorum.Bu bir dönem eminim.
Devedikenlerini seviyorum,başakları...Kasımpatı mevsiminde olduğumuzu biliyormusun sen?Adı gibi kasımın sonuna kadar açar bu çiçek.Kendime eve gelirken kasımpatı alıyorum;kime aldığım ya da kimden aldığımı soruyorlar bana.Kendi benliklerini sevmiyor onlar.Kendilerini;birkaç soluk
luk almak için yol kenarlarından,güzelim dallarından ayırdıkları gül dallarına yaptıkları eziyet kadar,haince seviyorlar.

Gülü küstürmek kolay,bir kaktüsü bile sokmuyorlar part-tıme hayatlarına! PART-TIME yaşıyor hayatlarını dostum, ya da yaşamıyorlar.Korkuyorum dostum,onlar gibi olmaktan korkuyorum.Hayat bu kadar mı tahammülsüzdür mutluluklara?korkuyorum dostum korkuyorum...

Bu şehirden gideceğim diyorum;kalacaksın diyorlar.Değişmem hiç kolay değil diyorum;değişeceksin diyorlar.Sen anlarsın,inanırsın bana dostum.Gideceğim;giderim değil mi?Günün birinde şimdiye kadar hiç görmediğim o yerde sırtımı dağlara,ormanlara;yüzümü denize verdiğim o yerlerde küçük pansiyonumu kurabilirim değil mi?Hem sen de yaz tatillerini benim pansiyonda geçirirsin;tüm güzel insanları çağırırım oraya.Gelirsin değilmi dostum?

Gideceğim diyorsam,giderim değil mi dostum,sen bana inanıyorsun değilmi dostum? Teşekkürler

Erdenerer

ŞAFAK ABİ

             Bugüne kadar ne yazdıysam içimden geldiği için veya ne yazmadıysam içimden gelmediği içindi.'Yutmak' zorunda olduklarım yazarken bir daha yaşamayı veya hatırlamayı göze alamadıklarım,'pas' geçtiklerimse belki bir dostun 'giz'ni içerdiği içindi

           Bugün izininiz olursa sizlere Şafak abiyi tanıtmak biraz olsun anlatmak istiyorum öyle ya birdenbire yazılarıma girdi ve de önemli bir rol aldı.Zihinlerinizde kim bu abi diye bir soru oluşmuş olabilir ne de olsa...

Kendisi siteye çok az gelir,king fazla oynamaz esas brici çok sever ve iyi bir oyuncudur.

           Onu tanımam çok uzun yıllar öncesine dayanıyor,eğitimimde ve yetişmemde çok katkıları olmuş,değer verdiğim bir insandır.Daha çocuk yaşlarımdayken bizim okulun kapısına arkadaşlarıyla  kız tavlamaya gelirlerdi:)))o zamanlar kanı deli bir delikanlıydı.Okulda çok başarılıydı,birincilikle mezun oldu ve başarılı bir hariciyeci oldu.68 kuşağının idealist,gönlü ülkesi için bir şeyler yapmak için çırpınan ,ancak o dönemin pek çok genci gibi kırılmış,ezilmiş idealleri ellerinden söke söke alınmaya çalışılmış kırık,kırgın bir dönemin adamıydı.Kendisi tam bir aristokrattır.Asil ve mert bir adam.Az konuşur,viski ve puro içer.Hıra güre hiç tahammülü yoktur,argodan nefret eder.Hele ki bir bayanda argoya ,hafifliğe asla dayanamaz.Sevdiği kadını gözü dönmüşcesine kıskanır.Dürüstlük ve doğruluktan hayatı boyunca bir adım bile sapmadan bugünlere gelmiştir.Öylesine duygusaldır ki ve kırılmaktan korkar ki...duygularını açık edip söylediğinde,sizi karmakarışık duygularınız,alt üst olmuş beyniniz ve kasılmış karın kaslarınızla öylece başbaşa bırakır ortadan kaybolur.Ve ve tam herşey bitti dediğiniz ,çaresizlik ve ümitsizliğin sınırındayken siz, aniden bir gölge gibi yanınızda beliriverir ve farkında olmadan yangın yerine çevirdiği o savaş alanını düzene sokmaya çalışır.Şayet kendi hatalıysa özür dilemekten asla gocunmaz ve mantıklı bir nedeniz varsa da milyon kez sizi afedecek kadar zengindirdir gönlü.Allahına kadar erkekdir, ama duyguladığı zaman ağlamak hemde hıçkıra hıçkıra ,hüngür hüngür ağlamaktan asla utanmaz çünkü bir zayıflık belirtisi değildir bu onun için.

             Çocuklara,yaşlılara ,güçsüzlere karşı sevgi ve şefkat yüklüdür.Öyle ki hasta ,ateşli bir çocuğun yanına yatıp ona sımsıkı sarılırak sevgisini akıtarak iyleştirdiği gibi öte yandan yaşlı,aciz hasta bir büyüğünü yıllarca kendi elleriyle hiç yüksünmeden bakacak kadar sabırlı ve güçlüdür.

             Paylaşmak..onun için çok önemlidir ,zevk aldığı ,keyiflendiği bir şeyi sevdikleriyle paylaşmıyorsa eğer asla mutluluk duyamaz,onu için mutluluk aynı şeylere gülebilmek ve keyif alabilmektir.

             Şimdilerde emekli oldu ve bambaşka bir iş dalında çalışıyor.İçinde kendisini artık üzmeyecek,güvendiği ,sadık ve sevenlerini kabul ettiği küçüçük bir dünya kurdu kendine....bir daha duyguları asla örselenmesin ,incinmesin diye.O güzel bir adam ,güzel gönüllü asil ruhlu biri ve benim için çok değerli...

Onun o küçüçük dediği dünyasına girebilmek için yıllarca çok gayret ettim,emek verdim....belki istediğim ,arzuladığım oranda büyük değilsede onun güvenini kazanıp,bir sevgi kıvılcımı belki bir umut ,bir neşe kaynağı olmayı başardım sanırım.

          Sevgili Şafak abi biliyorum şu aralar çok yoğunsun,bazı sıkıntıların var ama ne olur şu satırlarımı okuyorsan o güzel duygularını bizlerle paylaş hiç olmazsa şu deli Asya kızı dostlar senin ağzından duysunlar.Biliyorum konuşman gibi yazmanda az ve özdür ama kalemin kendin gibi güçlüdür.

 ÇAĞRI

Güz ağacım,üzgün bakışlım,yorgun dostum
Kendinden,gönlünden ,sevmekten kaçkın dostum
Bak nasıl ilkbaharlayacak dağlar ,bayırlar
Sıçrat hele sularını......
Durgun sulardan duru can dostum 

Esen kalın Asya

BaBa’nın NOTU: Bu Şafak Abi’de bana amma benziyormuş ha…

ERDENERER YOLLAMIŞ... YÜREĞİNE SAĞLIK DOSTUM. BaBa...

Rodini bilirsiniz

Şu düşünen adamı yapmış hani
Mermerleri yontarak usule getirmiş o heykeli
Rodin gibi bizde elimize geçen çamur parçalarına
Killerle şekiller yaparız
O çamur parçalarını alır ,
Önce iyice bir yoğururuz
Ona kol,bacak,gövde kafa yaparız
Pek iğreti dursalarda,
Hiç yılmadan uğraşmaya devam ederiz
Kimi zaman kol tutturduğumuz yerden düşer,
Tekrar yapıştırırız
Sıra yüzle uğraşmaya gelir
En zor bölüm işte burasıdır
Ne gözler istediğimiz gözlerdir,
Ne de ağız-burun istediğimiz hattı oluşturur
Ama yılmayız,
Sonuçta bir heykelciktir ya amaçlanan
Tüm bir gövdenin üstüne,
Aslında ona hiç de yakışık olmayan bir surat inşaa ederiz
İşte rodin heykelleri yaratır gibi
Dostlar,arkadaşlar,yarenler ediniriz kendimize

ALINTIDIR....

AŞKA DAİR

Aşkın tanımını yapmaktan çok onu bazı sınıflara ayırmak istiyorum.

Birinci kategori ölümsüz aşklar ki bu efsanelere atfolnunan bir tür rivayettir bence. Ben yaşamadım yaşayanıda görmedim ,utopik bir hal ve durumdan ibarettir.

İkinci sınıf ki bu tiplere çok özenmişimdir ama asla olamamışımdır. Bunlar hayattan en çok keyif alanlardır. “It's raining man veya woman” şarkısı eşliğinde sık sık “düzeyli ilişkiler” yaşarlar. Gerçek bir aşk bulamadıkları için bir üzülme sebebleri dahi yoktur.Üstelik uçarı kişilerle yaşam o kadar renkli olabilirki öbür tarafta neler kaybettiğini anlıyamaz bile insan nerde kalmış ,kırılsınlar.. incinsinler...

Üçüncü kategori ise en çok acı çekenlerdir.Hayatları boyunca bir kaç kez aşık olurlar. Sevgileri ağırlık merkezidir ,24 saat çekim kuvveti olan, tüm hücleriyle severler,sevilen kişinin adının geçmesi veya ne bileyim bir tek bakışı dahi midelerine kramplar girmesine neden olur.Sevilen kişiyi kaybetme ve kıskançlık duygusunun verdiği acı ,daima aşkın verdiği o lezzete baskın çıkar.Bu insancıklarda şayet sevdiklerine kavuşamazlarsa biraz daha uzun sürsede eninde sonunda bitmeye mahkumdur bir yenisine tutulana kadar..

Dördüncü kategori ise platonik aşklardır kafanızda yarattığınız bir kahrama oturtursunuz o kişiyi.Sınırlı sorumlu kooperatifler gibidir.Sorumsuz ve sorunsuz hırıltısı dırıltısı yoktur,size aittir ,özeldir tertemizdir.Karşınızda ki kişinin sizin bekletilerinizden ve acılarınızdan haberi olmadığı için bu onu asla tedirgin ve huzursuz etmez,hemen herkes ömrü hayatında böylesi bir hayali aşka tutulmuştur....

Her ne çeşitten olursa olsun aşkın celladı zamandır.Hani 'en derin yaralar kapanıyorsa'şeklinde her derde deva gibi görünen zaman aşkı öldüren en önemli etkendir.O kimseyi ıskalamıyan zalim bir oktur.Son söz hep ona aittir.

DURDURUN GEÇEN ZAMANI
GÖTÜRÜYOR HER ANIMI
BAHARA BENZER ÖMRÜMÜZ
ÇEVİRİYOR KIŞA BENİM

ve hayatımız daima yeni bir paranteze mecburdur. Mecburen bu parantez açılacak,içinde mutlulukta olacak, acıda bulunacak mecburen , mecburiyetten....

Benim halım nicedir derseniz 3. sınıfta birkaç kez çaktık işte:)))))

esen kalın asya…

BaBacım bizlere öyle bir site yaptın ki ellerine kollarına sağlık, valla “yaslı gittim şen geldim” şarkısı gibi bişey bu rating patlaması yapmasına hiç şaşmamak lazım. Eskiden kapı gıcırtısında oynardık şimdi internete bağlanırken hani gıcık bir düdük sesi varya nerdeyse onda zilleri takıp oynıyacağız.. Pilav üstü az Shakiraa, ekmek arası bas bas paraları Leylayaa, sarıl yavrum pardon sar şurdan bi Stay with me, çek bi acılı Ne feryad edersin divane bülbüll,daha mı olmadı hani ya da benim elli dirhem pastırmamm…

Yazarlık hayatım ellerinizde yahu ,hadi pamuk eller mousa tıklayın şu Kuğu Gölüne :))))Sizlere birde sürprizim var bir resmimi yolladım editörüm koyacak siteye bundan böyle kim bu abuk ,yamuk prenses demezsiniz iyimi??

Dün debis hocayla tanışmak şerefine nail oldum nihayet,kendisi tahminleriminde ötesinde gentelman,nazik biri evlilerin salonuna damsız girilmiyormuş beraber gidelimde bir oyun yapalımmı dedi vaktim yoktu üzgünüm ama bir gün mutlaka bir oyun yapacaz söz hocam..Yanlız kendisinin benden bir şikayeti var onu Şeyhülislam the debis hoca yaptığımdan kelli siteden bazı sorular alıyormuş,mesela:

davul tozu: yeryüzünde bu kadar taş var hepsi günah işlediğindenmi böyle olmuş hocam?

Şeyh.The debis hoca: evet ,kafirler ondan işte depreme dayanmıyor bu konutlar.

minare gölgesi: hergün okuduğum gazete beni günaha sokuyor hocam ,günahı kime yazılırsın dersiniz?

Şeyh.the debis hoca: ebene yazılır yavrum

niyekine: türbe ziyaretlerinde hangi renk mum yakmak makbuldur?

Şeyh.the debis hoca: kırmızı renk tez demektir,kırmızı yakarsan dileğin hemencik olur

tabiikine: ramazan boyunca biri teyipten biri CD playirdan iki hatim indirdim duasını teyiptenmi yoksa pilayırdanmı toplarsam sevaptır hocam

Şeyh.the debis hoca:allah kabul etsin yavrum ben PC den toplarım onu.

Sahi hocam , BaBa nın sizin için koyduğu o nefis şarkıyı dinlerken sizi bir hayli romantik , tatlı sert biri olarak düşündüm öylemi??

Bakın aklıma ne geldi Şafak abi yazısından sonra, hepinizin bir profili çıkamak istiyorum ilk adayım tabii ki muhtar emmi yanlız kendisini bulursam iznini almak istiyorum çünkü biliyorum ki o tanıdığım 2. mütavazi insan tanınmaktan , dikkatleri üzerine çekmekten asla hoşlanmıyor 1. insanda benim hehe....

Yanlız bunun için şaapalım diyorum yani hepinizle teke tek şöyle birkaç dakikalık bir görüşme tek müsait zamanım hergün 14:00-15:00 arası, bu saatte hanginizi yakalarsam başbaşa görüşelim ve sonra sizinde izninizle bir yazı yazayım sizler için hoşunuza gideceğini umarım..

esen kalın asya

BaBam ve emmim sandalda Caferin getirdiği peçetelere Mualla için şiirler yazıp, sonra da uçak yapıp birbirlerine atmaktadırlar. Çocuklar gibi şendirler. Tabii bu arada sandal ha babam dönüp duruyor oldukları yerden heç bir yere kıpraşamıyorlardır.

BaBa: yaf emmim bindikmi bi alamete gedeyozmu gıyamete??

Muhtar emmi: ameneyyy boşver babacım, Asyanın ipiyle kuyuya inecek halmi kaldı elbet yolumuz gıyamete, hem biz bir zamanlar içkinin yanında meze yirdik yahu şimdi ne kak yiycez?

BaBa: ameneyyy, biz adam yimeğiyi de bilmeyiz be can dostum......

Asya: eeeee nolcek o zaman müstahaksınız dönün döndüğünüz yerde ki amaneyy..

Eh be babacım dünden beri tıklayın koklaşan ördeklere tıklayın dedin dedin sabahın köründe aklıma kötü kötü şeyler getirdin:))