|
İLGİNÇ BİR ÖYKÜ
BİR HAYAT KURTARMAK Almanya-Yugoslavya sınırındaki
Meinfurg şehrinde, o gün olağanüstü bir şeyler yaşanıyordu. Sadece tank
sesleri ve askerlerin ayak sesleri duyuluyordu. Kaçışan, ağlaşan insanlar vardı.
Hitlerin askerleri tek tek evleri basıyor, içinde Yahudi yaşayan evleri ateşe
verip, çoluk çocuk hepsini askeri araçlara bindirip toplama kamplarına
gönderiyorlardı. O güzel, yemyeşil şehir, artık griye dönüşmüştü. Çocuklar o gecenin kör karanlığında
yürümeye başladılar. Abraham göz yaşlarını sildi . “Tanrım onları koru”
dedi. Bir sure sonra evi askerler basmış ve Abraham ve eşi kurşuna
dizilmişti. Miton ve Ami 3 gün boyunca yürüdüler. Nereye gittiklerini
bilmiyorlardı. Ami artık bu yürüyüşten sıkılmıştı. Yiyecekleri kalmamıştı ve
ayakları yara içindeydi. Mison da yorulmuştu. İkisi de yorgunluktan baygın
düştüler. Sabah oradan gecen yaşlı bir köylü,
üstü başı yırtık içinde, çamur içinde kalmış iki çocuk buldu. Alıp onları eve
getirdi. Çocuklar bir süre sonra iyileşti. Fakat ısrarla konuşmuyorlardı.
Kimdiler, nereden geliyorlardı? Yaşlı köylü çocukların küçük çantalarına
baktığında orada; çokça para, ailece çekilmiş bir resim ve babalarının
yazdığı bir mektup vardı. Yaşlı köylü çocuklara korkmamaları gerektiğini
söyledi. Burası küçük bir Müslüman köyüydü. Savaş sonuna kadar yanında
kalabileceklerini ve sonra onları babalarına yollayacağını söyledi. Almanlar
hızla yayıldığından bu Müslüman köydekiler de buraları terkettiler. Yaşlı
köylü çocukları da yanına alıp, daha doğuya doğru gitti. Sonunda savaş
bitmişti. Yaşlı köylü çocukların ailelerini
aradı. Ama oradaki tüm Yahudiler toplama kamplarına gönderilmiş ve çoğu da
ölmüştü. Abraham ve eşine ait bir belge bulamadılar. Sonunda yaşlı köylü
dünyanın tüm ülkelerinden gelen Yahudilerin kurduğu İsrail devletine
başvurdu. Belki de çocukların aileleri oradaydı. İsrail'den gelen iki
görevliye çocukları, aile resmini ve paraları teslim etti. Bir ay sonra
İsrail’den yaşlı adama bir yazı geldi. Yazıda ona teşekkür ediliyor ve artık
İsrail devletinin dostu olduğu ihtiyacı olduğunda en yakın konsolosluğa
başvurması isteniyordu. Bu yazıyla yaşlı adam çok övünür, «koca devlet bana
teşekkür yazısı gönderdi» deyip, dururdu. Öldüğünde bu yazıyı oğlu alıp,
sakladı. Aradan 25 yıl geçmişti. Yaşlı köylünün
oğlu o gün Belgrad’daki hastanede doktoru dinlerken üzgündü. Kızının acilen
beyin ameliyatı olması gerekiyordu. Bu ameliyatı başarılı bir şekilde yapan
bir iki doktor vardı ve onlarda Amerika’daydılar. Ne parası yeterliydi, ne de
o doktorlara ulaşabilirdi. Çaresizdi. Evini satmaya karar verdi ve tapuyu
çıkarmak için dolabını açıp, karıştırırken babasından kalan o eski belgeyi, babasının
sözlerini hatırladı. «İsrail devleti bana teşekkur ediyor..» “Acaba dedi
satsam değeri nedir?” diye düşündü. Ertesi gün bir antikacıya gidip,
belgeyi gösterdi. Antikacı bu teşekkür belgesinin gerçek olup, olmadığını
öğrenmek için, İsrail konsolosluğuna faks çekti. Bir saat sonra bir görevli
telefon ederek, belgenin sahibini görmek istediklerini söyledi. Elvir “eyvah!
Başıma iş mi açtım” diye ve konsolosluğun yolunu tuttu. Ona bu belgeyi
nereden bulduğunu ve neden satmaya çalıştığını sordular. O da her şeyi
açıkladı. Gidebilirsin dediler, ama belgeyi ondan aldılar. Bir hafta sonra
kapısına gelen bir İsrailli görevli Elvir eşi ve kızını ABD’ye götürmeye
geldiğini söyledi ve devam etti. .” O belgeyi araştırdık, İsrail devleti
kurulduğunda Yahudi hayatı kurtaran kişilere verilmiş az sayıda belgeden
birisi ve hala geçerli, İsrail devleti olarak belgede sizin ailenize verilen
sözü tutacağız. O belgede ; İbranice, sizin babanıza teşekkür ediliyor ve
ailenizden birinin başı sıkıştığında İsrail devletinin size yardım edeceği
yazıyor. İsrail devleti kızınızı ameliyat ettirmeye karar verdi. Belgeyi de
müzede sergilemek üzere alacağız” dedi. Elvir ve eşi şaşkın kalakaldılar.
Daha sonra hep birlikte ABD’ye
gidildi. Küçük kız beyin ameliyatını oldu. Küçük kız iyileştikten sonra
Newyork’taki İsrail konsolosluğunda bir kutlama yapıldı. Elvir ve ailesine
İsrail pasaportu hediye edildi. Bu kutlamada yıllar önce yaşlı köylü
tarafından kurtarılan ve şimdi evlenip, Amerika’da yaşayan Ami, eşi iki kızı
ve Mison, eşi, iki oğlu da vardı. Ami, Newyork’un ünlü avukatlarından,
Mison ise, bir bankanın genel müdürüydü. Her ikisi de a geçmişi anlatıp,
yaşlı adama duydukları minneti anlattılar. O gün yaşlı köylü iki değil, gördüğünüz
gibi kaç Yahudiye yaşamını armağan etti, dediler göz yaşları içinde. Ami ve
Mison; Elvir ve ailesiyle zaman zaman görüşmek üzere anlaştılar ve küçük
kızın tüm eğitim masraflarını üstleneceklerine söz verdiler. Küçük kız şu anda Newyork’ta tıp
eğitimi görmekte ve 5 yıldır Ami ile yaşamaktadır. Annesi ve babası son
yaşanan Kosava savaşı sırasında Sırp zulmünden kaçabilmek için, ilk defa
İsrail pasaportlarını kullanıp, ABD’ye gelmişler ve onlar da Ami’nin
yakınında bir eve yerleştirilmişlerdir. ************* * Bu ilginç öykü
Kosova savaşı sırasında ülkeye gelen bu aile ile “Newyork Today” ın yaptığı
röportajla ortaya çıkmıştır.
**Bu öyküyü Banu - Cumhur MENTEŞ arkadaşlar göndermişlerdir. |