Site hosted by Angelfire.com: Build your free website today!
 
 

 -haber-

 

Türküler mahzun kaldı

Halk ozanlığı geleneğinin önde gelen temsilcilerinden Âşık Mahzuni Şerif, dün sabah saatlerinde Almanya’nın Köln şehrinde vefat etti. Bir konser için gittiği Almanya’da rahatsızlanan ve 5 gündür tedavi gören Mahzuni Şerif, beyin damarlarında tıkanıklık, kalp ve karaciğer yetmezliği sebebiyle hayata veda etti.

Birçok Türk halk müziği sanatçısının söz ve beste kaynağı olan Âşık Mahzuni, Pir Sultan Abdal’ın muhalif çizgisinde, Karacaoğlan’ın yalın ve akıcı Türkçesiyle eserler verdi.

1939 yılında Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğan Âşık Mahzuni, 400’e yakın plak, 50’den fazla kaset ve 9 adet kitaba imza atttı. Pek çok değişik temada eserler veren Mahzuni Şerif’in cenazesi, yarın sabah 09.30’da Köln Porz–Eil’deki bir okulun bahçesinde düzenlenecek törenin ardından THY'den kiralanan özel bir uçakla Ankara’ya gönderilecek. Cenaze pazar günü Ankara’da yapılacak törenden sonra Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine götürülerek burada toprağa verilecek.

Türk halk müziğinin önemli söz ve beste kaynaklarından biri olan Aşık Mahzuni, Bektaşi kültürünün ve Anadolu ezgilerinin dünyaya tanıtılmasında önemli bir yere sahipti. Aşık Mahzuni 1997 yılında da beyin kanaması geçirdikten sonra sağlığına kavuşmuş ve çok sayıda esere imza atmayı sürdürmüştü.

Kalp yetersizliği sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tutulduğu hastanede hayatını kaybeden Aşık Mahzuni, 1939 yılında Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu.1956 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulu’nu bitirdikten sonra, Kuleli Askeri Lisesi’ne giren ve öğrenimini tamamlamadan buradan ayrılan ozanın ilk plağı 1967 yılında yayımlandı. Mahzuni, 1989 –1991 yılları arasında Halk Ozanları Derneği Genel Başkanlığı’nı yürüttü. Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı, Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Yönetim Kurulu üyeliği ve Ozan–Der Onur Kurulu Başkanlığı’nı da yaptı. Evli ve 8 çocuk babası olan Mahzuni Şerif’in, 400’e yakın plağı, 50’den fazla kaseti ve 9 adet yayınlanmış kitabı bulunuyor.

“İşte gidiyorum çeşmi siyahım”

40 yılı aşkın bir süredir sazı ve sözü ile Türk halkının gönlüne taht kuran yüzyılın en önemli âşıklarından biri Mahzuni Şerif, geride ‘İşte gidiyorum çeşmi siyahım’ gibi unutulmaz türküler bıraktı. Sazının mızrabını yoksul halkının dertleriyle, ağıtlarıyla dillendiren sanatçı, ilk yıllarda Alevi kültürünün motiflerini ön plana çıkaran türküler söylese de sonraları toplumun her kesimini kucaklayan eserler ‘yakmaya’ özen gösterdi. Toplumsal yergilerinden dolayı kimi zaman ‘vatan haini’ ilan edildi; kimi zaman da köşesine çekilerek kendini türkülerine verdi. Âşıklık geleneğinin ilk şartlarından biri olan ‘halkın gözü, kulağı olmaya’ her zaman özen gösteren Âşık Mahzuni, yaşadığı sürece ‘toplumun birliği, erliği, güzelliği ve sevgi’ üzerine mesajlar vermeyi ihmal etmedi. 200’e yakın türküye imza atan sanatçı, eserlerinde “aşk–sevda”, “özeleştiri”, “sosyal içerik”, “taşlama”, “övgü” ve “deyiş” gibi farlı temaları işledi. “İşte gidiyorum çeşmi siyahım”, “Kanadım değdi sevdaya”, “Körpe iken kırdın felek dalımı”, “Dom dom kurşunu”, ‘’ Dumanlı dumanlı oy bizim eller ‘’, “Kirvem”, “Bugün ben şahımı gördüm”, “Cananım”, “Geçti felek” ve “İnce ince bir kar yağar” türküleri ise ozanın en çok bilinen eserlerinden bazıları.

Âşık Mahzuni Şerif’in, cenazesi, bugün uçakla Ankara’ya getirilecek. Mahzuni, pazar günü Ankara’da düzenlenecek törenin ardından vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine götürülerek burada toprağa verilecek. Öte yandan Afşin CHA muhabirinin bildirdiği habere göre, Aşık Mahzuni Şerif’in dünyaya geldiği, eski ismi Berçenek olan Tarlacık Köyü’ndeki hemşehrileri, ozanın cenazesinin Tarlacık’ta toprağa verilmesini istiyor. Köy muhtarı Ali Dalga, “Açıklamara göre Mahzuni Şerif’in Hacıbektaş’ta toprağa verileceği söyleniyor. Biz köy halkı olarak onun köyümüze defin edilmesini istiyoruz.” diyor. Hemşehrileri ayrıca Mahzuni Şerif’in, “Havada, karada, denizde, hangi memlekette ölürsem öleyim, ben kendi memleketime defin edilmek istiyorum.” şeklinde bir vasiyetinin olduğunu da ifade ediyorlar.

22.05.2002 

zamangazetesi

 

 


e-mail:kizilaga@yahoo.com
||||||||KIZILEFE ||||||||