Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!

Artvin

Yüzölçümü : 7.436 km2
Nüfus :
191.544 (2000 )
İlçeler : Merkez, Ardanuç, Arhavi, Borçka, Hopa, Murgul, Şavşat, Yusufeli

Tarih : Göçebe yaşam tarzını benimseyen biz Türklerin ataları yazılı edebiyat yerine sözlü edebiyat geliştirdikleri için, günümüzde Artvin’in tarih öncesi dönemlerine ait bilgileri İran ve Bizans kaynakları yada Erzurum ya da Kars’a dair günümüz araştırmacılarının eserlerinden öğrenebilmekteyiz.

Artvin ve çevresi oldukça köklü ve zengin uygarlıkların yaşadığı bir bölgedir. Toprak yapısının elverişsiz olması ve bilim merkezlerinden uzaklığı nedeni ile planlı ve bilimsel tarzda arkeolojik çalışmalar yapılamamıştır. (1) Buna rağmen Prof Dr. İbrahim KÖKTEN’in Kars civarında ve Çıldır Gölünün karşısına yaptığı kazılarda dolmen (2) ve menhir (3) kalıntıları bulunmuştur.

KÖKTEN 1965’te Kars’ın güneyinde ve Aras nehrinin kuzey kesimindeki Ala Dağın doğu eteğinde Camışlı Köyünün sınırındaki kayalıklarda geyik avcılığı ile ilgili duvar resimleri bulunmuştur. (5) 1933 ve 1955 yıllarında Yusufeli ve Şavşat yörelerinde halkın bulduğu bakır baltaların MÖ 3000-4000 yıllarına ait olduğu sanılmaktadır. (6) Aynı yörede bulunan tunç baltaların 3000-2000 yıllarına ait oldukları bilinmektedir.Artvin ve çevresi tarih öncesi devirleri cilalı taş devrinden başlayarak bakır-tunç demir devri olarak sırası ile yaşamıştır. MÖ 10 bin ile 8 bin yıllarından kalma cilalı taş çağına ait insan izleri Artvin’de de bu çağlarda insanların yaşamış olduğu izlenimini vermektedir. Bulunan madeni eşyalar ise tarih öncesi devirlerin sırası ile yaşandığını belgelemektedir.

Artvin’e egemen ilk Kavim Türklerin ataları olarak kabul gören Hurrilerdir. MÖ 2000 tarihinden başlayarak Huriler Artvin ve çevresinde site devletleri kurmuşlardır. Hitit kralı II. Murşit  MÖ 1360’ten itibaren 20 yıl sürdüğü seferler ile Artvin’i ele geçirmiştir.

Hurrilerin soyundan gelen Urartular, başkenti Van  olan, geliri tarım-hayvancılık-ticarete dayalı doğru Anadolu merkezli bir devlet kurmuşlardır. Kuzey sınırlarını Artvin’e kadar genişlettiler. Ancak doğudan büyük göçlerle gelen İskitlerin baskısına dayanamadılar ve yıkıldılar. Artvin bu kez Kafkasya merkezli İskit devletinin batı sınırında yer aldı.

Eski Yunan tarihçisi Heredot’un İskit diye nitelendirdiği bu devlet (9) çağının öncüsüydü. Tekerleği icat eden, atı evcilleştiren, tarihte ilk beyin ameliyatını gerçekleştiren İskitler, Artvin’i ele geçirerek bu alanı askeri üs olarak kullanmaya başlamışlardır.

İskitler sonrası Arsaklar (10) adı verilen sülale Artvin’e egemen oldu. Şamanist dini öğretiye inanan bu sülale MS 350’li yıllarda Bizans etkisinde kalarak İsevi dini kabul ettiler. Daha sonra da Bizans’ın tahakkümü altına girdiler. 575 yılında İran Kralı I. Darivs Bizans’a saldırınca bundan istifade eden Hazar Türküleri (11) Çoruh boylarına egemen oldular.

Hz.Osman döneminde İslam orduları kumandana Mesleme Oğlu Habib Bizans’ı yenerek Şavşat-Ardanuç-Artvin’i ele geçirdi. Hazar denizine ilerlemek istese de Musevi yeti kabul eden Hazarlar tarafından durduruldular. Emeviler döneminde Hazarlar ile birleşen Artvin halkı İslam ordularına karşı direndi.(12) 786’da Abbasi Halifesi Harun Reşit Çoruh bölgesini başkenti Bağdat’a bağladı.

853-1023 Artvin Bagratlar (13) ve Sac adlı Abbasilere bağlı iki beylik kuruldu. Sac emirliği yıkılınca Artvin tekrar Bizans’ın eline geçti. Bu esnada İran Merkezli kurulan Selçuklu Devletinin reisi Tuğrul Bey Anadolu nun keşfi için 1018’de kardeşi Çağrı Bey’i batıya gönderdi. 1040 Dandanakan Savaşında Gaznelileri yenip devlet statüsüne çıkan Selçuklular 1048  Pasinler savaşı ile Artvin sınırına kadar geldiler.

Alparslan 1064’te Gürcistan seferine çıkarak Çoruh boylarını ele geçirir. Alparslan’ın ölümü üzerine Bizans’tan yardım alan Gürcü Kralı Gorgi Artvin’i tekrar ele geçirdi. Fakat 1081’de Melikşah’a yenilince Melikşah’ın desteği ile  Çoruh’uda içine alan Erzurum-Bayburt –Kars merkezli Saltukoğlu beyliği kuruldu.(14) Türk nüfusunun Artvin’e yayılması hızlandır.

Büyük Selçuklu Devletinin yıkılışı sonrası Artvin Azerbaycan merkezli İldeniz oğlu Atabeyliğine bağlandı. 1263’te Kubilay Artvin’i ele geçirerek bu yöreyi İlhanlı topraklarına kattı. 1265’te Kıpçak Türkü olan Sark is bu yörede Çıldır (15) Atabeyliğini kurdu.

1458-1463-1466 yılları arasında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Çoruh boylarına üç sefer düzenlese de Osmanlı hükümdarı II. Mehmed’e (16) Oltukbeli savaşında yenilince zayıflama süresince girerek Safevilerin 1502’de eline geçmiştir.

Artvin İlinin Osmanlı yönetimine geçtiği evrelere ait belgeler yeterli değildir. Bununla beraber II. Mehmed’in Trabzon Rum Devletini yıkarak Karadeniz bölgesinin sahil kıyısını Artvin İlinin kıyı kesiminden itibaren ele geçirdiği bilinmektedir. Bu esnada Artvin-Yusufeli-Ardanuç-Borçka Çıldır Atabeyliğinin (17) elinde bulunuyordu.I. Selim (18) Trabzon valisiyken Gürcistan’a yaptığı seferde Batum’un güneybatısında bulunan Güney Kalesini ele geçirmiştir. Bu kalenin adı ile sancak kuran I. Selim sancağa Borçka-Hopa ve Artvin’i bağlamıştır. (19)

Çaldıran seferinden 20 yıl sonra Erzurum Beylerbeyi Mehmed Han Yusufeli civarına akınlar yapmıştı. Ardanuç Atabeyi II. Keykavus ayaklanınca I. Selim’in oğlu padişah I.Süleyman ikinci veziri Kara Ahmet Paşayı isyanı bastırmakla görevlendirmiştir. Kara Ahmet Paşanın İkinci seferi ile Pert-Eğekte adlı ilk Livane Sancağı kuruldu. 1549-51 yılları arasında Şavşat-Yusufeli arasındaki Ardanuç bölgesi iki yıl kadar II. Keykavus’un elinde kaldı. 13 Haziran 1551 günü Ardanuç Kalesini de fetheden Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa bu bölgeyi de Osmanlı ülkesine kattı. II. Keykavus kaçarak İran’a sığındı.(20)

1627’de Osmanlı topraklarına katılan Acaristan’ın önemli bir merkezi olan Batum şehri ise III. Ahmed dönemi vezirlerinden Hasan Paşa tarafından 1703’te kurulmuştur. (21)

Artvin ve çevresi Çıldır eyaleti ile birlikte yaklaşık 250 yıl Osmanlı Devletinin egemenliğinde kalmıştır. 1828 Osmanlı Rus savaşı ve savaş sonucu imzalanan Edirne Anlaşması ile Ahıska Osmanlı elinden çıkınca Çıldır eyalet teşkilatı bozuldu. Anlaşma gereği Çıldır eyaletinin bir kısmını Osmanlı kaybetti. Buna karşılık Artvin-Borçka-Ardanuç-Şavşat-Yusufeli Osmanlı elinde kaldı.(22)

1854-56 Kırım Savaşında Osmanlı Devleti İngiltere’den aldığı destek ile Batum yakınlarındaki Şevket-İl kalesine saldırdı. Savaş başlayınca 600 kadar Artvin’li gönüllü Kars      savunmasında başarılı savaşlar verdiler. (23)

Rusların güneye inme ve dünya imparatorluğu yaratma planı ile 1877-78 (93 Harbi) Osmanlı-Rus savaşı çıktı. Bu savaş Artvin yöresi halkına pahalıya mal oldu. 24 Nisan Rusya Kars-Ardahan-Batum’u işgal ettikten sonra Türk topraklarına doğru ilerlemeye başladı. 2 Mayıs 1877’de 800’den fazla askerimizi şehit ettiler. Ardahan dolayını ele geçiren Ruslara karşı Artvin halkı Ardanuç ve Şavşat’a doğu göç etmeye başladılar.

Şıpka geçidinde hatalı hatlar kuran Süleyman Paşa yüzünden Ruslar bu hatları delerek Doğu Anadolu içlerine kadar ilerlediler. Osmanlı barış teklifinde bulunmak zorunda kaldı.

3 Mart 1878’de Osmanlı ile Rusya arasında 29 maddeden oluşan Ayestefanos (24) barışı imzalandı.19. maddesinde yer alan 245.207.301 altın tazminatını ödemeyen Osmanlı, Kars-Ardahan-Batum topraklarını Rusya’ya tazminat karşılığı vermek zorunda kalmıştır. (25) Bu barış Avrupalı devletlerin çıkarına aykırı düşünce 23 Aralık 1978’de Berlin Barışı imzalandı. Bu barış ile Elvire-i Selase (26) denen Kars-Ardahan-Batum Rusya eline geçti. 8 Şubat 1879’da Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan büyük Muhaide (27) anlaşması ile Kars-Ardahan-Batum’da yaşayan Türkler batıya doğru göç etmeye başlamışlardır.

Bu barış Avrupalı devletlerin çıkarına aykırı düşünce 23 Aralık 1978’de Berlin Barışı imzalandı. Bu barış ile Elvire-i Selase (26) denen Kars-Ardahan-Batum Rusya eline geçti. 8 Şubat 1879’da Osmanlı ile Rusya arasında imzalanan büyük Muhaide (27) anlaşması ile Kars-Ardahan-Batum’da yaşayan Türkler batıya doğru göç etmeye başlamışlardır.

Gerçek Fransız Devriminin getirdiği ulusalcılık ilkesi gerekse de Rusların güneye inmek için uyguladığı, politikalar sonucu bir Türklerin yüzyıllar boyu beraber yaşadığı, sadık millet (28) diye adlandırdığı Ermeniler I. Dünya savaşına kadar en kanlı savaşları yaptığımız milletlerden bir olmuştur.

Coğrafi Yapı : Karadeniz  Bölgesinin Doğu Karadeniz  Bölümünde, Doğu Karadeniz  Dağları üzerinde yer alan Artvin İli'nin doğusunda Ardahan, güneyinde  Erzurum, batısında Rize,  kuzeybatısında  Karadeniz,  kuzeyinde  Gürcistan  Cumhuriyeti bulunmaktadır.

İlin yüzölçümü 7.436 kilometrekaredir.

Artvin, arazi bakımından genel olarak dağlıktır. İlin Arhavi ve Hopa İlçeleri, Karadeniz ile denize paralel uzanan Doğu Karadeniz Dağları arasında kalan dar bir düzlük alan üzerine kuruludur.

İlin Karadeniz’e olan kıyı uzunluğu 34 kilometredir. Kıyıdan iç bölgelere doğru gidildiğinde arazinin birden yükseldiği görülür.

Artvin 'de, ova olarak nitelendirilebilecek alanlar, Arhavi ve Hopa kıyı şeridindeki aluvyal düzlükler dışında mevcut değildir.  

İl sınırları içinde 30'a yakın akarsu vardır. Bunlardan Karadeniz’e dökülenler hariç diğerleri Çoruh Nehri’nin kollarıdır.

İlin muhtelif yerlerinde çok sayıda  doğal göl vardır. Bunlardan; Şavşat ve Borçka İlçelerinde bulunanları doğal güzellik ve turizm açısından en önemlileridir.

 

 

 

 

ARTVİN’İN BAZI İLLERE UZAKLIĞI

 

İL

UZAKLIK (KM)

 

ANKARA

999

 

İSTANBUL

1.314

 

İZMİR

1579

 

ADANA

1014

 

BURSA

1327

 

KOCAELİ

1206

 

ANTALYA

1472

 

DİYARBAKIR

526

 

ERZURUM

203

 

TRABZON

234

 

RİZE

159

 

ARDAHAN

235

 

Ekonomik Yapı : Artvin’in çalışan nüfusu 1990 die verilerine 109.484 iken 2000 yılında 80.276’ya gerilemiştir.
1980-2000 döneminde istihdamın sektörel dağılımı incelendiğinde, tarım ve sanayi sektörlerindeki istihdamda sürekli bir azalış görüldüğü halde tarım sektöründe çalışanlar, toplam istihdam içinde en büyük paya sahiptir.
1980 yılında işgücünün % 75’i tarım sektöründe iken, bu rakam 2000 yılında % 61’e gerilemiştir.

Artvin’de işgücünün % 60.8’i tarıms sektöründe istihdam edilmektedir. Die nüfusun sosyal ve ekonomik nitelikleri verilerine göre, tüm sektörlerde işgücünün işteki durumu incelendiğinde, çalışanların % 85’den fazlası ücretli, maaşlı veya yevmiyelidir

2000 genel nüfus sayımına göre artvin’de işsizlik oranı % 7’dir. Bu oran, işgücündeki her 100 kişiden yaklaşık 7’sinin işsiz olduğunu göstermektedir.

Artvin’in 1980-2000 döneminde işgücüne dahil olmayan nüfusunda yıllık artış hızı % 25’dir. Bu artış hızı erkeklerde % 24, kadınlarda ise % 25’dir. 2000 yılında işgücüne dahil olmayan nüfusun yaklaşık % 64’ünü kadın nüfus oluşturmaktadır.

1980-2000 döneminde işgücüne dahil olmayan emeklilerin sayısında % 100’ün üzerinde bir artış olmuştur.

Eğitim : 2000-2001 Eğitim ve Öğretim Döneminde, 33 Anasınıfı, 187 İlköğretim Okulu,  31 Genel ve Mesleki Lise ile  6 Sağlık Meslek Lisesinde toplam 35.400 öğrenci eğitim ve öğretim görmektedir.

İlimizde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel (şahıs, şahıs, dernek) 7 adet öğrenci yurdu bulunmaktadır. 421 öğrenci kapasiteli olarak düzenlenen  bu yurtlarda toplam 243 öğrencimiz barındırılmaktadır.

2000-2001 Eğitim Öğretim Döneminde Halk Eğitim Merkezlerince toplam 190 kurs açılmış olup, bu kurslara kayıt yaptıran kursiyer sayısı 3.215’tir.  

İlimizde Kafkas Üniversitesine bağlı Artvin Orman Fakültesi ile Artvin Meslek Yüksekokulunda yükseköğrenim verilmektedir..  

1994 yılında inşasına başlanan Artvin Orman Fakültesi Kampüs inşaatı  devam etmektedir.

Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtlarda (Artvin Merkez) toplam 200 öğrencinin barınması sağlanmaktadır.