| BaBa'nın
NOTU: AŞAĞIDAKİ YAZI MAILBOX'IMA GELEN BİR TEŞEKKÜR YAZISIDIR. BU
BÖLÜME KOYMAYI UYGUN GÖRDÜM.
Sevgili
kızım,
İtiraf etmeliyimki uzun zamandır bir mizah yazısını
okurken aynı zamanda hem gülüp hemde gözlerim doldu.
Allah kimseye vermesin kızımızın bazı özel problemleri
nedeniyle bir müddettir Ankara 'dayız ve hafta sonunda
Almanya 'ya çalıştığımız kliniğe geri
dönüyoruz.Samimiyetle söylemeliyim ki bir çalıkuşu
misali daldan dala konan şen şakrak şakıyan
yazılarınız bize moral oldu.Neşeniz ve hüznünüz daim
olsun sakın bu dileğimi yanlış yorumlamayın,
sanatçılar hüzün ile beslenirler, çok mutlu olanlar
asla yaratıcı olamazlar. Vesile oluşunuza en içten
sevgi ve saygılarımızla BaBa. Kuzum eşimi siteden nasıl
attınız bir ara şu sırrı verin bana.
Bahar-Atilla Çelebi
BaBa'nın NOTU: CANDOST MUHTAR YOLLAMIŞ. BU BÖLÜMLE ALAKALI OLDUĞUNDAN
BURAYA KOYDUM.
Sevgili
BaBa ve asya gızına kısa bir risale,
Köylü kalamadım, muhtar yaptılar,, sonrada muhtar emmi, ne yapalım
kaderimizmiş,, çekeriz yahu.
BaBa siten için ve yeni site için yüreğine eline sağlık,,dikili
bir
CEVİZ AĞAC ım bile yoktu,, senin site sayesinde bari, çok sarhoş
olduğumda
yazdığım şiirleri yayınlayan, sevdiğim türküleri dinleyebileceğim
bir yer
var,, bir de benim ile maytap geçen asya gızı. Dostları olmalı
insanların,,
gitmesende , görmesende,, orda uzakta bir nick in arkasında bir dost
var
diyebileceğin.
Aramaktan yoruldum, artık merak etmekten de vaz geçtim ASYA GIZINI,,,
sayın
doktorlarımız gibi önce mutlu,,sağlıklı ol , hüznün ise gönlünde
neşe olup,
hoş yazılaRA dönüşsün,, sen hep böyle kal,, birine benziyorsun
ama,,,,,
Bir türküde çok eskilerden
İSTANBUL’A MUHTAR OLSAM İSTEMEM ARTIK
DOST AĞLAYIP DÜŞMAN GÜLDÜKDEN KELLİ
ALEM BİR YANA OLSA, O YARİ VERMEM,
YARİN GÖNLÜ BENDE OLDUKDAN KELLİ
İSTEMEM BAHÇEMDE BÜLBÜLLER ÖTSÜN
BENİM GONCA GÜLÜM SOLDUKDAN KELLİ
Bu şiiri de ASYA GIZINA inat olsun diye yazdım – köylü galmadım
buralarda
artıkın muhtaremmiyim yahu-J)))
Şiir yazmayı bilmem,, hiç denememişdim ki..
Kuşları,kelebekleri, kedileri ve de gülleri sevdim,, sahi bir de şarabı
Bunlar için mi şiir yazsaydım yani,
Hayyam yazmış bir sürü şiir şarap üstüne
Banamı kaldı, Han Duvarlarını yazmak Faruk Nafiz in yerine,
Roman yazmayı bilmem. hiç yazamadım ki,
Köyleri,denizleri, dağları ve de kırları sevdim, sahi bir de yaban
GÜLÜ nü
Bunlar için mi roman yazsaydım yani,
Yaşar Kemal bir sürü roman yazmış Anadolu üstüne
Bana mı kaldı Adım Kırmızı ’yı yazmak, Orhan Pamuk’ın
yerine..
Türkü söylemeyi bilmem,, söyletmedilerki türkü barlarda
Aşıkları, ozanları,saz şairlerini ve de türkücüleri sevdim,,
sahi bir de yalnızlığı,
Bunlar için mi türkü söyleseydim yani,
Karacaoğlan bir sürü türkü söylemiş, sevgi üstüne,,
Banamı kaldı ,,
‘’Güzel yüzün görülmezdi
‘’Bu aşk bende dirilmezdi
‘’GÜL e kıymat verilmezdi
‘’Aşık ve maşuk olmasa , demek Aşık Veysel yerine..
SÜRÇ İ LİSAN ETTİYSEM AFFOLA
Günler
hızla akıp geçmiş bahara erilmiştir aradaki hissi olayları beyaz
dizi yazmıyoz herhalde siz kendiniz tahmin edin:)) Aylardan Mayıs tır
yani emmimin güllerinin çılgınca açtığı kokusunun insanı mest
edip sarhoş yaptığı pırıl pırıl güneşli ılık bir gündür.Asya
kızı illa Mayıs gelini olacam diye
tutturmuş, big birader the hariciye nazırı Şafak abi napsın tüm dış
temaslarını ertelemiş damat hamamındadır.
(hamamda antenler açık olduğundan hünkarla beraber olanca sesleriyle
bizden selam olsun Bolu beyineee diye türkü söylemektedirler:))))))
ya BaBa şu parantez içlerini yayınlama rezil oluyorum yaf:))))
Evett Çırağan Sarayı çıra olalı beri böyle bir düğüne tanıklık
etmemiştir.The Hüreem sultan hiçbirşeyi esirgememiş
Pavorottiden,Back Street oğlanlara Shakiradan Müzeyyen ablama bir sürü
sanatçı davet etmiştir hatta Saraydan Kız Kaçırma operasından
bile bir bölüm olacaktır.
Yanlız bu biraz karışıklık yaratmış Leyla Sultanla yeniçeri ağası
the Somsy boy gırtlak gırtlağa gelmişlerdir Leyla tutturmuş mümkünü
yok çeriler bu kıllı bacaklarla sahneye çıkamazlar ağda yapcam
diye yeniçeri ağası the Somsy boy bre hatun kişi kılına
dokundurtmam levendlerimin diye kıyameti koparmış ve hemen kaldırmak
için bir kazan aramaya mutfağa koşmuştur..
Neyse Sadrazam the Emmi Paşa o herzamanki tatlı dili ve yatıştırıcı
uslubuyla araya girmiş
yeniçerilere penti külotlu çorap giydirilmiş Leylayıda mehter takımının
bıyıklarına fön çekmesi için ikna etmiştir.Ulema the kadın Sera
efendi günlerce labratuarına kapanmış nefis bir Tekirdağ rakısı
imal etmiştir o gün için.
Karamanoğlu the Press Beyi açık büfe işini üstlenmiş ana menuye
çok değişik bir yemek koydurmuştur "lüfer de la creme
bisquvie".....
Can the Mina Sultan aşkolun hünkarım benim şehzadelerimin sünnetinde
Destiny çocukları istetmiştim olmaz dediniz tüm tantana Asya kızına
zaten diye sitemlerdedir.
Şeyhülislam the Debis hoca başpikoposla kolkola arııı vız vız arııı
vız vız diye bağırır.. şeklinde bir ront yaparlar.
Geline
bir yığın şey takılır sarayın hekim başı the ÇELEBİLER güzel
bir mail atar:
SAYIN
DOKTORLARIM ÇOK DUYGULANDIM SAĞOLUN GÖNLÜMDESİNİZ, ASYA KIZIN YÜREĞİNE
GİRMEKTE ÇIKMAKTA ÇOK ZORDUR,
Sultan
off the BaBa Grup Çığın altın bi CD sini gerdanlık yaptırmış
onu takmıştır, Muhtar Emmi gonca güllerden bir taç, Ayferü sultan
İMKB nin en değerli kağıtlarından bir portfoy takmıştır. Damat
bey very cooly bir asaletle şık bir şekilde oturmuş purosunu ve
viskisini içiyordur.. veeee veee allahaşkınıza şimdi hepiniz gözlerinizi
kapayın ve düşünün manzara şu nefis bir angara havası çalıyordur.
BaBa, emmim, press bey karşılıklı oynuyorlardır ayyyy ölürüm ben
be bugörüntüye:))))))))
düğünün
sonunda Asya kız bir türkü okur
YÜKSEK YÜKSEK TEPELERE EV KURMASINLAR
AŞRI AŞRI MEMLEKETE KIZ VERMESİNLER
UÇANDA KUŞLARA MALUM OLSUN
BEN EMMİMİ ÖZLEDİM HEM EMMİMİ
HEM BaBa MI BEN KÖYÜMÜ ÖZLEDİM
Sultan off the BaBa ,Asya kızı bağrına basar ne feryad edersin
divane bülbül
daha kapıdan çıkmadın,deli kız ağlattın işte yine beni sil gözlerinin
yaşını
sana söz bak hergün mail yazacam sana der......
esen kalın asya....
BU KISIM "SOMSY" TARAFINDAN KALEME ALINMIŞTIR...
Yeni çeri ağası the somsy boy, düğünlerde olabilecek
her türlü karmaşa ve kaprislere alışık olduğundan (
hele ki bu saray düğünü olunca ) levendlerine yapılan
davranışları, olur böyle şeyler, düğün bu gelir geçer,
önemli olan hoşça vakit geçirmek diyerek sineye
çekmiş, bununla da kalmayarak zaten uzun zamandır ayrı
kaldığı sarayda eski günlerini yadetmek için kolları
sıvamış, fakat ayrı kaldığı süre içinde sarayda çok
değişiklikler olduğundan bu yeni duruma alışabilmek
için hünkardan yardım istemiştir. Hünkar da kendisine
özel bir oda tahsis ederek, güzel cariyelerle donatmış
ve burada hoş vakit geçirebileceğini buyurmuştur. The
somsy boy da hiç vakit harcamadan işe koyulmuş, yeni
cariyelerle gönül eğlendirmeye başlamıştır. Fakat daha
tam eğlencenin ortasındayken ne olduğunu anlayamadan
hünkarın hışmına uğramış ve saraydan kovulmuştur. Daha
önce de hünkarla aralarında mancınıkla kim en uzağa
uçacak yarışı oynadıklarından bunun da bir yarış
olabileceğini düşünmüş ve bu defa en uzağa uçtuğunun
bilinciyle saraya geri dönmüştür. Ancak, sarayın
kapısından içeri giremeyince ve hünkara da bir türlü
ulaşamayınca, bunun artık bir oyun olmadığını anlamış,
levendlerine de bundan böyle yeniçeri ocağını
lağvettiğini, kendilerini de içine girdikleri penti
çoraplarıyla ve fönlü bıyıklarıyla daha güzel günlerin
beklediğini söyleyerek oradan ayrılmıştır. Bazı
çeriler bu durumdan hoşnut olmayarak ağaları the
somsy’nin peşine takıldıysalar da izine bile
raslayamamışlar ve yapacak başka bişeyleri de
olmadığından perişan bir halde saraya geri dönmüşlerdir.
Aziz dostum,
Nasipse pazar günü yolcuyuz , evladımızı yapayanlız
bırakırken kolumuz kanadımız kırık , bir gönülle
dönüyoruz.Sitelerinizi oradanda sadıkane izleyeceğiz.
Saygısızlık ettiğimi düşünmezseniz pskiatr olduğumdan
bahis etmiştim , bir yorumda bulanacağım ; eşim sizin
Asya oluşunuzda kesin kararlı , bense hayırınızın
doğru olduğu noktai nazarından hareketle şunu söylemek
istiyorum ; bu kişinin çok yakınınız olduğunu da
yadsıyamazsınız değilmi ? Çok yoğun bir duygusallığı ,
muzip bir maske ardında saklanarak hayatı seyreden
biri , ve anladığım kadarıyla da size çok
bağlı.Mesleki açıdan inanın çok dikkati nazarımı
çekti.İyi bir eğitim aldığı kesin , hınzırlık ve
mahçubiyetin böylesi koordineli yürüdüğü bir kişilik
olağanüstü.
Mimar olduğunuzu söylemiştiniz , size Han Duvarları
adlı şiirden birkaç mısra ile veda ederim , en derin
hürmetlerimle efendim.
Uykuya varmak için bu hazin günde , erken ,
Kapanmıyan gözlerim duvarlarda gezerken
Birden bire kıpkızıl birkaç satırla yandı ,
Bu dört mısra değildi , sanki dört damla kandı
Ben garip çizgilerle uğraşırken başbaşa ,
Rastlamışım duvarda bir şair arkadaşa
On yıldır ayrıyım Kınadağ ' ından
Baba ocağından , yar kucağından
Bir çiçek dermeden sevgi bağından
Huduttan huduta atılmışım ben
Bu şiir bana sizinle şu kısacık dostluğumuzu yad
ettirecek.
A.Ç
Merhaba,evvel ki gece masanınıza geldiğimde mutlulukla farkettim ki
artık kim olduğum kafalarınızda lüzümsuz ve gereksiz bir detay
olarak kalmış
ve beni bir dost olarak görüyorsunuz...Kimilerinin beni hırpaladıkları
gibi
bunun egoyla veya gizemli kalmak sevdasıyla hiçbir ilgisi yok.Tek
yapmak
istediğim bir kaç dakikalığını da olsa sizleri gülümsetebilmek,belki
bir
şiirin dizelerinde veya bir türküyü benimle bir mırıldanarak şu
acımasız
dünyamıza biraz duygusallık katmak bu kadar işte.Ve umarım artık
neden pilot
bölge seçildiğinizin de farkındasınızdır:)))
Ya ne diycem oruç bugün beni fena tuttu.Hep rahmetli babaannem Zekiye
hanım yüzünden ki.Vücudumun malum yöresine adını vermekle kalmadığı
gibi,bide please ma grandoughterr catch it hiç olmazsa pazartesileri ve
perşembeleri diye de bir vasiyette bulundu.Tabii o zamanlar sigarayla büyük
bir aşk yaşayacığımı ve nur topu gibi dumanlarımız olacağını
bilemediğimden
olur be mavi kuşum demiş bulundum.
Nerden bileydim ki bugünlere gelip ciğerlerime belirgin oranda bir
katran
çekmezsem çevrem için tehlike bir madde haline dönüşecem..
Bakın BaBa bu iş için 'dellenmiyeceksen konuş yoksa ömür boyu sus
'
gibisinden gayetle pratik bir çözüm yolu buldu:))))Canım yaa allah
bu adama
peygamber sabrı vermiş.Söz BaBa dellenmek yok ,seni üzmek yok
artık..Haberiniz ola Dr. Çelebilerin kliniğinde ümitsiz vak'a lar
arasında
özel bir dosya teşkil ediyorum artık:))aman doktor canım gülüm
doktor
derdime bir çareee...sigarasaladım yahu allahın bildiğini kuldan ne
saklıyım.Özdemir Erdoğan amcam da ordan sanki biz boğazda lüfer-rakı
muhabbeti yapıyomuşuz gibi nazire yapıyor..
AH BİR ATEŞ VER,CİGARAMI YAKAYIM
UZUN OLUR GEMİLERİN DİREĞİ
AHH YANIK OLUR SEVENLERİN YÜREĞİ
AHH ÇAKAR OLUR EFELERİN YÜREĞİ
iyi abem alırım başımı giderim EFELER gibi heyy.....
valla bu iş iyi değil be dumansız günler hepinize,esen kalın
ÇELEBİ
SAĞLIK OCAĞI (Doğumhane Bölümü) kapıda şöyle yazmaktadır
DOĞARKEN AĞLADI İNSAN BU SON OLSUN BU SON !!!!
BaBa nın annesinin doktoru ultrasonda bebeğe bakmaktadır:
tebrikler hanımefendi bebek gayet sağlıklı görünüyor çok iyi
gidiyorsunuz...
yanlız bir garip durum var hemşire hanım ne zaman cihaza yaklaşsa
bebekten
ÇITIR ÇITIR diye sesler geliyor:)))) alla alla
Muhtarın doktor:hanımefendi gözyaşları içersindeyim ,bunca yıldır
doğum
yaptırırım ilk kez bir bebek doğar doğmaz doktoruna gül buketi
veriyor...
Pressin doktor:hımmm anlıyorum hanımefendi hep balığa aşeriyorsunuz
öylemi?bakın lüferse oğlunuz,çıpura ise kızınız,tekirse kediniz
olacak demek
oluyor...
Leylanın doktor:allamm,bu bir mucize tıp litaraturüne geçecem ilk
defa
kafasında bıgudi ile bir kız çocuğu doğurttum...
Minenin doktor:hanımefendi çok üzgünüm yine doğurtamıycam sizi
bebek pek
minyon görünüyor ,bir dokuz ay daha bekleyelim bakalım büyür
belki...
Ayferin doktor:hanımefendi bu ne demek oluyorki bebek doğmak istemiyor
daha oyuna yeni oturmuştummm diyor.....
Seranın doktor:hanımefendi sizi yine ultrasona alamıyacam herhalde
,baksanıza bebek X-Ray ışınları sağlığa tehlikeli, hem de bakayım
dr. amca
ultrosoundun dalga boyu kaç diyor deli olacam yaf...
Bundy bebek:ya doktor kısa kes ,muhabbetin yerimi burası çabuk at
kağıdı,pardon çabuk doğurt beni hılııı....
debiş bebek:yaf hocam öyle değil bak,önce başımdan tut hah şimdi
çek
bakayım,hoca yaf yavaş ,bi de acılı adana hazırla hah oluyor iştee....
Aksoyselin doktor:hanımefendi çok süt içmeyin demedinmi ben size işte
bebek
32 diş tam tekmil doğdu,ebesinin de kolunu dişlemiş kadıncağız
ovunuyor
hala...
Hepinizin değerli anneleri güzel hanımefendilerden binlerce kez özürler
,ellerinden saygıyla öpüyorum ,hayatta olmıyanlar varsa da mekanları
nur
olsun...
DOĞURUN DİYORUM ANALAR İÇİMDEN
BU KEZ İKİZ DOĞURUN
YARIN EKSİLEBİLİRİZ !!!
EMEK KOKAN ELLERİNİZLE DE
BİR GÜZEL YOĞURUN
SEVGİ İÇİN
DOSTLUK İÇİN
AŞK İÇİN
NE OLUR ANALAR BU KEZ İKİZ DOĞURUN !!!!
O kanadı kırık bir kuştu
Beyaza vurulmuştu
Kimseler görmedi başka renk sevdiğini
Kimseler görmedi kirlendiğini
'kendini martılarla bir tutma 'derdim
'Senin kanatların yok
Düşersin yorulursun'
Beni böyle bırakıp gitme ne olursun
O kanadı kırık bir kuştu
Gülümserken vurulmuştu
Sen hiç mutluluğun resmini yaptınmı Abidin?? demiş Nazım,Dino'ya
Ya siz? siz hiç yaptınızmı mutluluğun yada acının resmini??
Mutsuzluğun en kötü yanı nedir bilirmisiz ?saklamak telaşıdır,çünkü
dostlarınız ,yakınlarınız kendinize dert ettiniz şeyleri duyduklarında
'
'bırak allahaşkına yaw hiç bunları kendine dert etmeye değer mi ,küçük
şey
bunlar' derler.Sanki siz şöyleee gönlünüzce dertlelenebilmek için
çok daha
büyük ,çok daha görkemli şeyler hakediyorsunuzdur ne bu temenni
gibi.Kocamann ,hakiki bir derdiniz varsa vede onlar tarafından tasdik
edilip,onaylanmışsa buyrun çekin acınızı doya doya afiyet olsun
,yoksaaa
kusura bakma canım bir başka bahara çekiver acını sen....
Oysa ki bilseler acı,mutsuzluk çekilmeye çekilmeye büyüyor.Acının
da tıpkı
,mutluluk gibi bir lezzeti var.Hele bir izin verin bakalım kendinize,sımsıkı
yapışın dertlerinize.Yeterince görkemli olmasalar bile canınız yanıyorsa
eğer gerçektirler...GÜLLER DİKENLER ARASINDA YETİŞİRKİ...
Siz ?siz hiç yaptınızmı mutluluğun resmini ben yaptım ( ayıptır
söylemesi
resmim yazdığım bu yazılardan daha güzeldir:))))))
tablom şöyleydi engin bir denizde bir yelkenli ,saçları rüzgarda
savrulan,elleri yelkenin iplerini tutmaktan yer yer kanamış bir kadın...
kimi zaman rüzgarı alıp arkasına pupa yelken gidiyor kimi kezse ki
bu daha
sıklıkla köre düşüp yelkenleri uçurmak için ciğerleri patlayana
kadar
üflüyor......
YAŞAMAK HERŞEYDEN HABERSİZCE
AKMAK DOLU DİZGİN
IRMAKLAR BOYU
ÇIKMAK DAĞLARIN EN YÜCESİNE
TATMAK ACILARIN EN OLGUNUNU
KİMİ ÇIKAR GÖKYÜZÜNE
YILDIZ TOPLAMAYA
KİMİ İNER DENİZİN DİBİNE
YOSUN SEPETİNE
KİMİ ÇIKAR DÜNYANIN
SEVDA KEŞFİNE
SEN ARKADAŞ BENİMLE
ÖLÜRMÜSÜN
KÜÇÜK SERÇELERİN İZİNDE
BULURUZ BELKİ YAŞAM AŞKINI
YA DA HASTA YATAKLARIMIZDA
SU VERİRİZ BELKİ BİRBİRİMİZE
BOŞVER BUNLARI BİRTANEM
BOŞVER BUNLARI BOŞVER
SEN BENİMLE ÖLÜRMÜSÜN.........
esen kalın asya...
AZİZ DOSTUM DR. A. ÇELEBİ'DEN BU KISIM:
Aziz
dostum BaBa ve bir zamanlar memlekette anamn
yaptıgı ekmekler gibi sımsıcak kızım Asya,
Yorgun gönlümüz hariç sağlık ve afiyettiz.Güzel
kızım Asya , bizim klinigimizin girişinde degil ama
odamda duvarda bir yazı asılıdır : Deine chancen
stehen zwar schlecht , aber es ist noch nicht aller
Tage Abend anlamide sudur ; sansin kötü gitmiş gibi
olabilir ancak gün doğmadan neler doğar.
Tiryakilik yaratan lezzetli o mayiden tatlı yazınızı
firsat bulup henüz okuyabildim.Başta değerli dostum
BaBa ve zengin gönüllü Asyamızın olmak üzre tüm
dostlarınızın ki onlar da bizim dostumuz gibi artık
Ramazan Bayramınızı kutlular keyif ve afiyetlerinizin
daim olmasini niyaz ederiz.
şu mısralarda nacizane benden olsun
Böyle herşey neden ?
Böyle herşey mütamadiyen
Cıkılmıyor birileri gibi her hayattan
Biiznillah yani
Doktor Biiznillah
Bekle daha fazlasını verecek sana Tanrı
Bekle kahvaltıda inancın yenilenecek......
A.CELEBI
Evlerinin önü mersin
Ah sular içmem kadınım tersin tersin
Mevlam seni bana versin
Al hançeri kadınım vur ben öleyim
Ah kapınızda bidanem kul ben olayım
Evlerinin önü susam
Açsam yüzünü baksam dursam
Ah kapınızda bidanem kul ben olsam
Yani big birader bu Şafak abi de az değildir hani,Asya kıza türküler
yakıyodur habire:))Neyse taze gelin ne olduğunu anlıyamadan hariciye
nazırının peşi sıra Viyana Konferansı için yollara düşmüşlerdir.Kraliçe
Sisi,
çifte bir jest olsun diye yazlık sarayını onlara tahsis etmiştir(nasıl
yazlıksa bi gıdım deniz bile yoktur ki) Asya boğazın hırçın
sularını,sılada
bıraktığı can dostlarını çok özlemektedir..Her ne kadar Saher
pastalara
yumulduysada schnitzell yemeğe alışamamıştır bitürlü. Sık sık
Motzart ın
evine gidip 'çal Sam bir daha çal'pardon çal usta şu Türk Marşını
bir kez
daha, hasretim dinsin demektedir..
Sevdan ile düştüm yaban ellere
Dalıp çıktım ateşlere küllere
Giydim demir çarık geldim ardın sıra
Dağlara,yollara,çöllere
Diyardan diyara bir yol
Sor beni yarim yarim
Yaz beni yarim yarim
Tan vaktim, ağaran günüm, doğan güneşim , Şafak Beyim izniniz
olursa bayrama
dostlarımızı Viyana ya çağırmak isterim, pek bağrım yanık çok
özledim
der.. Asya isterde Şafak abi yapmamı.. herşey ayarlanır.....
Sultan off the BaBa ve avanesi İstanbul Kanatlarımın Altında Hava
Yolları
ile yazlık saraya teşriflerini yürütürler.Sadrazam the emmi pasha ,
Mualla
yüksekten korkuyor ben onu sandala atar arkanızdan gelirim
demiştir..Yeniçeri ağası the Somsy Boy levendleriyle Estorgon kal'asında
bre
dilber aman nidalarıyla bir ileri iki geri bre levendlerim yiğit adamın
bacağı üşümez çıkarın şu külotlu çorapları küffar illerinde
rezil olmıyalım
deyü yollardadır..Herneyse ekip gelmiş hasretler dinmiştir the Hürrem
sultan
Asya kızı bağrına basar,bu kız sanki onun bir parçası gibidir
,gençliğini
onda görmektedir aynı zeka,çalışkanlık,azim ve sadakat..Şeyhülislam
the
Debis hocanın bayram namazını kıldırmasını takiben ,bayramlaşmışlar
ve güzel
bir gece geçirmektedirler..Sultan off the BaBa hürremiyle açış
valsini
yapmış daha sonra cariyeleriyle çiftelli oynamaya koyulmuştur:)))))
Anaç
sultanlar bir köşede kraliçe Sisiyi kıstırmışlar yemek tarifleri
alıp
veriyorlardır..Leyla ,hariciye nazırına yaf kirpiyannus la sirtaki
yapıyonda
benle harman dalımı oynamıycan diye Şafak abiyi oyuna kaldırır
(ah be leylam Martell bu şişede durduğu gibi durmaz ki tutar da adama
kartopu oynatır işte)Bezirganbaşı the rapsoty,12 DEV ADAMI toparlamış
sarayın bahçesinde rapsody in blue parçasıyla çıkarın formalarınızı
bre
yiğitler Avrupa Avrupa duy sesimizi diye yüreklendirmektedir..Karamanoğlu
the pres beyi ise o gün için tam bir değişiklik yapmış hani biz İstanbulda
ne deriz çingen palamutunu dilim dilim kızartmış yanınada kırmızı
soğanı
şöyleee bir yumruklamıştır ki işte artık olanlar olmuş Viyana
halkı dehşete
düşerek Osmanlı kapımıza dayanmakla kalmadı sarayları bile istila
etti diye
korkudan mahzenlere sığınmıştır.....
KARAHİSAR KALESİ YIKILIR GELİR
KAHKÜLÜ BOYNUNA DÖKÜLÜR GELİR
YAYLADAN GEL ALLI GELİN YAYLADAN
KESME ÜMİDİNİ KADİR MEVLADAN
VER ELİNİ KARLI DAĞLAR AŞALIM.....BAYRAMLAŞALIM
bana hergün bayram ki...:)))))) esen kalın ASYA
Sayın Çelebi ailesi,ömrümde duyduğum en seçkin iltifat bunlar inanın
öylesine mahçup oldum ki.BaBa ve muhtar benim için çok özel
dostturlar,
öyle ki kimi zaman bir sırdaş, kimi zaman bir abi,kimi zamansa emmim
,BaBam
,leylican olmuşlardır bana.Sizler gibi değerli insanlar için
yapmak istediğim pek çok şey var ama ne yazıkki bunları gönlüme
sığdıramıyorum ki şu satırlara sığsınlar.En güzeli siz ve sayın
eşiniz için
şunu söyliyeyim,belki dostlarımda bize katılır birlikte söyleriz..
GAMZE GAMZE GÜL,GÜLÜVER ŞİMDİ
BENİ GÖĞSÜNE ALIVER ŞİMDİ
MEVSİMİ GELDİ SUSADIM AŞKA
BENİMLE BİR BÜTÜN OLUVER ŞİMDİ
İKİNCİ BAHAR YAŞIYOR ÖMRÜM
GEL BENİM YARİM OLUVER ŞİMDİ
SENİ GÜL GİBİ ÖPE ,KOKLAYA
CANIMDAN,GÖZÜMDEN SAKINIR SAKLAR
BUGÜNKÜ AKLIMLA SEVERİM ŞİMDİ
ŞİİRLER,ŞARKILAR SÖYLEYEREK
MEHTABI BİRLİKTE SEYREDEREK
BENİMLE BİR DÜNYA KURUVER ŞİMDİ
İKİNCİ BAHAR YAŞIYOR ÖMRÜM
GEL BENİM YARİM OLUVER ŞİMDİ
ağlıyorum ki esen kalınız... asya
Aziz dostum , sağ olunuz var olunuz , inanın bu
şarkı bize bir yeni yıl hediyesi oldu.Siz ve Asya
kızım gibi mükemmel insanlar hayata güzellik ve anlam
katıyor işte.Yeni senenin bu güzel yüreklere layık
olduğu saadeti getirmesini dileriz.
ESKI ŞARKILAR
Bari o eski şarkıyı söyleyiniz
Çatlasın dudaklarınız hazdan
Geceye , bütün zamana karşı
Sesiniz yayılsın ŞAFAKLARDAN
Sahi sizin şarkılarınıza n'oldu
Yürekten söylenen , karşılıksız
Koyu gölgeli çıkmaz sokaklarda
Hani her öpüşte siz yeniden doğardınız
Böyle yorgun ve uzak değildi elleriniz
Bakışlarınızda yoktu bu hüzün
Sahi sizin şarkılarınıza n'oldu
Bari o eski şarkıyı söyleyiniz
A.ÇELEBİ
BİNDİK BİR ALAMETE GEDEYOS GIYAMETE Mİ HEP BİR :)))))
Asya:
Dr. Çelebi şöyle kanepenize yayılıp bi içimi size dökebilirmiyim?
Hayır öğrenmek istiyorum da acaba benim keçiler hafiften hafiften tüyüyorlarmııı,
yoksam
zaten kaçmışlarda yerlerinde yeller mi esiyor???
Dr.Çelebi: Tabii yavrum buyur dinliyorum.
Asya:Şimdi
doktorcum benim editörümle başım dertte, arada bir bunalım takılıp,
isyan filan çıkardımmı benim yazılara kocca bir kırmızı çarpı
RED
diye
tersin geri geliyor yani ben hiç bunalamazmıyım söyleyin ltfn?????
Dr.Çelebi:Yavrum
sen o siteye yazı yazıyorsun ama hiç ziyaret etmedin galiba orası
insanları gülümsetmek için, mutlu olsunlar diye..
Asya:
Ama hocam o yazılar benim mutluluğumun olduğu kadar mutsuzluğumunda
bir kalesi gibi
Dr.Çelebi: Yavrum sen Asyadan İncileri yanlış yorumlamışın
onlar gözyaşı incileri değil, yapılan espriler o güzel türküler
ve şiirlere istinaden...
Asya: Sayın Çelebi ama okunuyorlar
Dr.
Çelebi: Yanlışş, BaBanın sitesi diye yoksa kimin haberi olurdu ki
senden yavrum
Asya:
Ama Atilla bey bazen gülmek bile zor olurken nasıl güldürücü
olunur ki
Dr.Çelebi:
Sanatçıyım diyorsan “show must go on” yavrum, sen yine yaz o
duygularını ama asla yollayıp kimseyi üzme...
Asya:
Ama ama sayın doktorum bizim de kendimize göre bir mürekkep yalamışlığımız
,stilimiz var
Dr.Çelebi:
Bak güzel kızım, bizde bir laf vardır “erkeğin okumuşu kadı,
kadının okumuşu cadı olur” derler
Asya:
Ama sayın Çelebi bey kadın erkek eşitliği filan
Dr.Çelebi:
Yanlışşş yavrum o BaBa BaBa BaBa, iki adım beriden gelmelisin
Asya:
Ama ama....
BaBa:
Ağzınıza sağlık aziz dostum, bu deli kızla bi emmisi başa çıkabilir
birde siz bana aha dil kürek gibi parça parça cevap, içim yoruldu
yaf...
Bahar
Çelebi: Yooo şimdi dağıtırım bu masayı pardon seansı yüklemeyin
bakayım o kadar Asyama :))
Asya:
Ne feryad edersin divane bulbul / senin bu feryadın anam gülşene kalsın
esen kalın asya....
Bizde
kafamızda huni ile doğmadık herhalde dimi bakın ellerde ne sorunlar
var. Dr. Çelebi'nin kliniği o gün çok yoğundur. Hastalar sırayla
sn. Çelebi'nin muayenehanesine girip onun o güven dolu, rahatlatıcı
kanapesinde içlerini dökmektedirler;
Koylu muhtar emmi: Sayın doktorum bakın önceden sizi uyarmak
durumundayım ki ben eski bir Bakırköylü'yüm. Şimdi sorun şu; yıllardır
içtiğim içkilerin şişelerini kıyamayıp,biriktirmişim nedense, geçen
eve bir geldim hanım kedileri şişelere doldurup doldurup kapının önüne
koyuyor.Haydaa ya ne oluyor dememe kalmadı bundan böyle, böyle işte
ya sen ya şişelerin dedi. Yaf hanımcım ben onları sana sırça köşk
yaptırmak için biriktiriyom dedimse de ikna olmadı, haliyle epey bir
strese girdim.
Dr. Çelebi: Anlıyorum, desene biz çoktan cennetlik olmuşuz be
dostum, aynı sorun bizde de var yaf benim aklıma şu sırça köşk işi
hiç gelmemişti, yoksa vitraya mı başlasak muhtarım?
The pinky: Ay doktorcum çok gerginim,geçen gün sitede gülpembe 22
diye bir çıtır, bana demezmi ben senden daha pembeyim çatla,saçını
başını yolacaktım zor tuttum kendimi elimde değil kötü oluyom onu
görünce.
Dr. Çelebi: Yavrum sırayla pembeleşseniz, sonra da birlikte kızarırısınız
mesele kalmaz.
Sera: Şimdi sn. Çelebi ben..
Dr.Çelebi: Tamam hanımefendi tamam sizin içinizde biz ruh
bilimcilerin ''pollyanna mechanism'' dedikleri şey var bu yaşa kadar böyle
gelmişiniz böyle gider yapacak bişey yok.
Héndan999: Doktor bey şimdi tablo şöyle, benimle Mars'ın en büyük
emlak kralı Hüsam evlenmek istiyor ama babam benim marsa
yollanacak kızım yok diyor vermiyor.Halbuki ben artık dünyaya değişik
bir açıdan marsdan felan bakmak istiyom, buna ihtiyacım var anlamıyor
beni
Dr.Çelebi: Hımmm Héndan hanım,Marsdaki arsa fiyatlarını öğrenip
bi zahmet sekreterime fax çekermisiniz.
The best: Bugün evden çıkmadım, telefona bakmadım, çok yedim çok
ağladım,arandım bir sigara daha,saçlarımı taradım,giydim giydim
çıkardım,beğenmedim güzel olmadım.
Dr.Çelebi: Deprasyondayım, unutuldummm bırak yavrum çok kıytırık
bir şarkı bu.
Debis hoca: Şimdi hocam bir masa istiyom ama masa gibi olmasın,yer
sofrası olsun diyom, yer masası olsun ama hocam yerde oturmıyalım
istiyom hocam, şöyle 6-7 kişi olsun istiyom hocam ama 4 kişi oynayalım
diyom, baba oynamasın istiyom ama BaBa oynasın diyom hocam,nasıl
diyeyim hocam iyi eller gelsin diye istiyom ama kozda el almaz gelmesin
diyom hocam, koz gelsin ama kız gelmesin istiyom hocam,ama hocam yaf...
Dr.Çelebi: Size Beyaz showu izlemeyi yasak ediyorum hocam, yemeklerden
önce ve sonra bir doz babass sadece.
Dr.Çelebi: Ooo Asyacım hoşgeldin nasılsın? Son görüşmemizden
beri varmı bir ilerleme , toparladınmı?
Asya: Sormayın Çelebicim, leylican bi tutturdu imla kuralları diye
aha koca bir liste yaptım astım karşıma bi gözüm orda yazı yazıyom.
Ama bütün yaratıcılığım, üretkenliğim tehlike altında mesela
sabah beri bakmadığım ansiklopedi, kitap kalmadı yaf iki nokta üstüste
koyarken hangisini üste koycam, hangisini alta koycam ben şimdii.
Yokmudur elebakan, yerebakan, yürekyakan, havayabakan elemanları filan
düzelttirsin işte. Diyom ona beni kategorize etme, kalıplara koyma, kısıtlama
beni diye, ben ezelden beridir hür yazdım, hür yazarım hangi baba
BaBa bana dilbilgisi öğretecekmiş şaşarım diye ama :)))))
Dr. Çelebi: Valla Asyacım ne diyeyim ki sana yine bildiğini okuyacan
sen.
BaBa: Eyvallahh aziz dostum nasılsınız? Ya pekte bunalmıştık şimdi
benim sorun şöyle dostum masada tek batan biri oldumu bir bıçak
saplanıyor kalbime,boğazım düğüm düğüm oluyor, gözlerim yaşarmaya
başlıyor elimde olmadan bir kelime çıkıyor ağzımdan''bozalım''
yaf dostum bozalım diye diye kafayı bozacam yakında.
Dr.Çelebi: Duygusalsınız dostum duygusal
BaBa: Bir sorun daha var sevgili dostum nasıl söylesem Asyadan mail
geldiği zaman bende bir sıkıntı,içimde bir daralma bir gerginlik
buraya kadar iyi tamam normal bir durum çünkü görüyorsunuz işte
yazılarını ama aziz dostum ondan mail gelmeyince de aynı şeyler
oluyor bu nasıl hikaye yaf :)))))
Dr.Çelebi: Üzülmeyin sevgili dostum ne kendinizi üzün nede onu, keşke
her deli onun kadar zararsız olsa diyorum ben:)))))
esen kalın ama kafayı üşütmeyin haa....
Hülyamızda
gülümseyen çınar yaprakları
Gölgesinde ceviz ağacının , baharın şavkı
Boşuna beklememiş kapında zaman
Garip ümitlerimiz , eteklerine dolan
Ve hüzünlerimiz , mazide kalan
Bir gülü sevdik çocuğum , bir de seni
Saygılar
Azizim... A.C.
Doktor Adamın Dosya Dolabından..
-
Doktor adam gayetle çelebi ve muhtelif nezaketli davranışlarda
bulunmaktan dolayıdır ki
oldukça
ve azami istaap haddinde bizleri mahçup ve berhudar etmektedir...... a
yooo valla öyle yani.
-
Doktor adam asla ve kattiyen ve hatta katibeten ikinci baharı yaşamak
gibi bir gaflet ve delalet içersinde bulunamaz, kendisi şahsal ve
bireysel olarak sadece ve sadece Bahar The
First
de kalmak zaruruiyetine duçar olabilir.... anca yani o kadar :)))
-
Doktor adamın meyillerini okumak, anlamak ve yorumlamak babın da yanınızda
ve hatta ötenizde berinizde bir takım, yok yok bir kaç takım Arapça,
Farsça, Osmanlıca, İstanbulca,
lugat,
sözlük, defter i kebir, ve bilhassa laourusse kabilden şeyleri
bulundurmanız, menfaatiniz
şeyidir.... feci icap olunur, şiddetle yani.
-
Doktor adamın bak bak bitmeyen uzunlukta şahsi bir boyu, ve ağla ağla
bitmeyen genişlikte
kişisel
bir omuz yapısına haiz olduğu, bilahare ve bizzat ispat ve tespit
olunmuştur, ve fakat buna rağmenle içli ve hatta içli dışlı
denebilecek bir hisli duygusal kalp yapısında olduğu, mülahaza ve münazara
edilmiştir..... bilmukabele yani öyle.
-
Doktor adam ''burda herşey sahte dostum, gülmeler, sevmeler bile'' adlı
prensibimizi ihlal etmiş, kuralları çiğnemiş, kanunları yutmuş,
yasal ve sanal töremizi ayaklar altına alarak, aradan sıyrılarak,
bir aziz dost olmuş, ayriyetten ilavten ve gıyabeten, bu aziz dostun,
dostlarıda aziz dost olma bilgi beceri yetenek ve yöreneklerinin gelişiminde
oluşumuna yön ve yol açmıştır..... öyle işte azizim.
-
Doktor adam ayrı ayrı şehirlerden kopup gelsek de, aynı bir şehrin
aynasından geçebileceğimizi, müşahade ve hatta müdahale ederek,
tespit, teşhis ve tedavi etmiştir.
Sevgili
doktorum hoşgörünüze, bu seride ''Çelebi Adamın'' bölümü
olmasa eksik olacak gibiydi, bu sebebten ve neticeden olmak üzere ve
hasabiyle, akabinde ve detayında, ve de
editörümün
himayelerinde ve dirayetlerinde bir halt yemiş bulundum af ola :)))
ayrıca
ve ilaveten
esen de
kalabilirsiniz .... yani bence
asya
Esmer
ile yağız delikanlıya , ''doktor adamdan'' naçizane bir hediye
olsun...
Düşünmek
istiyordun işte ''vesile''
Uzaklarda Anadolu köylerindesin
Ağulu akşamlar inmede gözlerine
Garip dağların ardında bunalmış sesin
Sarışın başaklı tarlalar misali , esmer
Ellerin çenende pencerelerdesin
Büyük şehirleri düşünmektesin
.
Nemli gözlerinde bir şey var
Sonbahar akşamlarından ıslak
Yaz sabahlarından taze bir şey
Yokluk gibi , gurbet gibi , su gibi
Ayrılık türküleri söyleyen
Hasret yüklü dudakların buğusu gibi
Bir yağız delikanlının hasreti var içinde.
Saçların
darmadağın yurdun gibi
Mevsim harman sonu , güz geldi
Davullar başladı çalınmaya
Düğünler yapılıyor ardarda
Gelinler giyindi kuşandı , esmer
Gelinler ince belli , sürmeli.
Yalnızlıktan
çekilmiyor geceler
Çobanlar ateş yakıyor dağlarda
Mermiler göğü deliyor esmer
Bayramlar gelip geçiyor üstünden
Devir sevmek devridir
İndir perdeleri indir
Kapan içine esmer selviler gibi.
Büyük
şehirler tütmesin gözlerinde buram buram
Umut yüklü dallarını eğmesin rüzgarlar
Göçmen kuşların korkusunu duymasın kalbin
Çok degil sona ermektedir bütün geceler
Döner yagız delikanlın bir sabah döner
Satılmış kadınlar misali bıktırır büyük şehirler...
En
derin hurmetlerimle
A.Ç.
Soluksuz
orman gökyüzü ve yıldızlar
Yalnızlığın insafsız rüzgarında
Dağılan sadece bir görüntudür
Yakan güneş , durgun deniz , hepsi boş
Ölümsüz ve gerçek olan biziz, yalnız biz
Sevdikçe aydınlığı çoğalan bir gecedeyiz.
A.Ç. |