Sahi kim Othello?
Bazen bir şövalye gibi hissediyorum kendimi; Nedense o zamanlara yani şövalyelerinin çağına daha iyi otururmuş gibi geliyor bedenim yani bazen biraz sıkıyor 21. yüzyılın naylonlu giysileri beni.. Sanki üstümde bir teneke parçası olsa statik elektriğimi topraklayacakmışım ve rahatlayacakmışım gibi geliyor hep. Ve nedense kral olmaktan daha soylu bir mertebe gibi geliyor bana bu, her ne kadar bir kral kadar mal varlığına sahip olmasa da sahip olduğu değerler daha fazla gibi.
Bazen bir palyaço; Palyaçolarının en sevdiğim yönü ise, her ne kadar yakıştıramasak da o lakayt görüntü altında derin bir ifade zenginliği yatar... Ve onları hep gülen güldüren düşünmemize rağmen sanki yüzümüz gülerken içimizin ağladığı o insansıl zamanları hatırlatırlar bana. Bende genellikle acı çekerken dışımda gülmeyi becerebilenlerdenim galiba... O yüzden bir adım palyaçodur.
Bazen bir baykuş; Öncelikle baykuşu çoğunluk tarafından uğursuz kabul edilerek dışlanması sebebiyle sevdiğimi zannediyorum. Ayrıca kendine has bilgeliğiyle tünediği dalda seyreyler alemi ve için için güler gibi gelir. Sanki dünyanın bütün derdinden tasasından uzak hiç yıkılmadan o hep orada o ağacın ya da kayanın üzerinde durup bekler nereye gidiyor zaman diye.
Bazen de bir herhangi bir bazı diye gidiyor yaşamım. Gün be gün değişen gelişen ya da yerinde sayan biri gibi... Burada kendimi, sevdiğimi, rüyalarımı, hayal kırıklığımı, inancımı kısacası yaşamımı belirli kesitleriyle paylaşacağım sizinle. Söylediklerim daha çok kendim için söylenmiş olacak. İçimde kendi sevinçlerinizi-acılarınızı görebilirsiniz ya da bakış açınızı.
Othello - 01 Ekim 2001