FRANK ZAPPA NECİDİR ?

 

Tanınmış, aşikar, bilindik olma hali popüler müzik alanında kişinin aurası etrafında tezahür eder. David Bowie,   Frank Zappa gibi kişilerde bu halin travesti bir biçimine şahit oluyoruz. David Bowie’yi  geniş bir kitle tarafından bilinmekle beraber bu kitleye ulaştırabildiği ürün sayısı bir elin parmaklarını geçmekte zorlanır. Ulaştırma dediğimizde yaşadığımız illüzyonun garabetinden olsa gerek kapitalizmin tüketime sunduğu karşılığının paraya dönüştüğü her ürün içselleştirilmiş olarak kabul edilmektedir. Bu durum adeta a-priori bir veri olarak karşımıza çıkmakta ve eşyanın tabiatı gereği sorgulanmayı hazmetmemektedir.

 

David Bowie sonuna kadar bu zaafın üzerine gitmiş, ne veya kim olduğunu  çıkarsayamadığımız bir fenomen olarak hayatın değişimine koşut olarak, adeta kendi bünyesinde çılgın tüketim toplumunun ironisini ete kemiğe büründürmüştür.

 

Öte yandan, Frank Zappa’ya baktığımızda işimiz hiç de kolay olmuyor. Öyle ki adam hem sahici, hem bir plak şirketinin güdümünü kabul etmiyor, hem de köpek gibi ünlü olmayı başarmış.

 

Verilerimiz toplayalım. Frank Zappa, hem rock müzisyeni hem de değil... Saçları, kılık kıyafetine bakıldığında rock görüngülerine sahip... Yaptığı müzikle rock müziği yapanlar için referans olabilmiş, çok iyi bir sahne performansı sunuyor. Ancak, kendisinin de ifade ettiği üzere amacı hiç de rock müzisyeni olmak değil. Hatta ilk etkilenimlerine bakıldığında atonal müziğin öncü isimlerinden Edgar Varese tutkusundan bahsetmek mümkündür. İlk elektronik müzik deneylerini 1940’larda yapan bu ustanın Ionisation adlı siren seslerinin baskın unsur olarak ön plana çıktığı musique concrete çalışmasıyla, Zappa’nın müzikal fikirleri belirginleşmiş. Dönemin rockn’roll plakları, Elvis’in, Little Richard’ın, Jerry Lee Levis’in varlığı ona yalnızca geleceğin popüler müziğinin nasıl sunulacağı hakkında doneler vermiştir.

 

İlk bestesinin davul partisyonlarından oluşan Mice adlı bir şarkı olması, film müziği deneyimi, tematik olmanın absürditeyle örtüştüğü montaj kabul etmez concrete filmleri ve keskin muhalefetiyle kendi olarak pazar bulabilmenin belki de tek nedeni gönderdiği aykırı dalgaların tutarlılık derecesi ve bir metanın dikkat çekmesini sağlayan şiddeti ve sıklığıydı.

 

Şiddeti We Only In It For The Money (Yalnızca para için bu işin içindeyiz) albümünde yüklendiği dönemin rock müzisyeni için tartışılması bile tabu olan flower power, yani çiçek çocuk tavrına topyekün karşı çıkışı ve The Beatles’ın Sgt. Pepper Lonely Hearts Club Band’de denediği kayıt tekniği ustalığını, Varese’den aldığı mirasla o zamana kadar yapılmış en vurgulu ve en başarılı somut müziğiyle özetlemek mümkündür. Söz konusu eylemi gerçekleştirirken albüme kapak olarak The Beatles’ın bahsettiğimiz albüm kapağının bir uyarlamasını seçmesi de ayrıca manidardır.

 

Sıklık konusunda ise Zappa’nın alkol ve uyuşturucu maddelere itibar etmeyip, gayet disiplinli bir çalışmayla envanterini tutamayacağım kadar albüm yapmış olmasını misal verebiliriz. Sektörün her an gözümüze ve kulağımıza soktuğu unsurlara karşı bir diriliş aşısı gibi köşesine çekilme devresine girme lüksünü kullanmayıp, hem albüm, hem underground film, hem de kendi medyatikliğini (!) sağlayacak birbirinden aykırı pozlarda kendisini ortaya atması Zappa’nın duruşunun mahiyetini açıklar.

 

Bir başka boyut ise Zappa’nın müziğinde concrete müzikten, free jazza, rock’tan new music’e kadar sunduğu geniş skaladır. Bu özelliğiyle ancak birkaç takipçisine nasip olacak külliyata sahip olma imkanı ve herkese göre en az bir Zappa albümü bulunabilmesi halini inşa etmiştir. Skalanın genişliğine rağmen müzikte zamandan bağımsızlık, trendlerle dalgasını geçebilme gibi özellikleri üzerinde toplayabilmiştir.

 

Black Page’in new age versiyonunu yapması, disco akımını Disco Boy’la tiye alması gibi örneklerin yanısıra, zamandan ve sektörden bağımsızlığını Şeytan’la atıştığı “Titties and Beer”de gerçekten cehennemlik bir tip olduğunu şeytana ispatlamak için Warner Brothers’la yaptığı 8 yıllık kontratı öne sürmesiyle vurgulamış ve bu vurgu gerektiği yerde yankısını bulmuştur.

 

Bütün bunların sonucunda Frank Zappa ünlü olmuş ama onu ünlü eden zinde güçler gerçekten zinde olmasına ihtiyaç duyduğumuz kolaycılığa kaçmayan güzel olan tarafımızdı. Üstadın yaptığı bir nevi kitlelerdeki aklı selimin harekete geçirilmesi ve hayata karşı edilgen olmamanın bilinçlere kazınmasıydı.