Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Adamin teki Temel Havai'de bir otelde bir amerikaliyla tanisir
Temel: Benim fabrikam vardi,yangin cikti bende sigortadan aldigim parayla buraya geldim
Amerikali: Ne tesaduf...benim de fabrikami kasirga yok etti, sigortadan aldigim parayla buraya geldim
Temel biraz düşündükten sonra sormmuş: ...O kasirgayi nasil becerdin
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ilkolkuda uc cocuk bebeklerin nasil dunyaya geldigini konusuyormus
Dursun: -Bizum ailede hep leylekler getirir.
Fadime: -Bizde gul bahcesinde bulunur.
Temelcik:- piz fakiriz, pizde bebekleri annem kendisi yapayi!
---------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ve arkadaşı yanlarında bir penguenle beraber yoldan geçerken tanıdık biri seslenir :
-Ula ayiptur habu hayvani boyle sokak sokak dolaştırmayun,getirun oni hayvanat bahçesine.
Temel Atılır :-Oriya dün geturduk,ha şimdida sinemaya getiriyruk.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Eczacı Temel' e müşteri gelmiş. -Böcek ilacı var mı ?
Temel sormuş:-Böceğinizun nesi var ?
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
- Uyyy Temel! Kaç defa gülersun bi fikraya daaa?
- Bi defa fıkra anlatılınca gülerim, bi de fıkrayı izah ederler ona gülerum, ama asıl fıkrayı anlayınca çok gülerum...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel araba kulanıyormuş. Yoldaki yazıları okumaya baslamış. "Yavaşla 80 km." Temel hızını 80'e ayarlamış. "Yavaşla 60 km" Temel hızını 60'e ayarlamış. "Yavaşla 40 km" Temel hızını 40'a ayarlamış. "Yavasla 20 km" Temel hızını 20'ye getirmiş. Bu arada da iyice sinirlenmiş. Daha sonra bir tabela daha görmuş. "YAVAŞLA kasabasına hoşgeldiniz".
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel kapıcıymıs, ve asansör bozulmuş! Oda üstüne not yazmış: "Asansör bozuktur, en yakın asansör karşı binada :-)
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman ve Temel bir gün uçağa binmiş. Temel bunları görünce kafasını sallamış ve -Yine mi siz?.. demiş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir İngiliz, bir Fransız, bir Kamerunlu ve Temel bir gün uçağa binmiş. Temel Kamerunluya dönmüş ve -Sen yenisin galiba?.. demiş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Arkadaşı Temel'e seslenmiş geç bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu, demiş.
Temel aşağı inip bağımaya başlamış: -Yanayi, -Yanmayi,  -Yanayi,  -Yanmayi...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadenizlinin biri hemşerisine anlatıyor : 
-Dün belediye otobüsüne bindim; yan koltuktaki adam bilet almamışım gibi bana anlamlı anlamlı baktı. 
-Sen ne yaptın? 
-Bende bilet almışım gibi anlamlı anlamlı ona baktım. 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Aritmetik öğretmeni Temel öğrencilerinden şikayet ediyormuş :
-Derste peş kere peş kaç ediy, diye sorayrum, kırk cevapı alayrum.Halbuki peş kere peş yirmi peş, pilemedun otuz
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel işe girmek için sözlü sınava giriyor. Çok heyecanlı, bir önceki aday'a soruyorlar:
-Ne sorayiler? 
-Zor bir soruydu ama cevabi "Ayakkabı" idi. 
Temel’in sırası geliyor, bilsin diye kolay soruyorlar : 
-Dört ayaklıdır, miyav miyav der. 
Temel cevabı bilmenin rahatlığıyla soruyor: 
-Bağcıkli midur? 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel BMW almış ve on saatte Trabzon'a varmış. Dönüşte, geleceğim karşılayın diye İstanbul'a telgraf çekmiş. Temel 40 saat sonra varmış, merakla sebebi sorulunca : -Pu BMW'lerin ileri pes vitesi, ceride ise sadece pi vitesi var. 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün hakimin karşısına çıkartılır. 
Hakim Temel'e sorar :  -Evladim senin adın ne bakim?  
Temel :  -Adım "Temel", fakat içinde "Z" yok.  
Hakim biran düşünür ve Temel'e dönerek der :  -Evladım, "Temel"de zaten "Z" yok ki!  
Temel hemen cevabı yapıştırır :  -Eeeee, biz ne deduk hakim bey?
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Eve geç saatte zilzurna sarhoş gelen Temel, yatmadan önce tuvalete gider.Daha sonra yatak odasının ışığını yakar kapıya dayanır.Gözleri kamaşarak uyanan Fadime'ye :  -Ula kari der, sana helal olsun.Sen Trabizon'un en iyi karisusun. 
İltifata alışık olmayan Fadime :  -Ne oldi herif nereden icabetti bu laflar? 
-Daha ne olsun.Biraz önce tuvalete su dökmeye gittum.Tuvaletin kapisuni ne güzel yaptirmişsun öyle, kapiyi açunca elekturuk kendiluğundan yanayi, deyince,
Fadime yataktan fırlar ;  -Gözün kür olmasın herif, buzdolabuna mu işedun!
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Venedikte deney yapan bilim adamları insanların beyninden parça alarak etkisini görmek için söyledikleri kelimelere bakıyorlar.Bir İtalyan kobay başlıyor :  -Huano mito. 
Beyninden biraz parça alıyorlar tekrar başlıyor :-Huano mi. 
Biraz daha parça alıyorlar :  -Huan. 
Beyninin son parçasını alıyorlar ve adam başlıyor :  -Çay elinden öteyi gidelim yali yali.....
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel kolej sınavına hazırlanan oğluna yardım ederken sormuş :  -Su kaç terecede kaynayi?  
-Toksan terece, deyince 
-Pilemedun, demiş, toksan terecede dik açı kaynayi!
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel olimpiyat oyunları 100 metre finalinde doping yapmış.Anlaşılmasın diye sonuncu olmuş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel boğazda tekneyle turist gezdiriyor birgün bir Amerikalıyı alıyor başlıyolar gezmeye...Amerikalı bir saray görüyor. 
-Bu ne kadar zamanda yapılmış, diyor 
Temel :  -5 yılda, diye cevap veriyor...  Amerikalı :-Yazık bizde olsa 1 yılrda yapılırdı. 
Biraz sonra bir cami göruyor.  -Bu ne kadar zamanda yapılmış, diye soruyor... 
Temel :  -2 yıl, diye cevap veriyor.  Amerikalı :  -Yazık be bizde olsa 3 ayda biterdi, diyor. 
Temel uyuz oluyor duruma...  Biraz sonra bi tarihi yapı daha göruyolar..gene soruyor Amerikalı... 
Temel :  -2 ay, diyor.  Amerikalı  yine :  -Yazık be bizde olsa 1 haftada biterdi, diyor. 
Temel iyice kıllanıyor.Tam o sırada Boğaz Köprüsü'nün altına geliyorlar... 
Amerikalı yukarıyı göstererek :  -Bu köprü ne kadar zamanda yapıldı, diyor. 
Temel şaşkın şaşkın bakışlarla kafayı kaldırıp :  -Hangisi? Bu mu? Bu dün burada yoktu yaa...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir Fransız, bir İngiliz ve bir Karadenizli idama mahkum edilmişlerdi.Üçüne de son arzularını sormuşlar : 
-Giyotinle mi idam edilmek istersiniz, tabancayla mı? Fransız :  -Ben giyotinle idam edilmek istiyorum, demiş. 
Hemen giyotini getirdiler, adamı uzattılar.Sonra da bıçağı olanca hızıyla bırakıverdiler.  Ama o da ne! Bıçak tam adamın kafasını uçuracakken, son anda birden duruverdi! Belli ki bir bozukluk olmuştu, çaresiz kalıp adamı affettiler.  Sıra İngiliz'e geldi.O da giyotinle idam edilmek istedi.Bıçak yine aynı yerde durmasın mı! Üç kez tekrarlandıktan sonra İngiliz'i de affedip idam etmekten vazgeçtiler. Sıra bizim Temel'e gelince: 
-Ha pu giyotin pozuktur, peni furun
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel'e hangisini seçersin diye sormuşlar. 
-Güzellik mi, aptallık mı? 
-Aptallık, demiş Temel, guzelluk geçicidur daa.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadeniz'de iddialı bir maç vardı.Rizeli öğretmenlerle, Trabzonlu öğretmenler maçı...Ama Trabzonlu öğretmenler zayıftı.Yenilmemek için ne yapacaklarını düşünürken Temel onlara akıl verdi : 
-Alın, Hami'yi oynatın. 
-Yahu hiç olur mu? 
-Olur, olur...Hami hoca diye yutturursunuz? 
Neyse, maç oynandı ve Trabzonlu imamlar üzgün bir vaziyette geri döndüler.Temel merakla sordu : 
-Ne yaptınız yahu? Hami'yi yutturamadınız mı? 
-Yoo...Yutturduk. Hem çok da iyi oynadı. 2-1 yenildik, tek golümüzüde Hami hoca attı. 
-Eeee, nasıl yenildiniz? 
-Hiç sorma Temel...Rize'de bir Van Basten hocayla , bir de Gullit hoca vardı ki, bütün takıma yetti.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel arkadaşlarıyla çukur açıyormuş, bir grup da çukurları kapatıyormuş.Ne yaptıklarını soranlara Temel şöyle cevap veriyormuş :  -Bir grup daha vardı, onlar da fidan dikiyordu, bugün celmedular, piz de pizim işler ceri kalmasun diye çalışayruz.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Kolacılar Karadeniz’de kola satışlarını artırmak için müthiş bir formül bulmuşlar.Satışlar acayip artmış.Şişelerin dibine “Öbür taraftan açılır” yazmışlar.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Cenevre Tarım Konferansı'nda katılımcıların her biri yaptıkları çalışmaları ve sonuçta gerçekleştirdikleri verim artışını anlatıyormuş. Sıra Temel'e gelince :  -Kuru fasülyeye gül aşıladuk, demiş. 
-Peki, bunu niye yaptınız?  
-Yellenince gül kokayi. 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadenizli bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor. Pireye "sıçra" diyor, pire sıçrıyor, "zıpla" diyor, pire zıplıyor. Pirenin kanatlarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pire yine zıplıyor : 
Rapor 1  Pire kanatlari koparilmis olarak zipladi. 
Bu defa ayaklarını koparıyor ve "zıpla" diyor, pirede hareket yok.Bir daha "zıpla" diyor yine hareket yok : 
Rapor 2 Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor. 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Veteriner köye gelmiş, hayvanlarda bir hastalık olup olmadığına bakıyordu...Sıra Temel'in ahırına geldiğinde hayvanların bazılarının bağlı ve tahta bacaklı olduğunu görünce şaşırıp sorar : 
-Bunlar neden tahta bacaklıdır? 
-Onlar mı? der Temel kekeleyerek.Canımız paça istediğinde bütün hayvanı kesmeyruk ya... 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadenizliler doğuda ruslarla sıcak savaştalar. Her biri belinden el bombasını çekip rus askerlerinin olduğu tarafa atıyor. Ruslar da bombaların pimini çekip geri atıyorlar.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Rizespor amigosu seyircilere taktik veriyordu : 
-Sağ elimi kaldırırsam demek ki gol kaçırmışızdır, hep bir ağızdan :  
-Ahhh diye bağıracağız.Sol elimi kaldırırsam gol atmışızdır. Hep bir ağızdan yaşa Trabzon diye bağıracağız.Eğer iki elimi kaldırırsam, bizim takım gol yemiştir.O zaman sessizlik. 
Neyse maç başladı. Rizespor golü kaçırdı. Amigo sağ elini havaya kaldırdı. Hep bir ağızdan bağırdılar : 
-Aaaaaahhh... 
Sonra bir gol attı Rize....Amigo sol elini havaya kaldırdı. Tribünler ayaktaydı.  
-Yaşasın Trabzon. 
Sonra bir gol yediler. Amigo iki elini de havaya kaldırdı.Seyirciler başladılar bağırmaya...... 
-Sessizluk...Sessizluk
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Askerde telgraf tellerini tamir ediyorlar, tel yetmeyince dikenli tel kullanıyorlar.  
Temel de "telgraflar yırtık çıkacak" diye itiraz ediyor.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel Avustralya'ya devekuşu avlamaya seyahata çıkıyor.Orada malzemelerini hazırlayıp maceraya atılıyor. Bir virajı dönünce bakiyor 10,15 tane devekuşu. Hemen arabayı durduruyor, silahinı doğrultuyor. Devekuşlari silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömüyorlar. Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar. Temel etrafa bakıyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
-Ulan nereye gitti bu hayvanlar?
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
İki karadeniz takımı: Rizesporla Sinop maç yapıyorlarmış.O esnada stadın yanından bir tren geçiyormuş.Sinoplular trenin düdüğünü hakemin bitiş düdüğü zannetmisler.Ve sahayı terketmişler.Kalan 85 dakikada Rizespor da gol atamayınca mac 0-0 berabere bitmiş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Dört kişilik bir eğitim uçağı karadenizde bir mezarlığa düşmüş...... Lazlar 80 ceset çıkarmışlar ve ölü sayısının artmasından korkuluyormuş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir genetik kongresinde herkes icatlarını anlatıyormuş; İngilizler bizler balık ve devenin genlerini birleştirdik, kollestrolsüz et ürettik demişler. Fransızlar; tavuk ve inek genlerini birleştirdiklerini bu sayede hızlı bir üreme gerçekleştirip et problemini ortadan kaldırdıklarını anlatmışlar. Temel de; -Biz, karpuz ve hamamböceği genlerini birleştirdik demiş, bu sayede karpuzu kesince çekirdekler sağa sola kaçıyor ve çekirdeksiz karpuz yiyoruz.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Venedikte deney yapan bilim adamları insanlarin beyninden parça alarak soyledikleri şarkıları inceliyorlarmış. Bir italyan kobay başlıyor: -huano mito... Beyninden biraz parça alıyorlar tekrar baslıyor: -huano mi. Biraz daha parça alıyorlar:-huan. Beyninin son parçasını alıyorlar ve adam başlıyor: -Çay elinden öteyi cidelum yali yali.....
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadenizli bir bilim adamı pirelerle deney yapıyor.Pireye sıçra diyor, pire sıçrıyor. Zıpla diyor, pire zıplıyor.Pirenin kanatlarını koparıyor ve zıpla diyor, zıplıyor. Rapor 1:Pire kanatları koparılmış olarak zıpladı. Bu defa ayaklarını da koparıyor ve zıpla diyor hareket yok.Bir daha zıpla diyor yine hareket yok.ve adam yazıyor. Rapor 2:Pirelerin ayakları kopunca kulakları duymuyor.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel Dursuna soruyor:-Ula Dursun sen oruçlu oruçlu kaç hamsi yersun? Dursun:Vallaa 100 tane yerim. Temel:Olur mu ulan ilk hamsiyi yediğinde oruç bozulur, diğer 99 sayilmaz. Dursun bu espiriyi çok seviyor. O da yolda gördüğü İdrise soruyor: -Ula İdris sen oruçlu olarak kaç hamsi yersun? İdris:-Valla 50 tane falan. Temel:-Ula 100 tane deseydun sana birşey anlatacaktum.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel saat 02.30'da arkadaşı Dursun'u arıyor. Telefon kalkıyor. -Buyrun. -Alo orasi 11,11 mi? -Hayır burası:1,1,1,1 -Kusura bakma yanlış numara çevirmişim.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Dursun Amerikaya gidiyor.5,6 ay sonra arkadasi Temel'i arıyor: -Ula Temel haçan çabuk buraya gel. Temel:-Niye la dursun? Dursun:-Ha burada çabuk zengin olayisun. Temel:-Ne iş yapacağum? Dursun:-Ula sırf yere düşen paraları topla yeter. Temel hemen Amerika'ya gitmiş.Uçaktan inip taksiye doğru giderken bakiyor yerde 100$. Kendi kendine: -Ula ilk günden mi işe başlayacağuz. demiş ve yerdeki parayı almadan yoluna devam etmiş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temelle Dursun kamyona 6 metre yuksekliğinde eşya yüklemişler. İstanbul'a götürüyorlar.Giderken 100 metre ileride bir köprü gözlerine çarpmış."Köprü yüksekliği 4.50 m" .Temel köprüye 15 metre kala yavaşlamış.Dursun etrafa bakmış.Temel'e: -Gazla etrafta polis falan yok.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel karısına yardım etmek için perdeleri ben ütüleyim demiş. Ve perdeleri ütülerken aşağı düşmüş, ölmüş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir gün dünyanın gizli servisleri arasında yarışma yapılacakmış Yarışmaya katılanlara, bir odaya girecekleri ve odadaki çuvalı kullanarak kendilerini gizleyecekleri soylenmiş. Önce CIA'ninki odaya girip paketlemiş kendini. Peşinden giren jüri uyesi çuvalı tekmelemis çuvaldan: - Hav hav diye bir ses gelmis. Juri üyesi köpek taklidi yaptığını kabul edip odadan cikmis. Arkadan KGB'ninki girmiş, aynı şekilde kendini paketlemiş. Juri üyesi gene tekmelemis çuvalı, bu sefer: - Miyav Miyav, diye ses gelmis Tamam demis adam, kedi taklidi yapıldı. Arkadan bizim Temel girmiş aynı şekilde yapmış. Adam gene tekmelemiş, ses yok. Bi kac defa tekmelemis gene ses yok. Çuvalı duvarlara vurmaya başlamış en sonunda cuvaldan zayıf bir ses gelmiş: - Patatees.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuslar. Bir sabah bir aslanin kukreme sesiyle uyanmislar.Temel hemen kaçmaya başlamış. Dursun "-Ula Temel ne bu telas aslani gecebilecegini mi dusunisin" deyince Temel "Ula SENI GECSEM YETER" demis.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel İstanbul'a ilk kez gelmiş ve Bebek koyunda methedilen sinek barı arayıp durmuş. En sonunda sinek bari bulmuş ve içeri girmiş. İçkisini içerken kendi kendine düşünmüş "ulan bu sinekli barın ne özelliği var herkes methetti hiç bir özelliği yok". İhtiyaçtan tuvalete gittiğinde bir de ne görsün pisuar altındanmış; "Demek buranın özelliği buymuş" demiş. Geri dönüp içkisini içmiş. Ertesi aksam yine gelmiş. içkisini bitirince tuvalete gitmiş ki altın pisuar orada yokmuş. Kızgın bir şekilde geri dönmüş. Barmene çatmış: "Hani buranın altın pisuarı kardeşim bir özelliğiniz vardı o da yok simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmiş:"Sadullah abi gel dun aksam senin saksofona işeyen adamı buldum"
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel Izmir'de Efes otelinin havuzundaykeneee...Havuz görevlisi gelir ve Temel'e,
-Beyefendi lütfen havuz bölgesini hemen terk edin, diyerek sinirli bir şekilde Temel'i kovar.
Temel de bunun üzerine,
-Neden?
-Çünkü havuza işiyorsunuz
-Eee ne oldii. Herces iseyii
-iyi de beyfendi herkes sizin gibi tramplenin en tepesinden işemiyo...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel güzel bir at almış, yanlız bir problem var. At ahıra girip çıkarken kulakları ahırın üst kirişine değiyor, hayvanın canı yanıyor... Bir cumartesi günü Temel almış eline bir eğe ahırın üst kirişini eğeliyor. Oldukça zor bir işlem olduğu için de iki saattir uğraşmakta... O sırada ordan geçmekte olan bir ihtiyar soruyor Temel'e ve atın kulaklarının kirişe değdiğini anlayınca, akıl veriyor:
" Oğlum böyle uğraşma al eline bir kazma da aşağıdaki toprağı kaz, daha kolay olur.."
Temel cevap veriyor:
"Amca iyice bunadın galiba.. Atın ayakları sürtse dediğin doğru da, atın kulakları sürtüyor, kulakları..."

 
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken frenleri patlamış. Yolun sağına bakmış yüzlerce kişinin bulunduğu bir pazar, soluna bakmış tek başına oynayan bir çocuk. Bari fazla zaiyat verdirmeyelim diye arabayı çocuktan tarafa kırmış. Ertesi günkü gazeteler 50 kişinin öldüğü kazayı yazarken Temele bu işin nasıl olduğunu sormuşlar, o da anlatmaya başlamış:
-Her şey o çocuğun pazara doğru koşmasıyla başladı.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ve iki arkadaşı İstanbul'dan Trabzona'a gitmek üzere tren garına giderler. İlk Trabzon treni 1 saat sonradır, bileti alıp, yemeğe giderler. Yemekte sohbet, muhabbet saate bir bakarlarki 1 saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş. Yine bilet alırlar 1 saat sonrası için. Ne yapalım vakti nasıl geçirelim derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktıklarında 1 saat olmasına 5 dakika vardır. Hemen koşarlar gara ama trene yetişemezler. Gişeye gidip sorarlar yine Trabzon'a gidicek tren varmı diye. Gişedeki adam ''Bakın bu son tren eğer bunu da kaçırırsanız Trabzon'a bugün dönemezsiniz'' demiş. Bileti almışlar, pastaneye gitişler. Pastalar, kekler, çörekler muhabbet derken saate bir bakmışlarki 1 saat olmak üzere hemen koşmuşlar gara.Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk vagonu yakalamış, diğeri orta boylu son vagonu tutmuş. Temel uzanamamış. Trenin arkasından bir müddet bakan Temel oturmuş yere başlamış gülmeye. Gişe memuru yanına gelmiş.''Sen ne garip adamsın. 3 treni kaçırdın, arkadaşların gitti,sen kaldın, ağlayacağına gülüyorsun be adam.'' Temel :''Uy hemşerum, Trabzona asıl pen gideceğidim, onlar beni geçirmeye geldiydu pen ona güleyrum''demiş.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Adamin biri elinde "U" seklinde kucuk bir demir ve iki ucu arasinda gozle gorulmesi cok zor bir kil testere ile buluslara patent veren ozel bir sirketin kapisini calmis...Gorevliler pek ciddiye almamakla beraber bulusunun ne olduğunu ve nasil kullanildiğini anlatmasini isterler. Mucidimiz baslar anlatmaya:; " Bu gorduğunuz alet son model bir fare kapanidir. "U" seklindeki bu kapanin uclarindan birine beyaz diğerinede kasar peynir yerlestirilir. Daha sonra kapan farelerin umumi olduğu bir yere konulur. Peynirleri goren fare kapanin altina gelip, "Beyaz peynir mi yesem, kasar peynir mi yesem" diyerek secim yaparken, basini mutemadiyen sağa ve sola cevirmek durumunda kalir. Bu esnada goremediği kil testere basini keser ve fare olur." Bu aciklamalardan sonra zeki mucid kendini bir anda kapi disinda bulur tabiki...Herneyse, cabuk pes etmez ve birkac hafta icinde sirket yetkilileri ile bir bulusma daha ayarlar. Baslar anlatmaya: " Bu sefer fare kapanindan peynirleri kaldirdim, boylece daha economic hale gelmis oldu. Kullanimi ise ayni kolaylikta. Kapan farelerin umumi olduğu bir yere yerlestirilir, ve kapanin altina gelen fare , kendi kendine sorar ve dusunur " beyaz peynir nereye gitti?, kasar peynir nereye gitti?" iste tam bu sirada kafasini sağa sola cevirirken, kil testere tarafindan basi kesilir ve fare olur."
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Balikci Temel'e, bir musteri hamsinin fiyatini sormus. -Bes yuz bin.. -Karsidaki balikcida dort yuz bin. -Sen de git ordan al. -Orada kalmamis, -Bende de kalmasa ben iki yuze satarim.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmiş. Akvaryumların yanında birini görmüş. Adam elini akvaryumun neresine götürse balık da takip ediyormuş. Temel sormuş:
- Ula bu nası oliyi?
Adam: - Her zaman daha zeki olan yaratıklar kendinden daha az zeki olanları yönetebilirler demiş.
Adam oradan uzaklaşmış. Bir kaç dakika sonra geldiğinde bir de ne görsün? Temel akvaryuma ağzını yapıştırmış. Balık gibi bir açıyor bir kapıyor.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Dursun bir yarışmaya katılırlar. Bu yarışmada en çok yerli öldürene, 100.000$ verilmektedir. Bunlar yerli avlamak için Amerika'ya giderler 3-4 gün aramalarına rağmen bir tane bile yerli öldürememişlerdir. Bunlar bir gün sabah kalktıklarında etrafların da 100'ü aşkın yerli bulurlar.
Temel Dursun'a: La Dursun kalk zengin olduk! -------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Dursun Trabzon'un dağlık bölgesinde ava çıkmışlar. Uzun uğraşlardan sonra elleri boş dönmek üzere iken oldukça iri ve heybetli bir geyiğe rastlamışlar. Her ikisi de epeyce uğraştıktan ve kovaladıktan sonra köye 5-6 kilometre kala geyiği vurmuşlar. Aslında küçük hayvan avına çıkmış olan iki arkadaşın yanında geyiği taşıyabilecekleri herhangibir araç veya alet olmadığından düşünce üretmeye başlamışlar. Temel ,Dursun'a "Ula dursun habu hayvanın bir boynuzunu sen tut diğerini ben diyerek çektirmeye başlamışlar. Tahmin edileceği gibi çok zor olan bu şekilde köyün yolunun başına kadar kan ter içerisinde gelirlerken köyden birine rastlamışlar. Onların bu halini gören arkadaşları "Yahu siz delimisiniz bu böyle taşınır mı? Sizin kafanız hiç çalışmıyor kardeşim, ikiniz bir olun şu hayvanı kuyruğundan çekin daha rahat taşırsınız " önerisini yaparak yola devam etmiş. Bu fikri çok uygun bulan iki kafadardan biri olan Temel yaklaşık yarım saat sonra Dursun'a dönerek "ULA DURSUN BU HAYVAN BÖYLE ÇOK KOLAY ÇEKİLİYORMUŞ, AMA ANLAMADUĞUM BİR ŞEY VAR BUNU KUYRUĞUNDAN ÇEKTUĞUMUZDAN BERİ KÖYDEN GİTTİKÇE uzaklaşıyruk.!! -------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ile Dursun ormanda uyuyorlar. Bir ara Temel Dursun'a sesleniyor.
-Dursun ormanın güzelliğine bak. Dursun: -Ağaçlardan göremiyorumki-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel Kamyon şöförü.. Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre... Bir köprüye yaklaşıyor.. Köprünün üstünde azami yükseklik 4 metre yazıyor. Temel sağına soluna bakıyor ve: " Polis yok geçerim" diyor.-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Nasa uzay araştırma merkezi, günlerden bir gün Mars'a gidebilecek bir mekik yapar. Bu mekiğe üç ayrı ülkeden üç astronot binecektir. Bunlar bir Fransız, bir Alman ve Türkiye'den de Temel'dir. Bunlara orada uzun süre kalacaklarını ve bu yüzden yanlarına en çok sevdikleri şeyi almalarını söylerler.
Alman: "Ben içki içmeden yapamam bana içki verin der."
Fransız: "Ben karım olmadan yapamam onuda götüreyim der."
Temel: "Ben da sigarasuz edemam," der ve sigara ister.
Aradan yıllar geçer artık mekiğin döneceği gün gelmiştir. Onlar için büyük bir tören düzenlenir. Önce Fransız iner mekikten yanında karısı ve iki küçük çocuğu vardır. Sonra Alman, gözleri kan çanağı gibi, sendeleyerek iner mekikten. En son Temel fırlar ve elinde bir sigara, bağırır:
"Uyy hemşerum! Ateşi olan var mi??"
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Cimri bir kişi ölümü yaklaşınca oğullarını yanına çağırır.Üç oğlunada vasiyette bulunur . Ben ölünce hepinizin mezarıma tek tek birer milyar koymanızı istiyorum der. Adam öldükten sonra sırayla 1. ve 2. oğlu mezara gider ve birer milyar parayı mezara koyarlar daha sonra babası gibi parayı seven 3. oğluda mezara gider ve mezardaki paraları alır yerine babası adına bir 3 milyarlık çek koyar.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Adamın biri çok kuvvetli öksürüyormuş, doktora gitmiş derdini anlatmış. Doktorda adama yanlışlıkla öksürük ilacı yerine müshil ilacı vermiş ve demişki:bir hafta boyunca yemeklerden sonra iç ve yanıma gel. Adam bir hafta sonra gelince doktor: Öksürüğün nasıl oldu deyince, adamda: Cesaret edipte öksüremiyorumki,demiş. -------------------------------------------------------------------------------------------------------
Barda uzun süre tek başına içki içen adam bir süre sonra barmene "Biliyormusun, ben sol gözümü ısırabilirim" demiş Doğal olarak barmen buna inanmamış. 1,000,000 Lirasına iddiaya girmişler. Adam, takma olan sol gözünü çıkarmış; ısırmış ve barmenin hayret dolu bakışları arasında parayı cebine atmış. Bir kaç kadeh daha içtikten sonra adam gene barmene dönmüş ve "Biliyormusun" demiş; "ben sağ gözümü de ısırırım!" Adamın tavırlarından kör olmadığını; dolayısıyla öbür gözünün de takma olamayacağını düşünen barmen, parasını kurtarabilmek umuduyla hemen 1,000,000 sına iddiaya girmiş. Adam sakin sakin takma dişlerini çıkarıp sağlam olan sağ gözünü de ısırmış. Aradan bir kaç saat geçince, müşteri barmene "İki milyonunu kurtarmak için sana bir fırsat vermek istiyorum" demiş. "İki milyonuna iddiaya girerim ki bu oturduğum yerden taaa öbür köşeye yerleştireceğin bir bira şişesinin içine, bir damla bile etrafa sıçratmadan işeyebilirim." Barmen uzun uzun bu işin altında nasıl bir üç kağıt olabileceğini düşünmüş; bulamamaış ve iddiayı kabul etmiş. Salonun en uzak köşesine bir şişe yerleştirmişler ve adam işemeye başlamış. Değil etrafa bir damla damlatmamak; ortalığı tam anlamıyla berbat etmiş. Barmen paralarını kurtarmanın sevinciyle olduğu yerde zıplamaya başlamış. Biraz sakinleşince adama dönüp "Kesinlikle kaybedeceğini bile bile neden böyle bir iddiaya girdin?" diye sormuş. "Kaybettiğimi de nerden çıkardınız?" demiş adam; "Şu karşı masada oturan iki asık suratlı adamı görüyormusunuz? İşte onlarla ""barın orta yerine işerim, barmen de sevinçten zıplar"" diye 15 milyon lirasına iddiaya girdim".-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Adamın biri bara girmiş. Garson, herkeze içki ver kendinede al demiş. İçkiler içilmiş garson hesap için gelince adam: Para yok demiş. Tabi garson bunu bir güzel dövüp dışarı atmış. Diğer akşam tekrar gelmiş ve yine garson herkeze içki kendinede al demiş ve sonuçta parası olmadığı icin yine dayak yemiş ve gitmiş. Bu üç akşam böyle devametmiş. Dördüncü gün yine gelmiş ve garson herkeze içki fakat bu sefer sen içme, içince sapıtıyor, sonrada kavga çıkarıyorsun. -------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir bayanın yatak odasındaki gardrop bozuktur. Evin yanında bulunan istasyondan tren geçince kapağı açılmaktadır. Bunun için bir gün bir marangoz çağırır. Marangozu yatak odasına götürür ve dolabı gösterir. O anda bir tren geçer ve gardrobun kapağı kendiliğinden açılır. Marangoz menteşelere, kilide bakar. Hanımefendi buradan gardrobunuzun nesi olduğunu anlayamadım. Şimdi ben içine gireyim ve siz kapağı kapatın, böylece ben içeriden bakarım belki böyle anlarım der. Marangoz içeri girer, kadın kapağı kapatır. O anda kapı çalar. Kadın kapıyı açar. Kadının kocası gelmiştir. Kocası doğru odasına gider ve üstünü çıkarıp asmak için gardrobunu açar. Bir bakar ki gardropta bir adam. Kızarak adama bağırır. "Ne işin var senin burada" der. Marangoz korkmuş bir vaziyette cevap verir. "Şey beyefendi nedesemki, şimdi size burada tren bekliyorum desem inanırmısınız?"
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir adam uçağıyla Afrika'nın üzerinde gezerken birden uçağı arızalanır ve ormanlık bir alana düşer. Üstüne üstlük bir afrika kabilesinin ona doğru yaklaştığını görür. Adam içinden "İste şimdi hapı yuttuk" der. O anda düşüncesinde Nur yüzlü dedenin sesini duyar.
- Hayır evladım henüz hapı yutmadın.
- Peki ne yapmam gerek ?
- Şuradaki mızrağı görüyormusun? - Evet.
- Al onu öndeki renkli giysili adamın tam kalbine batır.
Adam mızrağı alır ve adamın tam kalbine batırır.
-Evladım işte şimdi hapı yuttun.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadenizli Bir Babadan Ogluna Mektup
Uy sevgili usagum! Allah'in selami tabiidur. Mektubu cok yavas yazayrum, cunkim bilirum ki, cabuk okuyamazsun.. Benden yana sual edersen, Allahuma pin sukur iyiyum, yeni pir is puldum.. Emrimde yuze yakin adam var, hepsi de sessuz sedasuz, kendi hallerinde. Ne is puldugumu soraysan soyleyecegum patlama, mezarluk pekcisi oldum.. Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkek midur, kiz midur, pelli degil. Hacan o yuzden saga dayi mi oldin, teyze mi oldin soyleyemeyrum.. Temel emicen de tukkan actu, o da otuza aldigini yirmipese verir, surumden kazaniyormus oyle dedi..Bizim koye findukcularin Temel'i muhtar sectuk, akillu usak da. Gecen gun hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel akilludur, hemde durusttur.. Gecenlerde bir taksinin soforu koye varmis, muhtari arayu, meger yolda pir tavuk ezmus sahibini soraymus.. Muhtar Temel tavuga pakmis, hapu bizden degildur, pizum koyde yassu tavuk yoktur, demis.. Senin kucugun Memet cok akullu bir usak cikti. Gecen gun tepeye varmis, elinde bir ip sallayup duriy.. Anan, uy usagim ne edeysun orada demis.. Oda heva turumuna bakayrum demis. Cektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedim. Anlatti, meger ip sallanunca havanin ruzgarli oldugunu, ip islaninca da yagmur yagdigunu anlaymis.. Cok akillu usak vesselam. Sen o yasta boyle akillu degildun! Yaa iste boyle usagum.  Memlecetten saga pol pol havadis.. Yeni havadis olursa yine yazayrum.. Baki Hudaya emanet ol.Baban
Not: Mektupa para koyacaktum, ama gec akluma geldu, zarfu kapatmisum..
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Iri yari bir adam kahveye girmis. - Hasan cimdur? - Penum, demis adamin biri. Adam bu adami bir guzel pataklamis ve yuzunu gozunu kan icinde birakmis. Sonrada cekip gitmis. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam baslamis gulmeye. Kahvedekiler sasirmis ve hemen sormuslar. - Ya o kadar dayak yedin, yuzun gozun kan icinde. Ne diye durmus guluyorsun simdi. - Penum adim Hasan tegul Temel, Nasil kandurdum o enayi adami ama....
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel banka soymak sucundan yargılanıyormuş. Son celsedeyargıç kararı okumuş;
Temel'in suçsuz olduğunun anlaşıldığını, tahliyesine kararverildiğini açıklamış ..
Temel sevinçle ayağa fırlamış :
- Uy çözünü sevdiğumun hacim beyi, yani şimdu bu paralar benim oldu değil mu?
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel Cemal'e anlatiyormus.
- Pi herif baga cok sempatiksinuz dedi.
- O ne demektur?
- Pen de pilmeyrum ama, her ihtimale karsi furdum oni.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Cemal ile Temel askerde beraber nobet tutarlarken, komutanlari bir bakmis
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N'apiyorsunuz, demis. Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga.
- Peki Cemal'in kulaklarindaki pamuk ne? Temel:
- Mektubu tuymasin diye....
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Cemal cok kumarbazmis, bir gun kahvede olmus. Karisina anlatma görevini Temel ustlenmis.
- Cemal kayip, demis Cemal'in karisina
- Cehennemun tipine citsun, demis Cemal'in karisi.
Temel gayet sakin:
- Cittu zaten, demis.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel yaninda birkac arkadasiyla dama cikmis, birine:
- Sen kollarn ac asagiya atla. demis. Adam atlamis ve olmus. Digerine:
- Sen kollarini bedenine iyice yapistir atla demis, o da atlamis olmus. Kalanlardan birine:
- Sen sag kolunu kaldir atla demis o da atlayip olunce yoldangecen ve her 10 saniyede bir birilerinin damdan atlayip yere cakildigini gorup merak eden bir adam damdaki Temele seslenmis:
- Hemserim ne yapiyorsunuz orada? Temel cevap vermis:
- Tetris oynuyoruz.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel sinemanın birinde müdür olmuş. Bir seyirci gelmiş,
- Sigara içebilir miyim?
- Hayır, demiş Temel.
- Ama herkes içiyor.
- Onlar sormatiler ci.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Cemal iki tane piyango bileti almış. Temel karşı çıkmış,
- Manyak Cemal, Niye ici tane altun? Puyuk ikramiye pi tane.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Karadenizlinin birisi bara girmiş 'barmen bey' demiş,'limonsuz tekila' Barmen:
- Beyefendi limonumuz kalmadı kusura bakmayın. portakalsız versek olur mu?
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel cok iyi bir doktordur" demis Cemal..
"Nereden biliyorsun" demisler.
"Gecen yil cok pahali bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, rontgende rotus yapti."
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
  NASA Mars'a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar:
"1 Milyon Dolar" demiş ve eklemiş "MIT'ye* bağışlayacağım." İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:
"2 Milyon Dolar" demiş. "Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım." Üçüncü aday olan Temel aynı soruya "3 Milyon Dolar" diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon istediğini sormuşlar. Temel Türkiye'den kalma alışkanlıkla yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:
"1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de Mars'a göndeririz."
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Yolcular ucagin yaninda otobusten inmisler...Bir bakmislar ucak sirketinin minibusu yanlarinda durmus. Icinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston, kolunda uc noktali bant ve yardimci pilotun elindeki tasmaya bağlı bir kopek. Saga sola carparak oyle ilerliyorlar ucaga.. "Saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar ucaga, ama içlerinde bir kaygı ucak pistte hizla ilerlemeye baslamis, yolcularin gozleri camda. Ucak hizlanmis.. Yolcular endiselenmeye baslamislar. Ucak daha hizlanmis.. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis.. Ucak iyice hizlanmis.. Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar. Ucak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin basladigini goren yolcular dehset icinde cigligi basmislar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar cekmis.. Ucak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot Temel arkasina yaslanmis, derin bir nefes almis ve yardimci pilota donmus: "Ula Cemal Biliy misun?" demis, "Bir gun ciglik atmayacaklar ve hepimiz olecegiz!.."
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Fıkra değil gerçek. Karadeniz'de bir kahvede garsona "4 çay biri açık olsun." diyorlar, garson da şöyle soruyor: "Hangisi açık olsun?"
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel ve Cemal ABD'ye para kazanmaya gidiyor.Bir sürü  yabani at görüyorlar.En iyi işin yabani atları ehlileştirmek olduğuna karar veriyorlar.Atlara zar zor biniyorlar.Atlar kaçıyor, bunlar üstlerine.Cemal düşüyor.Temel son sürat giderken  bağrıyor :  
-Sen tüştün kurtuldin!!!
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel birgün berbere gitmiş, kulağında volkmeni.Oturmuş berber koltuğuna demiş : -Biraz kısaltın.   Berber :   -Tamam yalnız şu kulaklıkları çıkar, demiş.   Bizim Temel demiş :-Olmaz, çıkarırsam ölürüm.   Berber "peki" anlamında başını sallamış, enselerden kısaltmaya başlamış.Kulaklara yaklaşmış, makas kulaklığa takılmış. -Birader az çıkar su kulaklıkları, makas takılıyor.   Temel :-Yok, çıkarırsam ölürüm, demiş. Neyse berber devam etmiş traşa, makas tekrar takılmış, berber Temel'i bir kez daha ikaz etmiş, ama Temel yine :-Yok arkadaş çıkarırsam ölürum, demiş.   Berber iyice kızmış ama napsın müşteri nihayetinde, devam etmiş traşa.Fakat makas tekrar takılınca dayanamayıp çıkarmış kulaklıkları. Temel birden yere yığılmış, can çekişiyormuş.Berber korkmuş, bir o kadar da meraklanmış. Eğilip yerden kulaklıkları almış, kulağına götürmüş :  
-Nefes al, nefes ver, nefes al, nefes ver...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel, Cemal'e bitmeyen bilmecelerinden birini soruyor.  
-Kafestedur, sarıdur, oter.  
-Kanaryadur.  
-Pilemedun, paluktur.  
-Sarı paluk olur mi?  
-Poyadum.  
-Kafestedur dedun.  
-Pen koydum da.  
-Paluk hiç oter mi?  
-Pu da pilmecenin şaşırtmacasidur.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------
Temel bir gün ahıra inmiş, ineklerle beraber resim çektirmiş. Sonra bu resmi babasına göndermiş altına da bir not eklemiş:  
-Papacuğum resimde işaretli olan penum.