Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
 
 

  -inceleme-

 

Türk Popüler Müziğinde Mahzuni ‘hit’leri

1968’de ‘Oy Babo’ ile ilk Âşık Mahzuni plağını yapan “rock sanatçısı” Cem karaca 1970’lerle birlikte önce bir Dadaloğlu, ardından bir Pir Sultan Abdal düzenlemesi yapar. 1971 sonunda ise ‘Acı Doktor’ ile Âşık Mahzuni’ye döner. 1972’de popüler müzik endüstrisindeki Mahzuni ‘hit’i, Edip Akbayram’ın seslendirdiği ‘Boşu Boşuna’ olur. Lise yıllarında Antep ve Adana arasında mekik dokuyan bir öğrenci olarak okul gruplarında şarkı söyleyen Edip Akbayram, Hürriyet Gazetesi’nin “Altın Mikrofon”undan sonra aynı yarışmanın Günaydın gazetesinin 1972’deki organizasyonunda Âşık Veysel’den esinli “Kükredi Çimenler” ile birinci olur. Ancak yarışma birincisi Edip Akbayram’a yapılan plağın arka yüzündeki Mahzuni bestesi ‘boşu boşuna’, yarışma şarkısının önüne geçecek kadar herkesin diline dolanır. Çünkü hem sözler hem de ezgiler insanlara yakın durur. Bu ilgi ve başarı aslında hem yıllar boyu süren Edip Akbayram-Âşık Mahzuni dostluğuna hem de onlarca ortak ürünün ortaya çıkmasına bir vesile olur. Edip Akbayram 1973-1977 yılları arasında her yıl en az bir Mahzuni bestesi söyleyerek Âşık’ın çok sayıda ürününü popüler müziğin hiti durumuna getirir: İnce İnce Bir Kar Yağar (1973), Dumanlı Dumanlı (1973), Dağlar Dağladı Beni (1974), Garip (1974), Kaşların Karasına / Dom Dom Kurşunu (1974), Kolum Nerden Aldın Sen Bu Zinciri (1975), Gam Üstüne Zam Yapılır (1975), Mehmet Emmi (1976).

1974-1977 arasında Akbayram dışında Mahzuni imzalı ürünler hayli ilgi görmektedir ve bunlara popüler müzik usluplarının ve sanatçılarının giderek genişleyen yelpazesinden pek çok kişi katılmaktadır. 1974, Türk popüler müziğinde “Mahzuni yılı” nitelemesini hak edecek bir yoğunlaşmaya sahne olur. Edip Akbayram dışında Gülden Karaböcek ‘Nem Kaldı’, Sevil ve Ayla ‘Yigitler’, Yaşar ‘Dokunma Keyfime’, Ersen ve Dadaşlan ise ‘Yedin Beni‘ ile Mahzuni söyleyen sanatçılardan birkaçıdır. 1971’de yaptığı Neşet Ertaş imzalı (Tatlı Dile Güler Yüze) ilk plağı ile büyük bir çıkış yapan Selda, 1970 ortalarında bu kervana katılan sanatçı olur. ‘Yuh Yuh’ ile ‘Şaka Maka’ bunların en ünlüleridir. Âşık Veysel sevgisi ile bilinen ve çok sayıda eserini seslendiren Fikret Kızılok, 1973’den sonraki uzun süreli suskunluğunu 1975’te Mahzuni’nin ‘Darağacı’ ile bozar. Hatta aynı eseri seslendirmek isteyen Edip Akbayram’dan önce davranarak. Fikret Kızılok 1976 yılında çıkardığı son 45liğinde, vazgeçemediği Veysel’den ‘Sen Bir Ceylan Olsan’ ile Mahzuni’den ‘Biz Yanarız’a yer verir. 1970’lerin son üç yılında, iyice gerilen sosyo-politik ortama uygun düşen hitleri (Aldırma Gönül, Kıymayın Efendiler, Adiloş Bebe vb.) ile 45liklerini sürdüren Edip Akbayram, Mahzuni ile dostluğunu koparmaz. Hatta ciddi tehlikeleri birlikte atlattıkları konser ve gazino programları yapmaya devam eder

1980’lerin ilk yılları, pek çok alanda olduğu gibi Âşık Mahzuni’nin ve onun ürünlerini popüler müziğin konvansiyonel normlarıyla birleştiren sanatçılar için kısa bir durgunluk evresidir. Mahzuni’nin bundan sonraki verimi aslında eskisi gibi olmaz. Ancak gerek eski gerekse yeni yazdıkları, yine önceden olduğu gibi hem kendi kasetlerinde hem de popüler müzik sanatçılarının albümlerinde yer almaya devam eder. Âşık Mahzuni’yi “toplumcu müzik tarzı ve ozan duruşu ile yol gösterici” olarak kabul eden Edip Akbayram, 80’li yıllarda yaptığı albümlerinde eski-yeni Mahzuni ezgilerine yer vermeyi sürdürür: Darıldım Darıldım (1984), Keyfo Ağam ve Dom Dom kurşunu (1985), Mehmet Emmi (1986). 1980’lerde Mahzuni seslendiren sanatçılar içinde kendi geleneğini sürdüren ya da popüler müzikle ilişkiye geçen halk müziği sanatçıları da vardır. Sabahat Akkiraz, Musa Eroğlu ve Erdal Erzincan bunlardan birkaçıdır.

Sağlık sorunları ile boğuştuğu 1990’lı yıllarda, eskisi kadar olmasa da pek çok popüler müzik sanatçısının başvuru kaynağı olmaya devam eder. Kadim dostu Edip Akbayram, 1991’de ‘Çeşm-i Siyahım’, 1992’de ‘Boşu Boşuna, 1998’de ise ‘Mehmet Emmi’ ile tekrar Mahzuni der. CemAli 1990’ların ortasında önce ‘Yuh Yuh’u ardından ‘Şaka Maka’yı 1990’ların değişen sounduna uyarlar. Cem Karaca 1994 albümü ‘Cemaz-ül Evvel’de 1968’deki göz ağrısı ‘Oy Babo’ya yer verir. Doksanların sonunda Soner Arıca ‘Sarhoş’u yorumlarken, Kardeş Türküler 1999 albümleri ‘Doğu’da ‘Dargın Mahkum’u seslendirirler. Aynı grup, ilk soundtrack çalışmaları olan ‘Vizontele’ (2001) için ‘Çeşm-i Siyahım’ı yeniden ele alır. Çeşm-i Siyahım, filmin radyo sahnesinde Âşık Mahzuni’nin seslendirdiği bir kayıt olarak da kullanılır.

Sonuç Yerine

Yaşadığı çağda yanlış ve haksız gördüğü durumlara / olaylara duyarlığını binlerce ürün bırakarak yansıttı Mahzuni Şerif. Üstelik yaşamı boyunca tanık olduğu tüm uyaranlara tepki / yanıt verdi. Yakın çevresinin, içinde kültürlendiği toplulukların, yaşadığı kentlerin, ülkesinin, hatta tüm dünyanın toplumsal problemlerini dile getirdi, tele döktü. Yaşamını yitirdiğinde pek çok kişi onun yerinin doldurulmasının çok zor olduğunu söyledi. Mahzuni ise bir süre önce ozanların yerinin doldurulması konusunda bir söyleşisinde şöyle demişti:

“Bizim dönemimiz ozanlarının gerekçesi giderek silindiği için, gerekçeli âşıklar türemiyor. Artık halkın kendisinin de büyük bir kısmı ozanlar gibi düşündüğünden enteresan ozanlar çıkmıyor. Bu doğuşun enterasan olması için mevcut görünümü delmesi, yeni bir misyonun doğması gerekir. Ama göl yeri susuz kalmaz derler. Bakarsın umulmadık bir zamanda ilginç insanlar çıkar” (Özdemir 2002: 23)

“Göl yeri”nde artık Mahzuni yok. Umarız ustanın dileği yerine gelir ve göl yeri tez zamanda sulanır. Ancak söylenmelidir ki, gerek Mahzuni’nin gerekse diğer ozanların bir miras olarak bıraktıkları bir miras olarak algılandıkça; insanların birbirleriyle söyleşmelerinin araçları olmayı sürdürdükçe; yaşamaya devam edecek, yeniden ele alınacak, farklı biçimlere evrilecek ve farklı etkinlikler içinde kendisine yer bulabilecektir. Kültürel kalıt olarak duran ürünlerin on ya da yüz yıl sonraki endüstriyel popüler müziğin hakim kategorileriyle ilişkiye girmesi mümkün, ancak bu, insanların ozanların bıraktıklarına duyacakları gereksinime bağlı. Amacım insanların yüzyıl sonraki müziksel tercihlerine ilişkin kehanette bulunmak değil. Ancak bir müzik geleneğinin ya da onun bileşenlerinden herhangi birinin estetik ve simgesel özerkliği, hem değişerek yaygınlaşıyor hem de toplumsal belirlenime göğüs germeyi sürdürebiliyorsa, bunun mümkün olabileceği söylenebilir. Beşyüz yıl önce yaşayan bir ozanın dizeleri bugün uluslararası rock müziğin statüsünü kullanarak yeniden canlandırılıyorsa, dünün ve bugünün ozanları birkaç kuşak sonraki insanların gereksinimleri ve sahiplenmeleri ölçüsünde yeniden ele alınabilir. Hem yeni ile eskiyi, ya da modern ile geleneği birlikte yaşama alışkanlığı, hem de çoğu kez ve ağırlıkla ‘yeni’yi tali bir konuma yerleştirebilme becerisini yansıtan anlam üretimi, bunun mümkün olacağını düşündürüyor.

 

 


Kaynakça

Aktaş, İhsan (1999): Anadoluyu Kucaklayan Ozan Mahzuni Şerif. Ankara. Ürün Ltd.

www.alewiten.com, 17.4.2003

Bakiler, Bülent Y. (1989): Âşık Veysel. Ankara. Kültür Bakanlığı Yayınları.

Barth, Fredrik (1998): Ethnic Groups and Boundaries. İllinois. Waveland Press.

Belge, Murat (1992): Türkiye Dünyanın Neresinde? İstanbul. Birikim Yayınları.

Bohlmann, Philip V. (1988): The Study of Folk Music in the Modern World. İndiana Univ. Press.

Erol, Ayhan (2001): “Müziksel Meşruluk ve Musıki İnkılabı” Müzikoloji Derneği Sempozyum Bildirileri. İstanbul. Kitap Matbaacılık.

Erol, Ayhan (2002): “Birlik ve Farlılık Ekseninde Alevilik ve Alevi Müziği”. Folklor ve Edebiyat 30/2 (287-306).

Hasgül, Necdet (1996): “Türkiye Popüler Müzik Tarihinde Anadolu Pop Akımının Yeri” Dans Müzik Kültür 63 (51-74).

Meriç, Murat (1996): “Türkiye’de Pop Müziğin Öyküsü: 2”. Müzük 2 (52-54).

Peker, M vd (1997): Göç, Kentleşme Sorunları ve Yerel Siyaset. İzmir. Saray Kitabevi.

Ok, Akın (1994): 68 Çığlıkları. İstanbul. Broy Yayınları.

Özdemir, U. - Bengi, D. (2000): “Neşet Ertaş ile Söyleşi”. Roll 39 (57-61).

Özdemir, Ulaş (2002): “Göl Yeri Susuz Kaldı” Radikal 18.5.2002

Zaman, Süleyman (2000): Mahzuni Şerif: Yaşamı, Dünya Görüşü, Şiirleri. Ankara. Toros Mat

 

 


e-mail:kizilaga@yahoo.com
||||||||KIZILEFE ||||||||