ANA
SAYFA
Evlenecek
Kızlarla İlgili Batıl İnanışlar
Kısırlık
Giderme İnanışları
Evlilikte
Batıl inançlar
Hamilelik
ve Doğumla ilgili batıl inançlar
Uğurlu
ve Uğursuz Nesneler
Uğurlu
ve Uğursuz Sayılar
Uğurlu
ve Uğursuz Hayvanlar
Batıllardan
Seçmeler
Anket
Hazırlayan :
Emine KARPAZLI

|
Hamilelik
ve doğuma ilişkin batıl inançlar hala günlük yaşantımızı
etkiliyor. hamile kadının karni ‘sivri’ olursa ya da ‘tatlılara’
as ererse çocuk erkek, karni ‘yuvarlak’ ise veya ‘eksili ve acili’
yiyeceklere as eriyorsa çocuk kız oluyor.
www.bebek.com adli sitenin derlediği bilgilere göre, halk arasında
“hamilenin karnı yuvarlak olursa çocuk kız, sivri olursa çocuk erkek
olur” inancı yaygın. bu inançlar hamilelikle ilgili en yaygın batıl
inançlar arasında yer alıyor. birçok kişi, kadının hamileliği sırasında
baktığı, yediği, içtiği ve yaptıkları ile doğacak bebek arasında
bağ kuruyor. bebeğin anne karnında ilk kıpırdadığı an kadın kime
bakarsa bebeğin ona benzeyeceği, özellikle aşerme döneminde eksili,
acili yiyeceklerin kız, tatlı yiyeceklerin de erkek bebeğe işaret ettiği,
en yaygın batıl inançlar arasında yaralıyor.
Doğacak Çocuğu Benzetme İnanışları:
· Bir heybe üzerine oturan kadın ikiz doğurur...
· Bir heybe üzerine oturan erkeğin, karısı ikiz doğurur...
· Hamile kadın kuş ya da büyükbaş hayvan beyni yerse, doğacak çocuk da o hayvana benzer...
· Bağırsak ve koç yumurtası yiyen kadının doğacak çocuğunun penisi ve hayaları büyük olur...
· Hamile kadın balık yerse, çocuğun derisinde pullar oluşur...
· Hamile kadın ayıya bakarsa, çocuğu kıllı olur...
· Hamileliği sırasında aş eren kadın manda sütü içerse, doğum gecikir, bu süre on iki aya çıkar.
· Hamileliği sırasında tavşan yiyen kadının çocuğu, uzun kulaklı ve patlak gözlü olur...
· Hamile kadın gece mehtaba bakarsa, çocuğu ay gibi güzel olur...
· Doğan çocuk iri ve kara gözlere sahipse, annesinin hamilelikte kara üzüm yediğinden derler...
· Hamilelikte elma ya da nar yiyen kadının çocuğu, kırmızı yanaklı olur...
Doğacak Çocuğun Cinsiyetin Bilme İnanışları:
· Tandıra konulan hamur sertleşirse doğacak çocuk erkek, sertleşmezse kız olur...
· Bir sacın üstüne dökülen şapın şekli sivri olursa çocuk erkek, yuvarlak olursa kız olur...
· Pişmiş yumurta ikiye kesildiğinde ortası çukur olursa doğacak çocuk kız, ortası dolgun olursa doğacak çocuk erkek olur...
· Evde dokunan bir kilim dışarı çıkarıldığında horoz görülürse çocuk erkek, tavuk görülürse doğacak çocuk kız olur...
· Ekşi yiyen kadın kız çocuk, tatlı yiyen kadın ise, erkek çocuk doğurur...
· Bir tastan suyu kepçeyle içen kadının çocuğu kız olur derler...
Kolay doğum muskası
Ayrıca doğumun kolay olmasını sağlamak için muska ve tılsımlardan
medet umuluyor. doğum sırasında ‘kilit açma’, ‘örgülü saçları
çözme’, ‘dilenciye sabun verme’ gibi adetler de sürüyor. bu tür
inançların örneklerine eski uygarlıklarda da rastlanıyor. eski mısır’da
‘hamile kadın bedenli, su aygırı baslı doğum tanrısı’
thoeris’in heykelciğinin doğuran kadınlara uğur
getirdiğine inanılırken, Asur ve Babil’de ‘Filistin’in rüzgar
cini, rüzgar cinlerinin kralı hangi’nin oğlu korkunç yüzlü, dört
kanatlı, kus ayaklı, hayvan pençeli ve akrep kuyruklu pazuzzu’ heykelciği,
hamilelerin koruyucusu olarak görülüyor.
Japon kadınları ise doğum sırasında, Japonca ‘kolay doğum’ anlamına
gelen ‘koyasugai’ adli deniz kabuğunu avuçlarında tutuyor. eski
Roma’dan beri gelen bir diğer inanış da hamileye kocasının yün kuşağının
sarılması. bu inanış, Anadolu’da halen devam ediyor. ayrıca, içinde
okunmuş kağıtların olduğu üçgen seklinde katlanmış muskalara da
rastlanıyor.
Loğusalık
ve göbek bağı ile ilgili inanışlar
halk arasında ‘loğusanın mezarı 40 gün açık kalır’ sözüne inanılırken,
‘nazar’ ya da ‘göz değmesi’nden korunmak için anne ve bebeğe
nazarlık takılıyor, ev tütsülenip loğusaya kursun dökülüyor. bu dönemde
özenle üstünde durulan konulardan biri ise 40 gün süreyle anne ve çocuğun
evden dışarı çıkarılmaması. bunun yani sıra ayni günlerde doğum
yapmış 2 annenin karsılaşmamasına da özen gösteriliyor. karsılaşırlarsa
‘kırklarının karışacağına’ ve loğusaların kötü etkileneceğine
inanılıyor.
ayrıca loğusa döneminde anne ve çocuk için en büyük tehlikenin
‘albastı’ olduğuna inanılırken, bunu önlemek için en yaygın
uygulama kadının üzerinde kırmızı renk bulundurmak, loğusa şerbetinin
ve loğusa sekerinin kırmızı renkli olması ya da annenin basına kırmızı
renkli kurdele takılması. bu arada, halk arasında, doğan bebeğin göbek
bağına ilişkin de inanışlar bulunuyor. çocuk ‘evcil’ olsun diye göbek
bağı dolap ya da sandık içine saklanırken, ‘akilli’ olması için
okul bahçesine, ‘dindar’ ve ‘imanlı’ olması için de cami bahçesine gömülüyor.
|