Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
 


                               DOLUNAYA TÜL DÜŞTÜ-2

Savaş Ay

Tatlıses'in kalbi duracaktı

Büyük ozanın ölüm haberiyle sarsılan İbrahim Tatlıses: Kalbim sıkıştı. Bir an öleceğimi sandım. Elim ayağım buz kesti. Sadece şarkılarının değil insan olarak da onun hayranıydım

İbrahim Tatlıses diyor ki:

'Büyük ozan Mahzuni'nin ölüm haberini alınca kalbim sıkıştı. Bir an öleceğimi sandım. Elim ayağım buz kesti. Az sonra sahne alacaktım ve binlerce kişi benim çıkmamı bekliyordu. Çıkıp derdimi onlara döktüm. Ağlamalar başladı. O gün her şarkımı başka bir duyguyla okudum. Sadece şarkılarının değil insan olarak da onun hayranıydım. Mütevazı, çelebi, sıcacık ve her zaman doğru bir dosttu o. Ben ona 'dayı' derdim. Bazen Mahzuni Dayı bazen Şerif Dayı. Size bir şey söyleyeyim, Şerif Dayı ile turneye çıkan pek çok solist, assolist hanımın ona gizli gizli aşık olduğunu ben biliyorum. Kişiliğine tutulmaması elinde değildi bir kadının. O ise bunu anlasa da anlamazdan gelir, hepsine bacısı, kardeşi gibi bakardı. Eline beline diline sahip adamdı Dayı...

Bir Pavyon Gecesi

Yıllar önceydi. İbrahim Tatlıses'le birlikte Beyoğlu meyhaneler sokağındaki Demgah'ta yemek yiyip, birkaç kadeh atmıştık. Ardından otoparka gidiyorduk ki İbo'ya. 'Abi gel seni bir pavyona götüreyim de nostalji yap dedim' Gülerek sordu: 'Vallah mı savaş Abey?..'

Hemen oradaki 2. sınıf bir pavyona girdik. Şefler, komiler, müşteriler şaşkın. Acaba film mi çevriliyor falan soruları döneniyor ortada. Sahnenin önündeki masaya aldılar bizi: Sahnede genç, kara kuru bir oğlan. Elinde kötü bir saz. Lakin sesi yanık mı yanık. Mahzuni'den 'Darıldım'ı okuyor tam o sıra. İbo malum; bulunduğu ortama şimşek hızıyla uyum sağlamakta mahir bir adam. O da masadan okuyor şarkıyı. Oğlan heyecandan kıpkırmızı. Türkü bitiminde selam kelam edecek, lakin gücü yok. Kurtuluşu ikinci türküye girmekte buluyor. Yine Mahzuni'den:

Nasıl İnsanlık?..

Mahzuni Şerif büyük bir hümanist ozanımızdır. Öyle ki hemen her şiirinde insanseverliğin, hoşgörünün satırlarını buluruz. Onun için önemli olan insanın yaşam hakkıdır. Hiçbir neden insanı öldürmenin bahanesi olamaz. Toplumdaki sınıf kavgası bile insan öldürmeyi haklı kılamaz. Bir hümanist için bundan daha özgün bir görüş olabilir mi? Ferhan Şensoy'un bir oyununu hatırlıyorum. Muhtemelen 'Ferhangi Şeyler' oyunu.

Bir ara Ferhan, dekorun bir kenarında duran sazı eline alıp Dom Dom Kurşunu'nu çalıyor. Daha sonra da durup boşluğa fırça atıyor:

'Bu türkü yiğit insanlar, güzel günler için, insanlık ve gelecek için öldüler, öldürüldüler diye yakıldı. Sizler... Bazı salak kişiler. Siz barlarda diskolarda içki içip göbek atarken geviş getiresiniz diye yazılmadı bu türkü. Mahzuni Şerif bir ağıt yaktı, oyun havası olsun diye yazmadı bu türküyü...'

Ve korkunç bir alkış kopuyor seyirciden.

Mahzuni Şerif yalın adamdı demiştik ya. Bir başka şiirinde ise bakın gerçek kişiliğini, dürüstlüğü ve yalınlığını nasıl teyit ediyor:

'Tabuttaki insan gibi ölemem

Derdim onun için gülemem

Ben insanın değerini bölemem

Doğu-batı gavur-müslüm bir bana

Tahammül dünyanın başıdır başı

Dost için akittim gözümden yaşı

Halka öğrettiğini yapmayan kişi

Dört kitap okudum dese de kör bana

Gerçekten de insanları birbirine düşman eden, senlik, benlik duygusunu arttıran, düşmanlığın nedeni olan; doğu-batı, gavur-müslüman ayrımı değil mi?.. Yine bir başka şiirinin ilk iki dörtlüğünde belirttiği gibi;

Bütün inancını ve yaşamını insani yüceltmeye yöneltmiş bir insan olarak Mahzuni, çağımızın bu yöndeki en büyük halk ozanıdır desek abartma olmaz. Bakın eserlerine; yobaza karşı koymuş, insanı sömürenleri lanetlemiş, insanlar arasında ayrım yapanlara yuh çekmiş, olumsuzlukları eleştirmiş, insanları öldürenleri kınamış, savaşlara karşı koymuş, dünya halklarının barışını savunmuş, halkıyla beraber gülmüş, beraber ağlamış bir ozanımızdır...

Pir Olması Ne Güzel

İnsan deryasında hakkın yolunda

Edep ile hür olması ne güzel

Bunca bilmezlerin bunca cahilin

Başlarında pir olması ne güzel

Geleceği güneş olmalı gencin

Ey ihtiyar başım bitmedi sancın

Tadına doyulmaz helal kazancın

Her ekmekte ter olması ne güzel

Adem baba varken dinler yok idi

Fitneye fesada karni tok idi

Şu ikilik canımıza okudu

Tüm insanın bir olması ne güzel

Der Mahzuni yanlış yola yürürsem

Nefsim için toprak olup çürürsem

İnsanları ayrı ayrı görürsem

Gözlerimin kör olması ne güzel

Sanatçılar ne diyor?

Pek çok sanatçı dostla konuştum. Hepsi de şaşkın, üzgün, bitik. Bakın ne diyorlar koca ozanın ardından:

Mahsun Kırmızıgül: Babamı kaybetmiş gibiyim. Bir çağın kapandığını söyleyebiliriz. Şimdi 20. yy gerçekten kapandı.

Suavi: Erdemi rehberimiz. Anısı önderimiz olsun.

Sezen Aksu: Arif Sağ telefon açtı. Stüdyoda çalışırken öğrendim. Oracığa çökmüşüm. Çok büyük kayıp.

Sertab Erener: Bir televizyon programında karşılaşmış birlikte türküler okumuştuk. Bakışıyla, duruşuyla insanı yürekten kavrıyordu. İnanılmaz bir karizmaydı. Çok üzüldüm.

Özcan Deniz: Çağımızın Pir Sultan'ı gitti. Acımı tarif edemem.

Müzeyyen Senar: Onun türkülerini dinlemek de okumak da ayrı bir zevkti. İlk fırsatta türkülerle anacağım onu sahneden. Boyu bosu küçük görünse de büyük adamdı. Böylesi zor gelir bir daha.

Müslüm Gürses: İnanmıyorum yaaa. Hala da inanmıyorum. En yakınımı kaybettim. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın başı sağ olsun.

Orhan Gencebay: Dünyaya takdim edebileceğimiz, evrensel değerlerimizden birini kaybettik. Çok sarsıcı, çok yıkıcı bir kayıp. Onun gibisi zor gelir. Candan bir dosttu, canımı yaktı gidişi...

Akşam, 22.5.2002


e-mail:kizilaga@yahoo.com
||||||||KIZILEFE ||||||||