ATATÜRK VE İSLAMİYET

Atatürk'ün dine bağlılığının kanıtlarını, hem kişisel yaşamında hem de konuşma ve söylevlerinde bulmak mümkündür. Sık sık Kuran okutması ,Kuran okunduğunda kimi defalar duygulanarak gözlerinin yaşarması ,din ve mukaddesatın önemi konusunda samimi yorumlarda bulunması ,kişisel yaşamından edindiğimiz ve kendisinin inancını ortaya koyan bulgulardır.Pek çok konuşmasında dinimizi övmüş ve dinin toplum tarafından anlaşılarak yaşanması gerektiğine dikkat çekmiştir. Bu konudaki bazı sözleri şöyledir :
Bizim yüce dinimiz ,her Müslüman erkek ve kadına araştırmayı farz kılıyor ve her Müslüman ,bu dine bağlananları aydınlatmakla vazifelidir.(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri,c2, s144)
Din insanların gıdasıdır .Dinsiz adam boş bir eve benzer.İnsana hüzün verir...Bu dinlerin en sonuncusu elbette en mükemmelidir.İslam dini hepsinden üstündür.(Niyazi Ahmet Banoğlu ,Nükte ve Fıkralarla Atatürk ,s.196)
Türkler dinlerinin ne olduğunu bilmiyorlar.Bunun için Kuran Türkçe olmalıdır.(Osman Ergin,Türk Maarif Tarihi,5/1957(A.Gürtaş s.41)),
Türk Millet'i daha dindar olmalıdır.Yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır,demek istiyorum. Dinime;bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam ,buna da öyle inanıyorum . Şuura aykırı ,ilerlemeye aykırı birşey ihtiva etmiyor. Halbuki Türkiye'ye egemenliğini veren bu Asya milletinin içinde ;daha karışık ,yapmacık ,batıl inançlardan ibaret bir din daha vardır.Fakat bu cahiller ,bu acizler sırası gelince aydınlanacaktır. Onlar bu aydınlığı görmezlerse kendilerini mahva mahkum etmişlerdir demektir. Onları kurtaracağız.(Maurice Perno ile yaptığı röportaj 11 Şubat 1924)
Rahmetlinin verdiği dini hutbeler hala din dersi kitaplarında okutulmaktadır .Atatürk dinin yaşanabilmesi için önce anlaşılabilmesi gerektiğini anlamış ve Türk Milleti'ne de bunu anlatmaya çalışmıştır. Bu gün onun kurduğu devletin iktidarını işgal edenler ,dün Atatürk hakkında Şerin Lideri ,Çağın Deccali gibi yakıştırmalar yapmışlar bugün açıkça ifade edemeseler de aynı kanaatleri ne yazık ki halen taşımaktadırlar.
Atatürk'ün İslam hakkındaki düşünceleri konusunda yakınlarının ifadeleri de bizim için aydınlatıcıdır.
Safiye Ayla(Sanatçı)
Annesi Zübeyde Hanım da ,ablası Makbule Hanım da çok dindar insanlardı ,namaz kılarlardı. Atatürk ,tam dindar ,tam Müslüman bir aile ortamında yetişti. Atatürk de dindar bir insandı. Çok beğendiği Hafız Yaşar vardır. O Kuran okurken gözlerinden yaşlar boşanırdı. Hatta bütün hocaları toplayıp, ayetleri okuyup izah ederek incelemeler yapardı. Bana 'Allah'ın sana verdiği bu lütfu unutma ve bununla şımarma ,mütevazı ol ,daima Allah'a şükret' derdi. Kendisine "Paşam sen şunu yaptın ,sen bunu yaptın "diyenlere de 'Bana Allah yardım etti ,ben talihli bir insanım' derdi.
Ülkü Şüküllüoğlu(Manevi Kızı)
Annemi Zübeyde Hanım büyütmüştür. Onun annem anlattığı bir anıyı aktarayım ;Atatürk ,25 Ağustos'ta Kocatepe'ye çıktığı zaman orada şöyle dua ediyor: "Allah'ım ,senin bana verdiğin fikir ve zekayla ben bütün planlarımı gerçekleştirdim. Bundan sonrası artık senin mukadderatın ..." O ,Allah'ına inanan bir insandı. Paşa ,Ramazan 'da Dolmabahçe'de veya Çankaya 'da olduğunda anneme,'Vasfiye ,oruç tutuyor musun ? diye sorar ,annem "tutuyorum "dediğinde de çok memnun kalırmış. Bana hastalandığımda dua ettirirdi ,kendisi de ederdi.
Rahmetli hakkında Cemal Kutay'ın aktardığı bir olay:
Bir gün Ertuğrul Yatı'nda ressam İbrahim Çallı Ata'nın yanındadır. 'Şu renkleri tuvale almak mümkün müdür? 'der. Çallı kibirlice; 'Tabii,Gazi hazretleri 'diye cevap verir. 'Demek ki siz bu renkleri alabiliyorsunuz' diye tekrarlar Gazi.Çallı ;'Deneyelim ve görelim 'der. Ayrılacağı zaman Atatürk,Cevat Abbas'a şunları söyler: 'Söyleyin bu adama bir daha gelmesin .Ne zaman ki haddini bilir, Allah'la boy ölçüşmeye kalkışmaz. Sıraya girer kul olarak ,bunu da ispat eden bir eserle gelir ,ben o zaman onun affedilmesine şahitlik ederim.
Atatürk'ün dine bakışı hakkında şüphesiz daha yazılabilecek çok şey olmakla beraber ,özet olarak bu kadar misal kanaatimce kafidir.Bu konuyla bir müddet ilgilenildiği takdirde görülür ki ,Atatürk'ü tanıyan ,ona yakın olan herkes Ata'nın dindar olduğu görüşünü savunmaktadır. Ata'nın dinsiz olduğunu ,İslam'a zarar verdiğini etraflıca savunanların hiçbirisinin Atatürk'le en ufak bir yakınlığı yoktur. Ve bu görüşü savunanlar hep Atatürk'ün yapıp yapmadığı belli olamayan ,kanıtı olmayan bazı olayları ve durumları kendilerine malzeme yapmaktadırlar. Yani Ata'nın ağzından çıkmış bir söz bu fikre malzeme olamamaktadır. Bu da bu fikrin hazırlanışının bile çağdışı ve yobazca yapıldığını göstermektedir. Bu görüşü savunanlar da görüşleriyle aynı sıfatı almayı hak ediyorlar.

panTÜRKİST 2003