Sandra
Bullock
Komşu Kızı Bullock Bu Kez Güzel Hemşire Rolünde
Bu hafta vizyona giren Aşk Silahı filminde Liam
Neeson’un kalbini çalan Sandra Bullock son dönem
sinemanın en önemli kadın yıldızlarından biri.
Sandra Bullock Alman opera şarkıcısı bir baba ve
ses hocası bir annenin kızı olarak 26 Temmuz
1964 tarihinde Arlington Virginia’da doğdu. Tüm
çocukluğunu annesi ile birlikte turnelerde
dolaşarak geçirdi. Lisede bir ponpon kızdı ve
tavsiyelere kulak vererek hayatına oyuncu olarak
devam etmeye karar verdi. İlk olarak Carolina
Üniversitesi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Mezun
olduktan sonra “Hangman” adlı düşük bütçeli
filmde rol aldı ve bu filmden sonra oyunculuğa
televizyon dizileri ile devam etti.
Bir sinema filminde daha oynayabilmesi için üç
yıl bekledi ve 1990’da “Who Shot Patakango?”
adlı düşük bütçeli drama filminde oynadı. Ancak
filmi kimse ciddiye almadı. Ciddiye alınması
için bir üç yıl daha beklemesi gerekecekti ve bu
üç yıl içinde “Love Potion No 9” (1991), “Who Do
I Gotta Kill ? ” (1992) ve “When The Party’s
Over” (1992) gibi düşük bütçeli filmlerde rol
aldı. 1993’de “Demolition Man-Cezalandırıcı”deki
şiddet düşkünü Lenina Huxley karakteri ile ilk
çıkışını yaptı. Bu ilginç bilimkurgu filminde
uykudan kalkmış Stallone’ye bilmediği gelecekte
etrafı (!) gezdiriyordu ve filmdeki tek kadın
karakter olmanın tüm avantajlarını kullanıyordu.
Bu filmden sonra “Wrestling Ernest Hemingway”
(1993) adlı dramada Robert Duvall ve Shirley
MacLaine gibi yetenekli oyuncularla birlikte rol
aldı. “Vanishing” (1993) adlı fantastik filmde
Jeff Bridges ile birlikte rol aldıktan sonra
“The Thing Called Love” adlı filmde geçtiğimiz
yıllarda uyuşturucu komasına girerek hayata veda
eden yetenekli oyuncu River Phoenix ile birlikte
rol aldı. Film oldukça başarılı oldu ve Bullock
gelecek vaad eden oyuncular arasında
gösterilmeye başlandı. Bu film için annesinden
aldığı mirası kullanarak kendi şarkısını yazdı
ve söyledi. Bu başarısı ona 1994 yılında
“Speed-Hız Tuzağı” filminde oynama şansını
getirdi ve Jan de Bont’un bu sürat dolu aksiyon
filminin kazandığı büyük başarı, onu
Hollywood’un en önemli kadın oyuncularından biri
haline getirdi. Filmde Keanu Revees ile birlikte
rol alan güzel yıldız Revees ile mğthiş bir uyum
göstermiş ve filmin gişe hasılatına önemli katkı
sağlamıştı. 1995’de artık kendini kanıtlamış bir
oyuncu olarak “While You Were Sleeping-Sen
Uyurken” adlı romantik komedide Demi Moore için
düşünülen rolü kapmayı başardı. Aynı yıl
internet ile ilgili macera filmi “The Net” de
rol aldı. Sonraki yıl “Two If By Sea” adlı
komedide rol aldıktan sonra Joel Schumacher’in
ırkçılık karşıtı filmi “A Time to Kill-Öldürme
Zamanı”de Samuel L. Jackson, Kevin Spacey ve
Oliver Platt gibi tanınmış oyuncularla birlikte
rol aldı.
Bu filmden sonra Richard Attenborough’un tutkulu
bir aşk etrafında gelişen savaş draması “In Love
And War” da bir hemşireyi canlandırdı. 1997’de
Speed filminin devamı “Speed 2-Hız Tuzağı 2”de
rol aldı. Keanu Revees olmadan çıktığı bu tekne
gezisinde yine maceradan maceraya koştu güzel
yıldız. Bir sonraki filmi ”Hope Floats”da
aldatılan bir kadını canlandırıyordu ve bu
filmle birlikte tek başına bir filmin hasılat
garantisi olabileceğini kanıtladı. 1998’de kendi
kısa filmi “Making Sandwiches”i yazdı, yönetti
ve oynadı. Bu denemeden sonra Nicole Kidman ile
cadı dayanışması sergiledikleri
fantastik-romantik film “Practical Magic-Aşkın
Büyüsü”de bir cadı olarak çıktı karşımıza.
“Prince of Egypt-Mısır Prensi” adlı animasyonda
seslendirme yaptıktan sonra Ben Aflleck ile
birlikte geçen sezon izlediğimiz “Forses of
Nature-Fırtınalı Aşk” filminde nişanlı bir
adamla talihsizliklerle dolu bir yolculuğa çıkan
deli dolu Sarah Lewis’i canlandırdı. Daha sonra
yapımcılığını da üstlendiği ve ülkemizde de
vizyona giren “Gun Shy-Aşkın Büyüsü”nda bir
hemşireyi canlandırdı. “28 Days-28 Gün”de alkol
bağımlısı bir kadını canlandırdı ve rolüne
rehabilitasyon merkezlerinde hazırlandı. Bu
filmdeki performansı ile yeteneğini öne
çıkarmayı başaran Bullock eleştirmenlerden ve
seyirciden olumlu not aldı.
“Miss Congeniality-Güzel Detektif” ile yeniden
sakar güzel karakterie geri dönen Bullock filmde
bir saldrıyı engellemek için güzellik
yarışmasına katılan bir FBI ajanını canlandırdı.
Güzel yıldızın yeni projesi ise “Fool Proof”
adlı komedi gerilim filmi.
Televizyon ile başladığı kariyerine sinema ile
devam eden ve aileden gelen sanatçılık
geleneğini başarıyla sürdüren Sandra Bullock
yapımcılık ve yönetmenliğe de el atarak sinemada
kalıcı oacağını kanıtladı. Ancak güzel yıldızın
bu günlere gelmesi hiç de kolay olmadı. Bakın
kendisi zirveye çıkışını nasıl yorumluyor;
“Binlerce kez düşünsem de, bir otobüs filminin
bana istediğim her kapıyı açabileceğine
inanmazdım”.